Şanlı Türk tarihindeki isimsiz kahramanlar!
KORKMA! Diyerek tarih yazan, üreten kahramanlara ahde vefa ve iadeyi itibar zamanıdır!
Bir önceki yazımda ülkemizdeki yaşanmış tahribatı milletimiz ve devletimizin geleceğimiz olan çocuklarımızın istikbali için çok büyük olmuş fakat tarihte bilinmeyen, konuşulmayan neredeyse örtbas edilen acı bir hakikatten “Sütlüce depreminden-katliamından” bahsettim..?
15 yıllık Azerbaycan ve Kafkasya görevimde hiçbir yerde kaydı bulunmayan 1993-2008 yılları arasında bölgede yapılan ve bugün Karabağ’ın AZAD’lığına sebep pek çok hadiseyi günyüzüne çıkararak ismimiz anılmasa da bunu tarihe kayıt düşerek yazmayı Azerbaycan ve Türkiye devletlerine tescil ettirerek kayıt altına aldırdık!
Bilinmeyen tarihimiz mutlaka kayıt altına alınmalıdır!
Bugün yine maalesef Türk tarihinde yüz akımız, övünç kaynağımız ve maalesef tarihimizin şanlı sayfalarında bulamadığımız çok önemli tarihe kayıt düştüğümüz bir gerçeği “ölüm yıldönümünde” sizinle paylaşacağım!
BAKÜ FATİHİ NURİ (Killigil) PAŞA (1881–2 Mart 1949)
Harbiye nazırı Oğuz neslinin yiğit evladı, Türkistan sevdalısı, o topraklarda davası uğruna sırça köşklerde ve makamlarda değil at sırtında uğruna mücadele verdi, dava uğruna savaş meydanında vefat eden büyük kumandanı Enver Paşa’nın kardeşi..!
Kut’ül Amare kahramanı ve maalesef tarihte hiçbir kitapta adı geçmeyen Türk’ün mukaddes ve bir o kadarda kutsal topraklardaki zaferimizin kanıtı yine o dönemde İngilizleri işgal ettiği kutsal topraklarda silen ve kurulan cumhuriyet sonrasında İngiliz ve müstemleke korkusuyla tarihe dair kayıt geçilemeyen Kut’ül Amare zaferinin kumandanı Halil Kut Paşa’nın yeğeni..!
Yerli ve milli harp sanayiinin ilk kurucusu..!
Azerbaycan’ın o zamanki devlet başkanı Mehmet Emin Resulzade’nin deyimiyle “Gökten inmiş bir halaskâr melektir.”
Azerbaycan milli şairi Hüseyin Cavit’in eseri Çırpınırdı Karadeniz, Kafkas İslam ordusu marşı ve Kafkasya dağlarında çiçekler açar marşları onun için bestelenmişti….! Azerbaycan’ın uğruna türküler ve şiirler yazdığı, milli mücadele kahramanı “Nuri Killigil Paşa”yı vefatının yıl dönümünde Türk milletinin asıl ve asil evlatlarının torunları olarak minnetle, saygı ve sevgi ile anıyoruz.
Tarihin gizli sayfalarında kalmış bir isim Kafkas İslam orduları kumandanı “Nuri Killigil Paşa”yı tarihe kazandırarak; bir vatan borcu olarak “Kafkas ve Türkistan Mezalimi Azerbaycan Karabağ” kitabımda bana nasip oldu!
67 yıl sonra TBMM’nin ve vekillerinin aklına gelmeyen vefalı davranış 15 sene aşkla şevkle hizmet verdiğim topraklardan dostumuz Azerbaycan milletvekili Ganire Paşayeva öncülüğünde mezarı yaptırılarak, cenaze namazı kılınabilmiştir!!!
1925 yılında Atatürk’ün imzasıyla Yarbay rütbesiyle emekliliği onaylandı.
1929’da devlet tarafından İstiklal Madalyası’na layık görüldü.
Genç-li-ğin-de ağa-be-yi En-ver Pa-şa’ya, “Ağabey bırak beni silah imal edeyim” de-miş-ti.
Sütlüce’de temellerini attığı silah fabrikasında şer ittifaka ve içimizdeki hainlerin işbirliğiyle fabrikası yakılarak yok edilmiş ve bu gayretleri belki de sonunu hazırlamıştı..?
Küresel sermayenin içimizdeki kriptoları Türkiye’nin kalkınmasını hiçbir zaman bugün olduğu gibi istememektedir!
Türkiye’nin ilk arabası otomobilinin engellendiği, ilk cep telefonunun engellendiği gibi Nuri Killigil, Türk’ün tarihini ve talihini değiştirecek kurulacak silah fabrikasının engellenmesi de cumhuriyet hükümetleri döneminde yaşanan kara sayfalardır!
Maalesef bugün de kalıntılarının hâlâ ülkenin yeniden dirilişini engellemek üzere set kurmuş bütün gayretleri ile kurdukları siyaset adı altında menfaat tebrikler yine ihanet içinde saldırılarına devam etmektedirler..?
Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’a vefa!
“Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen Alsancak” diyerek başlayan İstiklal Marşımız…
“Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım!” diyerek bağımsızlık mücadelemizin sembolü İstiklal Marşı’mız 101. yaşında.
Vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u saygı ve rahmetle anıyorum!
İstiklal ve istikbal mücadelemizde Türkiye’nin karanlık günlerinde aydınlığa pencere açmış bir vatan, millet, bayrak, devlet, mukaddesat şairi olan M. Akif Ersoy, devrim hükümeti tarafından her dönemde olduğu gibi kendisine rakip görünenlerce hayatının son günlerini sefalet içinde yaşamış ve cenazesi dahi gençlerin omuzlarında mezarlığa taşınmış, cenazeye katılan memurlar takibata uğramış ve maalesef tarihimizde acı hatıralar bu istiklal ve istikbal milli şairimize necip milletin torunlarının gözü önünde yaşatılmıştır..!
Şanlı Türk tarihindeki isimsiz kahramanlar ölümlerinin yıldönümünde; devlet ricali önce resmi kayıt altına alarak vefa gösterip “iade-i itibar” yapmalıdır!
Ahir ömrünün son günlerinde yapılanlara karşı devletimizin İstiklal Marşı’nın yazarı “Mehmet Akif Ersoy”a; tarihte cenaze namazı bile 76 yıl sonra kılınabilen milli silah ve harp sanayimizin ilk kurucusu Kafkas İslam Orduları kahramanı ve kumandanı “Nuri Killigil Paşa”ya; tarihte kahramanlık göstermiş kayıt altına alınmamış bütün isimsiz kahramanlara kendisine layık bir uygulama ve resmi kayıtlarla “iade-i itibarı” ahde vefa kuralıyla milletimiz Cumhur İttifakı’ndan beklemektedir!
Bize bu toprakları şehit kanlarıyla vatan yapan; vatan, millet, bayrak, devlet, mukaddesat uğruna şehit olan bütün şehitlerimize ve bütün isimsiz kahramanlara rahmet olsun...!
WhatsApp bilgi ve ihbar hattı: 0530 200 00 96







