--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Depremin perde arkasındaki sır-2

Ahmet Maranki
Ahmet Maranki
8

 

Kahramanmaraş merkezli depremden sonra millet olarak çok acılar yaşıyoruz! Milletçe hem kan bağışları hem de Afad ve Kızılaya yardımlarımız da destek olmaya devam ediyoruz!

Rabbim milletimize ve insanlığa bir daha böyle felaketler göstermesin!

İnsanların acılı olduğu bugünlerde depremin neden niçin nasılını belgeleri ile anlatmak, insanları öldüren deprem olmadığını çürük düşünceli insanların ürettiği çürük binalar olduğunu daha sonraları bize gelen belgelerle bugün için anlatmak yerine işin manevi boyutunu bu büyük felaketin insanlara etkileyen musibeti dile getirmek istedim!

Meseleyi manevi açıdan bir pencere daha açmak istedim!

Musibet şerr-i mahz değildir!

Musibet tam şer olmadığından nasıl soğuğun her derecesinde, bir derece sıcaklık vardır!

Musibetinde her nev-in de bir derece nimet ciheti vardır!

Yani bu musibetin kaybettirdiklerini bir tarafa koyun, bir tarafa da kazandırdıklarını koyun ve tefekkür edip düşünün!

Deprem sonucunda canlarımız gitti, mallarımız gitti, insanların psikolojileri bozuldu, bunlar bizim maddi kayıplarımız yanında manevi kayıplarımız ve kaybettiklerimize manevi cihetten nasıl bakmalıyız?

Cenab-ı Hak göçük altında kalanları, şehit olarak kabul etti. 

Belki bu insanlar ömür boyu yaşasa şehadet rütbesini kazanamayacaktı!

Belki bu makamı kazanmak için yıllarca ibadet etmesi gerekecekti!

Belki de Allah muhafaza yaptıkları ile yaşadığı sürede belki de dünyasını kazanamadığı gibi ahiretini de kaybedecekti..!

Canlarımızla şehadet kazanıldı!

Deprem bir felaket bir musibet olarak geldi, bütün deprem mağdurlarına şehadet rütbesini hediye ederek gitti. 

Mallarımız sadakayı cariye oldu!

Hayatımız boyunca pek çok noktada kazanmaya çalıştığımız mallarımız zayi oldu!

Binalar yıkıldı!

Bunları da en makbul haliyle sadaka niyetinden Cenab-ı Hak kabul ediyor!

Belki de normalde yaşasaydık kimseyle malımızı paylaşmayacak belki de neticesi böyle güzel olan bir sadaka veremeyecektik manevi gözle baktığımızda inançlı insanlar için düşündüğümüzde fani malımızı bakiyeye çeviremeyecektik.!

Müslümanların, ehli imanın birbiriyle kucaklaşmasına vesile oldu! Son yıllarda ülkemizde oluşturulan ayrıştırma hareketleri partiler, cemaatler, bir takım paralel yapıların içimizdeki ve dışımızdaki işbirlikçileri ile milleti birbirine düşman eden, birbirimizden koparmaya çalışan Türk, Kürt, Alevi, Laz, Çerkez diye parçalamaya çalışan mihrakların oyunlarını da deprem bozdu. 

Birbirimize yeniden kucaklaşmaya, yeniden kardeşlik ahdine, yeniden birbirimizle canımızı, malımızı paylaşmaya sevk etti. 

Topyekün herkes canla, başla birbirini kucaklayıp herkes birbiriyle adeta yeniden bir kardeşlik ahdi yaptı.  Bir de ehli iman olanlar yanında insan olan herkesin adeta birbirleriyle hissetmesi gereken duygular, fedakarlıklar, şefkatler, merhametler ve daha çok birlikteliklerimiz vardı!

Allah’ımız bir, peygamberimiz bir, kıblemiz bir, vatanımız bir, devletimiz bir, bayrağımız bir, binlerce yıllık beraber yaşam birliğimiz vardı bunları bir kere daha anlamaya çalışmaya vesile oldu!

