Beyaz ölüm; beyaz Türkler, beyaz yakalılar.... Ve sonuç!
Dünyada yaşayan bütün Yahudiler “BEN YAHUDİYİM VE BUNUNLA ÖVÜNÜYORUM!” der!
5 yıl önce “beyaz ölüm” adı altında bir kitap yazmış ve benim konumla ilgili olarak beslenmenin önemine vurgu yapmıştım. Bu eserde üretenlerin tüketici ülkelere nasıl bir gıda terörizmi uyguladıklarını kayıt altına alınsın diye bir eser ortaya koymuştum. Anadolu insanı kaygı duydu ve kitabımız 100 bine yakın bir satışa ulaştı. Kitabımızda ne mi yazmıştık bütün beyazların zararlarını, kabuğu kepeği ruşeymi alınmış, genetiği değiştirilmiş unu, 84 minerali alınmış rafine tuzu, 800 derecelerde kükürtle beyazlatılan şekeri, mısır şurubu denen tatlandırıcıyı, süte eşdeğer maddeleri ve süttozunu, 40 günde yetişen tavukları, diş macunlarındaki florür zehri, dünyada yasaklanmış ve daha pek çok beyazı dile getirdik.
OECD ülkelerinde 1. sırada, dünyada 2. sırada yer alan ilaç tüketimimize vurgu yaptık. Ülkemize şehir hastaneleri yapılsın ama sağlıklı yaşam merkezlerinde koruyucu hekimlik de olsun diye yaklaşık 2000 konferans, 1000 canlı yayın yapmış fakat sadece Türkiye’de farkında olan 1 milyon üyemizle yolumuza devam etme mecburiyetinde bırakılmıştık!
Yazdıklarımıza, konuştuklarımıza, köşe yazılarımıza, tv programlarımıza kulak veren olmadı. Lafımıza kulak vermeyip omuz verenler, milletvekilleri, uzaktan bakanlar zencefil ve yeşil çay için dediğimiz için bize ceza yazan Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi görevlileri, kurulları hiçbir zaman duyarlı olmadılar. Hatta başta Tabipler Birliği ve odalar da bu şikayetlerin başını çektiler, çünkü biz bu ülkenin işçisi ve üreteni ile üretiyordukk!!!
Bu ülkeye ne kadar ihanet eden kişi varsa karşımıza çıktılar. Hükümet sesini çıkaramadı cezaları onayladı. Onaylarken de özür dileyerek “hocam kanunlar ne yapalım” dediler.
AK Partinin 15. yılından 16. yılına geçişte değişen bir şey var mı? Vallahi, billahi, tallahi bu konuda hiçbir şey değişmedi. Aynen bütün hızıyla gıda terörü, ilaç terörü ve elektromanyetik terör beyin kontrolü mankurtlaştırma devam ediyor. Etmeseydi 15 Temmuzlar, bu paralel yapılar, ihanet örgütleri hâlâ hayatiyetlerini devam ettirebilir miydi? Bunlar fertlerle yapılıyor. Fertler ne sağlıklı besleniyorlar, ne sağlıklı düşünebiliyorlar. Sağlıklı beslenmeyen zaten sağlıklı düşünemez. Sağlıklı düşünemeyen adam da canlı bomba gibi her şeyi yapar.
“İşte ülkemizin hali!”
Biz bunları konumuz olduğu için anlatıyoruz. Bugün bunları bize yaptıranların ifşaatlarını anlatalım. Bir Amerikan Yahudisi makalesinde işte size bunları yaptık diye anlatmış. Ben de birkaç alıntıyla paylaşıyorum. Diyor ki:
Hükümranlık bizde ey Müslümanlar!
Sizin döneminiz bitti!
Gördünüz mü neler yaptık?
Giyim, kuşamınızı değiştirdik.
Hocalarımızın sakallarını kestirdik,
Kadınlarınızın örtülerini çıkartıp o örtülerle Kur’anlarınızın üstünü örttürdük!
Bakın çarşılarınıza; ne versek kabullenmişsiniz.
Mahrem yerlerinizi açtık!
Düşük bel pantolonlarını biz alıştırdık!
Düşük bel giymek Lut kavminin sıfatlarındandır bilmiyor musunuz?
Çocukların saçlarını kâfirler gibi yanlarından dazlak kestiriyorlar!
Yahudiler topraklarımızı çaldı, namusumuza göz diktiriyorsunuz;
Siz nerdeydiniz!
Sokaklarda başkasının namusu peşinde... !
Eğitim sisteminiz yerine sıkıcı müfredatlar önerdik,
TV kanallarınıza ahlaksız programlar doldurduk.
Bir şey düşünemez hale getirdik sizi. Susmaya devam edin!
Kızlarla erkeklerin arkadaş olma kültürünü aşıladık size,
Siz en temiz ümmettiniz, en rezil ümmet oldunuz!
Zavallılar!!!
Kitabınızın dili en güzel dildi, şimdi başka dil öğrenmenin, dilinize öğrendiğiniz yeni dili katmanın peşine düştünüz!
Devletleriniz ilim ortamı hazırlamadığı için alimleriniz batıya kaçmaya mahkum edildiler!
Geçmişle övünerek hiçbir iş üretmeyen bireyler olmaya devam çünkü.
Birliğiniz hoşumuza gitmedi;
Sünnilerin camisini bombaladık, Şiiler yaptı dedik.
Şiilerinkini bombaladık, Sünniler yaptı dedik.
Aranızda savaş fitnesini soktuk!
Elinize biraz belge verdik ki fitne alevlensin!
Arap baharı oyuncağı bizim eserimizdi! Bu ateşi hepiniz yanın diye yaktık!
Size teknolojiyi verdik;
Çocuklarınızı onunla meşgul ettik. Her türlü pisliğe körpeyken alıştırdık!
Bunları, Kur’an’dan ve İslam kültüründen uzaklaştırmak için yaptık!
Ben Amerikan çerçeveli bir Yahudi’yim ve bununla gurur duyuyorum!
Kitabı Müslüman olmak
Adam edepsizce ama gerçekleri yazmış.
Gelin hepimiz yeniden bir muhasebe yapalım ve Müslümanlığımızı gözden geçirelim!
Duaların kabul edildiği bu cuma günü bir tövbe istiğfar edip yeniden başlayalım ve âmin diyelim!
“Allah’ım bizleri affet! Kendine kul kabul et, emanetini kabzetmek zamanına kadar bizleri emanetinde emin eyle daim eyle, kaim eyle ve bu necip milleti tekrar muzaffer eyle âmin!
Devletimizin başındakilere feraset nasip eyle, hak ve hakikati görmeyi Allah’a kul, habibine ümmet olmayı hepimize nasip eyle âmin.”
Ve “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya, yarın ölecekmiş gibi ahirete” olan inancımızı bir kere daha yenileyelim...
Kalp attıkça vakit var demektir.
Tövbe Allah’ın merhametidir.
Haydi yeniden Bismillahirrahmanirrahim diyelim...
WhatsApp ihbar hattı ve paylaşım: 0530200096







