Türkiye’de metafizik ve ötesi çalışmalar..!
Türkiye’nin en karanlık dönemleri 1980 öncesi ve sonrasında Siirt Tillo’da icazet merasimlerine katılıp, birkaç yıl önce eski usul sarf nahiv tedrisi sonrasında mezunlara metafizik ve kozmik bilinç konferansımıza sağlığında molla Burhanettin hocam ve orada dünyanın pek çok ülkelerinden gelen mezun talebelerle hemhal olup dualarını da almayı Rabbim bizlere nasip etti.. Mutlu olduk..!
Yedi tane İslam Üniversitesi’nin bulunduğu Tilla vadisi!
Astronomi merkezi temelleri atılan İbrahim Hakkı Hazretlerinin ve Şeyh’i Fakirullah hazretlerinin doğa mucizesi her yıl ilkbahar ve sonbaharda kutlanan gündönümü astronomik hesaplarının mucizeliğini de buraya kayıt düşmek isterim..!
Bilhassa İbrahim Hakkı Hazretlerinin yazdığı elyazması Marifetnamesi 1980 yıl öncesinde o bölgede görevli iken öğretmenlik yapan akrabası Münir Fakirullah kardeşimle günlerce Marifetname üzerinde çalışmalar yapıp bugünkü belki de ilmimizin temelini oluşturan bilgilere sahip olmamıza vesile olmuştur..!
Yine bunun yanında Kıyafetname adlı eserinde insandaki yüz, el, vücut ve diğer organlardan insan bedenindeki olumsuzlukları tespit etmek ve bununla ilgili öngörü oluşturmak bugünkü teknolojinin olmadığı yüzyıl öncesinde çok önemli bir gelişme ve terakkidir!
Sima ilmi!
Evet, bugün Allah’ın Kur’an’ında da ve onu insanlığa anlatan Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in öğretilerinden öğrendiğimiz kadarıyla görebilen için bedende her çizgi, nokta, ben, renk vs. bize bedenle ilgili pek çok özelliği ortaya koyar..!
Bununla ilgili eskimez kitaplarda pek çok alim ulemanın eserlerinde işaret ve beşaretlere rastlamak mümkündür..!
Hatta Türkiye’de bu gibi konuları anlatmak insanlara fayda nazariyesini savunmak da suçtur..? Benim bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti’nde hem ABD’de yaptığım POS doktora çalışmalarında hem de Rusya’da 15 sene yaptığım devlet görevlerinde ve dünyanın pek çok yerinde öğrendiğim kozmik araştırma merkezleri, genetik araştırma merkezleri, uzay araştırma merkezlerinde vs’de öğrendiğim bilimleri bugün hem dünyada ve bilhassa sekülerizmin tamamen hakim olduğu Türkiye’de bırakın insanlar üzerinde icra etmeyi konuşmanın zorluğunu yaşamakla 57 soruşturma geçirerek bugünlere Allah’ın yardımı ile gelebildik..!
Şimdi birileri diyecek ki hocam 20 senedir Türk ve İslam birlikteliğini savunan Cumhur İttifakı ve Ak Parti iktidarında hala mı bunlar var’ın cevabı eskiden bu işleri çözmek çok daha kolaydı bugün Türkiye tamamen sekülerizmin kontrolü altındadır..!
Dünyada Amerika’da, Rusya’da Çin’de, uzak batıda ve uzak Doğu’da pek de uzağa gitmeyelim. Bulgaristan’da ve güneyimizde Lübnan’da yapılan sağlık alanındaki bu çalışmalar Türkiye’den kat be kat ileride ve insanlar üzerinde fayda nazariyesi göz önünde bulundurularak kanunlar çerçevesinde müsaade edilmiş insanlığın hizmetine sunulmuştur..!
Maalesef 2023 yılının Türkiye’sinde savunma sanayiinde lider ülke konumuna geldiğimiz Türkiye’de yine ulaştırma altyapısı telekomünikasyon gibi noktalarda çağ atlayıcı çalışmalar yapılırken; insanımız özelinde maalesef günümüzde hiçbir müspet manada alternatif dünya örneklerinde olan çalışmalara Türkiye’de müsaade edilmemektedir..!
En azından dünya örneklerinde tamamlayıcı-Holistic-bütünsel tıp adı altında doktorların dışında yapılan çalışmalar sülük, hacamat, kupa terapisi, bitkisel terapi, masaj vs. gibi uygulamalar Türkiye’de halen en basitinden Avrupa örneğinde Almanya’da olduğu gibi hay praktik denen lise mezunu olup iki veya dört yıllık kuşlarla alınan öğretilerle yapılan uygulamalara Türkiye’de devlet kontrolü alanında çalışmalar yaprak acilen müsaade edilip insanımızın hizmetine sunulmalıdır..!
Türkiye’de hakikaten yıllar öncesine göre sağlık alanında hizmet denilince hastaneler akla gelmekte ve bugün gelinen noktada her yıl ve her geçen gün dev şehir hastaneleri kurulmasına rağmen sağlık hizmetine yetişilememektedir..!
Burada akleden, düşünebilen, farkındalığı olan başta Sayın cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve cumhur ittifakının diğer üyelerinin liderlerine ve tabii ki sağlık bakanlığı ve ilgili Sosyal güvenlik bakanlığı birimlerinin yetkililerine ve bilhassa bu işin tedavisini yapan YÖK ve üniversitelere acilen yeniden yapılanma çerçevesinde insanımız için bir talebimiz vardır..? Madem biz Avrupa Birliği’ne girmek istiyoruz, Avrupa Birliği’nin lideri Almanya’dır..? Almanya’da Alman halkı için yapılan sağlıkla ilgili bütün kurumların acilen Türkiye’de kurulmasına müsaade edilmelidir..!
Birincisi de yukarıda 16 yıl ve 25 yıl arasında eğitim görüp ihtisas sahibi yaptığımız benim de eşimin ve kızımın bir tıp hekimi olduğunu düşünürsek bu insanların kupa çekmek, sülük takmak, hacamat yapmak, nokta tedavisi, fitoterapi, aromaterapi, taşlarla kokularla masajla vs. ile ilgili terapilerden ziyade hastalık tedavisinde istifade edilmesi zorunludur elzemdir..!
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sağlıkla ilgili pek çok konuda yaptığı konuşmalarda araştırma üniversitelerinin kurulup koruyucu hep kimliğin ön plana çekilmesi esas olmalıdır..!
1 milyona yaklaşan sağlık personelimizin sadece kelin başına bir merhem ve bir ağrı kesici üretilemeyen ülkemizde Hans’ın, Coni’nin, İvan’ın, Thomas’ın daha doğrusu ilaç tröstlerinin ürettiği ürünleri hiçbir araştırma ve geliştirme yapmadan son corona hadisesinde olduğu gibi insanımız üzerinde denemelerine bir son verilmelidir..!
Bugün insanlarımızın Devlet İstatistik Enstitüsü’nün açıkladığına göre % 98’i ilaç kullanır durumdadır!
Türkiye bütçesinin en büyük miktarı sağlık harcamalarına ayrılıyor diye sevinirken aslında bugüne kadar hiçbir çare olmayan bu ilaçların yabancı firmalara ödenmesinden başka bir sonuç ortada yoktur..!
Bu konuda fazla söz söylemeye de gerek yoktur!
Türkiye’de herkes yabancılar tarafından üretilen bu ilaçların Türkiye’de kurulan şehir hastanelerinde uygulanma alanı ve bu necip milletin asıl ve asil insanları da yabancılar tarafından kobay ve denek olmaktan kurtarılmalıdır!
WhatsApp bilgi ve ihbar hattı: 0530 200 00 90