Yani hepimizi yeniden insanlık namına, canlandırdı! Bu ve bunun gibi pekçok kazanç yönünü de bu acılı ve kederli insanlarla bir müjde gibi paylaşmak istedim..!

Musibet demek ki her tarafı şer ve acı değil, kayıp değil, nasıl ki kışın çok şiddetli karın, fırtınanın musibet gibi görünen o dehşetli, şiddetli zemherinin arkasında haşmetli baharlar saklıdır. 

Demek musibet şerr-i mahz olmadığından her musibetten bir saadet doğabiliyor!

Ümidimizi yitirmeyeceğiz 

Bütün dünyada mağdurların ve mazlumların son yıllarda umudu olan Türkiye cumhuriyeti devleti ve onu temsil eden devletimiz ve onun tebaası bizler ümidimizi yitirirsek alemi İslam’ın umudu yıkılır! Bütün dünyaya örnek adalet dağıtma noktasında bir ümit olan son yıllardaki büyük gayretlerimiz komşularımızla olan ilişkilerimiz mazlumlara ve mağdurları açtığımız kucak ve bu istikamette ki duygu ve düşüncelerimiz kısaca şevkimizi kaybedersek işte o zaman gelecekle ilgili ümitlerimizi kısaca pek çok şey kaybederiz!

Bu musibetlerin başımıza gelmesine sebep olan, günahımızdan, kusurumuzdan her beraber tövbe edeceğiz! Belki bu bedel bizlere çok ağır oldu diye düşünebiliriz!

Ama bu kadar ağır bedellerin mükâfatı da hem şehitlik mertebesi hem de mallarımızın sadakayı cariye olması gibi büyük bir mükafat olduğunu da inanç noktasında düşünmemiz lazım..!

İslam hukuku ve Mecelle de bize ışık olabilecek bir müjde ve bir mükafaat da var!

Çünkü diyor ki “musibet mukaddimeyi mükafattır”. Yani musibet dediğimiz, bir günahın, bir kusurun cezası aynı zamanda da büyük bir mükafatında başlangıcıdır, habercisidir. 

İman zafiyetinden kaynaklanan, çok musibetlerin çok belaların inşallah telafisi için imanlarımızı kuvvetlendirip nasıl düşmanla savaşırken arkada da dua ordusu onlara himmet eder, moral verir, kuvvet verir Cenab-ı Hakk’ın inayetini, himayetini şefkatini celbeder!

Dünya rahat yeri değildir!

İnsan dünyaya keyif etmeye, lezzet almaya dünyada güzel bir hayat geçirmeye gelmedi!

Dünya bir imtihan meydanı, imtihanda devamlı sorular ve sorunlar çıkar ve imtihan bizim derecemizi, kıymetimizi layık olduğumuz yeri belirler!

Evet dünya bir rahat yeri değildir!

Kısaca bir imtihan yeridir !inançlı insanlar olarak Sekülerist anlayış dışında inancımız budur!

İlahi kitabımızda bize dünya yaşantımızda prospektüs olan ilahi kitabımızda ve onu bize anlatan Nebi’nin uyarılarında kısaca tüm bunlar ifade edilmiştir!

Hadiseye toplu olarak baktığımızda “sizin biraz malınızdan biraz canınızdan imtihan edeceğim ..”

Diyerek dünya hayatımızın her anında bize uyararak zaman zaman da belli hadiseler; seller, kuraklık, deprem, şiddetli fırtınalar.. Vs ile adeta korkuyla, mal zayiatıyla, can zayiatıyla ağır bir imtihandayız diye düşünmemizi istiyor!

Rabbim bu dünyadaki imtihanımızı en yüksek derecede verebilmeyi bizlere nasip etsin.. Âmin

Devam edecek!

WhatsApp bilgi ve ihbar hattı: 0530 200 00 96

 

Ahmet Maranki Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle