• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Tâlib Çelen
Ahmet Tâlib Çelen
TÜM YAZILARI

114

07 Haziran 2021
A


Ahmet Tâlib Çelen İletişim:

Son bir haftaya “Bakara, 114 haftası” desek yeridir. 

İstanbul’un fethinin 568. sene-i devriyesi olan 29. 05. 2021 günü Ayasofya-i Kebîr Câmii’nde Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın iştirâkiyle yapılan hâfızlık icâzet merâsiminde imam Mustafa Demirkan, “Allah’ın mescitlerini, içlerinde Allah’ın isminin anılmasından meneden ve onların harap olmalarına çalışan kimselerden daha zâlim kim olabilir! İşte bunlar, oralara korka korka girmekten başka bir şey yapmazlar. Bunlara dünyada perişanlık, ahirette de büyük bir azap vardır.” (Bakara, 114) âyetini okumuştur. Bir anda solcu-sağcı kemalistler imamın bu âyeti okumasının Atatürk’e hakâret olduğu iddiâsıyla ayağa fırlamış, başta CHP olmak üzere birçok kemalist kurum, hoca hakkında suç duyurusunda bulunmuş, hoca âdeta medyatik bir lince mârûz bırakılmıştır. Hoca’nın ağzından Atatürk ismi çıkmamasına rağmen “Onu kastetti” suçlaması ile saldırmaları hukûkun neresine sığar bilemem. 

Beni en çok şaşırtan, en sert tepkiyi millî duruşunu hep takdîr ettiğimiz sayın Devlet Bahçeli’nin vermesi oldu. Sayın Bahçeli 01. 06. 2021 günü yaptığı grup konuşmasının büyük bir kısmını bu mevzûa tahsîs etmiş, Atatürk’ü öven; Atatürk’ü en iyi Müslüman görmeyenleri ise hâin îlân ederek yerin dibine geçiren sözler sarf etmiştir. “Anıtkabir ile Kocatepe arasına çekilmiş çelikten bir halat olan Milliyetçi Hareket Partisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e sonuna kadar sahip çıkacaktır.” Bu sözü ile sayın Devlet Bahçeli MHP’nin ideolojik yönünü Atatürkçülük olarak belirleyip onu çelikten bir levha olarak siyâsî târîhe çakmıştır. Biz ülkücülüğü Türk-İslâm Ülküsü olarak öğrenmiştik. Burada Kocatepe’nin halatın İslâm ayağını temsîl ettiği açıktır. Halatın öbür ayağında bir dönüşüm olduğu da artık belli olmuştur. Sayın Bahçeli’nin halatın bu iki ucunu nasıl telîf edeceğini zaman içinde göreceğiz. 

Bakara, 114 okunması ile alâkalı kanâatim: Ben bir Müslüman olarak hocanın okuduğu o âyete şeksiz şüphesiz îmân etmekle mükellefim. 

Hâliyle Cenâb-ı Hakk’ın mezkûr âyetle insanlara hangi mesajı verdiğini merâk ettim. Âlim olmadığımız için âlimlerin eserlerinden istifâde ile düşünmek lâzım. Elmalılı Tefsîri’nde bulduğum bilgiler: 

Âyetin iniş sebebi: Tefsircilerin çoğunluğunun beyânına göre, âyetin asıl iniş sebebi, Beyt-i Makdis’in tahribi meselesi olup, âyet Rum ve Hıristiyanlar hakkındadır.(…) (Tefsîrde uzunca îzâh var)

