--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Evet mi, hayır mı?

Ahmet Maranki
Ahmet Maranki

Değerli Akit Gazetesi okuyucuları, Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi bu necip Anadolu insanının ve insanlığın üzerine olsun diyerek sözlerime başlıyorum. Daha önce Avrupa’da Hollanda’da, Rusya’da, Türkî ülkelerde “strateji” başlığı ile onlarca makale yazdım! Ahmet Maranki’ye kısa bir mukaddime yapmamız gerekirse; 33 yıllık devlet görevim sırasında rahmetli Turgut Özal’dan başlayarak pek çok başbakan ve bakana danışmanlık yaptım...

Dünyada 1000’i yurtdışında olmak üzere 2000 konferans, “Sağlıklı Yaşam Serisi” adı altında onlarca 1 milyon baskılı kitab, dünyada ve Türkiye’de görsel medyada, ulusal kanallarda 1000’e yakın TV programı, yaklaşık 1 milyon kişiye merkezlerinde danışmanlık hizmeti vermiş ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyib Erdoğan’ın dediği gibi, “Bu ülkede üreteni desteklememiz lazım” mantığı ile Bakanlıkların onay verdiği 750 

farklı besin destek ürününü “İnovasyon” teknolojisiyle Türk çiftçisinin Anadolu topraklarında emeği ile ürettiği ürünü patentleyerek insanlığa hediye bırakmış ve son olarak da “Kozmik Beden Temizliği-Detoks” kamplarında 10 yıldır yaklaşık 20 bin kişinin şifa bulmasına vesile olmuştur. Halen Türk televizyonlarında, Beyaz TV’de ve Akit TV’de “Kozmik Yaşamın Sırları ve Perde Arkası” adlı programlarla ve yıllar önce Cuma dergisindeki yazılarımızdan sonra şimdi de Akit Gazetesi aracılığı ile sizlerle buluşmanın mutluluğunu yaşıyorum.
Allah hayırlı yazılar yazmayı nasip etsin. Hedefimiz birilerinin kuyuya attığı taşı çıkartmak yerine “Stratejik Araştırmalar Uzmanı” ve yukarıda saydığımız eserlerin sahibi olarak, taşı biz atıp gündemi oluşturmak olacaktır.... Evet, bu ilk yazımıza, “Evet mi Hayır mı?” sorusuyla başlıyoruz.

 

Türkiye bir süreçten geçiyor. Gündemimizde, başkanlık sistemi var. Başkanlık seçimlerine doğru ilerlerken büyük kampanyalar başladı;

Evet mi? Hayır mı?

Ben de “tarihe kayıt düşsün” diye ilk yazıma şöyle bir girizgâhla başlamak istiyorum.

- Türkiye’de bu sıkıntılı sürece tarihi seyri içinde “İbret alınsaydı tarih tekerrür etmezdi!” noktasında baktığımızda; 26 Ocak 1699 tarihinde yapılan Karlofça Antlaşması, 16 Ağustos 1838 tarihinde imzalanan Baltalimanı Antlaşması ve en son imzalanan Avrupa Gümrük Birliği Antlaşması ile ülkemizi bir “tüketim toplumu” haline getiren, Tanzimat’la başlayıp Birinci, İkinci Meşrutiyet’ten başlayarak 15 Temmuzlara gelen “KAOS” sürecinin tekrar yaşanmasına HAYIR...

- Nobel’e aday insanların çıkartılabilmesi için üniversitelerin gerçek eğitim kurumlarına dönüştürülmesi konusunda yıllardır gereken adımları atmayanlara; sağlıklı yaşam merkezleri ve koruyucu hekimlik, tamamlayıcı tıbbın engellenmesine HAYIR...

- Türkiye’de beyaz yakalıların marifeti ile üniversitelerde “Araştırma yapıyoruz” diye yabancı ülkelerden bilim adamlarının ülkemizi kıyı bucak gezerek televizyonlarda yabancılara programlar yaptırılarak ülkemizin Flora ve Fauna’sındaki bitki tohumu börtü böceğin toplanarak ülkemizden kaçırılmasına HAYIR....

- Ülkemizde trans yağlar cenneti yapılarak, mısır şurubuyla, buğdayın rüşeyminin alınmasıyla elde edilen beyaz unla yapılan ekmekle, tuzun içindeki 84 mineralin alınarak sadece sodyum klorür içeren rafine tuzla, rafine edilmiş şekerle, 40 günde kesilecek hale gelen tüysüz üretilen tavuklarla, ağız gibi son derece hijyenik öneme sahip bir bölgenin içine florür gibi bir zehrin katılarak üretilen diş macunlarının ülkemiz insanına reva görülmesine HAYIR....

- Türkiye’nin dünyada yaşanacak tek ekolojik ülke olmasına ve Bursa, Kayseri, Konya ovası gibi verimli topraklarımızda yetişen ürünlerimize Rusya Devlet Başkanı Putin’in bile “Artık Türkiye’nin kaliteli narenciyelerini yemememiz için bir sebep yok. Olumsuzluklar ortadan kaldırılmıştır” diyerek bir yabancı devlet adamının bile Türk narenciyesine verdiği öneme rağmen, 26 Ocak’ta Külliye’de yapılan “Şehircilik Şûrası’nda Adana ovaları gibi tarım arazileri başta olmak üzere “Münbit tarım arazilerine yapılaşma yapılmayacak” diye bir cümle bile edilmemesine HAYIR...

- Türkiye bir tarım ülkesi olmasına rağmen, ovalarında “ebter-dölsüz” suyu çokça emen “beyin kodlarımızda olmayan” başta mısır şurubu üretilmek üzere ekilen mısır olmak üzere diğer ekilen Anadolu toprak yapısına uygun olmayan “ebter tohum” ekimlerin yapılmasına ve nesillerimizin sağlıksız besinlerle hastalandırılmasına HAYIR....

- Cumhuriyet kurulduğu günden başlayarak 65 hükümet kurulmasına rağmen istikrarı sağlayamayan, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kaoslar yaşatan, bir kasa atılması ile bir gecede 5 bin kişinin cebine planlı ve maksatlı olarak, içimizdeki vatan hainlerinin de nemalanmasını sağlayanlara HAYIR... 

- Türkiye’de eğitim eşitsizliğine, meslek liselerinin ve yeni 200’e yakın üniversitenin araştırma merkezleri, laboratuvarları olmadan açılarak sadece “diploma dağıtan merkezler” olmasına seyirci kalan, Nobel’e aday ürünü, bilimsel çalışma ya da makaleye sahip olmayan üniversitelere; kitapsız üniversite hocalarına HAYIR.....

- Türkiye’de faiz lobisi ile geçinen ve bu ülkede öz sermayeleri ile hiçbir yatırım yapmayan, devletten aldıkları kredileri de kukla haline getirdikleri hükümetlerle bölüşerek halkın cebinden milyarlarca lirayı alan ve halkını soyanlara HAYIR....

- Türkiye’de Anadolu insanının müteşebbis gücüne katkı yapıp üretenlerin yurtdışından ebter tohumlar getirilerek yerli tohumların yok edilip bir gün tamamen tohumda dışa bağımlılığı teşvik eden zihniyete HAYIR....

- Tarım ülkesi olan Türkiye’de, tarımcılığı, fındık üretimini, narenciyeciliği, zeytinciliği ve diğer tüm tarım ürünlerini üretenleri teşvik etmeyerek ithalat yolunu açan, sistemden nemalananlara HAYIR...

- Türkiye’de Türk-İslam kültürü dışında tüm kültürleri bize dayatmaya çalışarak bir kültür asimilasyon politikası, televizyon yayınları yapanlara, kitap ve dergi neşredenlere ve bunların gençlerimize okullarımızda okutulmasına HAYIR... 

- Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü için 15 Temmuz gecesi sokaklara çıkıp şehit olan ve Türk Silahlı Kuvvetleri her gün onlarca şehit verirken, televizyon kanallarında lağım akıtan, evlilik programları düzenleyen, şarkı yarışmalarında dansöz oynatan zihniyete HAYIR..

- Türkiye’ye dayatılan ve bugünkü olumsuzlukları yaşamamıza sebep milli olmayan Tevhid-i Tedrisat Kanunu’na HAYIR...

- Başta petrol, bor, toryum gibi maden ve doğalgaz zenginliklerimize rağmen “Türkiye’de petrol ve doğalgaz yoktur” diye rapor veren dönmelere, dışa bağımlı insanların yer altı zenginliklerimizi başkalarına peşkeş çekmesine HAYIR...

- Türkiye’de ağır sanayi hamlesi diye Türkiye’ye getirilen otomotiv sanayiinin çürük, dünyaca demode olmuş Türkiye’de sadece montaj aşamasında olan otomobil sanayiine HAYIR...

- Türkiye’de, dünyadaki ilaç tüketiminde yüz milyarlarca dolarla OECD ülkelerinde ilk sırada, dünyada 2. olan, antibiyotik kullanımında diğer ülkelerin önünde yer alan bir ülke olmamıza yol açan ilaç teröristlerine HAYIR...

- Elektromanyetik dalgalarla sağlığı bozan geri kalmış teknolojiler içeren, radyasyon değerleri insan sağlığı açısından son derece yüksek, bilgisayar, cep telefonu, tablet ve diğer elektronik cihazları kontrolden geçirmeden ülkemize getirerek ülkemizi radyasyon çöplüğüne dönüştürenlere HAYIR ...

- Türkiye’de; dünyada gıda katkısı olarak kullanılan 450 emülgatörün pek çoğunun yasaklanmasına rağmen, başta Müslüman olan ülkemizde, “Helal-Haram” noktasında hiçbir kaygı duymadan bu ürünlerin gıdalarda kullanılmasına müsaade edenleri engelleyemeyenlere HAYIR...

- 22 milyon kilometrekarede bin yıl adalet dağıttığımız coğrafyadaki, Balkanlar, Kafkaslar ve Ortadoğu’daki soydaş ve dindaşlarımıza sahip çıkmamızdan rahatsızlık ve utanç duyanlara HAYIR... 

- Türkiye sınırları içerisinde halen bir algı operasyonu, gri propaganda ve beyin kontrolü noktasında devam ettirilen sağ, sol, Kürt, Alevi, Kemalist, faşist, komünist, ateist vs. gibi tabirlerle halkın uyutulmasına yeter artık diyerek hep birlikte haykırıyor HAYIR, HAYIR, HAYIR.... diyoruz!

Türkiye’mizde her gün yaşanan ve bu necip millete yaşatılan yukarıda saydığım bu stratrajik konuları uzatmak mümkün....!

www.maranki.com sitemiz bir sözle başlar; “Güneş doğudan doğar ve dünyayı aydınlatır”. İşte bu “Başkan”lık modeli, Amerika’yı bugün 50 eyaleti ile bir arada tutan, Avrupa’da kabul edilmiş bir modeldir.!

Türkiye’nin “şüheda toprağı olan bu topraklarda” yukarıda “HAYIR” diyerek saydığımız bu ülkede yaşanan bütün bu olumsuzlukları değiştirecek, sıkıntıları yok edecek yeni bir nizam ve intizam içinde Türkiye’mizin çocuklarımızın geleceklerini teminat altına almak için “Yeni Anayasa-Yeni Model-Yeni Sistem” değişikliğine bu “ÜMİD” ile “EVET” diyoruz...

Molla Nasreddin göle maya çalarken onu görenler “Molla bu tutmaz” demiş. Molla, “Ya tutarsa” demiş. Yine Molla Nasreddin’in eşeği kaybolmuş, bir köylü çıkmış ve “Molla herkes senin eşeği arıyor, sende bir kaygı yok. Neden?” demiş Molla, “Bak demiş, şu karşı dağ var ya, benim ‘ÜMİD’im eşeğimin o dağın arkasında olması. Eğer orada eşek yoksa sen o zaman bendeki vaveylayı gör” demiş. Bütün Türkiye’de 60 yıllık ömrümüzde yaşadığımız olumsuzluklar, hiçbir zaman düzelmedi. Cumhuriyet ile kurulan yukarıda izah etmeye çalıştığım, “yerleşik düzenin ahtapot kolları”
bütün devlet kurum, kuruluş, siyaset ve üniversiteleri, gönüllü kuruluşları, dernek ve cemiyetleri, cemaatleri sarmışken, bir “ÜMİD”imiz var. O da BAŞKANLIK SİSTEMİ. Siyasi kaygılardan uzak, hizmet “Alperen”lerinin görev yapacağı bir sistem. “ÜMİD”imiz dağın arkasında.

Türkler; Orta Asya’dan Anadolu’ya gelirken Mete Han’dan başlayarak bugünkü Türk Silahlı Kuvvetlerine 2444 yıl, Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyetini kapsayan 16 devleti yıkmamış, iç ve dış hainlerce yıkılmaya yüz tuttuğu dönemde yerine yeniden dirilişle yeni bir gürbüz Türk devleti doğmuştur ...

Bugün doğum sancıları çeken cumhuriyetimizin bu gününde “misyonumuzu hatırlayarak” ecdadımızdan aldığımız devlet tecrübesi ile bu yeni modelin ülkemize hayırlı olacağı temennisiyle “EVET” diyoruz.

Bu vatanın evlatlarının alternatifleri bitmez…

Kalın sağlıcakla, vesselam.

İrtibat: [email protected], whatsapp ihbar hattı: 0530 200 00 96 numaralı telefonumuzdan bize ulaşarak bilgi, belge ve suallerinizi ulaştırabilirsiniz.

 

Ahmet Maranki Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle