Azmettiren kim?
Azmettiren kim?
Ali Karahasanoğlu
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı adayı belirleme tartışmalarında, kime demişti sanıyorsunuz:
“Ya bana katılın, ya da yolumdan çekilin..”
Ekrem İmamoğlu’na değil de, kime demişti?
“Ahmak” davasında yerel mahkeme karar verdiğinde, “İstinaf ve Yargıtay süreci asgari 2 yıl ister. Daha durun, acele etmeyin” dediğimizde, iki ay sonra karar kesinleşecekmiş gibi algı yapıp, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Almanya’dan dönmesini bile beklemeden, Meral Akşener ile birlikte miting düzenleyen kimdi?
Ekrem İmamoğlu..
Daha önce yazmıştık, Ekrem İmamoğlu’nun amcasının mezarda intiharı..
Ekrem İmamoğlu’nun başkanlığı döneminde, Beylikdüzü’nde yolsuzlukla suçlanan bir belediye veznedarının intiharındaki sırlar ve eşinin isyanları...
Ekrem İmamoğlu’nun diplomasındaki usulsüzlükleri ilk dile getiren gazeteci Telat Çabuk’un sır ölümü..
Ekrem İmamoğlu’nu suçlayarak intihar eden Beylikdüzü’ndeki bir kooperatif mağduru..
Bunlar intihar mıydı, yoksa?
Kılıçdaroğlu’nun, İmamoğlu’nun adaylığına; ölümüne karşı çıkışı, Özgür Özel’in adaylığı için “belki” yaklaşımı sergilemesi..
Ekrem İmamoğlu’nun, Kemal Kılıçdaroğlu ile kıran kırana bir mücadeleye girişerek başkanlığı kazanmaya cesareti olmadığı için, Özgür Özel’e razı olması..
Sonrasında kurultayda delege satın alımları ile Özgür Özel’in genel başkanlığı….
Yakın tarihte hatırlayın, Ekrem İmamoğlu ne açıklama yapmıştı:
“Ben bir adım geri durayım, üç adım geriden izleyeyim. Ekrem tökezlesin de belki onun yerine ben geçerim. Pışık.”
Ardından Ekrem İmamoğlu’nnu rüşvet ve diğer suçlamalar sonucu tutuklanması..
Hafta içinde, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, “Bakalım daha kaçı siyaset yolunda telef olacak” sözlerinin çarpıtılarak, sanki şiddet içerikli bir cümle imiş gibi kamuoyunda algı oluşturulması..
Özgür Özel’e dünkü tokatlı saldırının öncesindeki gelişmelerin kısa bir özeti idi..
Özel’e tokatlı saldırı sırasında neler oldu?
Özel yanındaki bir kişi ile konuşuyor..
Belli ki bir sorun, kendisine aktarılıyor..
Heyecanlı heyecanlı..
Araştırılmalı; başka bir yer bulamadınız mı da, halkın içinden geçilirken, bu kadar kendinizi kaybedecek dalgınlıkta görüşmeye kendinizi kaptırdınız..
Özel’in hemen sağında, CHP Milletvekili Ali Mahir Başarır yürürken, arkasından ise Özel’in koruması gelirken..
Başarır çaktırmadan çaktırmadan, Özel’in yanından ayrılıp, kenarlara kaçıyor ve Genel Başkanın yanında bir boşluk oluşuyor..
Özel’in yürüdüğü istikamette, sanki kendisi de heyette imiş gibi, Özel’den iki adım önde yürüyen saldırgan, birden duruyor, geri dönüyor, Başarır’ın boşalttığı alandan Özel’e tokatı yapıştırıyor..
Saldırgan kim?
Abisinin tanımlaması ile sıkı bir Atatürkçü.
Atatürk kim?
CHP’nin kurucusu.
Saldırılan kim.
CHP’nin son genel başkanı..
Tam bu noktada, biz cezaevindeki Ekrem İmamoğlu’na tekrar dönelim.
Kendisi cezaevinde ama, hiç sektirmeden, saldırının üzerinden daha birkaç saat bile geçmeden, açıklama yapmış.. Açıklaması şöyle:
“Ülkeyi idare edenlerin şuursuz bir biçimde ‘telef etmeyi’ konuştuğu yerde, böyle kendini bilmez alçaklara, provokatörlere gün doğar. Geçmiş olsun Sn.Genel Başkanım.”
Aynı dakikalarda..
Aylardır kendisini göremediğimiz İyi Parti’nin eski Genel Başkanı Meral Akşener hemen bir açıklama yapınca. Akşener’in, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar Ekremci, sonrasında ise amansız bir Ekrem düşmanı haline geldiği gerçeği karşısında, basit bir tokatlı saldırıya Akşener’in, “Ülkemizdeki demokratik siyaset zeminine, şiddetin gölgesinin bile düşmediği günlere kavuşmamızı temenni ediyorum” açıklamasını yapma ihtiyacı duyması..
Bana hayli ilginç geldi..
Akşener acaba, siyasi partilerin rüşvet ağı ile dizayn edilmesinden şikayetçi olup, “Demokratik siyaset” vurgusu mu yapmıştı?
Veee. Son olarak.
Saldırının hedefi Özgür Özel’in saldırı ile ilgili açıklaması:
“Barış konuşulmasın diye birileri yol verdi; mutlaka bir azmettireni vardır.”
İşte bu..
Ne kadar ince hesaplı..
Ne kadar, “Hedef seçtiğim kişi şıppadanak anlar. Ama başkalarını biraz yorar” mealinde bir mesaj..
“Barış konuşulmasın”ı kim ister?
Cumhur İttifakı, büyük risk alarak, barış sürecinin zaten mimarı değil mi?
Konuşulmasını niye istemesin?
Veya “Barışın konuşulmasını kim istemez?”
Benim aklıma, “savaş üzerinden seçim kazanan belediye başkanları” geliyor..
Binbir sahtekarlıkla, belediyeyi rüşvet ile yönetmeye kalkanlar geliyor..
Diploması bile sahtekarlıkla alınmış, ama yine de üste çıkan hokkabazlar geliyor..
“Barışın konuşulmaması” denildikten sonra, “Mutlaka bir azmettireni vardır” denildi ise..
“Pışııık” sözünü bir daha hatırlamamız gerekiyor..
Özgür Özel’in de, saldırı sonrasındaki cümlelerine, “Arkasından ne çıkarsa çıksın sivil siyaseti savunmak, şiddeti dışlamak konuşmak ve birlikte çalışmak mecburiyetindeyim. Kutuplaşmanın, keskinleşmenin kimseye bir faydası yok” diye devam etmesi..
Artık yolsuzlukla ismi özdeşleştirilen Ekrem İmamoğlu ile yolları ayırma aşamasına geldiğini gösteriyor..
Siyaseti rant aracı olarak görenlerle, siyasette başarılı olabilmek için her türlü ilkesizliklere imza atan, terörün sürmesinden medet umanlarla yolların ayrılmasının vaktinin geldiğini düşünüyor olmalı, Özgür Özel..
Onun için, “Atatürkçü kimliğe sahip olduğu” abisi tarafından itiraf edilen saldırganın “mutlaka bir azmettiricisi vardır” diyor.
Kim bilir, saldırganın “Yemek kartı istedim. Verilmedi” savunması da, Ekrem İmamoğlu’nun Kent Lokantalarına bir göndermedir..
Yemek kartının ne kadar önemli olduğuna..
Kent Lokantalarının bu önemli soruna çözüm getirmeye çalıştığına yönelik oluşturulmak istenen algıya bir göndermedir..
Özgür Özel’e katılıyorum.
Mutlaka bir azmettiren vardır..
Azmettiren bulunmalıdır..
Bu arada, Özgür Özel’in “Barış konuşulmasın diye birileri yol verdi” tespitini biraz daha derinlemesine incelememiz lazım.
Acaba Özel, “Barış” dedi, ama “yolsuzluk” mu demek istedi..
Öyle ya..
Şu an “barış”ın konuşulmamasını açıktan isteyen kimse yok..
Ama “yolsuzluklar”ın konuşulmamasını isteyen çok..
İnternet sitelerine baktım. TV ana haber bültenlerine baktım. Büyük ihtimalle bugünkü gazeteler de öyle olacaktır.
“Ekrem İmamoğlu’nun yolsuzlukları anlatılacağı”na..
Hemen herkes, tokatlı saldırıyı konuşuyor?
O zaman Mahir Kaynak’ın sorusunu yöneltelim:
“Saldırı kime yaradı?”
Saldırı olmasaydı, yolsuzlukları konuşulacak olan Ekrem’e yaradı..
O halde fail (azmettiren) Ekrem mi?
Soru basit..
Cevabı da basit olmalı..