İnsan olmanın meziyetleri! Necmettin Erbakan!
Yıl 1993. TC Devleti adına, yıkılan Rusya’nın en stabil ülkesi olan Azerbaycan’da BM teşkilatında UNDP kalkınma programları çerçevesinde diplomatik statüde görev yaparken dünyanın bilmediği ve göremediği pek çok gizli ve stratejik kozmik araştırma merkezlerine girip araştırma yapma imkanı buldum!
Batı dünyasınca bilinmeyen pek çok ar-ge çalışma ve deneyleri, uzay çalışmalarını, manyetik alan ve bana göre kıyamete kadar dünyayı idare edecek olan “frekans! manyetik alan deneylerini” bizzatihi sahada kendi üzerimizde deneyerek uygulama alanı bulduk ve yaşadık!
Mehmet oğlu Şavkı Navruz!
Bu bilimleri bize öğreten üç dalda uzmanlığı ve profesörlüğü olan Rus bilimler akademisinin üyesi, benim de genel sekreterliğini halen yürüttüğüm 54 ülkenin katıldığı Dünya bilim ve buluş adamları başkanı 16 tane keşfi olan büyük bir alim kozmik bilimci Mehmet oğlu Şavkı NAVRUZ muallim emanetini devraldık!
İnsanlığın hizmetinde bütün engellemelere ve soruşturmalara rağmen gereğini yapmaya gayret ediyoruz!!?
Rahmetli Başbakan Necmettin Erbakan’la ilgili bir VİZYON!
Yıl 1997 Mayıs Ayı’nın son haftası sanıyorum sayın Başbakan Necmettin Erbakan, Başbakanlık özel konutunda 2 saate yakın dünyadaki bütün gizli-makro ölçekteki tarım, elektronik, genetik çalışmalar ve hücreye müdahale gibi pek çok konuda ki yaşadığım gördüğüm hadiseleri paylaştım!
“Ahmet bey Kardeşim.. evladım senin bu anlattıkların çok önemli ve dünyanın geleceğinde kullanılacak teknolojiler!.. Hemen talimat veriyorum Başbakanlığa bağlı bir özel birim kuralım ve çalışmalara başla ekibini kur..” Vs.
Ben hakikaten çok heyecanlanmış ve o zaman doktoradan arkadaşım Memur Sen genel başkanı da olan Dr. Ahmet Aksu kardeşimle de bunları paylaşmış ve çalışmalara başlamıştık!!?
Yerin kulağı vardır derler..?
Biz çalışmalarımızı ve iki ülke arasında nasıl bir çalışma yapabiliriz ve alt zemini oluşturma çalışmaları için acilen Azerbaycan’a dönmüş ve orada bilim buluş adamları başkanı olan Şavkı muallim ve diğer ülke bilim adamlarıyla bir toplantı yapmış, Harran ovasındaki tuzlanmanın yok edilmesi, buğdayın veriminin yedi kata yakın arttırılması, renkli pamuk ve tekstil ürünleri üretilmesi, toprak, hava, su dengesi kimyasal gübrelerin önlenmesi adına havadaki azotun toprağa alınma teknolojisi.. Vs gibi batıda bilinmeyen pek çok dudak uçuklatacak teknolojileri nasıl getirebilirizin yollarını bakanlıklarla müşahadeye başlamış ve resmi yazılar yazılmıştı!!?
Yukarıda anlattıkların bir tevatür değil 1994 yılında kaleme aldığım kozmik bilim ve bilinç ışığında yaşam enerjisi kitabında yapılan bütün bu çalışmalar ve başbakanla yazılan resmi yazışmalar ve yapılan bütün çalışmalar ekte sunulmuştur!
Fakat 1997 yılı Haziran ayında ülkede bugün de yaşanan her devrin adamı olan bir türlü adam olamayan kripto devşirme ve bir türlü dönmeyenlerin entrikaları ile görevden indirilen sayın Erbakan’ın son konuşmamızda bize ilettiği “danışmanlarımız yine bizi yanılttı” sözü ise hep aklımda kalmıştır!!?
İnsan unutan yaratık demektir!
40 yıllık devlet görevimde yurt içi ve yurt dışı tecrübelerimi anlatabildiğim rahmetli Başbakan Erbakan’ı da burada hayırla yâd ederken gelecek yüzyılın teknolojilerinde, Erbakan hocamızın Kutlu doğum haftasında yaptığı konuşmasını başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı iletişim kurumu, üniversiteler ve merak edenlere ve Türk medyasının değerli köşe yazarlarına “İnsan olmanın hususiyetleri” başlığı ile bir vizyon olarak ithaf ediyorum
“Son yıllarda genler üzerinde çok büyük çalışmalar yapılmıştır. Tarım ve tıbbi maksatlı araştırmalar, büyük paralarla finanse edilmiştir. Bu çalışmalar ne göstermiştir? Bir nebat, bir hayvan ve bir insan; bir dişi hücreyle bir erkek hücrenin bir araya gelmesinden teşekkül eden bir ilk hücreden meydana geliyor. Bu ilk hücrenin hepsinde bir kabuk, plazma var ve kromozom var. Ama birisinden buğday, birisinden kedi; birisinden insan çıkıyor!
“Bu, neden böyle oluyor?” diye, genler üzerindeki araştırmalar şu gerçekleri ortaya koymuştur ki; insan kromozomu, hayvanların ve nebatlarınkinden çok farklıdır! Nebatı meydana getiren kromozomların tek merkezli, hayvanı meydana getirenlerin iki merkezli; insanı meydana getireninse üç merkezli bir kromozom olduğu ve insanı insan yapan asıl özelliklerin işte bu üçüncü merkezden doğduğu ilmi araştırmalarla, açıklığa kavuşturulmuştur! Dolayısıyla, maymundan insan olmaz! Çünkü maymun bir hayvandır, onun kromozomu iki boğumludur! Asıl, insanı insan yapan üçüncü boğum; kromozomun içinde bile mevcut değildir! Peki, insanı hayvandan ayıran nedir dediğiniz zaman; Cenâb-ı Hakk’ın, işte o üçüncü boğumdan insanlara hassetmiş olduğu dört temel özelliktir!
İnsan, öyle bir mahlûktur ki;
1. Doğru ile yanlışı ayırabiliyor!
2. İyiyle kötüyü, güzelle çirkini ayırabiliyor!
3. Adaletle zulmü ayırabiliyor!
4. Faydalıyla zararlıyı ayırabiliyor!
İnsanı insan yapan, Cenâb-ı Hakk’ın verdiği bu üstün müstesna meziyetlerdir! Onun için insan, bütün mahlûkatın en şereflisi, en üstünüdür!”
Andolsun biz, cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık. Bunların kalpleri vardır ama kavrayamazlar; gözleri vardır ama göremezler; kulakları vardır ama işitemezler! Onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır!” A’râf 179
Yarabbi sen içimizdeki insan olamayan gafiller sebebiyle bizleri de helak eyleme. Bizlere insan olmayı nasip eyle! Âmin.
WhatsApp ihbar hattı: 053020000 96







