Alemi misalden; alemi şehadete yolculuk..! TEFEKKÜR!
Bu kainatı, geceyi, gündüzü, 124.000 çeşit nebatat ve hayvanatı yaratan külli şeyy’in Kadir olan zat;
Dünyayı belli bir nizam, mizan ve intizam içinde yaratmıştır!
İnsan (mikrokozmoz) ve evren (makrokozmoz) olmak üzere iki ayrı sahada inceledikleri adalet kavramının ruhânî ve evrensel boyutlarına dikkat çekmek. Öncelikli olarak, bu iki âlemin varlığını bizlere haber veren bizzat Kur’an’dır. Kur’an şöyle buyurmaktadır:
“Onlara âfak [kâinât] ve enfüste [insan ve insanın nefsinde] âyetlerimizi göstereceğiz.» (Fussilet, 41:53).
Bu iki âlemde görüldüğü gibi âdalet, Allah’ın varlığını gösteren açık bir âyetten başka bir şey değildir. Kâinat, nizam ve mizan dilleriyle, Âdil-i Mutlak ve Hakîm-i Mutlak olan Allah’ın hikmet ve adâletine şehâdet etmektedir!
Kur’an‘da Ay, Güneşle, gezegenlerle yerle ve gökle ilgili ayetlerde en çok kullanılan kelimeler;
GÜNEŞIN VE AYIN HAREKETİNDEN İBRET ALMAZ MISINIZ!
Kur’an güneş ve aya temas ederken, Allah’ın ilminin kuşatıcılığına, bunların O’nun kudretinin eseri olduğuna ve yüce yaratıcının insanlara lütfettiği nimet ve imkânlara ve bunların insanlığa mesajı noktasında dikkat çekmeyi hedeflemiştir.
Nitekim 38. âyetin son cümlesinde de bu yönde bir vurgu yer almıştır. Güneş ve ayın evrendeki yeri, önemi ve hareketlerinden söz eder!
Bir önceki yazımda da ilahi hükümlerin ışığında dile getirdiğim Kur’an’ın yine 39. ayette bugünkü konumuz olan KOZMİK BEDEN TEMİZLİĞİ, RUHSAL BEDENSEL ARINMA, DETOKS VE SAĞLIKLI BESLENME konusuna bir manada işaret ederek ayın dolunaydan yarım ay ve Hilal’e dönüşünü dikkate vermesindeki tefekküri mesaj önemlidir..!
Bugünkü anlaşılması gereken bir manada ve belki de bir tevil olarak
Allah’ın kelamını sizlerle paylaşarak âleme misali’den alemi şehadet’e TEFEKKÜR EDEREK bir yolculuk yapalım..!
“Güneşi parlak bir ışık kaynağı, ayı ise bir nûr yapan, yılların sayısını ve vakitlerin hesâbını bilmeniz için aya menziller takdir eden O’dur. Allah, bütün bunları boş yere değil gerçek bir gaye, sebep ve hikmete dayalı olarak yaratmıştır. O, bilip anlayacak kimseler için âyetlerini bu şekilde detaylarıyla açıklamaktadır. Yunus-5
“Sonra geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize O verdi. Bütün yıldızlar da O’nun emrine boyun eğmişlerdir. Gerçekten bunda aklını kullanan bir toplum için nice ibretler, dersler vardır.” Nahl-12
“Bir düzen içinde kendi yörüngelerinde dönüp durmakta olan güneşi ve ayı hizmetinize veren ve gece ile gündüzü de faydanıza sunan yine O’dur.” ibrahim /33
“Ay için de birtakım menziller tâyin ettik; dolaşa dolaşa sonunda o, eski hurma salkımının ağaçta kalan yıllanmış sapı gibi kuru, sarı, hilal gibi kavisli olur.” Yasin/39
“Güneş ve ay bir belirli bir hesâba göre hareket etmektedir.” Rahman-5
“O gökler içinde ayı yansıyan bir nûr, güneşi de bir ışık kaynağı yapmış.” Nuh-16
“Üstlerindeki göğe bakmazlar mı ki, onu nasıl bina etmiş ve nasıl donatmışız! Onda hiçbir çatlak da yoktur.” (Kaf, 50:6)
Üstte zikredilen en son âyette de işâret edildiği gibi, bütün mevcûdâtta, gözle görülür bir denge ve düzenin yanısıra, son derece ölçülü bir düzen ve çok iyi bir şekilde tevzî edilen rızık ve bütün kâinata hükmeden bir hikmet vardır. Bütün bunların hepsi, Allah’ın her şeyi ihâta eden ilmine, hikmetine ve adaletine şehadet etmektedir!
“Her şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.” (Hicr, 15:21)
Yukarıdaki bütün âyetler ve benzerleri üzerinde derin bir şekilde düşünmek suretiyle
Tefekkürü bize hatırlatıyor..!
Kainatta (makrokozmoz) İlâhî Adaletin Tezâhürüdür!
İlâhî adaletin şehâdet âlemindeki tezâhürlerini daha iyi bir şekilde görebileceğimiz ve hem bizde, hem de bizim dışımızdaki dünyada adâletin metafizik mânalarını görmemiz önemlidir!
Ancak o zaman insan, bütün kâinatta yaygın ve hükümfermâ olan adaletin kurduğu dengenin farkına varacaktır. Zira böylesine manevî açıdan güç kazanmış bir göze, bütün mahlukat, Allah’ın hikmet, adalet, kerem ve merhametinin aşikâr bir işâreti ve gözle görülür bir şehâdeti olarak zuhur edecektir!
Alemi misal’den alemi şehadete geçebilmek..!
Bu durumda, insanın zihnî durumu, Allah’ın cc. İlâhî İsimlerinin, Sıfatlarının ve Fiillerinin tezâhür ve tecellisi için bir mekan ve temsil alanı hüviyetinde olan şehâdet âlemindeki eşyayı ve varlıkları gözlemlemesinde son derece önem arzetmektedir.
Tabiatla ilgili bu çok iyi bilinen geleneksel İslâmî bakış açısını teyid ederek “her şeyin kendi nefislerine değil, bilakis Sanî ve Hâlıkları olan Allah’a bakan yönler itibariyle maksat ve gâyelerle dolu olduğunu anlamak tefekkür bir bakıştır..!
Cumamız cem olmaya!
Allah’a kul, Resulüne Ümmet, olup, haksızlık karşısında susmayanlardan eylesin Âmin.
WhatsApp bilgi ve ihbar hattımız
0530 200 00 96