--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Geliştirilen teknolojiler insanlık aleyhine kullanılabilir mi..?

Ahmet Maranki
Ahmet Maranki
4

 

Dünya!

Sekülerist bilim bakış açısıyla, madde gözüyle baktığı sözde bilimsel çalışmalarında sınıfta kalmıştır!

Bugün gelinen noktada dünyamızda teknolojinin bu kadar yüksek olarak kullanılmasına, uydulardan bütün hareketler kontrol edilir bir vaziyette iken hâlâ insanlığın mutsuz ve umutsuz, zaman zaman oluşan dünyanın belirli bölgelerinde ve son yıllarda sık sık ve giderek artan bir şekilde “Türkiye’de olduğu gibi seller, tsunamiler DEPREMLER ve bir türlü önü ve tedbiri alınmayan tarımsal alandaki kuraklıklar, ekolojik bozukluklar ve HASTALIKLAR açısından bakıldığında” netice itibari ile sonuçsuz, başarısız hatta kitlesel ölümlere sebep olduğunu görüyoruz!

Diğer bir bakış açısıyla acaba her ne kadar “Allah’ın yarattığı sineğin kanadını bütün bilim adamları toplansa da yaratamayacağı” günümüzde uzay teknolojileri ile madem ki dünyada bugün tabii afetler ve oluşturulan hastalıklar noktasında bu olumsuzluklar oluyorsa bunda bu teknolojilerin bu felaketlerde payı var mı demekten kendimizi alamıyoruz!

Modern bilim ve teknoloji onarmak yapmak için mi! Yoksa bozup yıkmak için mi kullanılıyor?

Güdümlü füzelerle hedefler sıfır hatayla vurulduğu, uydudan cama vurulan ışınlardaki titreşim ile odada konuşulanları kağıda döken teknolojiler bundan 20 yıl önce İstanbul’da yabancı malların satıldığı Salı pazarında satılıyordu!

Fazla uzağa gitmeye gerek yok!

Bilim adamı veya fazla akıllı olmaya da gerek yok!

Anneler dünyada cenneti yaşamak için yaptıkları ve depremde de altında kaldıkları koca koca evlerinde çocuklara özel hazırlanmış yatak odalarına koydukları küçücük bir iğne gibi cihazla kulaklarına taktıkları bir kulaklıkla 500 metre² alanda çocuğun ağladığını konuştuğunu sızladığını duyan cihazlar internette satılıyor..!

İstikbal göklerde mi?

Türkiye son yıllardaki Savunma Sanayi başta olmak üzere üçüncü Dünya Savaşı’na hazırlanır gibi sahip olduğu teknolojilerle Rusya, ABD ve NATO ülkeleri ile yarışır halinde..?

Mazlumların umudu mağdurların beklentisini karşılamak, büyük devlet olmak tabii ki bazı şeyleri gerektiriyor..?

Benim ve sanıyorum da milletin talebi şöyledir!

Biz gelişmekte olan bir ülke olarak silah sanayine verdiğimiz önemi eğitim başta olmak üzere kültür, sağlık ve tarımsal faaliyetlerimizin daha yaşanabilir bir Türkiye olarak oluşmasına katkı yapacak hamleleri de beraberinde talep ediyoruz!

İnsanlar kobay olarak mı kullanılıyor?

Bahsettiğim bu konuyla ilgili maalesef ülkemizde modern tıp denen Ortodoks tıbbının bütün alet ve avadanlıkları en yüksek seviyede Türkiye nüfusunun çok üstündeki şehir hastaneleri patlaması ile arzı endam ederken, işin çok garibi hastalıklar çoklu sayılarla katlanarak artmaktadır!

Maalesef insanlarımız hem gençken hem ömürlerinin ahir zamanlarında yapılan birtakım yanlış belki de kobay olarak kullanılan uygulamalarla,

Yaşlılarımız da mutsuz!

Gelecekten umutsuz!

İlaç torbaları elinde!

Organları eksik!

Dizlerinde teneke kaplı, kalplerinde stent, safra keseleri alınmış pek çoğu da rahatsızlıkları sebebiyle sonda ve bez bağlayarak yapılan operasyonlar sonunda büyüklerin dediği gibi -iki gün yatak üçüncü gün toprak -dualarıyla son günleri yaşatılmaktadır!

Türkiye’nin acı gerçeği de maalesef gelinen nokta budur!

Bunun dışında bir de ilahi kitaplarda buyuruldu gibi ahir zamanda yani  felaket asrında, yani küfrün diz boyu olduğu zamanlarda yani haram helalin ayırt edilemediği zamanlarda …insanların Allah’ı razı etmek yerine kulları razı ederek mevkii makamlarını muhafaza noktasında bütün yapılan haksızlıklara karşı sustuğu ve şeytanın emirlerine tabi olduğu bir zamanda yaşatılıyoruz..!

“Ümmetim 73 fırkaya ayrılacak biri kurtulacak -fırkai naciye..?”

Bundan benim anladığım yine ilahi kitabımızda bildirilen düşünebilen, akıl edebilen, mukayese yapabilen, okuyan, araştıran, sorgulayan.. vs farkındalıklı kullar kurtulacak.?

Hocam derdi ki:

evladım büyük felaketler zuhur edip tahripkar olduğu zaman kim ahireti ve zerre kadar hayrın şerrin hesabını düşünüyorsa her saniye, Allah’tan af ve bütün kullardan helallık dilesin..!

Tabii bu bütün makamlar için de geçerli!

Herkes kaderini yaşayacak..?

Çünkü Cenab-ı Rabbilalemin hiçbir zaman kullarına zulmetmek için kullarını yaratmadı..!

O, emir ve yasaklarını gösterdi!

Hakkın hatırını ali tutanlar için cenneti, 

Haksızlık karşısında susanlar için de yaşasın cehennem dedi!

Cenab-ı Rabbilalemin verdiği ömür uzamaz kısalmaz da..!

Yani hiçbir zelzele, sel felaketi veya bir vazifeli mikrop!

Allah ol demeden hiçbir şeye sebep olmadığı gibi, öl demeden de hiç kimseyi öldüremez..!

İnsanlık!

Gelin günahlarımızdan nedamet ve tövbe edelim!

Allah’a teslim olalım!

O’nun emir ve yasakları dairesinde hareket edelim!

İHLAS:

Amelinizde rıza-yı İlahî olmalı..

Eğer O razı olsa bütün dünya küsse ehemmiyeti yok!

Eğer O kabul etse bütün halk reddetse tesiri yok!

O, razı olduktan ve kabul ettikten sonra, isterse ve hikmeti iktiza ederse sizler istemek talebinde olmadığınız halde, halklara da kabul ettirir, onları da razı eder..!

BİZLER, Kulları değil!

O’NU razı edelim!!!

O karar verirse “kün! fe ye kün” yani ol der ise ve yukarıda saydığım hadiseler ve gelecekte kimin ne olacağına yine ancak O karar verecektir..!

Cuma duamız odur ki: Allah’ım bizleri kendine kul, habibine Ümmet, haksızlık karşısında susan şeytana tabi olan kullarından eyleme..! Âmin içimizdeki gafiller sebebiyle de bizleri de helak eyleme.. Âmin

Vesselam!

WhatsApp: 0530 200 00 96

 

Ahmet Maranki Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle