--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Batıdan doğuya; Karadeniz’den gerçek haberler-2

Ahmet Maranki
Ahmet Maranki
4

Batı Karadeniz’de üç yıldır her yıl hemen hemen bulunduğu bölgelere uyarı vererek yağan aşırı yağmurlardan ve oluşan selden tahrip olan Bartın’dan Sinop’a; bir haftadır da Sinop’tan Rize’ye kadar seyahatimiz devam ediyor.!

Hakikaten bir Karadenizli olarak bölgede yaptığım gezi sırasında uğradığımız belediye başkanları, bürokratlar, adalet mensupları, bakanlıkların başta tarım il müdürü olmakla il müdürleri, Çaykur Genel Müdürlüğü ziyaretimizde de fabrika ziyaretlerimizi yaparak çayın tarladan evimize nasıl geldiğini aşama aşama dün bugün teknolojik gelişmelerini, tecrübeli yılların fabrika müdürlerini dinlerken; tabii ki Rize, Artvin hatta Trabzon’daki çay üreticilerini dinlememek olmazdı ..!

İkinci çay hasadı bitmek üzere!

Evet değerli takipçiler yanlış duymadınız! Çiftçilerimiz tarlalarda bir şey üretirken sebzesini, meyvesini bir kere toplar! Çok yıllıklı bir bitki olan çay, mayıs ayındaki hasadından sonra Temmuz, ve de Eylül sonunda üçüncü hasadı yapılarak üç defa ürün alınan bereketli bir mahsul..!

Çayın en önemli özelliği de bir defa dikildiği zaman yıllık bakımları yapıldığı sürece ömür boyu bir daha ekim istemeyen çok yıllıklı bir bitki..!

Ve dünyada pazar payı noktasında da sıkıntısı olmayan en çok tüketilen ürünler arasında..!

ÇAY HASADI

Tabii ki bölgede üreticilerin derdini dinlerken çay hasadı yapmamak çay kesmemek onu telis içine doldurup dere tepeden aşağılara indirmemek olmazdı..!

Giydiğimiz kıyafetimizde başımızdaki hasır geniş şapkalarla ve elimizdeki makaslarla hakikaten çay tarlalarına girdik ve çay kestik..!

 Acaba elimize günün her saatinde sıkıldığımızda çay içmek, sofralarımıza gelen çay nasıl hangi mertebelerden, hangi çilelerle ve yollarla bize ulaşıyor onu denemek istedik ..!

Evet, çay kesimini Rize’nin Gündoğdu bölgesinde yaparken bunu da canlı yayınla Facebook, Instagram, YouTube sayfalarımızda siz takipçilerimizle de paylaştık ..!

Yayını izleyenler görmüştür! Güneş altında her ne kadar başımızdaki hasır şapkalar olsa da alnımızdan akan ter ve elbiselerimizin yarım saat içinde sırılsıklam olması çay üreticilerinin ne kadar zor zahmet bu işi yaptıklarını şahit olduk ..!

Çayın ve çay üreticilerinin problemleri!

1- Yaşlanmış çaylıklar!

Tabii ki bölgelerde yaklaşık 100-150 yıllık çaylıklar ihtiyarlamış, gençleştirme işlemi yapılmasını bekliyor ..!

2- Bölgeden büyükşehirlere göç!

Çayı bekleyen ikinci yöresel tehlike de; çay bölgelerinin yüzyıllık sahiplerinin bölgeden çocuklarını okutup büyük şehirlere göç etmesi köylerden şehirlere göç olması ve tabii ki Türkiye’nin yanlış politikalarından birisi!

3- Doğurganlığın azalması!

Ailelerin doğurganlık oranlarının 1-2 çocuk seviyesine düşmesi saat de bölgede çay üretiminin geleceğinde azalma göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır..!

4- Çalışacak işçi bulma zorluğu!

Şu an bölgedeki çay üreticileri yeterli çalışacak eleman bulamadıkları için genelde Afganlı, yabancı uyruklu Gürcü vs. dışında fındık bölgesi olan Ordu ve Giresun’dan işçi ithal ile çaylarını toplama durumunda kalmıştır..!

5- Bölge, Türkiye istihdam açısından önemini yitiriyor!

Burada gelinen noktada acı bir gerçeği de Türkiye’nin suni de olsa ekonomik çalkantılarının ve TL’nin alım gücünün düşmesi bilhassa dün bize muhtaç gibi gözüken Azerbaycan, Gürcistan ve Sovyet ülkelerinden gelen işçilerin para değerlerinin Türkiye’deki para değerinin çok düşük olması sebebiyle artık Türkiye’yi tercih etmemeleri acı gerçeğiyle bölge insanını yüz yüze bırakmıştır..!

Daha çok Türkiye içinden, Ordu-Giresun bölgesinden fındık sezonuna kadar bölgesel işçi tedariki sağlansa da yarın bunun da mümkün olmayacağı bir gerçektir..!

Kısaca Doğu Karadeniz Bölgesinde yaklaşık 200 yıldır süren bir çay üretimi yukarıdaki tedbirler bir an önce alınmazsa gelecek yıllarda çay üretimi belki de tüketiminin altında kalarak diğer ürünlerde yapılan yanlışlık gibi bu ürünün de ithalatı söz konusudur!

Tabii ki çaydaki kalite, verimlilik, kimyasal gübrelemenin maliyetinin katlanarak artması yanında; verilen başfiyatın enflasyon karşısında giderek erimesi üreticiyi rahatsız etmiştir! 

Siyah çay! Yeşil çay! Beyaz çay!

Siyah çay dışında yeşil çay ve uç filizlerden elde edilen beyaz çayın ve çeşitliliğin üretiminin arttırılıp insan sağlığına yaptığı katkı yönüyle bilhassa devletin medya kuruluşları ve Sağlık Bakanlığı tarafından görsel açıklamalarla teşvik edilmesi birinci planda yer alması gibi çay sektöründe pek çok problemler çözüm beklemektedir..!

Çaykur Genel Müdürlüğü..!

Eskiden benim de yıllarca çalıştım tekel genel müdürlüğe bağlı olan Çaykur bugün başta Rize olmak üzere bölgede ve Türkiye sathında büyük bir ağ halinde hizmet vermektedir!

Bölgede Çaykur dışında yaklaşık 50’ye yakın özel firma çay alımı yaptığı gibi; çayın pek çok çeşidinin üretimini de en yüksek seviyede inovatif olarak yapmaktadır!

MARANKİ ÇAY!

Kainat eczanesi, ölüm ve ihtiyarlıktan başka her derde devadır..!

Kâinat eczanesinden Avrupa ve Türkiye gıda kodeksinin uygun gördüğü 121 çeşit bitkinin çayını hem demleme, sallama yanında ilk defa Avrupa’ya ihracat noktasında ürettik!

Türkiye’de ilk defa yeşil çayı “bitkilerin efendisi unvanıyla” insanlığa tanıttık!

Türkiye’de ilk defa siyah çaydan sonra dünya laboratuvarlarınca onanan dünyanın en güçlü 50.3 PH değeri ile birinci sırada yer alan yeşil çay kültürü yanında bir yer bitkisel çayları da yukarıda söylediğimiz gibi üreterek insanlığın hizmetine sunduk..!

Bugün geldiğimiz noktada anlıyoruz ki çokta hayırlı bir iş yaptığımızı pazarda % 1’in altında da olsa bir pazar payı yakalayarak Türkiye’deki başta Eczacıbaşı olmakla pek çok ilaç firmalarının dahi bitkisel çay üretimine geçtiğinin yine altını çizerek tarihe kayıt düşmek istiyorum..!

Çay bitkisi dünyada Uzakdoğu’daki üretimleri yanında Türkiye’deki ikinci sıradaki üretimi teşvikle dünya pazarlarında Türk çayının kalitesiyle daha büyük pazarlara ulaşabileceğini düşünüyorum..!

Devam edecek.

WhatsApp bilgi ve ihbar hattı: 0530 200 00 96

 

Ahmet Maranki Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle