--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

28 Mayıs zaferi sonrası ve olması gerekenler!!

Ahmet Maranki
Ahmet Maranki
9

 

YSK verilerine göre, Cumhur İttifakı’nın adayı Recep Tayyip Erdoğan oyların yüzde 52,16’sını alarak seçimi kazandı. Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu ise yüzde 47,84 oranında oy aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde seçim sonuçlarına ilişkin açıklama yaptı. Konuşmasına, “Biz Türkiye’yi çok seviyoruz” diyerek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün kimse kaybetmemiştir, 85 milyonun tamamı kazanmıştır. Milletimizin bize verdiği sorumluluğun gereği olarak, kimseye kırgın, küskün, kızgın, öfkeli değiliz. Artık, seçim dönemine dair tüm tartışmaları ve çekişmeleri bir kenara bırakarak, millî hedeflerimiz, millî hayallerimiz etrafında birleşme, bütünleşme vaktidir” dedi.

Bu işte emeği geçen bütün bireyleri tebrik ediyoruz!

Zafer sarhoşluğu, zafer hastalığı!!

Art arda zafer kazanmanın yol açtığı öz güven ve rehavete “zafer hastalığı” deniliyor.

“Zafer hastalığı” kavramını terminolojiye 2. Dünya Savaşı’nda Japonlar kazandırmış. 1941’deki Pearl Harbour baskınından sonra Japonlar Pasifik’te girdikleri her muharebede galip gelmişler. Sürekli kazanıyor olmak, Japon komutanlarında rehavete yol açmış ve 1942’deki Midway Savaşı’nda çok ağır bir hezimete uğramış olan Japonlar tarihindeki en büyük kaybı vermişlerdir!!

Ve bir daha da belini doğrultamamışlardır!!!

“Zafer Sarhoşluğu”, “Zafer Hastalığı”ndan biraz farklı. Bunu da tarihteki Uhud Savaşı, zafer kazanıldığını zannederek stratejik noktaları bırakan Ashab-ı Kiram, Uhud’da yenilmemişse de zaferi yitirmiştir!

Rakiplerine karşı kazanılan Uhud, zaferin şımartmaması, rehavete sevk etmemesi için asırlardır ibret olarak anlatılır.

Önümüzdeki hafta bu konuda tarihte olan pek çok hadiseyi sizlerle paylaşarak tarihteki olaylardan ders alıp, geleceğe yönelik Türkiye 100 yılını kurma noktasında milletin taleplerini, eksikleri ve fazlasıyla gerçek hadiselerle sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz ..!

28 Mayıs’ın kazanılmasının çok önemli bir hatırlatması!

14 Mayıs seçim sonuçlarına göre; 28. TBMM döneminde meclisteki milletvekili sayısı dağılımını (AK Parti 262, CHP 134, MHP 50, İYİ Parti 44, Yeşil-Sol 61, Yeniden Refah 5, TİP 4, Hüda Par 3, DSP 1, Saadet 10, Gelecek 10, DEVA 14, TDP 1, Demokrat Parti 3 milletvekili) kazanması daha doğrusu milletin tercihi bizi düşündürtmeye yönlendirmelidir ..! 

28 Mayıs’ta neden Erdoğan’ın seçilmesi gerektiğinin önemini değerli dostumuz Türkiye’de Türk tarihini en iyi şekilde kaynaklarıyla insanlığa duyuran rahmetli Yavuz Bahadıroğlu üstadımızın “Osmanlı’da Derin Devlet ve Abdülhamit” adlı kitabındaki, Abdülhamit’i tahttan indirip, meşrutiyeti ilan etmek düşüncesiyle kurulan İttihat ve Terakki Cemiyeti ve İkinci Meşrutiyet Meclisinin açılmasıyla, gizli olmaktan çıkan ve meclise gelen 226 milletvekilinden 142’si Türk, 60’ı Arap, 25’i Arnavut, 23’ü Rum, 12’si Ermeni, 5’i Yahudi, 4’ü Bulgar, 3’ü Sırplı, 1’i Ulahlı’” (S.109) dağılımını hatırlatarak tarihin tekerrür etmemesini sağlamak için çok büyük gayret ettik!!

Kader noktasında tarihte yaşananlardan inşallah pek çok kişinin gayretleri ile bu badire aşıldı ve çok şükür başarıldı da!

 Medyadaki spekülasyonlar, seçim sürecinde yaşananlar!

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sıklıkla, kendilerinin de rahmetle yâd ettiği düşünürlerimizden ‘Bir duruşu olmalı insanın; bir bakışı, bir anlayışı, bir aşkı, bir davası olmalı.’ Cahit Zarifoğlu’nun sözleri geldi aklımıza. !

Tüm bunları söylerken rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun unutulmaz sözünü hatırlayıp, kendisini yâd etmemek olmaz; “Bir saniyesine bile hâkim olamadığımız bir dünya için, bu kadar fırıldak olmaya gerek yoktur.” Allah (c.c), söz üstadlarımızın mekânlarını cennet, makamlarını âli eylesin.

Medyanın gücü!

Son üç yazımızda +1 oy, adam adama markaj, küskünlere ziyaret ve gönüllere girmek gibi başlıklarla yazılar yazmış sağ olsun Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere hükümet sözcüleri de adam adama markaj meselesinde ısrarla durmuş, hakikaten benim de şahit olduğum yazılarımda da belirttiğim Kastamonu İnebolu’da en düşük oy alan kendi mahallemde İstanbul’dan 8 saatteki yolla İnebolu’ya giderek vatandaşlık vazifemiz olan oyumuzu kullanmış, Cumhur İttifakının ve teşkilatın Ak Parti il başkanları, meclis başkanları, Ak Parti ilçe başkanları, hepsi birden Ak Parti oyunun en düşük olduğu mahallelerimize kadar ziyaret etmişlerdir ..!

Ve ikinci tura oylamada hakikaten yüzde 50’nin üstüne çıkmış ziyaret edilen, eli sıkılan, gönlü alınan her vatandaş daha icraatları görmeden verilen söze göre oylarını Cumhur İttifakına atarak % 30 oy artışı küçücük bir mahallede sağlanmıştır!!

Duyarlı olan teşkilat üyelerine, il başkanımıza, ilçe başkanımıza, meclis başkanlarına teşekkür ediyoruz!

Belediye başkanının yapması gereken hizmetlerin dört yıldır pek çok mazeretlerle yapılamaması sebebiyle “hizmette durmak yok, yarışa devam” diyerek mahallemizde hizmet alamamazlıktan dolayı olan küskünlük sağ olsun devletin bütün kamu kurum kuruluşları başta Kastamonu DSİ Bölge Müdürlüğü İnebolu bölgemizdeki sel felaketinde bugüne kadar vatandaşın 28 tane ıslak dilekçeyle müracaatına rağmen temizlenmeyen dereleri, yolları, kayan mezarlıkları, zarar gören camileri tek tek kayıt altına alıp en kısa zamanda yapılması taahhüt edilmiştir..!

Bizler de bu taahhütlerin medya olarak ve mağdur vatandaşları olarak iktidar partisine Cumhur İttifakına atılan oyların takipçisi olacağız!!

Cumhur İttifakına, Türkiye 100 yılını hazırlayacak kadrolara yol göstermek amacıyla 40 yıllık devlet tecrübemizi Türkiye Cumhuriyeti, tam bağımsız ve Türk İslam devletlerinin lideri olarak dünyaya adalet dağıtacağı güne kadar bilgilerimizi paylaşmaya devam edeceğiz..!

WhatsApp bilgi ve ihbar hattı: 0530 200 00 96

 

Ahmet Maranki Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle