Minyeli Abdullah ve Türk Yüzyılı!
70’li yılların, “sağ sol maskeli-İslâm hedefli!” tahakkümünde dillendirilemeyen “hak ve hakikâtlerin müsebbibi küresel yapılanma”nın cenderesinden; Mevlâ’nın müsaadesi-lütfu-İlâyı Kelimetullah vazifesine nail kılması hasebiyle bugünlere erişebildik..!
Yılını dahi dolduramayan birkaç aylık futbolcu transferi gibi bakanlık transferi yapılan “güneş motel” operasyonlarıyla kurulan koalisyon hükümetleriyle, necip milletimiz ve devletimizin madden-manen paramparça edildiği günlerde; neşv-ü nema bâbında evvelâ manevi dinamiklerimizi diri tutan, ibretlik hadisatın hülasası “Minyeli Abdullah” timsali hepimize bir nefes oldu..!
HEKİMOĞLU İSMAİL-MİNYELİ ABDULLAH!
Mısır’ın sözde Müslüman; aslı Kıptî olan idarecisi Nasır’ın Minye’sinde, bir “Kul Abdullah!”ta kendini gören milyonların çilesiydi anlatılan… ! Başta Türkiye olmak üzere bütün İslâm ülkelerinde aynı oyun oynanıyordu ama dile getirmek mümkün değildi..!
Bitti mi; asla! Gelen gideni aratır gibi, hayatımızın her sahasında maalesef daha da dip yaptık. Hususen, ülkemizde tabu hâline getirilmiş temel hak ve hürriyetlerin son 20 yılda zahiren de olsa düzeltilmesine rağmen, bedenen ve ruhen tarumar edilmiş toplumların nice Abdullah’lara ihtiyacı var gibi..!?
DEVLETİMİZİN TEMEL İHTİYACI: BİLİRKİŞİ!!?
Merhum Ömer Lütfi Mete’yle Kurtlar Vadisi’nde 80 ve öncesinin tecrübelerini paylaştığımız, dünya genelinde yürütülen karanlık stratejilerin ilk ve ana hedefi her zaman “hak-hakikât sevdalısı devlet vazifelileri” olmuştur!
Bunu “Türkiye Cumhuriyeti devletimizde yaklaşık 40 yıl; diplomatlık, eksper-uzman-bilirkişilik, belediyecilik-şehircilik-ulusal kalkınma ve milli meclis programları yazmış ve doktor, avukat, vekil, bakan, işadamı, akademisyen gibi üst düzey 3000 master-doktora talebesi yetiştirmiş biri olarak..!!” en derunundan biliyor ve kitaplaştırarak da başta bugünkü liderlerin, ilgili ve yetkililerin, hususen de necip milletimizin bilgisine arz ediyorum..!!?
HEP AYNI OYUN!
Mısır’da Nasır’ı yıkıma götüren sebepler aynıydı. Şer mihraklarca yetiştirilip etrafına konumlandırılmış yetkililer aklına nifak tohumu ekiyor, kulağına katiyetle yalan-yanlış sözler üfürüyordu..!! Ülkenin zemini olan mutaassıp, mütedeyyin, devletine milletine bağlı milyonları; “…Bırakın bunları ya hu… Bunlar çapulcu… İşe yaramaz… Bunlar şucu, bunlar bucu..!” diye hadsizce ve edepsizce öteleyen “zındıka komitesi”nin; dün olduğu gibi bugün de aynı tehlikelerle karşımızda olduğunun altını çiziyorum!
Devlet-millete hizmetlerimizi hazmedememeleri sebebiyle şahsıma 57 soruşturma açmaları gibi, bunların karşısında dimdik duranlara karşı tahakküm, zalimlik ve yol kesmelerine radikal tedbirler alınmazsa yarın da ihanetlerini devam ettirme tehlikeleri söz konusudur!!!
Dünyayı idare eden 12 legal küresel sermayenin işadamı görünümlü komite; ABD ve AB ülkelerindeki liderler üzerinden olduğu gibi FED, FAO, BM, UNESCO gibi uluslararası-ulusları karıştırıcı kurum ve kuruluşlarla ve özellikle ülkelerin içindeki “kiralama süreleri bitenlerin yeni sahiplerine yönlendiği!”, her kılık ve fikrin içine girip onu asimile ederek-kendilerine benzeten mücahitlerin müteahhit ve zamanla her şeye müsait olduklarının en yakın şahidiyiz..!
TEK İHTİYAÇ: SADAKAT!!?
Bundan sonra bilinmesi ve tedbir alınması gereken en mühim mevzuu, en kritik nokta, dünyada temel ayrımın kişi, parti, dini-siyasi-sosyal cenah ve ekoller üzerinden yapılmadığı!; herhangi bir kişinin, kurumun, kuruluşun, özel-tüzel yapılanmanın “maddi birtakım menfaat ve vaadler” üzerinden kolaylıkla yönlendirilebildiğidir! Hatta bu hedef saptırmalar insanların fikri ve ruhi dünyalarına da tesir ederek dünyasını ve âhirini berbâd etmektedir!! Küresel sermayeye direnenler yok edilmektedir!
KÜRESEL SERMAYEYLE MÜCADELE
EDEN TEK ÜLKE, TÜRKİYEDİR!!!
Bundan sonra tek işimiz, bin bir çileli tarihimizdeki hatalardan ders almaktır! Geçmiş yıkımlardaki tehlikeli şartların oluştuğunu görmektir! Son yıllarda dünya konjonktüründeki müdahaleleri, Rusya-Ukrayna çatışmasındaki arabuluculuk gayretleri ve komşularına sahip çıkarak dünyadaki bütün mazlum ve mağdurların umudu olan Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli destekli Cumhur İttifakı olarak, içimize yerleştirilmiş kripto güçlerle işbirliği içinde olan küresel sermaye kontrolündeki yedi düvele karşı mücadeleyi kararlılıkla sürdürmemiz gerekmektedir!
Türkiye’nin uluslararası stratejilerde başta jeo politik olmak üzere dini, kültürel ve kozmopolit yapısıyla sosyal konumu çok çok farklı ve küresel çete için endişe vericidir!! Türkiye; coğrafyası ve insanı itibariyle seçilmiş bir millettir!!! Yapılan ve yaşatılan yanlış uygulamalardan ders alınarak milletin maddi ve manevi dinamikleri için acil kararlar alınmalıdır!
MUHALEFET, ÖZAL’A VERMEDİĞİ DESTEĞİ
ERDOĞAN’A VERİRSE ÜLKE DÜZE ÇIKACAKTIR!!!
2023 hedeflerinde emperyalizme karşı mücadele edenlerin desteğiyle, geçmişteki gibi mutedil tavrımızı beyan ediyoruz: “Kan içtik; kızılcık şurubu dedik..!”
Dün “İstanbul Sözleşmesi, Gıda Yasası” gibi diken üstü konularda muhalif tavır gösteren, bizlerin ve milletin sağduyusuna kulak veren “devletin gür sadası Sayın Erdoğan” ın direktifleri ve açıklamalarının akabinde iptal edilip değişen yasaları dün alkışlayanların; bugün tam tersi şeklinde alkışlamalarının devlet aklının dikkatinden kaçmayacağını umut ediyoruz..!
TÜRKİYE VE TÜRK YÜZYILI!
2023 sonrasında Türkiye ve Türklerin yüzyılı; “kişiliksiz, yalaka, her devrin adamları”ndan kurtularak “Tam Bağımsız ve Güçlü Türkiye”ye ulaşmakla mümkün olacaktır!!! Vesselâm.
WhatsApp İhbar Hattı 530 200 00 96







