--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Geleceğin Türkiyesi için ana hedef; biyoçeşitliliğin korunması ve güvenli gıdalarla neslin muhafazasıdır!

Ahmet Maranki
Ahmet Maranki
3

Geçtiğimiz günlerde 26. EXPO Fuarı’nda MÜSİAD gibi mühim bir kuruluşun, International Business Office-Uluslararası İş Konseyi’nin kurucu başkan Erol Yarar organizesinde, Türkiye’de ilk defa “gıda güvenliği ve neslin korunması” gibi bir başlıkla program yapabilmesi büyük başarıdır!

Sayın Cumhurbaşkanımızın da hususen itibar edip, 125 ülkenin resmi-özel temsilcilerine, medya mensuplarına, MÜSİAD’ın bütün dünyadaki başkanlarına ve işadamlarına hitap etmesi; yıllardır binlerce çalışmamızın, üretimlerimizin ve yaklaşık 2000 “güvenli ve güvensiz gıda” konferanslarımızla oluşturduğumuz yüksek bilincin bir neticesidir ve ülkemiz adına çok büyük bir kazançtır diye altını çiziyorum! Haziruna yaptığım sunumumu “sağlıklı nesiller için” tarihe kayıt düşsün diye sizlerle paylaşıyorum!

“Gıdayı kontrol eden, insanlığı kontrol eder..!”

Biyoçeşitlilik bir ekosistem, biyom yani tüm dünyadaki yaşam formlarının çeşitliliğidir. Biyoçeşitliliği, farklı bir yönüyle düşünmek gereklidir! Biyolojik çeşitlilik; bitkiler, hayvanlar, mantarlar, mikroorganizmalar gibi tüm canlıları ve bunların oluşturdukları ekosistemleri-içinde yaşadıkları alanları ifade eder.

Biyolojik çeşitlilik; tür çeşitliliği, genetik çeşitlilik ve ekolojik çeşitlik olarak üç başlıkta değerlendirilir. Biyoçeşitliliğin, özellikle teknolojik sahada ve tarımda ulaşılan seviyeyle etki sahası son derece yüksektir. Biyoçeşitlilik, yaşamsal devamlılık için zaruridir. Binlerce bitki ve hayvan türü; tarım, hayvancılık, balıkçılık ve eczacılık gibi alanlarda temiz hava ve su kaynağı olarak biyolojik döngüyü sağlamaktadır.

Eko çeşitliliği etkileyen sebeplerin başında iklim yapısı ve coğrafi yapı, kara ve denizlerin dağılışı, yer şekilleri, toprak, hava ve suyun etkileri gelmektedir! Biyolojik faktörler, insanlar ve diğer canlıların müdahalesiyle şekillenmektedir. Paleocoğrafya denen kıtaların kayması ve iklimdeki değişiklikler yanında; elektromanyetik dalgalar, kimyasal katı atıklar, ağır metaller ve genetiği değiştirilerek beyin kodlarına uymayan gıda ve kimyasalların habitatı tahrip etmesi en büyük tehdittir! Eko çeşitliliğinin devamı için mutlaka tabiatın asli dengesine dönüşümü sağlanmalıdır!

“SU AKAR YOLUNU BULUR..!”

Bu darbı mesel, bize çok şey anlatmaktadır! Zira yanlış politikalar sebebiyle gelmesi son derece muhtemel tahribata ilk iş olarak, ata tohumlarının sürdürülebilir düzeyde korunması sağlanarak tedbir alınmalıdır!

Burada kritik bir eşik bulunmaktadır. Tohumların saklanması, geliştirilmesi, korunması, sekülerist-kanıta dayalı bilimde mümkün gibi görünse de; her sene flora-fauna-habitattaki yıkımla yenilenmeyen tohumların ileriki nesillerde hayat bulması-üretilmesi tehlikesi kapıdadır! Bu gerçek asla göz ardı edilmemelidir!

Dünyada tohum bankaları ve bio çeşitliliği koruma noktasında yapılan çalışmalardan azami surette verim, her yıl belli oranda ekolojik-bölgesel gelişmelere ve çevre faktörlerine dayanıklı türlerin ekimi ve onlardan alınacak tohumlarla yenilenen, sürdürülebilir tarım ve üretim metodlarını kullanarak tohumları yenilemekle mümkündür!

İnsanların yaşamlarını sürdürebilmesi için yaşadıkları çevrede, temiz havanın ve suyun, verimli toprakların, yüksek içerikli gıdanın ve diğer gereksinimlerinin karşılandığı zengin bir habitat olmazsa olmazdır! Dünya çapında en stratejik açılım, hayatın devamı noktasında en zaruri ihtiyaç gıdadır! Genetiği kırılmamış, modifiye edilmemiş, insan metabolizmasının işleyebileceği ve sağlık döngüsünü-dengesini kurabileceği organik gıdalar,  beden-ruh sağlığının zeminidir!

GELECEĞİMİZ ÇOCUKLARIMIZIN 

KORUNMASI, EN HAYATİ MESELEDİR!

Bu, ülkenin geleceğini şekillendirecek en stratejik tedbir ve yatırımların ilk hamlesi, tüm dünyadaki bütün hazır gıdaların ana muhtevası-katkı maddesi 900 türünün %90’ı maalesef domuz menşeili ve şaibeli “emülgatör”ler, Çin Tuzu, ebter-dölsüz-üremeyen ve ticariliği de düşük tohumlar, kimyasal gübreler, kabuk-kepek ve ruşeymi alınmış tahılların, hububat ve bakliyatın asıllarına döndürülmesidir!

Bunun dışında beyin kodlarımızda olmayan, bilhassa toplumda yaygın şekilde kullanılan, ısıl işlemle rafine edilmiş-faydalı maddeleri atılmış yüzlerce tür gıda ve bunların stoklanması-raf ömrünü korumak için kullanılan polietilen ve plastik türevleri, beden fizyolojisine uymayan fast food, gazlı içecekler, cips, bisküvi ve bilhassa mısır şurubundan yapılmış yüzlerce “gıda olmaktan tamamen uzaklaştırılmış maddeler!?”le yaşamaya mecbur edilen ve bağışıklığı düşmüş “geleceğimiz olan çocuklar” ve orta yaş üstü neslimiz de çok büyük tehdit altındadır!

ÖMÜR UZAMIŞ FAKAT “SAĞLIKSIZ 

YAŞLILIK” ÇOĞALMIŞTIR!!?

Kanalizasyon sistemlerinin ıslahı, şebeke sularının temizlenmesi, hijyen şartları ve muhtelif belediye hizmetlerinin artması ömrün süresini uzatsa da; kalitesinin düşmesine mani olamamaktadır!!! Gerçek tedbir, sağlıksızlaştıran bozuk gıdaların düzeltilmesidir! Çevresel-ekolojik şartlar düzelirken biyoçeşitliliğin azalması, yapay gıdalarla tekdüze beslenmenin, organik gıdaya oransal olarak baskısı sonucudur! Fiziksel-psikolojik sağlıksızlığın ana sebebi; organik toprak mahsullerinden fito protein ve vitaminler yanında selenyum, çinko, lityum, iyot gibi minerallerin eser miktarda da olsa alınmamasıdır!

GIDA GÜVENLİĞİ

Türkiye’de halk tarafından seçilmiş irade Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan; “Gıda güvenliği, ülke güvenliği kadar önemlidir!!! Gıda güvenliğini garanti altına almak, altını çizerek söylüyorum; ülkemiz için aynı zamanda bir milli güvenlik meselesidir!!!” sözüyle de bu konuya son noktayı koymuştur!

İnşallah Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasa ve kanunlarında “biyoçeşitliliğin ve insan neslinin korunması” ile ilgili acil olarak kalıcı tedbirler alınacaktır. Türkiye’de, başta devlet kurumları olmak üzere tüm eğitim kurumlarımızda bu kadim öğretilerin tedrisinin, en kısa zamanda-daha da geç kalınmadan hayata geçirilmesi zaruridir!

WhatsApp İhbar Hattı: 530 200 00 96

 

Ahmet Maranki Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle