Türk Milliyetçileri Derneğinden; Ülkü Ocaklarına-4
Kronoloji
….
1952’de kurulan “Türk Milliyetçiler Derneği” kısa bir sürede yüzlerce şubeye ulaşır!
Her ne kadar tek parti sisteminden kurtulan Türkiye halen içerideki gizli kripto cumhuriyetten bugüne memlekette hakimiyet kurmak isteyen güçler bugün olduğu gibi o gün de rahatsızdırlar!
Milliyetçiler Derneği;
“Millet”e hitaben yayımladığı “beyanname” ile kendilerini ülkede ayrımcılık yapmakla suçlamalara tarihi bir cevap vererek;
“Tarihimizin de şahitlik ettiği gibi milliyetçilik, daima teceddüt (yenilik) hareketlerinin kaynağı olmuştur!
Biz her mâna ve sahadaki taassup ve irticaın düşmanıyız. Fakat bir kısım zümreler komünistler, masonlar, 1944’te Türk milliyetçilerini tabutluklarda korkunç işkencelere tâbi tutanlar… maksatlı bir irtica yaygarası ile havayı bulandırarak mânevî temellerimizi kundaklamak istemektedirler.
Atalarımızın 500 yıldır dünyaya örnek olarak yaşadıkları adalet ve hoşgörüyü yeniden tesis edeceğiz...”
Derneğin İstanbul şubesi, 9 Ocak 1953 günü – Nurettin Topçu’nun kaleme aldığı – “Son Hâdiseler ve Biz” başlıklı derneği suçlayan çevrelere karşı çok sert bir üslûpla hazırlanmış “beyanname” yayımlar.
“Bizim yüzden fazla faaliyet şubemiz bulunması, sizi hayretlere, biraz da telâşa düşürmüş… Biz sade bir dernek değil, onun hayat ve kuvvet kaynağı olan Türk milletiyiz… Zira İstiklâl Savaşı’nı unuttunuz mu?
Bugün bu harp, vicdanların üstünde, beyinlerin ateşinde tekrarlanıyor. (…) ‘Güneşi sağıma ayı da soluma koysalar yine bu işten vazgeçmem’ diyen büyük Peygamberimizin izinden yürüyoruz. Millete söz verdik! Vicdana söz verdik! Allah’a söz verdik! Eğilmeyiz, dönmeyiz ve dimağımızdaki son hücrenin hayatı bâki kaldıkça bu mukaddes dâvadan vazgeçmeyeceğiz” diyerek bugün “Cumhur İttifakı hükümeti liderlerince de çokça kullanılan bu cümlelerle teçhiz edilmiş” tarihi bir konuşma yapar!
Baskılara dayanamayan D.P. Hükümeti ve Başbakan Menderes, bir Gaziantep gezisinde Milliyetçiler Derneğini “millet içinde ayrımcılığa sebep oluyorlar.. Vs” gibi gerekçelerle tenkit eder!
Tarih tekerrür ediyor!
Seçenler günümüze kadar seçilmiş insanlara karşı müdahalede sessiz kalmıştır!
Seçilmişler bunu Menderes’te olduğu gibi hayatlarıyla ödemişler ve milleti de ihtilalcilere ve azınlıklara teslim etmişlerdir!
Sonuç itibarıyla!
Türk Milliyetçiler Derneği, 22 Ocak 1953’te ‘IRK’çılık ve SOY ayrımı gerekçesiyle kapatılıp mahkemeye verilir.
Oysa derneğin tüzüğünde soy “Tarihî ve içtimaî menşe birliği, insanlara hürriyet, milletlere istiklâl şiarımızdır” denilerek açıklamasına rağmen küresel güçler bugüne kadar kurulan milli partileri ve dernekleri iç dinamikler ve dış baskıların etkisi ile bugün olduğu gibi o gün de güçlerini gösterip kapatarak emellerine ulaşmıştır!
Dernek Genel Başkanı DP Isparta Milletvekili Sait Bilgiç, milletvekili Tahsin Tola DP’den ihraç edilirler.
Bununla kalmaz, üyelerinden olan Millî Eğitim Bakanlığı Özel Kalem Müdürü Cahit Okur başta olmak üzere görevdeki milliyetçi kadrolar tasfiye edilerek görevine son verilir. 4 Nisan 1953 günü görülen nihaî mahkemesinde ise dernek -temyizi kabil olmamak üzere- 10 TL gibi komik ceza verilerek kapatılır..!
…..
Ülkücü hareket ve Ülkü ocakları!
1970’li üniversite yıllarımızda MTTB’nin amblemindeki bozkurt, Kur’an, hilal yıllar sonra “bölünmeyin helak olursunuz”la bölük pörçük edilmişse de yine de milliyetçi aydınlar tarafından “Milliyetçiler Derneği” tekrardan kurulduğu gibi daha sonraki yıllarda gençlik arasında pek çok derneğin yanında günümüze kadar gelen Ülkücü gençliği bizim de kuruluşlarında ve faaliyetlerinde bulunup istifade ettiğimiz Nurettin Topçu, N.F. Kısakürek, O. Serdengeçti, Mehmet Kaplan, Ahmet Kabaklı, Ayhan Songar, N.Hacıeminoğlu, Nevzat Yalçıntaş gibi milliyetçi vatanperver pek çok akademisyen seminerler vererek bir ve beraber olduğumuz çeşitli adlarda ülkücü gençlik, Ülkü ocakları, büyük Ülkü derneği vs. gibi dernekler yanında İlay-ı Kelimetullah için Nizam-ı Âlem Ülküsü yolunda Kızılelma hedeflerine doğru durmadan her gün yenilenerek “ülkücü gençlik” yoluna devam etmektedirler!
HEDEF KIZILELMA!
5000 yıllık Türk tarihinin ve 1500 yıllık İslam tarihi ışığında atalarımız Türkler dün olduğu gibi bugün de gerçek “Türklük gurur ve şuuru” yanında “İslam’ın ahlak ve fazileti”ni kendilerine şiar edinerek peygamber müjdeli bu necip milletin torunları olarak Allah’ın davasına Türk milleti olarak ümmet şuuruyla İlay-ı Kelimetullah davasına sahip çıkacaklardır...!
Gürbüz Türkiye Cumhuriyeti!
Kuruluşundaki 100. yılında 2023’te başlayan aydınlanma bundan 20 yıl önce yazdığım “kozmik bilim ve bilinçle yaşam enerjisi” kitabın kapağında gösterdiğim gibi 2025 yılında zirveye sonrasında 2053 hedeflerine doğru oğuz neslinin devamcısı “Anadolu ruhunun gerçek temsilcisi Türkiye yüzyılı gerçek Türklerin liderliğinde” devam edebilecektir!
Sağlığına dikkat edin! Kaygı duyun!
Türkiye üzerinde oynanan sağlık sistemindeki oyunlar ve sıvı uygulamaları sonunda hayatta kalıp, yaşaya bilenler bu hakikatleri göreceklerdir!
Bize bu toprakları vatan yapan şehit atalarımız da kabirlerinden başta Türk ve İslam ülkelerine liderlik yapan “bu kutlu TÜRK DEVLETİNİ” izleyeceklerdir, vesselam!
WhatsApp ihbar hattı: 0530 20000 96







