Türk Milliyetçiler Derneğinden; Ülkü Ocaklarına-2
Türk Milliyetçiler Derneği’nin kronolojik Doğuşu…
… 1946’dan itibaren İstanbul’da, bir önceki makalemizde arz edilen atmosfer o günkü “milliyetçilik doktrini” etrafında bir araya gelen ilim ve fikir adamlarının faaliyetleri çerçevesinde, art arda çoğunluğu “Türkçü eğilimli” milliyetçi dernekler kurulur.
Bunda “1944 Türkçülük olayları ve dâvası”nın da bu dernekleşme de büyük payı olmuştur!
Bu dernekler sırayla, Türk Kültür Ocağı, Türk Gençlik Teşkilatı, Türk Kültür Derneği, Genç Türkler Derneği ile Türk Kültür Çalışmaları Derneği gibi kurulan dernekler öncülük etmiştir!
1949’dan itibaren tarihî Türk Ocakları da yeniden açıldığı hâlde - Sefercioğlu’nun naklettiği üzere “misyonunu tamamlamış “gözüyle bakıldığı düşünüldüğü için herkes kendi derneğinde kalmayı tercih etmiştir.
Nurcuların avukatı Bekir Berk, Milliyetçiler Federasyonunu kurdu!
Yukarıda sayılan beş dernek, 1950 Nisan ayında güçlerini birleştirerek Bekir Berk’in başkanlığında Türkiye Milliyetçiler Federasyonu’nu kurarlar. “Milliyetçi güçleri birleştirme çabalarının son adımı” olarak bir yıl sonra 1 Nisan 1951’de Türk Gençlik Teşkilatı’nın merkezi olan Rüstem Paşa Medresesi’nde ilk Milliyetçiler Federasyonu Kurultayı toplanır ve zamanın Isparta Milletvekili Sait Bilgiç divan başkanı seçilir.
Kurultaydaki konuşmacılar arasında o günün öne çıkan veya sonra sık duyulacak ve Türk siyasetine yön verecek çok önemli olan isimleri bulunmaktadır.
Milliyetçilik ve fikir öncüleri!
Benim de aşağıda yazılan bütün isimlerle yakından diyaloğu olan birlikte çalışma mesai sarf eden birisi olarak başta milliyetçi gençliğin yetişmesinde çok emeği geçen Fethi Gemuhluoğlu, Şadi Pehlivanoğlu, Mehmet Altınsoy, Mehmet Turgut, avukat Bekir Berk gibi pek çok bugün topluma yön veren şahıslar da bunlar arasındadır.
Faaliyet raporunu okuyan Av. Bekir Berk başta olmak üzere hemen herkes hararetle milliyetçiler arasındaki birlik ve beraberlikten bahseder. Farklı bir misal olarak, toplantıda hararetli bir konuşma yapan isim geleceğin sanayi bakanlarından olacak Mehmet Turgut ve daha sonra Ankara’da Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapacak olan Mehmet Altınsoy ve daha pek çok bakan ve işadamı ortaya çıkmış, bunların fikri metin de çok etkili olmuştur!
İşte bu kurultayda, “Federasyon”un bünyesindeki kuruluşlardan 4 derneğin katılımıyla, merkezi Ankara’da olmak üzere “Türk Milliyetçiler Derneği” doğar!
Türkiye-Türk Milliyetçileri Derneği tartışması!
İsim konusunda Bugün bizim “Türkiye Yüzyılı” yerine daha geniş spektrumlu ve birleştirici barıştırıcı geleceğe yönelik “Türk Yüzyılı” talebimiz o gün de haklı olarak gündeme getirilmiştir! “Türkiye Milliyetçiler Derneği”ni teklif eden Şâdi Pehlivanoğlu ve Kubilây İmer’in önerisi yerine, büyük çoğunlukla Halûk Karamağaralı ile Abdullah Savaşçı’nın teklifleri kabul görür. “Türk Milliyetçileri Derneği” Geçici İdare Heyeti Genel Başkanı Asistan Halûk Karamağaralı - sonra Prof. Sanat Tarihçi-, yardımcısı Abdulhâdi Toplu, genel sekreter Erhan Löker, Genel Muhasip Necati Torun ve üye ise Abdullah Savaşçı’dır.
