--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Müsbet hareket etmek! Cihad-ı ma’nevi - 2

Ahmet Maranki
Ahmet Maranki
1

 

Bugünümüzün fiziksel problemleri ve ruhsal bunalımlarına çok büyük şifa ve çözüm noktasında; bütün ihanet, yol kesmelere, sevdikleriyle, canıyla ve davasıyla!! tehdit edilen Bediüzzaman hazretlerinin ibretlik hatıratıyla söze başlıyoruz:

“…Bütün hayatım böyle zahmet ve meşakkatle, felâket ve musibetle geçti. Cemiyetin imanı, saadet ve selâmeti yolunda nefsimi, dünyamı feda ettim. Helâl olsun. Onlara beddua bile etmiyorum. Çünkü, bu sayede Risale-i Nur, hiç olmazsa birkaç yüz bin, yahut birkaç milyon kişinin-adedini de bilmiyorum ya, öyle diyorlar. Afyon Savcısı beş yüz bin demişti. Belki daha ziyade-imanını kurtarmaya vesile oldu. Ölmekle yalnız kendimi kurtaracaktım; fakat hayatta kalıp da zahmet ve meşakkatlere tahammül ile bu kadar imanın kurtulmasına hizmet ettim. Allah’a bin kere hamd olsun.

Sonra, ben cemiyetin iman selâmeti yolunda âhiretimi de feda ettim. Gözümde ne Cennet sevdası var, ne Cehennem korkusu. Cemiyetin, yalnız yirmi beş milyon Türk cemiyetinin değil, yüzlerce milyon bütün İslâm cemiyetinin imanı namına bir Said değil, bin Said feda olsun. Kur’an’ımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa, Cenneti de istemem; orası da bana zindan olur. Milletimizin imanını selâmette görürsem, Cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım. Çünkü vücudum yanarken, gönlüm gül-gülistan olur.”

“İLİM-İRFAN” MERKEZLİ TEBLİĞ VE 

“İKNA, MUHABBET, ŞEFKÂT VE MERHAMED” 

MENŞEİLİ İRŞAD EDEN RİSALE-İ NUR!!!

Bu tebliğ mesleği, bütün müceddidlerin yoludur. Hepsi, Allah Resulü as’dan aynı tedrisle; ahvâl ve şeraitlerine münasib şekilde ‘kolaylaştırınız’ şuuruyla bu yolda yürümeye azamî hassasiyet göstermiştir. Gazzalîler, Rabbanîler, Geylanîler, Mevlânalar hep bu mukaddes yolun yolcusudur. Ortak gâyeleri, insanları “Hakk’ın rıza çizgisi”ne çekmek, “ebedî saadetleri”ne vesile olmaktır.

ÂLİMLER PEYGAMBERLERİN 

VARİSLERİDİR!

Hadis-i şerife en ileri mânâsıyla mazhar olan bu kutlu zevâd içinde, Bediüzzaman müstesna bir makamdadır. Hizmet-i imâniye düsturu; “evvelâ dünyanın endazesini değiştirecek!” maddi-manevi neşv-ü nemâyı sağlayabilecek necib milletimiz ve memleketimizin ve İslâm ümmetinin bütün evlatlarına nasip olsun, âmin.

İslâm akidesinin temel taşlarından biri ve muhtemel ki en mühimi; ferdin kendi vazifesini ifasının neticesi ne olursa olsun üzerinde durmaması, ilâhi vazifeye karışmadan kader-i ilâhiye ram olmasıdır. Vazifelerin neticesi, Cenâb-ı Hakk’ın takdirindedir. Kendi vazifesiyle meşgul olup, neticesini Allah’a havale etmeyi düstur edinen İslâm kahramanlarından biri de Celâleddin Harzemşah, Risale-i Nur’da şu şekilde anlatılır: 

“Meşhurdur ki, bir zaman İslâm kahramanlarından ve Cengiz’in ordusunu müteaddit defa mağlûb eden Celâleddin-i Harzemşah harbe giderken, vüzerâsı ve etbâı ona demişler: ‘Sen muzaffer olacaksın. Cenâb-ı Hak seni galip edecek!’ O demiş ki; ‘Ben Allah’ın emriyle, cihad yolunda hareket etmeye vazifedârım. Cenâb-ı Hakk’ın vazifesine karışmam. Muzaffer veya mağlûp etmek O’nun vazifesidir!’ İşte o zat bu sırr-ı teslimiyeti anlamasıyla, harika bir surette çok defa muzaffer olmuştur!” Lem’alar, sf. 135

VAZİFEMİZ HİZMETTİR!

İmam Hz. Ali’nin, Risâle-i Nur’un üstadı ve kendisinin de hakaik-i imaniyede hususi üstadı olduğunu ve Risâle-i Nur’a Celcelutiye kasidesinde rumuzlu işaretiyle pek çok alâkadarlık gösterdiğini beyan eder. Nur Külliyatı’nda; “Risâle-i Nur, Âl-i Beyt ve İmam-ı Ali’nin bir mânevî hediyesi ve eseri” olarak takdim edilir. Ayrıca nur şakirdlerinin üstadının İmam-ı Ali olduğu ve “Nurun mesleğinde hubb-u Âl-i Beyt’in esas olduğu” beyan edilir. Hz. Ali, Risâle-i Nur’da, Kur’ân-ı Mucizü’l-Beyan’ın en mühim bir talebesi, Kur’ân ilimlerinin birinci naşiri ve Âli Beyt’in mânevî şahsiyetinin temsilcisi olarak vasıflandırılmıştır.  Rabbim, en derûn-hikmetli ilmiyle ilimlenmeyi hepimize derecemiz nisbetince nasip eylesin, âmin.

HASED, HASİDİNİ ZİR-Ü ZEBER EDER!!!

“HafazanAllah..!!” diye girizgâh yapalım ki, bu devasız derde düçar olmayalım..!! Zira benlik enaniyet gurur kibirden!! kurtulmadan “hizmet-i maneviye” yolunda yürümenin mümkün olmadığını, dinsizliği izale etmenin ve taşlaşmış kalpleri eritmenin ancak ve ancak “iman hizmeti” ile donanmış bir tarz usul yol, hâl ve hareketlerle meczetmeden yapılabileceğini; Kur’an, Sünnetullah ve asrın mühim âlimleri “işareten ve beşareten” Allah yolunda olanlara ve Resulullah’ın sünneti üzerine amel edenlere vasiyeten bildirmiştir!

Mukaddes olduğu kadar, ilâhi destekle “milletin ve devletin bekasına vesile olacak milli-manevi yükümlülükler”i, “amasız fakatsız lâkinsiz!” tam mânâsıyla kabul edip sırtının yükü olarak alan ve bu davayı vasiyet mucibince sırtında taşıyanlar, her makamda kendine vazife ittihaz edilince layığını ifa-icra ederek, inşallah Hakk yolundaki bu davanın erleri ve erenleriyle beraber Hakk’a yürüyecek ve ebedi saadete çıkacaktır diye düşünenlerdenim..!

Rabbim başımızdakilere ve bu necip milletin torunlarına bu hakikati yaşatmayı ve yaşamayı nasip etsin. Rabbim! Niyazımız şudur ki; bugün liyakatsiz ellerde hak etmediği yerde olan “İ‘LÂ-Yİ KELİMETULLAH SANCAĞI”nı Hakk yolunda en gür sâdâ olan “muttakiler”in yolunu her daim nurlandır! Kızılelma hedefinde muzaffer eyle! Âmin, vesselâm.

WhatsApp İhbar Hattı

530 200 00 96

 

Ahmet Maranki Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle