Minareden düşmek...
Cumhurbaşkanımız her fırsatta “üretin”, “ağaç dikin”, “yanınızdayız” diyor. Tamam yapalım da biz yaptık başımıza bu geldi. Ülke başsızdı şimdi baş oldu, başkan oldu. Artık sizin desteğinizle yeniden Bismillah demek istiyoruz. Sayın cumhurbaşkanım desteğinizi bekliyoruz...
T.İ.K. raporuna göre 2014-2016 yılları arasında 22.4 milyar $ tarımsal ithalat yapıldı. Dünyaya bir tarım ülkesi olarak tarım ürünleri satan Türkiye, pek çok ülkeden tarım ürünü alıyor. Ne oluyor bu ülkede? Demek ki Sayın cumhurbaşkanımız boşuna söylemiyor; “Bu ülkede bir ağaç diken, bir şey üreteni sırtımda taşırım...” diye. Peki, bunu söylemek yetiyor mu? Bunu hayata geçirecek ilgili bakanlar bürokratlar yetkililer nereye bakıyor, kime bakıyor, kimin sözünü dinliyor, kime hizmet ediyor, işte “baş” yani “başkan”dan artık bu millet çözüm bekliyor.
Bana minareden düşeni getirin benim derdimden o anlar...
Malum hikâyedir; adam minareden düşmüş doktor çağırmışlar, kardeşim sen benim derdimden anlamazsın bana minareden düşen adamı çağır demiş. Benim derdimden o anlar. «Evet» çıktığına göre biz de dertlerimizi anlatmaya başlıyoruz inşallah.
Bu ülke için “Ağaç dikeni bir şey üreteni... Sırtımızda taşıyoruz taşıyacağız” minvaldeki sözleri Sayın cumhurbaşkanımız yani yeni “başkan”ımız konuşmalarında defalarca tekrar etti. Biz de buna istinaden 33 yıllık devlet memurluğumuzdan sonra bu ülke için bir ağaç dikmeye bir şeyler üretmeye kısaca “ahrette bizi kurtaracak ‘eser’ bırakmaya” karar verdik...
Çok şükür 10 yılda 751 adet “inovasyon” teknolojileri de kullanılarak Anadolu çiftçisinin emeğiyle, Anadolu topraklarında, dolaylı olarak 1000’in üzerinde fiili çalışan ile ürettik. 10 yıldır düzenlediğimiz “kozmik beden temizliği, ruhsal bedensel arınma- detoks” kamplarımızda büyük çoğunluğu yurtdışından olmak üzere çok önemli insanlara Türkiye›nin pek çok bölgesinde, beş yıldızlı termal kür merkezlerinde gerçek sağlık turizmini başlattık. 20 bin insanımızı şifaya kavuşturduk. Bunlar yaşanmış vakalardır. Bu ülkede yaşanmış hadiselerdir, halen yaşanmaktadır ve Allah bize ömür verdiği sürece de yaşatılacaktır...
Dedelerimin 50 yıl önce söylediği söz aklıma geldi; “Oğlum biz sizleri İnebolu’da yetiştirdiğimiz, yıllık 40-50 ton elmamızı satarak büyüttük.”
Birleşmiş Milletler’de göreve giderken, Türkiye›deki bir avuç milli insana “Haydi aslanlarım, vatan, millet, bayrak, din, gayret zamanıdır. Hedef kızılelma diye bir işaret verildi” ve biz ver elini çoluk çocuk tam 15 yıl hicrete çıktık. Devlet hizmetimizi tamamlayıp ülkemize döndüğümüzde, kalan ömrünü kozmik yaşamın sırlarını açıklayarak bu sahada da 15›e yakın kitabı eser olarak ortaya koyup, insanlığın hizmetine sundum. Yetmedi, bunları hayata geçirmek için 1000›e yakın program yaptım. Türkiye Cumhuriyeti’nde en zor iş olan ruhsatlandırma işleminden geçirerek halkın hizmetine sundum. Bütün bu zor işleri başarıyla kozmik yaşam merkezlerini ilk defa Türkiye’de açarak bunları halkla tanıştırdım.
Bunları yaparken, 33 yıllık devlet memurluğunda bile rastlamadığım mahkemelere maruz bırakılmam işin ne kadar zor olduğunu da bir kere daha göstermiştir. Ben de hep merak eder dururdum koca ülkenin “cumhurbaşkanı” neden acaba bu ülkeye bir ağaç dikenin bir şey öğretenin sırtında taşırım der durur diye? Şimdi anladım işi, minareden düşene sormak lazım. Hakikaten bu ülkede en zor iş üretmek. Türkiye Cumhuriyeti’nin başı demek boşuna konuşmamış. Niye mi? 33 yıllık devlet hayatımda aldığım onlarca liyakat mektubu takdir ve teşekkürün yanında son on yılda 50’ye yakın mahkeme soruşturma ifadeler engellemeler neredeyse tutuklamalarla karşılaştım. Neden mi? Bu ülkeye ağaç diktiğim için.
Sayın cumhurbaşkanım... Size sadece size inanıyoruz ve “Ümitvarız en gür seda inananların olacaktır.”
Tabii ki sayın cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan değerli eşleri Emine Erdoğan hanımefendiden, başbakanımız Binali Yıldırım’dan umudumuz var. Zaten onun için “evet” dedik. Bu ülkede üretmek sağlıklı yaşama geçebilmek, sağlık otellerini kurabilmek, koruyucu sağlık hizmetlerinin yaşatabilmek, tamamlayıcı tıp bu hayata geçirebilmek, ancak bu kadro ile yapabilir.
Tek ümidimiz bu necip milletin % 51,4 ile bu düzen artık son bulsun isteğine sayın cumhurbaşkanımızın yeter artık dur demesini bekliyoruz. Onun vereceği kararlarla on yıllık tecrübemizle hayata geçirdiğimiz projelerle bu sistemi tereyağından kıl çeker gibi hayata geçirmek boynumuzun borcudur, insanlara borcumuzdur vesselam.
WhatsApp ihbar ve irtibat hattı:
0 530 200 00 96







