Anneler Günü her gün olmalı
Türkiye Cumhuriyeti’ni; devleti, bağımsız, kendi kanunları, Meclisi, cumhurbaşkanı, başbakanı, bakanları olan bir ülke olarak görüyoruz. Ama bir de bakıyoruz ki; Türkiye’mizde bizim örf adet ve ananelerimizde olmayan, dini ve milli literatürümüzde de bulunmayan pek çok anma programının, “Türkiye’de, dünyadaki pek çok ülkeden daha etkili bir şekilde kutlanıldığına” 14 Mayıs Anneler Günü’nde bir kez daha şahit olduk.
Evet, doğru mu bu söylediklerimiz? Mesela yılbaşı, “31 Aralık” bizimle hiç milli ve dini bir bağlantısı olmadığı halde, şahidi olan biri gibi Avrupa ve diğer Hristiyan ülkelerden çok daha etkili kutluyoruz. Bunun yanında 8 Mart “Kadınlar Günü”, Babalar, Sevgililer.. Vs. Şimdi de “Anneler Günü”. Evet kadınlarımızı, babalarımızı, annelerimizi, eşimizi, sevdiklerimizi hatırlamamız güzel. Ama bunu sadece bir ticari araç olarak görmek çok yanlış. Bu hadiseleri farklı değerlendirmemiz lazım. Ben bugün gündemde olduğu için 14 Mayıs Anneler Günü’nü örnek veriyorum. Dünyada fetih yapan Fatih’leri, devlet kuran liderleri, dünyanın seyrini değiştiren, bilim buluş adamlarını da doğuran büyütenin anneler olduğu asla unutulmamalıdır. Geleceğin Fatihlerini yetiştirecek annelere selam olsun.
Evet, eli öpülesi anneler bizim varlık sebebimiz. Bizler de çocuklarımızın varlık sebebi olacağız. Bizleri hatırlamaları lazım, güzel bir şey ama anneleri bir günde bir hediye alarak hatırlanmanın yanında 365 gün her an hatırlanması gereken, Allah’ın Kur’an’ında, peygamberin sünnetinde “analarınıza öf bile demeyiniz”, “cennet anaların ayakları altındadır” denilmektedir. Kur’an’da anne-babayla ilgili geçen pek çok ayet bulunmaktadır.
İsra Suresi/23: “Rabbin sadece Kendisine ibadet etmenize ve anne-babanıza, Allah’ın sizi görmekte olduğu bilinci içinde mümkün olan en iyi şekilde davranmanıza hükmetti” ayeti sadece bir örnektir.
Büyüklerimiz “Yaşlılıklarında anne-babalarınız evlerinizdeyse o eve felaket gelmez bereket gelir” derlerdi. Bu sözün doğruluğunu ben ve ailem hayatımızda bizzat yaşadık. Bugün Ahmet Maranki ve ailesi varsa bunun anne-babama son günlerine kadar, günde üç defa onları ziyaret edip, ihtiyaçlarını sorup karşılamam neticesinde olduğu kanaati ben de kesindir. İnşallah anne ve babamın duasını alan biri gibi, çocuklarıma örnek olmanın da mutluluğunu yaşıyorum. Evet, geçtiğimiz hafta sonu 14 Mayısı kutladık. Bütün kurumlar, kuruluşlar, belediyeler pek çok etkinlikler yaptılar.
Bana da bugün İstanbul’da “eski İstanbul»un bütün dinlerin ve kültürlerin bir arada yüzyıllardır birlikte yaşandığı tarihi yarımadanın Beyoğlu ilçesinde, değerli Beyoğlu Belediye Başkanı güzel insan, kadim dostum, “Ahmet Misbah Demircan”ın başarılı çalışmalarını görmek nasip oldu. Onu ayrı bir yazımda sizlerle paylaşacağım. Hakikaten Beyoğlu ilçesi eski, o “kötü” anılan sokaklarıyla, “inanç yapımıza ters” yaşantılarıyla ve “Mezbele”lik haliyle, düzensiz, çöp yüklü, plansız yapılarıyla, varlığını sürdüren, Kasımpaşa’sı, Hüsrev Mahallesi, Tarlabaşı’sıyla hakikaten 1961 yılından beri İstanbul’da yaşayan biri gibi zaruretler dışında ziyaret etmediğim bir yerdi. Fakat bugün belediye başkanımız Ahmet Misbah Demircan’la Beyoğlu’nda yaptığımız küçük bir gezintide 15 yılda Beyoğlu’na yaptıklarını gördüm. Diyebilirim ki; “bu iş bu kadar olur”. İstanbul deyince akla Fatih, biraz Zeytinburnu, tabii ki Beyoğlu ve Şişli ilçeleri. Ama bunları; Beyoğlu ilçesi ile Zeytinburnu’nda ve Fatih’te 50 yıldır yaşayan biri gibi yapılanları görüyor ve mukayese bile kabul etmediğini yazılı olarak deklare etmek istiyorum. Tek sözle: Beyoğlu, “Beyoğlu” olalı muhteşem de bir babanın “Ali Rıza Demircan”ın “bey oğlu” Ahmet Misbah Demircan gibi Başkan ve “beyefendi” görmemiştir vesselam.
Sözümüz bu değil; sözümüz sayın Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan ile “Hasköy” sahilinde “3000’e yakın kadınımızla yaptığımız Anneler Günü kutlamasında”ki konuşmalarımız ve binlerce kişinin suallerine cevap vererek, mutlu ve hayırlı bir gün geçirmemiz, onlarla beraber olmamız ekmeğimizi paylaşmamız, bizleri ve İstanbulları ve bilhassa Beyoğlu hanımlarımızı ve aileleri mutlu etmiştir. İşte halka inmek, halkla beraber olmak bu olsa gerek. Ayrıca davetlilerin farklı kültürlerin bir araya getirilmesi Beyoğlu gibi bir yerde 15 yıldır başkanlık yapabilmenin sonucu olsa gerek! Başkan “yolun açık olsun” daha büyük görevlerde seni görmek dilek ve temennisiyle, başkanım “İstanbul’a hizmetin Âli olsun”. Sizin en hayırlınız insanlara en faydalı olanlarınızdır” olmak dileğiyle! Gayret bizden; zafer Allah (cc)’tan inşallah! Vesselam.
WhatsApp ihbar ve irtibat hattı:
0 530 200 00 96







