• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
TÜM YAZILARI

İki Bitlisli bilge ve Kürt-Türk kardeşliği

06 Nisan 2025
A


Ali Erkan Kavaklı İletişim: [email protected]

İki Bitlisli bilge ve Kürt-Türk kardeşliği

Ali Erkan Kavaklı

İdris-i Bitlisî (1452- 1520) ve Bediüzzaman Said Nursî (1873-1960) Bitlis’in iki ölümsüz yıldızı. İki bilge âlim, iki mücahit. 

İdris Bitlisi, Yavuz Sultan Selim döneminde Kürtlerin Osmanlı ile bütünleşmesini sağlamış, eserler kaleme almış, hitabelerde bulunmuş. 

Bitlisli Said Nursî 1915-16’larda öğrencilerinden oluşturduğu gönüllü alayın kumandanı olarak Ruslarla savaşmış, Van, Bitlis, Erzurum illerimizi savunmuş, yaralanıp esir düşmüş. Cumhuriyetin ilk yıllarında CHP tarafından sürgüne gönderilmiş, ömrünün 35 senesini mahkemelerde, hapishanelerde geçirmiş; eserlerini Türkçe yazmış, İslam Birliği idealini savunmuş, ırkçılığa karşı çıkmış, ömrünü iman ve Kur’an hizmetlerine adamış mücahit bir âlim. 

İki bilgin de Kürtlerin ve Türklerin Sünnî olduğunu, İslam kardeşliğinin en önemli birleştirici bağ olduğunu ifade eder. 

İdris Bitlisî döneminde Şah İsmail Doğu Anadolu’da halkı Şiî olmaya zorlar, Sünnî Müslümanları kılıçtan geçirir, zulüm ve katliamlar yapar. 

Şah İsmail’in tehdit ve zorbalığına karşı, mezhep taassubu gütmeyen ve Sünnî Osmanlılarla birlikte olma siyasetini desteklemiş İdris Bitlisî. İslam kardeşliği Kürtleri ve Türkleri birleştirir. 

Sultan 2. Bayezid, daveti üzerine İstanbul’a gelen İdris Bitlisî’yi saygıyla karşılamış, sarayına almış, hediyeler vererek kendisine maaş bağlatmış.

Bitlisî, Yavuz döneminde Osmanlı siyasetinde daha aktif rol oynamış, görüş ve tavsiyeleri daha çok rağbet görmüş

Şah İsmail’in doğudaki Şiî yayılmacılığına ve zorbalığa karşı çıkmış; Yavuz Sultan Selim ile beraber Şah İsmail’e karşı Çaldıran’da savaşmış, savaştan sonra Tebriz’de bir süre kalmış, vaazlar vermiş, konuşmalar yapmış, halkı Osmanlı yönetimine bağlamaya teşvik etmiş. Tebriz Ulu Camide halka yaptığı vaizler etkili olmuş. Ayrıca Tebriz karakol ve gözlemci kuvvetlerine komutanlık yapmış.

Çaldıran Savaşı sonrası Doğu ve Güneydoğu Anadolu vilayetlerinin Osmanlılara geçmesi için aşiret reislerini ikna çalışmaları yapmış, İran kuvvetlerine karşı, Osmanlı safında savaşmış, Eski Koçhisar Savaşının kazanılmasında önemli rol oynamış; Mardin, Ergani, Sincar, Çermik, Birecik bölgelerinin Osmanlı topraklarına katılmasını sağlamıştır. 

Bu başarılardan dolayı Yavuz Sultan Selim, ona Diyarbakır bölge valiliğine atamış; 1516 yılında merkezi Diyarbakır olan Arap Kazaskerliği rütbesiyle ödüllendirmiş. Böylece ona Osmanlının en büyük dinî rütbesi Kazaskerlik’i vermiş.

İdris Bitlisî, Yavuz Sultan Selim’in Memlûklulara karşı siyasetini desteklemiş, Musul ve Urfa’nın Memlûklulardan alınıp Osmanlı topraklarına katılmasını sağlamış.

Sultan Selim’in Suriye ve Mısır seferlerine katılmış; Ridaniye (1516) ve Mercidabık Savaşlarında (1517) Sultan Selim’in yanında yer almış. Mısır’ın fethinde bulunmuş, bu ülkenin nasıl idare edileceği hususunda görüşlerini Yavuz’a anlatmış ve Yavuz tarafından takdirle karşılanmış. Mısır’daki idari sistem Bitlisî’nin görüşleri temel alınarak kurulmuştur. 

Yirmi yıldan fazla Osmanlı Devleti’ne hizmet eden İdris Bitlisî, ömrünün son yıllarını İstanbul’da ilmî çalışmalar yaparak, eser yazarak geçirmiş; 12 Kasım 1520 yılında İstanbul’da, Yavuz Sultan Selim’in vefatından kısa bir süre sonra Hakk’ın rahmetine kavuşur. 65 yaşlarında vefat eden Bitlisî’nin mezarı Eyüpsultan’dadır.

Cumhuriyet dönemi CHP iktidarında, İslam kardeşliği yerine milliyetçilik prensibi benimsendi, Türk ırkçılığı öne çıkarıldı. Irkçı politikalar Türkiye’yi parçalamak isteyen Batılı emperyalistlerin de kışkırtmasıyla Kürtçülüğü doğurdu. 

Sömürgeci Batı; İslam coğrafyasındaPARÇALA YÖNETpolitikaları uyguluyor. Türk ve Kürt ırkçılığını körüklüyor. Bin yıl kader birliği yapan bu iki kardeş milleti birbirine düşman etti. PKK terör örgütünü kurdu, silah verdi, destekledi, eğitti, Müslümanları birbirine kırdırdı

Böldü, yönetti, sömürdü, sömürüye devam etmek istiyor.

Ak Parti döneminde Recep Tayyip Erdoğan, Kürtlere hep kardeşlerim diye hitap etti. Irkçı, aşağılayıcı, ötekileştirici yöntemlere itibar etmedi; din bağını öne çıkaran bir dil kullandı. Ne yazık ki İslam kardeşliğini benimseyen ve ırkçılığı Avrupa virüsü gören öğretmen yetiştirme sistemi kuramadık, kurmak zorundayız. 

Batıcılar; ne mutlu Türk’üm diyene sloganını kullanıyor, Atatürkçülüğün arkasına sığınıyor, bölücülük yapmaya devam ediyorlar. 

Eserlerini Türkçe yazan ve İslam Birliğini savunan, ırkçılığı “Frenk illeti” gören Said Nursî ve İdris Bitlisî’nin görüşleri bugün her zamankinden güncel ve kıymetli. 

Kur’an’ın kardeşlik emri bizi kardeş yapmaya yeter. İslam’a sarılalım, kardeş oluruz.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

İzmirli öğretmen

Ne mutlu müslümanim diyene. Yaşasın Şeriat-ı Garra. Zalimler için de yaşasın cehennem.

Harputi

Savaş tarihleri yanlış verilmiştir, doğrusu tam tersi olacaktır.selamlar
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23