Milliyetçilik tarihinde bir ilk!
Türk Milliyetçileri Derneği!
28 Ekim 1951 günü Ankara’da 5 gün sürmesi planlanan bir “Türk Milliyetçiler Derneği İstişârî Toplantısı” yapılır. Amaç, “millet” ve “milliyetçilik” başta olmak üzere bağlantılı temel kavramların tanımlarının yapılmasıdır. Bu istişarî toplantıya öylesine önem verilir ki, çoğunun isimleri hemen bugüne kadar ulaşan ve sanırız gelecekte de anılacak olan, ülke çapında otuzu aşkın bilim, meslek ve siyaset adamı ünlü kişiler dâvet edilir.
Zaman birlik zamanı!
Türk milliyetçiliğinin o günkü renklerini, özellikle “Türkçülük” ve “Anadoluculuk” akımlarını temsil eden daha sonraları ülkede milliyetçilik ve milli kalkınmanın önündeki en büyük engel görülen “tek parti dışındaki” bütün partilerde başkanlık ve milletvekillik yapmış pek çok cemaatte bulunmuş ve yine pek çok birlik vakıf ve derneğin başkanlığını yürütecek ünlü birçok simayı bir arada görüyoruz.
Benim ve eşimin okumasında hem üniversite mastır doktora çalışmalarımızda bizi maddi ve manevi olarak destekleyen Türk petrol vakfı mütevelli heyeti başkanı pek çok hayırlı işe imza atıp insan yetiştirme sanatında Öncü olan “FETHİ GEMUHLUOĞLU” gibi ülkenin geleceği için insan yetiştiren bu isimleri rahmetle anıyoruz!
Milliyetçilik-Türkçülük!
Tüzükte yaygın olarak “milliyetçilik” terimi kullanıldığı hâlde basına yansıyan metinlerde daha çok “Türkçülük” teriminin geçmesine sebep “1944 Türkçülük Olayı”nın kamuoyunda milliyetçiler tarafından sahip çıkılmasının etkisi büyük olmuştur!
Milliyet ve millet kavramı!
Sonuçta bunlara dayalı olarak “milliyet”; “milleti teşkil eden unsurlardan doğan maşerî (toplumsal) şuur ve ruhtur” diye tanımlanıyor. Buna bağlı olarak da “milliyetçilik”in tanımı yapılıyor: “Milliyetçilik; Milliyet ruh ve şuuruna sahip olarak, milleti maşerî(toplumsal) bünyesine uygun şekilde yaşatmak, yükseltmek fiil ve fikrine denir.” Bu tanımda da açıkça görüldüğü gibi milliyetçilik, sadece millî değerlere ve milliyet bilincine sahip olmakla kalmıyor, milleti o değerlerle birlikte, onun sosyal yapısına uygun şekilde yaşatma ve yükseltme hareketi oluyor. Böylece milliyetçilikten bir fikir hareketi kadar bir fiil, bir aksiyon olması da beklenmektedir.
Türk milliyetçiliğinde amaçlanan hedef!
“Millî bünyemizi kemiren içtimaî yaralarımızın tedavi metotlarını ortaya koymaktır” diye özetlenirken bugün de Cumhur İttifakı lideri Recep Tayyip Erdoğan tarafından bir slogan olarak ortaya atılan “vatan, millet, devlet..” gibi kavramların yanında “soy” gibi kavramların da içini doldurmak ve milletin birlik beraberliğini sağlayacak kararlarını da açıklamışlardır!
Yazımızın devamında bugün bile tartışılan hâlâ tam açıklığa kavuşmayan bu kavramları ve sonuç olarak alınan kararları sizlerle paylaşmaya belki de günümüzdeki sorulara kurulan “ittifaklara” bir sonraki yazılarımızda cevap bulmaya devam edeceğiz!
WhatsApp ihbar hattı: 053020000 96