Allah’ın mescitlerini, içlerinde Allah’ın isminin zikredilmesinden meneden ve o mescitlerin maddeten ve manen harap olmasına, yıkılmasına, terkedilmiş kalmasına veya mescitlikten çıkarılmasına çalışandan daha zalim kim vardır! Böyle zalimlerin cennet ile ne ilişkileri vardır? Her şeyin hakkı, onun layık olduğu yere konmasıdır. Zulüm de bir şeyi, kendi yerinden başka yere koymaktır. Demek ki, bir şey layık olduğu yerinden, ne kadar uzaklaştırılırsa, o kadar haksızlık, o kadar zulüm yapılmış olur ve o şey, ne kadar yüce ve ne kadar kutsal ise zulüm de o ölçüde aşırı gitmiş olur. Nitekim Allah’a şirk koşmak en büyük zulümdür. Allah’ın mescitlerini, içlerinde Allah denilmekten menetmek ve harap olmalarına çalışmak da hem Allah’ın, hem mescitlerin, hem de insanların hakkına son derece tecavüz demektir. Bunu yapabilen zalimler, hiçbir zulümden çekinmez, her türlü haksızlığı yapar, hepsine kapı açarlar. Şu halde mescitlere saldırmak ve onların maddeten veya manen harap olmalarına çalışmak, zulümlerin en büyüğüdür ve bunu yapanlar en zalim kimselerdendir. Zulmün bu derecesi ve benzerleri tasavvur olunsa bile, daha fazlası tasavvur olunamaz. Nitekim “Yalan yere Allah’a iftira edenden daha zalim kim olabilir?” (En’âm, 6-21, 93, 144) âyetlerinde olduğu gibi, diğer bazı âyetlerde de benzeri zulümler açıklanmıştır. Bu inkârî istifhamların hepsi, bu zulümlerin üstünde başka bir zulüm bulunmadığını beyan içindir. “Allah’ın mescitleri” şeklindeki isim tamlamasından çıkan hüküm, hiçbir istisnası olmayarak bu ifadenin bütün mescitler hakkında geçerli olduğunu gösterir ve âyetin hükmü genelde bütün mescitler için de geçerlidir. http://www.kuranikerim.com/telmalili/bakara2.htm

Koyulttuğum kısımlara dikkat ediniz. Mesele gâyet açık değil mi? Âyet, Beyt-i Makdis’in tahrîbi meselesi ile Rum ve Hıristiyanlar hakkında olsa da “… hiçbir istisnası olmayarak bu ifadenin bütün mescitler hakkında geçerli olduğunu gösterir ve âyetin hükmü genelde bütün mescitler için de geçerlidir.”

Bir not daha: “Çok dikkate şayandır ki, Süddî tefsirinde bu sefalet ve perişanlıktan maksat, Kostantiniyye şehrinin ellerinden çıkması, yani İstanbul’un fethi olayı olduğu zikredilmiştir. İbni Cerir, Keşşâf ve daha başka mütekaddim ve muteber tefsirlerde de bu kavil naklolunmuştur. Bu tefsirler İstanbul’un fethinden asırlarca önce yazılmış olduğuna ve hele ilk müfessirlerden sayılan Süddî’nin fetihten beş-altı asır önce yaşamış bulunduğuna göre, bu şekildeki tefsirin kaynağı Hz. Peygamber’den rivayetle alınmış bir mucize olduğunda şüpheye düşmemek gerekir.” (Aynı tefsîrden) Âyetin İstanbul’un fethiyle ilişkilendirilmesi câmi tartışmaları zâviyesinden de çok enteresan değil midir?

Bu tartışmaların birtakım faydaları da olmuştur: Bir defa bütün Türkiye Kur’ân-ı Kerîm’de Bakara diye bir sûre olduğunu ve bunun 114. âyetinde “Allah’ın mescitlerinde Allah’ın isminin anılmasını yasaklayan ve onların harap olmalarına çalışan kimselerden daha zâlim kimse olmadığının, bunlara dünyada perişanlık, ahirette de büyük bir azap olacağının” ifâde buyurulduğunu öğrenmiş oldu. İnşâallah bundan sonra Allah’ın mescidlerine daha çok hürmet edilir, bu mevzûda daha hassas davranılır.

İmamın âyet okuması karşısında çılgına dönüp durumdan vazîfe çıkaranlara twitterda gördüğüm şu kısacık söz yeter: 

“Taksim Camii rövanş için yapıldı” diyenler... Neyin rövanşı? Bir şey mi yaptınız? 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

H.Y.E

Sayın kardeşim "KEMALIZM" bir dine dönüşmüş ideolojidir.Devletin de resmi dinidir.Kemalistler hem sağ hem de sol cenahtan birer cemaat oluşturmuşlardır. Halkın dini ise özü alınmış eksik bir Islam'dir.

Aziz Metin

Yahu arkadaş neden bunları insan ve müslüman yerine koyup da bir şeyleri ispatlamağa çalışıyorsunuz? Birincisi, yarası olan gocunur, ıkincisi, Taksim camii rövanş için yapıldı diyorlar ise demek ki öncesinde bir zulüm, bir tahribat yapmışlar ki rövanş diyorlar. Ve neden illa da malum adam kasdedilmedide diretiyorsunuz? Zaten ses kayıtları ve yüzlerce belge var Allah'ı tanımadığına dair. Tanısa idi, alnı secdeye gitse idi kendi dinine, insanına mensub padişahı devirir, kendisini ilah ilan eder miydi???
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23