• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
TÜM YAZILARI
08 Ağustos 2019

Katilin canı can da öleninki patlıcan mı?

Ceza infaz yasasındaki indirimler, gizli aflar cinayetleri âdeta teşvik ediyor. Ortada bir yığın kan dondurucu cinayet haberi var, okuyunca insan, neden kanunlar katilleri koruyor diye sormaktan kendini alamıyor.

Cinayet haberleri insanın tüylerini ürpertiyor. Birkaç örnek vereceğim.

Bülent Çiftçioğlu, 1990’da öz babasını av tüfeğiyle öldürmekten ceza evine girmiş, yatıp çıkmış. 2012’de Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde arkadaşı Hasan Kıyar’ı 28 yerinden bıçaklayarak öldürmüş, içeri girip çıkmış. Çıkar çıkmaz 17 Mart 2009’da boşandığı eşi Ayşegül Kapusuzoğlu’nu öldürmüş. Çiftçioğlu hakkında genç kadını öldürmekten dava açılmış, ağırlaştırılmış müebbet, yağma suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istenmiş. 

Bir başka gazete haberi şöyle:

İstanbul Safaköy’de 21 Temmuz Pazar akşamı magandaların sürdüğü iki otomobil, makas atarak ilerlerken önce birbiriyle çarpışıyor, sonra biri durakta otobüs bekleyenlerin arasına dalıyor, 8 kişi yaralanıyor. Yaralılardan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi öğrencisi 19 yaşındaki Begüm Kartal kurtarılamıyor ve ölüyor. Sürücü yakalanıyor ve adliyeye sevk ediliyor, tutuklanıyor. Sürücünün sarhoş olduğu, uyuşturucu kullanmaktan, cinsel tacizden sabıkasının bulunduğu belirtiliyor.

Bir başka haber de ceza infaz yasalarının katillerin lehine işlediğini ortaya koyuyor:

“Bursa Gemlik’te ailesiyle kavga ettikten sonra saat 23.30 sıralarında dışarıya çıkan Emre K. (25), sahur için fırından aldığı ekmeklerle evine giden Müslüm Erdoğan’a (26) saldırdı, bıçakla yaraladı. Çevre sakinleri olay polis ve sağlık ekiplerine haber verdi. Müslüm Erdoğan, ambulansla hastaneye kaldırıldı, ameliyat edilen Müslüm Erdoğan’ın durumunun ağır olduğu bildirildi. Evine gidip üzerine değiştiren Emre K. 5.5 saat sonra da Halit Karaş’ı (36) karnından bıçaklayarak öldürdü. Polis düzenlediği operasyonla Emre K.’yı yakaladı ve gözaltına aldı. Yapılan aramada üzerinden 21 santimetrelik bıçak çıktı. Emre K. her iki olayda da karşılaştığı kişilere “Neden bana yan baktın?” diye sataştığını söyledi; Erdoğan ve Karaş’ı tanımadığını ifade eden söyleyen Emre K.’nın sorgusu sürüyor.”

Emre K.’nın 4 bıçaklı vukuatı var, serbest bırakılmış. 

Geçen hafta Adıyaman’da bir çocuk öldürüldü, katil 4 ay cinsel istismardan içerde yatmış. Çıkmış, masum bir çocuğun canına kıymış. 

Her gün memleketin bir köşesinde çocuk kaçırılıyor, kaybediliyor, uzun aramalar sonunda cesedine ulaşılıyor. Katiller, caniler, psikopatlar hak ettikleri cezayı almıyor; aldıkları ceza kadar içeride kalmıyorlar. 

Katiller, aldıkları cezanın 2/3’si oranında içerde yatıyor. 30 yıla mahkûm olan 20 yıl yatıyor, bu arada gizli afla dışarı çıkıyor, 5 yıl kala açık cezaevine naklediliyor, 1-2 yıl kala denetimli serbestlikten çıkıyor. İndirimler, iyi hal uygulamaları, açık ceza evine konmalar sebebiyle caniler, kısa sürede dışarıya çıkıyor, topluma karışıyor ve yeniden cinayet işliyorlar. 

Yasalar; katil, sanık ve suçluları koruma kanunu hâline gelmiş.

Cinsel tacizciler, bıçaklayıcılar, hırsızlar, katiller infaz yasalarından faydalanarak topluma karışıyorlar. Hepsi saatli bomba, patlıyorlar.

Suç işleyenlerin büyük bölümü aynı kişiler.

Adam bugün uyuşturucu kullanıyor, yarın hırsızlık yapıyor, öbür gün adam bıçaklıyor, bir bakıyorsun tutuksuz yargılanıyor, ancak adam öldürünce tutuklanıyor.

Adam öldürenler ömür boyu yatmalı, iyi hâl uygulaması, ceza indirimi uygulanmamalı. 

Suçlulara ceza indirimi onları cesaretlendiriyor, adam yatar, çıkarım, diyor. 

Bıçakla, silahla yaralamalar ağır cezalarla cezalandırılmalı. 

Mükerrer hırsızlık, dolandırıcılık, kavgayı alışkanlık hâline getirenler tutuklu yargılanmalı. 

Polis uyuşturucu kullandığından şüphelendiği kişileri tahlile gönderebilmeli.

İçeriye girip çıkan kişilere toplum iyi gözle bakmıyor, işveren iş vermiyor. Böyleleri topluma adapte olamıyor ve suç işlemeye devam ediyor.

Ceza evine düşen kişiler doktora gidip sınırsız ilaç yazdırıyor. Hangi ilaçların uyuşturucu etkisi yaptığını biliyorlar, farklı ilaçları alıp birleştirip uyuşturucu olarak kullanabiliyorlar. 

En önemlisi cezaevleri ıslah evine dönüştürebilmeli. 

Ceza evlerine girenlere işledikleri suçlardan pişman olmalarını sağlayacak eğitim verilmeli. İnsanlara aldıkları cezaların sadece devlet kanunlarına göre olduğu, Yüce Allah’ın verdiği cana kıyanlara ebedi cehennem azabı vereceği anlatılmalı. Bu hayattan sonra ebedî bir hayatın insanı beklediği açıklanmalı, Allah’ın ezelî kanunları izah edilmeli. Öfkesine, nefsine, hırsına mağlup olup suç işleyenlere ebedî cehennem azabından kurtulabilmek için pişman olmak, tövbe etmek, iyi ameller yapmak gerektiği anlatılmalı. 

Adalet Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve MEB ile daha fazla iş birliği yapmalı. 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23