--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Onlar bu vatanın ve TSK’nın isimsiz kahramanları..

Ahmet Maranki
Ahmet Maranki

Yıllardır pek çok bahanelerle yıpratılmak istenen, halkın nezdinde küçük düşürülmek istenen Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri büyük bir “özveri” ve “kararlılıkla” vatanımıza yönelen dahili ve harici tüm saldırılarda canını hiçe sayarak gösterdiği mücadele tüm “milli şuur” sahibi kişilerce taktirle karşılanıyor. Onlar “peygamber ocağı” denilen askerlik hizmetinde geride bıraktıklarını değil, geleceğe bırakacaklarını daha çok önemsiyor, bu uğurda canlarını vermekten geri kalmıyorlar. 

“13 kahra-man”ımızı bizden alan helikopter kazası gibi bütün şehitlerimizin ardından da sadece onların ailelerinin değil tüm ülke vatandaşlarının evlerinden “feryatlar yanında milletin duaları da” çıkıyor. Elbette kendini bilmez dış mihrakların oyuncağı olan kanalların müzik yarışmalarını, survivorlarını, şarkılarla türkülerle doldurdukları yayın akışlarında bu konulara hiç girmemelerinin nedenlerini de bu halk net olarak anlıyor.

Belki o programları yapanların  Tuğgeneral “Aydoğan Aydın” Kato Dağını teröristlerden temizlemek için gösterdiği çabayı anlar da vicdanları rahatsız olur. O, vatan görevini yaparken “şehadet” mertebesine erişti. Aydın, orada canını dişine takarak vatan hizmeti yaparken, onun orada olduğunu bilmeyen, bilmek istemeyenler ellerindeki cep telefonları ile en iyi şarkı söyleyene oy vermek peşindeydi. Tuğgeneral Aydoğan Aydın, bir operasyonda terör örgütünün çökertilmesi için gereken yoğun ateş desteğini sağlamak için, “Bulunduğum bölgeyi vurun” diyecek kadar vatanına bağlı bir komutandı. O gün o operasyon başarı ile sonuçlandı. Ancak ne onun ne de onun gibi diğer kahramanların adlarını duymadık. Çünkü onlar vatanın “isimsiz kahramanlar”ıydılar.

Onlar ülkeyi bölmeye kalkan “şer” güçlere karşı göğüs göğüse çarpışmak bir yana, arkalarından vurulduklarında, içten hançerlenmeye çalışıldıklarında dahi seslerini çıkarmadan onurla ve gururla vazifelerini yapmaya devam ediyorlardı. 

Türk kadınının kurtuluş savaşındaki kahramanlığını yok etmek istercesine kızlarımızı “milli değer”leri hiçe sayarak dansöz kıyafetleri ile ekrana çıkaranlara da bir ders olmalı Yarbay “Songül Yakut” gibi kadın askerlerimizin yaşadıkları. Songül Yakut Türkiye’nin ilk Jandarma İlçe Komutanı’ydı. O bu ülkenin baş tacı etmesi gereken bir kadın subayımızdı. Ancak o hak ettiği saygıyı görmek bir yana, “Balyoz” davasında rütbelerine göz dikilerek görevinden uzaklaştırılarak almıştı belki de en büyük ödülünü. Neden mi en büyük ödül? Çünkü Songül Yakut, “kumpas” düzenleyenlerin de karşısında duran bir vatanseverdi. Yılmadı, savaştı ve rütbelerini geri aldı. O yaptıkları ile Anadolu kadınının “ruhunu” yeniden yaşatan bir kahramandı ve hepimiz için gurur kaynağı oldu. 

Son kitabımızda da yazdık. Bu ülkede Fetö terör örgütüne karşı duruş sergileyenler her zaman bir kumpasla görevlerinden uzaklaştırılmak istendi, Songül Yarbay da Fetö, PKK, IŞİD gibi terör odakları ile verdiği mücadele uğrunda canını dişine takarken yok edilmek istendi. Bu düşünce yapısı, yıllar önce Azerbaycan’da benim arkamdan komplo kuran ve “Ahmet Maranki’nin melek olduğunu ve Kâbe’nin üzerinde uçtuğunu görseniz yine de onunla bir araya gelmeyeceksiniz” diyen güçlerin planlı oyunlarının bir sonucuydu. Ama “En güzel plan yapan Allah’tır” düşüncesi ile bu oyunlar bozuldu. Bizlerse durmak yok yola devam diyoruz!

O 13 kahraman ne çektikleri çilelere teslim oldu, ne dağlardaki fırtınalara, ne atılan pusular, ne kumpaslar, ne de iftiralar yıldırdı onları. Şimdi bize düşen kendilerini vatanlarına adayan bu “İSİMSİZ KAHRAMANLAR”ı onurlandırmak olmalı. Allah (cc) bütün şehitlerimize, ölmüşlerimize rahmet eylesin… Âmin

WhatsApp ihbar ve 

irtibat hattı 0 530 200 00 96

 

Ahmet Maranki Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle