--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kizb-yalan küfrün esasıdır  Onlara itibar etmeyiniz!

Ahmet Maranki
Ahmet Maranki
1

 

Hadis ilminde bir söz, fiil, takrir veya sıfatın kasten uydurulup Hz. Peygamber’e isnat edilmesini, râvinin bir hocadan duymadığı hadisi duyduğunu söylemesini, hadisin isnadını değiştirmesini, hocasına ait olmayan bazı rivayetleri ona nisbet etmesini, hocasının rivayetlerine başka rivayetler sokuşturmasını ifade eder. 

Resûl-i Ekrem, kendisine yalan isnat etmenin başkasına yalan isnat etmeye benzemeyeceğini, yalan olduğu bilinen bir hadisi rivayet edenin yalancı olduğunu ve kendisine yalan isnat edenin cehenneme gireceğini söylemiştir. 

Şeytan ehli sizi yalan vaatlerle aldatır!

Günümüzde başta siyaset çerçevesinde olmak üzere insanlar birbirine aldatarak, vaatler vererek, huzursuz bir dünyanın kapısını sonuna kadar aralamışlardır!

Bizler sözümü ve sözünü tutanlarla yol arkadaşlığı yapalım!

Yalanlara itibar etmeyip söz verenleri de takip etmekten geri durmayalım!

Hâlbuki şeytan bunun böyle olacağını kuranda bildirmiştir!

Hesaplar görülüp iş bitirilince şeytan şöyle der: “Allah size gerçekleşmesi kesin olan bir va‘atte bulundu; ben de size öylesine va‘atte bulundum fakat sözümde durmadım. Aslında benim size istediğimi yaptıracak bir gücüm de yoktu. Sadece ben sizi inkâra çağırdım, siz de bana uydunuz. Öyleyse beni kınamayın da kendinizi kınayın. Bugün, ne ben sizin feryadınıza yetişebilirim, ne de siz benim feryadıma yetişebilirsiniz. Dünyada iken beni Allah’a ortak tanımış olmanızı da reddediyorum. Elbette zâlimlere can yakıcı bir azap vardır.” (İbrahim /22)

Ahzab, 33/70-71: Ey iman edenler! Allah’tan sakının ve doğru söz söyleyin. Böyle davranırsanız, Allah işlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar. Kim Allah ve Resulüne itaat ederse, büyük bir kurtuluşa ermiş olur.

Furkan, 25/72: Onlar, yalana şahitlik etmeyen, faydasız boş bir şeyle karşılaştıkları zaman, vakar ve hoşgörü ile geçip gidenlerdir.

Yalan, insanların birbirine düşmesine, toplumdaki ahengin bozulmasına sebep olduğu için, çok çirkin bir fiil olarak kabul edilmiştir. Dinimiz, yalan söylemeyi haram kılmış, dünyada da ahirette de huzur, mutluluk ve kurtuluşun doğru söylemekte olduğunu bildirmiştir. Atalarımız: “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” derken önemli bir gerçeğe işaret etmişlerdir. Yalan, sahibini utandırır, rezil eder. Kişinin yalancı olduğu bir kere anlaşıldı mı, söylediği doğru sözlere de inanılmaz.

Kur’an’da kısa kısa pek çok ayette yalanla ilgili olarak 

Buruc Suresi, 19. ayet: Hayır; inkâr edenler, (kesintisiz) bir yalanlama içindedirler. 

Nisa Suresi, 50. ayet: Allah’a karşı nasıl yalan uyduruyorlar, bir bak.

Gibi pek çok ayette yalan yasaklanmıştır..!

YALAN İLE İLGİLİ HADİSLER

Abdurrahman b. Ebû Bekre’nin naklettiğine göre, babası (Ebû Bekre) (ra) şöyle anlatmaktadır:

“Resûlullah (sav) üç kere, ‘Size büyük günahların en büyüğünü söyleyeyim mi?’ buyurdu.

‘Evet, söyle yâ Resûlallah!’ dedik.

Bunun üzerine Resûlullah, ‘Allah’a ortak koşmak ve anne-babaya saygısızlık/kötülük etmektir’ buyurdu.

Sonra arkasına yaslanmış hâldeyken doğruldu ve şöyle dedi: ‘Dikkat edin (bir de) yalan söylemek ve yalancı şahitlik yapmaktır. Dikkat edin (bir de) yalan söylemek ve yalancı şahitlik yapmaktır.’ Bu cümleyi o kadar çok tekrarladı ki ‘Susmayacak.’ dedim.” (Buhârî, Edeb, 6)

Bediüzzaman Said Nursi hazretleri:

“Hâlbuki, şu zamanda, kizb ve sıdkın ortasındaki mesafe o kadar kısalmış ki, âdeta omuz omuza vermişler. Sıdktan yalana geçmek, pek kolay gidiliyor. Hatta siyaset propagandası vasıtasıyla yalancılık, doğruluğa tercih ediliyor.” 

Yalan-Kizb nifakın birinci alâmetidir. 

Kizb kudret-i İlahiyeye bir iftiradır. 

Kizb hikmet-i Rabbaniyeye zıddır. 

Ahlâk-ı âliyeyi tahrib eden kizbdir. 

Âlem-i İslâmı zehirlendiren ancak kizbdir. 

Âlem-i beşerin ahvalini fesada veren kizbdir. 

Nev’-i beşeri kemalâttan geri bırakan kizbdir. Müseylime-i Kezzab ile emsalini âlemde rezil ü rüsvay eden kizbdir.” (işaret’ül İ’caz, 82) derken belki de bugünkü menfaat üzere dönen yalan siyaseti yapanları anlatıyor!

Bu asırda yalan, iftira, tezvirat, gıybet, komplo, entrika, algı yönetimi, fesat, nifak, menfi ihtilaf vs. gibi kötü ve şeni’ ahlaklar, maalesef çok revaçta ve el üstünde tutulan şeyler haline gelmiştir. Bilhassa siyasette bu saydığımız hususlar daha da bedihi bir şekilde görülmektedir.

Günümüzde sıdk ve doğruluk âdeta aranır bir değer haline gelmiştir. En takva sahibi müminler bile kizbe rahatlıkla başvurur hale gelmiştir. 

Mesela, en dindar bir mü’min bile makamından olma tehlikesi karşısında maalesef rahatlıkla yalana tevessül edebilmektedir.

Yalanın ne kadar çirkin bir şey olduğunu ve insanı ne derece aşağı bir derekeye düşürdüğünü İslam âlimleri şu şekilde ifade etmektedirler:

İmamı Gazali: “Yalan büyük günahların analarındandır. Kişi yalancı bilinirse sözüne güven kalmaz, gözlerden düşer, nazarlarda değersiz olur. Yalanın çirkinliğini anlamak istersen, başkalarının yalanının çirkinliğine bak, nefsin ondan ne kadar nefret duyacak gör, yalanının sahibini ne kadar istihkar edeceğine, söyleyeceği yalanını ne kadar çirkin bulacağına dikkat et...” 

Münavi: “Yalanın çirkinliği, peşinden bütün fevahişi (çirkinlikleri, yasakları) getirmesi sebebiyledir. Yalanın terkiyle fevahiş de terkedilir.”

Rabbim sen bizi ve yöneticilerimizi KİZB- YALAN’dan uzak, Hakk’ın hatırını bütün hatırlardan âli tutanlardan eyle!

 Nimet verilenlerin yolundan ayırma!

 İçimizdeki kâfirler ve gafiller sebebiyle de bizleri helak eyleme. Âmin.

WhatsApp bilgi ve ihbar hattı: 0530 200 00 96

 

Ahmet Maranki Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle