--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

2023 hedeflerinde Misak-ı Millî-aslî sınırlarımız!

Ahmet Maranki
Ahmet Maranki
3

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bugüne, ilkokuldan üniversiteye kadar inkılâp tarihi derslerinde, televizyonlardaki ve gazetelerdeki tarihi tartışmaların her seviyesinde Misak-ı Millî’den bahsedilmiştir. Modern cumhuriyetin kuruluş senedi ve devletin varoluş beyannamesi olduğu ve devletin kimliğini taşıdığı söylenmiştir.

Şahsım adına, şecereli bir Osmanlı-Türk evlâdı olarak da vazifemi yaparak son eserlerim “Kafkas-Türkistan Mezalimi, Azerbaycan-Karabağ Mezalimi, Orta Doğu ve Filistin Mezalimi, Balkan-Bosna Mezalimi”nde, hep Misak-ı Millî sınırlarını fotoğraflarıyla paylaşarak, “Büyük Türkiye ve Kızıl Elma” hedeflerimiz noktasında tarihe kayıt düşmenin gururunu yaşadım!

Misak-ı Millî, Osmanlı İmparatorluğu’nun son Meclis-i Mebusan’ının 28 Ocak 1920’de kabul ettiği altı maddelik bir bildiridir ve resmi kayıtlara geçmiştir! 30 Ekim 1918’de imzaladığımız Mondros Mütarekesi ile vatan toprakları resmen olmasa da fiilen işgale uğramıştır! 2011’de bazı tarihçiler, Misak-ı Millî’nin asıl belgelerinin kayıp olduğunu, orijinalinin değiştirildiğini ve 12 Eylül’de devlet arşivindeki pek çok belgenin içinde bunların da olduğu bile iddia edilmişti ve suç duyurularında bulunulmuştu? Misak-ı Millî metni, Meclisi Mebusan reisi Erzurum milletvekili Celalettin Arif Bey’in imzasıyla arşivlerde mevcuttur. 4 sayfalık Osmanlıca metinleri inşallah, yazımın yayınlandığı gün Twitter hesabımdan ilk defa sizler için yayınlayacağım!

GİZLENEN RESMİ TARİHİN AYDINLATILMASI 

İÇİN TARİHE KAYIT DÜŞÜYORUM!

Yukarda bahsi geçen belgelerin asılları, Genelkurmay ATASE-Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Daire Başkanlığı’nda renkli fotoğraflarla mevcuttur! Osmanlı’nın son günlerindeki zor şartlarda çizgili bir okul defterinin beş yaprağına önlü arkalı şekilde yazılmıştır.

2023-cumhuriyetin kuruluşunun 100. yılında asli sınırlara ve zafere ulaştıranları, tarih ve necip milletimiz büyük şükranla taltif edecek ve gelecekte de hayırla yâd edecektir!!!

Türkiye açısından zorunlu olan bu Misak-ı Millî’nin beyan ettiği sınırlar bugün bir kere daha bir gerçeği göstermiştir! Balkanlar’daki sınırlarımız, Yunanistan’la olan ilişkilerimiz, mavi denizdeki problemlerimiz, Suriye, Irak ve Ermenistan sınırlarımız, Kıbrıs’ta da benzer problemlerin yaşanmasında Misak-ı Millî belgesinin devlet tarafından ortaya çıkarılmasının büyük payı vardır!

“ÖTELENMİŞ HAKLAR”LA DOLU 

MİSAK-I MİLLÎ!!!

Altı maddelik ve dokuz sayfalık Misak-ı Millî’nin birinci maddesinde; “Osmanlı Devleti’nin Arap çoğunluğun yaşadığı ve düşman orduları işgal altında kalan kısımlarının geleceğinin, halkın serbestçe beyan edecekleri oylara uygun olarak tayin edilmesi gerekir!” yazılması son derece mühimdir ve keskin hatları olan bir ibaredir!!!

“Din, ırk ve ülke birliği noktasında birbirlerine bağlı olan, saygı ve fedakârlıklarla çevrelerinin şartlarına da saygı gösteren Osmanlı-İslâm çoğunluğunun yerleşmiş bulunduğu kesimlerin tamamı ister bir eylem ve ister bir hükümle olsun birbirlerinden ayrılmayacak bir bütündür!” maddesi, bölgeyi bölmeye çalışanlara karşı resmi bir belge hüvviyetindedir!!

2. madde: “Halkı özgürlüğüne kavuşunca oylarıyla anavatana katılmış olan üç sancak Kars-Ardahan-Batum için gerektiğinde yeniden halkın serbest oylarına müracaatı kabul edilir!”

3. madde: “Batı Trakya’nın Türkiye ile yapılacak barışa kadar ertelenen hukuki durumunun belirlenmesi işi de halkının özgürce beyan edeceği oylarla uygun şekilde yerine getirilmelidir.”

Bugün belki de bir halk oylamasıyla Yunanistan’ın zulmü altında inleyen başta İskeçe ve bölgedeki Türk-Müslüman azınlığın yaşadığı bölgelerde bu maddenin uygulatılması gündeme gelmelidir!!?

4. madde: “İslam hilâfeti ile saltanatın merkezi ve Osmanlı Hükümeti’nin başkent olan İstanbul’u şehri ile Marmara denizinin güvenli her türlü saldırıya karşı dokunulmazlık olmalıdır!”

5. madde: “İtilâf devletleri ile düşmanları ve bazı ortaklar arasında yapılan anlaşmaların esasları çerçevesinde azınlıkların hakları komşu memleketlerdeki Müslüman ahalinin de aynı haklardan istifade etmeleri ümidi içerisinde tarafımızca benimsenir güvence altına alınacaktır!”

Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Adalar, Girit, Kıbrıs, Suriye, Irak, Filistin, Lübnan, Cezayir, Tunus, Kafkaslar ve Kırım’ı içine alan çok geniş bir bölgede pek çok hakkımız kayıt altına alınmıştır!

6. madde’de, Cumhuriyetin milli ve iktisadi gelişme imkânlarıyla gelişmemizin sağlanması, bağımsızlığımızın, varlığımızın ve geleceğimizin ana ilkesi olarak benimsenmiştir! Bu sebeple ülke dahilinde siyasi, adli, mali ve benzeri alanlarda gelişmemizi önleyici sınırlamalara-kapitülasyonlara-karşı olduğumuzu, yapılacak borç anlaşmalarında kesinlikle hiçbir baskı uygulanmayacağı taahhüt edilmiştir!

DEVLET EBED MÜDDET!

Şehit kanlarıyla bize emanet edilen bu misak-ı milli topraklardaki soydaşlarımız, dindaşlarımız ve cumhuriyetimizin güvencesi vatandaşlarımızın emniyeti açısından “Misak-ı Millî Sınırları”; seçimle iş başına getirilmiş “Cumhurun başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve devlet adamı Türkmen Beyi Bahçeli” tarafından desteklenen Cumhur İttifakı hükumetince ülkemizin bütünlüğü emniyeti ve güvenliği sağlanarak “devlet ebed müddet” anlayışı ilelebet kalıcı olarak sürdürülmelidir! HAYR da olsa ŞER de olsa; “sebep olmak işlemek gibidir!!!” Gayret bizden, takdir ve tevfik Allah’tandır. Vesselâm.

WhatsApp İhbar Hattı: 530 200 00 96

 

Ahmet Maranki Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle