Algı operasyonlarıyla beyin kontrolü
Bugünkü yazımıza başlamadan önce Türk Dünyasının Nevruz/Yeniden Diriliş Bayramı mübarek olsun diyorum.
Bugün köşemizi, Türk televizyonlarında yayınlanan, bilinçli ve planlı bir beyin saldırısının ayak sesleri olarak nitelendirilebilecek programların toplumumuza olan olumsuz katkılarını açıklamaya ayırdık.
Aile Birliği Bilinçli Olarak Zedeleniyor
Türk örf ve adetlerinin yok edildiği, temelleri mutsuzluk olan aile yapısının topluma dayatıldığı evlilik programları kanalları adeta istila etmiş durumda. Dünya ülkeleri hile ve desiselerle kendi düştükleri çözümsüzlük kuyusuna ülkemizi de çekmek istiyorlar. Bunlara alet olmamak için evlilik programlarının yasaklanması konusunda acil olarak yetkilileri göreve çağırıyoruz.
Bir Anda Çözüşen Cinayetler, İtiraflar…
Televizyon programları arasında, Türk Emniyet güçlerini, güçsüz, aciz hatta çaresiz gösterme yarışına giren dizileri, bir anda cinayetlerin “telefonlarla” aydınlatılabildiği programları da inceleme altına almalıyız. Bir sunucu, bir avukat ve bir psikoloğun cinayetleri bir anda çözmelerinin altında, “Polise güvenmeyin”, “Aile içi şiddet normaldir”, çarpık zihniyetleri ile halkımızın bilinçaltına ulaşarak algı operasyonları yapabilme amacının yattığını artık anlamalıyız.Bu programlarla “Ülkemizin güvenlik zafiyeti” oluşturulması amaçlanıyor. İşin ilginç yanı: Bu diziler reyting rekorları kırıyor.
Her Dizide Gözyaşı, Her Dizide Psikolojik Travma…
Geçmiş yıllarda “Yaprak Dökümü” adlı dizi ile yapılan “dizilerin yarattığı ruhsal çöküntü” artık tavan yapmış durumda. Ismarlama” yaptırılan bu dizilerle halk depresyona sokuluyor, ardından depresyon ilaçlarının satışlarının artırılması ile Türk insanı elinde ilaç torbaları ile hastane kapılarında sağlıksız bir hayata sürükleniyor.
Çocuk dizileri yapıyoruz diye dizilere yerleştirilen ve gözün kaydedemediği 25. karelerle beyin kodlarımıza Türk İslam ahlak anlayışını yok edici, genç kız ve erkekleri zinaya sevk edici görüntüler veriliyor...
Neticede uyuşturucu yaşı ilkokul seviyesine, evlenme çağı sapıklık derecesine inmiş durumda. Bunların hepsi beyin kontrolü ve algı operasyonları ile bilinçli yapılıyor. Tabi biz bunları her yazımızda belirttiğimiz gibi 2004 yılındaki “Kozmik Bilim ve Bilinç Işığında Yaşam Enerjisi” kitabında tek tek madde madde yazdık. Ona yakın kitabımızda tekrarlamış, 900 canlı yayında Türkiye’de % 40 izlenme oranlarını yakalayarak “Allah’ın emrini ve yasaklarını tebliğ etmek farz” noktasında, hakkımızda onlarca soruşturma açılmasına rağmen tebliğ etmiştik. Allah (c.c) “Ahmet Maranki hoca bu dünyada sen ne yaptın?” diye sorduğunda; Yukardakileri tek tek şahit göstererek üç defa “tebliğ ettim ya Rabbi” diyeceğim. Bu köşe yazımız da bunun kanıtı olsun dedim.
Bundan önceki dört yazımıza Sayın Başbakan, Cumhurbaşkanı, Emine Erdoğan ve yetkililerden cevap niteliğinde olumlu paylaşımlar aldık. Sanki Hızır gibi yetiştiler...
Türkiye’deki aile yapısını, Türk İslam hayat anlayışını ifsad edip, yok edici sonuçları telafi edilmeyecek noktaya gelmeden, yetkililer tarafından “yeter artık bu tahribat” diyecek birisi çıkar mı??
Ben yine bu işe de “Ben yalnızım” diyen Sayın Cumhurbaşkanımız ve eşinin müdahil olacağı kanaatindeyim ve olmuştur diye düşünüyorum. İnşallah yakında büyük bir sevinçle beklediğimiz açıklamaları duyarız vesselam…
Çanakkale Şehitler Köprüsü, 1915 Çanakkale Zaferi, 2017 Türkiye İnsanlık Hizmeti
Geçen Cumartesi günü, “18 Mart Çanakkale Şehitleri”ni yâd ederken, bu milletin vefa örneği olarak Çanakkale Köprüsünün temellerini atarken, Türkiye’nin maddi yapılanmasına bir mühür daha vururken, bu işe emeği geçenleri tebrik ediyor, şehitlerimize rahmet diliyoruz. Burada yeri gelmişken, köprümüzün adının da “Çanakkale Köprüsü” değil, “Çanakkale Şehitler Köprüsü” olmasını istiyoruz.
Allah bu istikamette giden bütün yöneticilerimize hayırlı işler yapmayı nasip eylesin. Bu gibi Türkiye’nin maddi kalkınmasına evet diyoruz. Tabi evet derken bir de bu ülkenin manevi yapılanmasının bu köprüden geçecek insanların halini de burada kayda geçirerek tarihe not düşmek istiyoruz...
“Maddeten kalkınırken maneviyattan çöküyoruz hem de hızla çöküyoruz ...”
18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günü bunu yayınlıyorum ki şehitlerimizin kemikleri sızlamazsın. Bir ilaç olsun, rahmet olsun diye tarihe şerh düşelim…
Cuma günkü yazımızda Yeniden Diriliş ve Detoks konusunu işleyeceğimizin müjdesini de şimdiden vermiş olalım.
WhatsApp ihbar hattı: 0 530200 00 96
İrtibat [email protected]







