Tam bağımsız Türkiye’ye doğru! - 3
Üç yıldır tüm dünyada küresel şeytanın corona uygulamaları maske, mesafe ve aşılama gibi buldozer etkili uygulamalar ve sürdürülebilir üretim tedariğine vurulan darbeler, onlarca yazı ve canlı yayınlarımızdaki uyarılarla ortadan kaldırılana kadar olan olmuştur..!
DSÖ gibi kuruluşların dünya ülkelerine ve ülkemize dayatmalarıyla; ülkemizin teminatı olan Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet, Eğitim ve pek çok sahada güven bekleyen insanımız; sonuçları bilimsel olarak açıklanamaması, hiçbir demokratik müdahale ve mücadele, hak ve hukuk talebi yapılamaması, Cumhurbaşkanı’nın “zorunlu değildir..!” sözlerini manipüle edip halka korku verenler sebebiyle, “meslek-sağlık ve gelecek” tercihleri maalesef “yıkım!” yolunda kullanmış veya kullanmak durumunda bırakılarak, “Türkiye’nin bağımsız kararlar almasına müdahale!?” edilmiştir..?
Kelin başına bir merhem dahi bulamamış, bir ağrı kesici bile üretememiş sağlık sistemimizde; sadece ve çok büyük maddi kayıpla muhtaç da bırakıldığımız teknolojik görüntüleme cihazları, ilâç ve avadanlıklarla sağlıkta mutlaka dışa bağımlılıktan, ilaç kartellerinin tahakkümünden Türkiye kurtarılmalıdır!
Gelinen noktada; beş yıl öncesinde dahi %98’lik oranla dünyada ikinci ve OECD ülkelerinde birinci sırada ilâç kullanan insanımızın akut-kronik hastalıkları kalp-damar-dolaşım bozuklukları, kas-eklem hastalıkları, alzheimer, demans-bunama, parkinson, cinsel soğukluk ve bozukluklar, infertilite-çocuk olmama, kanser, beyin kanamaları da tavan yaparak halkımız çok daha sağlıksızlaştırılmıştır!!!
ÜLKEMİZİN ASIL DERDİ, MUTLU FAKAT HAİN AZINLIKTIR!
Ülkenin tepesine çöreklenmiş, keyfinden ve tahakküm-düzeninden ödün vermeyen, hatta gezi kalkışması gibi devlete-millete yapılan tüm hareketlere desteklerini gizlemeyen kripto ve beslemelerine rağmen! bugün 31 milyonluk istihdam yakalanması oldukça önemlidir! Fakat aslolan, “insanî-müreffeh düzeyde geçim standardı”nı yakalayabilmektir! Türkiye’de gizli işsizlik vardır ve her sahada yetenekli-yetişmiş-vizyon sahibi işgücü eksikliği çok yüksektir! Türkiye’de sanayide ve üretimde istihdam edilen yaklaşık 2 milyon yabancı uyruklunun ülkelerine döndürmeleri halinde, anında ikame edilecek şekilde potansiyel yetişmiş-becerikli mavi yakalı iş gücü sağlanmalıdır! Teknik okullarda yapılan başarılı çalışmaların hızlandırılmasında Milli Eğitim’e çok büyük görev düşmektedir!
HİBRİT TOHUMLARIN YIKIMI ÖNLENMELİDİR!
Zirai ve muhtelif uygulamalarla kirlenen topraklarımızla su kıtlığı yaşayan ülkemizde, su kaynaklarını daha da kurutmaması için, normal tohumdan 7 ilâ 8 kat fazla su çeken ebter-hibrit! kategorideki pamuk ve mısır başta olmak üzere ata tohum olmayan ürünlere acilen ve acilen devlet iradesiyle yasak getirilmelidir! Türkiye’deki su kaynakları kesinlikle yabancı sermayeye verilmeden koruma altına alınmalı ve milletin hizmetine sunulmalıdır! Üretim sübvanse edilmelidir! Salma sulama yerine damlama sulama uygulanmalıdır! Solar ve rüzgâr enerjisiyle enerji ve yakıt problemi çözülen çiftçi desteklenerek, üretimdeki maliyetler acilen düşürülmelidir..?
TARIM-ORMAN STRATEJİLERİ YENİLENMELİDİR!
Türkiye’de yıllardır yapılan iğne yapraklı ağaçlandırmalardan vazgeçilerek ceviz, kestane, zeytin, kuşburnu, ahlat, alıç gibi meyveli ağaçlara geçilerek orman çeşitliliğiyle bal ormanları kurulmalıdır! Sebzelerde de mutlaka aromatik bitkilere geçilmelidir! Dünyada revaçta olduğu gibi bitkilerin yağlarını çıkararak, inovatif kapsül ve ekstrasyonlarını da elde ederek topraktan azami gelir elde edilmelidir!
Sarı kantaron, tıbbi nane, mürver çiçeği, yabani hindiba, çörekotu, keten tohumu ve susam gibi sanayi değeri yüksek ve sağlık sektöründe de talebi çok olan tıbbi ve aromatik bitkilerin; radyoaktif yüklülük tehlikelerini engelleme adına, ithalat yerine ülkemizde üretilmesi ve kullanılması sağlanmalıdır! Çin, dünyada en çok bitkisel ürün üreten ülkedir ve sadece bitki ve bitki ürünlerinden gelen 120 milyar $’lık ihraç gelirini artırmaktadır! Dünyadaki 12.000 endemik bitkinin 9600’ünü barındıran Türkiye’mizin de üretimle pazardaki yerini alması zaruridir, elzemdir, kat’idir!
DENİZLER, YÜKSEK GELİR KAYNAKLARIDIR!
Dünyada sağlık sektöründe multi vitamin ve gıda takviyesi olarak çok büyük talebi olup Türkiye’de dip seviyedeki balık ve balık ürünleri sektöründe çok büyük getiri sağlayacak, “Spirulina, Chlorella, Laminarya” gibi yosun türü çalışmalarına, Tarım Bakanlığı’nın son dönemde yaptığı gibi ağırlık verilmelidir!
GELECEK, İNOVASYONDADIR!
Maddi refaha ulaşmak için bugünün teknolojilerinin en etkin kullanımına ihtiyaç vardır! Bu teknolojileri, asıl varlığımız olan toprakta insektisit, herbisit, fungusit gibi zirai zararlılarla mücadele altında sentetik zehirlerle yok etmekten ziyade; ata tohumlarına dönerek kurtaracağımız toprak mahsulleri gibi kârı azami seviyeye çıkarılmış 1/1000 ölçekte yoğunlaştırılmış faydalı inovatif ürünlerde kullanmak gerekmektedir!
TÜRKİYE’NİN BAĞIŞIKLIĞI DÜŞÜRÜLMÜŞTÜR!
Dolunay günlerinde ruhsal ve bedensel arınma için kalın bağırsak karaciğer temizliği uygulamaları yapılarak, “bedenimizi sağlıksızlaştıran kimyasal atıklardan kurtulmak!” için, devletimizin kuracağı “sağlık otellerinde uygulanacak tamamlayıcı tıp metotları”nın yaygınlaştırılması mutlaka dünya örneklerinde olduğu gibi teşvik edilmelidir!!?
Ortodoks tıbbının engin tecrübeleri yanında; Amerika-Avrupa örneklerinde olduğu gibi “high praktik” sisteminin Türkiye’de acilen kurulması insanımızın sağlığı, çocuklarımızın geleceğini ve neslin korunması açısı ve “Türkiye Cumhuriyeti’nin tam bağımsızlığı!!!” açısından zaruridir, elzemdir, kat’idir!
Liyakatli ve ehliyetli kadrolar acilen iş başına getirilerek, 2023 sürecinde yeniden diriliş başlatılmalıdır..
WhatsApp İhbar Hattı 530 200 00 96







