--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

8 Mart 2018’de kadınlar özgür mü? Yoksa meta olarak kullanılıyorlar mı?

Ahmet Maranki
Ahmet Maranki

Yıl 1993, yıkılmaz denilen SSCB yıkılır, daha doğrusu vahşi kapitalizm kartelleri tarafından yıktırılır. Çünkü yıl içinde Rusya’nın yönetimi tamamen Türk ve Müslümanların eline geçecekti. Bunu gören haçlı Siyonist ittifakı tarafından parçalandı. Dün Yugoslavya’nın parçalanması, Romanya’nın acı günler yaşaması, Bulgaristan’da yaşananlar, “Arap Baharı” dedikleri Libya’nın, Cezayir’in, Fas’ın, Tunus’un iktidarlarının el değiştirmesi, Irak ve Suriye’nin Türkiye sınırlarında oynanan “böl parçala yut” mantığının işletilmesi hep haçlı Siyonist ittifakının kendi yazdıkları ilahi kitaplarında hayata geçirmeye çalıştığı kurallardır. Sadece son birkaç yıl içinde buna hayır diyen bir Türkiye Cumhuriyeti oldu. Bunların hepsi birer oyun…

Buraya nerden mi geldik?

“8 Mart Dünya Kadınlar Günü”

 Rusya yıkılıyor derken, o zamanki kızıl elmamız “Orta Asya ve Moskova” olmuştu. Bu inançla 1993 yılı sonbaharında Bakü’ye, Azerbaycan Bakü üniversitelerinde ders vermek ve daha pek çok vazifelerle görevlendirildik. Ermenistan-Azerbaycan Savaşı, Ermeniler Bakü’ye çok yaklaşmış silah sesleri Bakü’den duyuluyor. Rusya’ya bağlı devletler de payını alıyor. Peki, bunun 8 Martla ilgisi ne onu anlatalım.

!Azat-= Özgür kadın heykeli?

Bakü’nün çok güzel meydanlarından biri olan Fuzuli Meydanında bir heykel var ve altında ne yazıyor biliyor musunuz? “Selam verdim rüşvet değil deyü almıyorlar” diyor. Hemen onun yukarısında milli bankın yanında, bir azatlık heykeli var. 20 metrelik bir başörtülü kadın heykeli; kadın başından başörtüsünü atıyor ve “azat” oluyor yani “özgür” oluyor. Hani bugün çağdaş özgür kadın diyorlar ya onun gibi…

Hemen altında da kadınlar çalışıyor, tramvay süren kadın, asfaltı döken kadın, yer süpüren kadın, kadın başını açınca tamamen özgür oldu(!) Bütün sokaklar kadınların oldu ve kadın özgür oldu. Bir gün çöplerini toplayan kadınların başındaki muhtar dedikleri kişiye sordum; “Yahu niye çöpleri kadınlara toplatıyorsunuz?”, “Biz de eşitlik var kadınlarımıza biz eşit davranıyoruz” dedi. 

Fazla yorum yapmayacağım. 

Türkiye’de kadın hakları!

Dün Türkiye’de üstüne vazife olan olmayan herkes konuştu!

Siz, kadını meta olarak televizyonlarda reklam aracı olarak kullanılmasını engellesenize. Bunun kanununu hazırlasanıza. İktidar, muhalefet olarak niye boş boş konuşup havanda su dövüyorsunuz?

Yıllarca bizi bu özgürlük yalanlarıyla aldattılar. Kadınlarımızın hali ortada, cinsel istismardan hakları yenen kadınların pek çok sıkıntıları var!

Ben pek çok kadınla konuştum, bugün dünyada bunun bir oyun olduğunu, ‘keşke özgür olmasaydık da evimizde veya bizim fıtratımızda uygun doktorluk, hemşirelik, öğretmenlik, sanat gibi işlerde çalışsaydık’ diyen sesleri duyar gibiyim. Hakikaten yaratılış itibari ile kadınlarımız bugün maalesef Türkiye’de meta olarak kullanılmakta. Televizyonlarda kadınlarımızın en mahrem yerleri teşhir edilerek, başta hiç alakasız olduğu halde kola reklamından tutun turizm reklamına, araba lastik reklamından çikolata reklamına, saç boyasından cilasına kadar her yerde kadınlar kullanılıyor.

Devlet kanalı TRT’de kadın, reklamlarda bir meta gibi kullanılarak istismar edilmiyor mu? Nerede kadın dernekleri!

Müslüman bir kadını bırakın, edepli bir kadının bile gece evinde giyemeyeceği kıyafetlerle Müslüman Türkiye’nin televizyonlarında ve bilhassa devlet televizyonu TRT’de çırılçıplak bir halde meta olarak kullandırılıp, üzerinden para kazanılıyor… İşte kadınımıza getirilen demokrasi. Özgürlük adına, kadın hakları adına bulunduğu durum bugün aynen budur. 

Ben bir Müslüman evladı olarak; cennetin, bu vatanı kurtaran bir Kastamonulu Halime Çavuş’un, Şerife bacının, Kara Fatmanın, Nene Hatunun ve onların torunlarının ayakları altında olduğunu düşünüyorum. 

“Anne baba duası almadan ölmeyiniz”

Bugün peygamberleri, büyük liderleri, Mustafa Kemal’i, Fatih’i, Yavuz’u, Akşemseddin’leri, Einstein’ları, Eflatun’ları, Sokrat’ları, Büyük İskender’i tarihe iz bırakanları doğuran annelerdir yani kadınlarımızdır… Ben, 8 Mart Kadınlar Günü televizyonlarda ve medyada kadınlarımızın çırılçıplak olur olmaz yerde ve reklamlarda bir haber sunuculuğunda ve bir program sonucunda bile teşhir edilerek meta olarak kullanılmasına, üstünden para kazanılmasında istifade edilmesine karşıyım. 8 Mart’ta bunları bir kere daha insanlara duyurmaya ve eli öpülesi annelerimize ve kadınlarımıza sahip çıkılmaya davet ediyorum. Kadınlarımıza gereken saygının gösterilerek onların üzerinden yapılan başta cinsel olmak üzere vücutlarının teşhir edilerek yapılan istismarın sonlanması, devlet tarafından korumaya alınmasının vakti gelmiştir ve geçmiştir diyorum!

Yaşayan annelerimizin, kadınlarımızın ellerinden öper, ölmüşlerin ruhları şad olsun diyorum âmin…

 Not; 8 Mart Kadınlar Günü dolayısıyla, Cumartesi günü İzmit Başiskele Belediyesi Konferans Salonu’na, “Sağlıklı Düşün Beslen Yaşa ve Gıda Güvenliği” konusundaki konferansımıza davet ediyorum. Konferansa giriş ücretsizdir, kendilerine hediyelerimiz olacaktır. Ayrıca 11 -18 Mart’ta İzmitli Ness termal Otel’de yapılacak olan “Kozmik Beden Temizliği Detoks” arınma programımıza da hepiniz davetlisiniz.

 İrtibat ve ihbar 

WhatsApp hattı; 0 530 200 00 96 

[email protected]

 

 

Ahmet Maranki Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle