--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ergenekondan; Kızıl Elmaya hedefimiz Türk İslam Birliği Ülküsü!

Ahmet Maranki
Ahmet Maranki

Kızıl Elma, tarih içerisinde çeşitli düşünce ve amaçlar için kullanılsa da hep sürmüştür. Birçok padişah, düşünür, yazar, siyaset adamı ve komutan için Kızıl Elma hep vardı. Bazısı için bir ülkü-adalet, bazısı için bir ideal,  bazısı için bir topluluk ve kimisi için yerküreyi ifade etmiştir.

Tarih Kızıl Elma imgesini, 2200 yıl öncesine yani Oğuzlara kadar götürür. O zamanlar Türklerin Kızıl Elmas’ı “Batı” idi. Kanuni Sultan Süleyman’a Kızıl Elma neresidir diye sorulduğunda; “Önce Viyana sonra Roma” demesi Kızıl Elmanın o tarihteki anlamıydı. 

Kızıl Elma imgesi, adaletine güven duydukları padişahın bu nizamını insanoğluyla paylaşmak olarak görmüşler ve bunu talep etmişlerdir. Aynı zamanda her bir bireyin bu amaçta olması da Kızıl Elma’nın bir hayat tarzı olduğunu ve hayata anlam kattığını göstermektedir. Öyle ki din, dil, ırk farklılıkları gözetilmemiş, her topluluk inancı ve gelenekleri içinde kendi dilini ve yaşam tarzını devam ettirerek süregelmiştir. 

68-78 kuşağının gençlik yılları!

68 kuşağından çok bahsediliyor, Türkiye’de kardeşin kardeşe düşürülüp iç savaş çığlıklarının atıldığı günlerdi üniversite tahsil yıllarımız!!!

Kızıl Elma tahsili!

Bugünkü hayat yoldaşımla da tanıştığım Milli Türk Talebe Birliği’nin, Aydınlar Ocağı’nın, Kubbealtı Cemiyeti’nin, Yeşilay Cemiyeti’nin, Türk Edebiyat Vakfı’nın ve daha pek çok milli ma’nevi değerlere sahip ocakların insanlara kültür asimilasyonuyla karşı nasıl mücadele etmesi gerektiğini anlatan beyin takımının konferanslarından birinde bizler de görevliydik. Gece gündüz hiç yer ayırmadan Türk milletinin Batılılaştıran bir kültür asimilasyonu yapılmak istendiğini anlatmaya çalışıyoruz. Hedefimiz Türk İslam ülküsü ve en büyük Kızıl Elmamız bu saldırıların güya sebebi gösterilen o zamanki SSCB ve onun başşehri “Moskova” ve “Türklere azadlık” sloganları ön planda gidiyordu. 

Tam 50 yıl sonra bir Kızıl Elma sözü ortaya çıktı.

Bugünkü Kızıl Elmalar tabii ki çok farklı. 

Bizim Kızıl Elmamız 

vatan millet devlet bayrak ve din bağlamında dün de Türk İslam birliği de bugün de aynı değişen hiçbir şey yok. Bu nizâmın kurulması için bütün gayemiz değişmedi değişmeyecek çocuklarımıza da bunları aşıladık inşallah onlarda bu mücadeleyi bizim nizami alem ölçümüz olan Kızıl Elmamızı devam ettirecekler…

Tabii yıllar sonra öğrendik ki; 80 öncesinde bu komplolar, sağ sol çatışmaları… Bu oyun bu necip millete 80 ihtilali ile 10.000’e yakın insanımızın telef olmasına sebep olmuş, Anadolu’nun yiğit çocukları bugünkü haçlı siyonist ittifakının o zamanki uzantıları tarafından saf dışı bırakılmıştır.

80 ihtilali ülkemizde 20 yıllık bir duraklamaya sebep olmuş, 

ÖZAL l. başkan olsaydı Türkiye kurtulmuş, lider ülke olmuştu!

Rahmetli Turgut Özal’ın yurtdışı ve devlet tecrübelerini bir araya getirerek çıkmak istediği bu kaostan bugün neden Afrin’de, Kuzey Irak’da ve Suriye’de olduğumuzun cevabını o zaman bulmuş çözümü için karar verip, mücadeleye başladığında bunu canıyla ödemiştir. Aynı oyun bugün de devam ediyor,

Recep Tayyip Erdoğan farklı olarak başkanlık sistemini hayata geçirdi. Halkın Seçtiği Cumhurunbaşı Recep Tayyip Erdoğan yani “başkomutan” olarak Türkiye’de çift başlılığın etkisini yok etmiş, tek adam tek lider tek başkan tek reis başkomutan olarak önde yürümektedir. İnşallah çok geciken bu misak-ı milli sınırlarının tahsis ve tesis edilmesi mutlak zorunludur vaciptir yapılmalıdır…

Türkiye’nin bundan başka da cumhuriyeti devletinin bundan başka da hiçbir çıkar yolu yoktur. İnşallah gelecek günler yakın diyor, sayın cumhurbaşkanımızın kızıl elmasının da bu olduğunu düşünmek istiyoruz…

Ergenekondan çıkarken hedefimiz Kızıl Elma idi!

Atalarımız Ergenekon’dan çıkarken Orta Asya’dan Kafkaslara, Hazar denizinin kuzeyinden Anadolu içlerine, Hazar denizinin güneyinden Suriye Irak’a kadar ulaşmış ve izlerini orada bırakmışlardır. Süleyman Şah’ın mezarının Suriye’de en son Osmanlı halifelerimizin kabrinin şu anda ve Halep’te şehitliklerimizin olması tesadüfi değildir.

Buralara sahip çıkmak bu necip milletin torunlarına vaciptir oradaki mazlumların haklarını korumak daha lazımdır ve lüzumludur çünkü Osmanlı’nın vârisi Anadolu Türkleri mirasına sahip çıkmalı mazlumlara ve beklenen Türk olduğunu göstermek zorundadır. 

Allah cc Recep Tayyip Erdoğan’ın yolunu açsın, Türk’ün cihan hakimiyetinde İslam ümmetiyle birlikte Türk İslam Birliği’nin Kızıl Elması olmasını ve bu başarıya ulaşmasına millet olarak gönülden desteklemek herkese vaciptir, aksini düşünmek hainliktir vesselam.

Allah’ım Kızıl Elması Türk İslam Birliği olanların gazasını mübarek etsin yar ve yardımcısı olsun âmin…

İrtibat ve ihbar WhatsApp hattı; 0 530 200 00 96 

[email protected]

 

Ahmet Maranki Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle