Dünya bir misafirhanedir!..
“(...) İnsan ise onda az duracaktır ve vazifesi çok bir misafirdir ve kısa bir ömürde hayât-ı ebediyeye lâzım olan levâzımâtı tedârik etmekle mükelleftir. İşte bu hayatı ebediye lazım olan levazımatını tedarik etmenin en kısa yolu ve anahtarı ‘Bismillahirrahmanirrahim’ ve ondaki sırdır!!” Bediüzzaman
Ağırlığı kaldırmanın bir sırrı vardır, teknik bazı detayları-formülleri vardır. Yek gücü çok çok aşan ağırlıklar dahi makara sistemleriyle kaldırılabilir. Bunun gibi nicesi ve hayatın daha müreffeh yaşanması adına keşfi için Kadir-i Mutlak’ın;
Evvelâ “El Âlim!” ve zahirî-batınî-ulvî-sırran tenevveran bil cümle ism-i şerîfleri hürmetine lütfettiği, insan havsalasının alamayacağı, nâkıs aklına nakşedemeyeceği, ancak ve ancak ruhi melekeleriyle hissedebileceği bir takım hassaları, bin bir ve ehven letaif envaını; kudret-i ilâhiyenin envarıyla hüdayı nabite mazhar olma şuuruyla ve mertebesiyle idrak etmenin hazzına matuf ademin, büyük adem-ademler içindeki serencamına ibret nazarıyla kesbetmek gerektir..!!! Zât-ı Zülcelâl’in, kâinatı bezediği sonsuz ilmi, kaide, kanun ve kurallarıyla nice olmazlar olur; nice olurlar zayi olur!.. Kaynayan buhar olur, buhru şifa olur. Maddesi izâl olur, neharı izhar olur!!!
BU DÜNYANIN İMARI DA
O’NUN LÜTFUYLADIR!
Teknoloji denen teknik bilim, hayatı geliştiren ve kolaylaştıran her şey, Cenâb-ı Hakk’ın kâinat nizamının keşfiyledir! Bütün kâinat, cevabını bekleyen suallarle süslenmiştir! Bugün bilim adına, bütün hayatı gölgeleyen karanlığın açıklayamayacağı çünkü anlayamayacağı şekilde; acizler, zayıflar, çaresizler çok büyük işlere, muazzam icraatlare, mucizelere vesile olabilmektedir...
Bir nebatın-bitkinin nazenin damarı, son derece mukavim bir kayayı-taşı-toprağı delip geçebilir!! Ateş, sıcaklık, kuraklık, ayaz, zemheriye rağmen yemyeşil-taptaze kalıp baharın neşv-ü nemasını bulabilir!?..
Bütün engelleri aşan, bütün imkânsızları olduran, kâinatın temel sırrına biz insanlar da vakıf olduğumuzda, önümüzde hiçbir engel-güç-musibet kalmayacaktır! Zira, bu harikulade kudrete dayanamayacaktır!!!.. O’nun izni ve emriyle dünyanın tepesine çöreklenmiş firavunlar, kör-topal bir sinekle helâk olur! Koca koca medeniyetler, benzersiz inşaalar herc-ü merc olur!! Ve devasa ateşlerse, salih kulları yakmaz olur!..
VAKTİ GELMEDEN GÜNEŞ DOĞMAZ!..
Bazen uğraşıp didinip durur ve en kıymetli hazinesi zamanını da heba eder insan ama, vaktin sahibinin lütfuyla keşfin zamanı gelir ve bir kıvılcımla çok daha rahat ve keyfiyetli şekilde çözülür ya işler; işte hayatın sırrı kabilinde her şeyin vakti-saati, pişmek-kemâle ermek için imtihan hikmetiyle seyredilir bu âlemde!?..
İnsanat âleminden evvel yaratılıp, muazzam tafsilat-tedrisat-terhisatla; nüvelerden-tohumlardan ağaçlara seyrederken “Sıbgetullah” sırrıyla endam eden nebatat ve hayvanat âlemiyle arzın letaifleri, uçsuz bucaksız deryanın bağrında ve akılsız-şuursuz olmalarına rağmen neredeyse sonsuz çeşit ve hususiyetle bezeli ve akıl almaz bir düzenle seyreden balıklarla bahr âlemi, semadaki seyyareler ve arzın-arşın ve arasındaki görünür-görünmez ehven mahlûkatın debdebesinden tek ve nihai bir hedef çıkmaktadır ki bil cümle âlemler, sahibini hâdsiz ve sonsuz bir şekilde tesbih etmektedir!!..
BUGÜNLERİN EN ELZEM İHTİYACI RAHMANİYET VE TECELLİSİ MERHAMETTİR!!!
İhtiyacât içinde yuvarlanan mahlûkatı terbiye eden rahmettir! Bir çocuk rızkını temin edemez ve karnını doyuramaz, hemen hiçbir ihtiyacını karşılamaz. Sağa sola koşup debelenince de netice alamamanın çaresizliğiyle ağlamaya başlar. İşte o an annesi yetişir ve bütün ihtiyacını karşılar. Yani o kadar çabası neticesiz kalan çocuğa rahmet kabilinde bir feryat lütfedilir! Küçük bir gayrete sebep kılınmış Rahmaniyetin tecellisiyle terhis edilmiş müşfik anneyle evlâdın her müşkülü biter ve sükuna kavuşur!!
Masum çocuğun, masumiyetinin-hayatının devamına vesile sırrı çözdüğü gibi nice masumları madden-manen yetiştiren ebeveynlerin de keşif ruhuyla hayatın bin bir letaifine-sırrına matuf bir hayata niyet etmesi lüzumludur! Bu gayretle nice olmazları oldurmaya, “dermansız gösterilen dertler”e, maddi-manevi rahatsızlıklara dermana kapı aralamak gerekmektedir! Yaratıcı’nın engin merhameti ümidiyle ve kavli-fiili dualarla O’na iltica şarttır!
NİYET HAYR, ÂKİBET HAYR!!!..
Gelin, bin bir perdelikle sarılı gül goncası şu en büyük azamet sahibinin muazzam kâinat perdesini aralayalım!?.. Ve bizlere lütfedilen, hatta seferber edilen güzellikleri, ebedi-sonsuz cenneti vaadeden, Rahman-ı Rahim’in dergâhını her hayrın başı “Bismillahirrahmanirrahim!!!” ile açıp önümüzdeki engelleri kaldıralım! Zira dergâh-ı izzette kabul için, ilk muhafızları ve sonrakileri ve ardındakileri aşmak gerek!.. Olur da aşılamazsa, rezil olunur!!.. Dergâh-sarayın zindanı boylanır! Bu sebeple hayatın her noktasında murâd-ı ilâhi için; münacaatla müracaat, samimiyetle iltica lâzımdır!!! Ancak ve ancak Sultan’ın müsaadesi ve muradıyla “Kün fe yekün!!!” emri vuku bulur! Vesselâm.
WhatsApp İhbar Hattı: 0530 200 00 96







