1980’lerden ders almak ve Alpaslan Türkeş!
1970-80’li yıllar Türkiye’nin karanlık, sağ sol kavgalarının ülkede hakim olduğu yıllar!
Ülkeyi yönetenler de bugün daha açık seçik gördüğümüz gibi koalisyon hükümetleri ile dış güçlerin kontrolünde iç dinamiklerini yabancıların yönettiği bir konumda hiçbir olaya yerli ve milli müdahale yapılamayan yıllar!..
Lise ve üniversite yıllarımız hakikaten kardeşi kardeşe düşman eden at izinin it izine karıştığı tarihi acılarla kayıt düşmüş kaybedilmiş yıllarımız!..
O Türkiye’de hükümetlerin içindeki bakanların “Güneş motel” diye basına yansıyan pek çok sayılarını artırabileceğimiz transfer olaylarıyla ülke yönetiminin peşkeş çekildiği yıllar..!
Menfaat üzere dönen siyaset!
1970-1980 yılları mantığı düşünüldüğünde bir grup kahrolsun Amerika ve emperyalizm diye sloganlar atarken; diğer grup da kahrolsun Rusya Çin her şey milliyetçi Türkiye için diye yürüyüşler düzenlendiği yıllar..!
Türkiye’de 2023 yılında bu gibi söylemler pek gündemde olmasa da bu partilerin uzantıları yine siyaset arenasında seçim sathında birbirlerine olmaması gereken tavır ve davranışlar içinde sahip bulundukları partilerin fikir ve anlayışlarından farklı boyutlarda birtakım etkilerle davranışlar sergilenmektedir!!
Türkiye bu oyunları çok görmüş ve yaşamıştır!
Türkiye’de yine birtakım etkiler altında Başbakan’ın önünde kasaların atılması yanında cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık Bakanlar kurulu toplantılarında anayasa kitapçının da atılması gibi kaos oluşturacak hadiseler bugün de tertiplenebilir dikkatli atmak lazım!
Dün mecliste bir parti başkanını mermi kovanlarını meclise atması yanında atılan sloganlar demokrasi adına tarihi kötü kazanımlar olarak geçecektir!
Alpaslan Türkeş’in ölümü!
Türkiye’nin 1970’li o karışık günlerinde Kastamonu İnebolu’da Bozkurt ilçesindeki bir mitingden dönüşte Milliyetçi Hareket Partisinin Genel Başkanı Başbuğ Alparslan Türkeş’in İnebolu’da “…efendim sizi İnebolu’da misafir edelim diye yolunu kestiğimizde; hayır Kastamonu’ya geçmem lazım!.. Orada hocamın elini öpüp, dostlarımın dualarını almak lazım bekletmeyelim…! Durmak yok vazife yola devam ..” demesini tarihe o yıllarda yaşanmış bir hadise olarak kayıt düşüyorum!
Alpaslan Türkeş - Mehmet Feyzi Pamukçu!
Türk milletine karşı çok derin bir sevgi besleyen Mehmet Feyzi Efendi; rahmetli Alpaslan Türkeş’le büyük dostlukları ve sohbetleri olduğunu gören yaşayan biri olarak bunu da ölüm yıldönümünde tarihe kayıt düşüyorum!
Türk milletine hizmet etmenin İslam’a hizmet etmek olduğunu savunan Mehmet Feyzi Efendi, “Mefahir-i Diniye, Mefahir-i Milliye, Sadakat-i Vataniye. Bu üçü bir arada olursa, iyileşmeyecek yara yoktur” diyerek,
Türk siyasi tarihinde neredeyse Tanzimat’tan bu tarafa halledilemeyen bir hastalığında adeta şifasını söylemiştir. Türk vatanının ve milletinin kalkınması mücadelesinde de Türklük âleminin son Başbuğu Türkeş’in yanında Mehmet Feyzi Efendi olmuştur.
O bu haliyle de, Türklük ülküsünün manevi yol başçılarından biridir. Türk milliyetçilerinin, Türk milletinin bağrından çıkmış bu kıymetleri tanıması ve tanıtması elzemdir.
Rahmetli Alpaslan Türkeş’le ilgili bilinmeyenler maksatlı olarak yayınlar düzeltilerek milli tarihimiz içinde yer almalıdır!
Düzeltilmesi gereken en büyük olaylardan birisi de Alpaslan Türkeş’in Mehmet Feyzi efendi gibi Risale-i Nur cemaatine olan müsbet ilişkileridir!
Başbuğ Türkeş Mehmet Feyzi için, “Kendilerinden daima ihlaslı bir şekilde yardım, destek ve muzaheret gördük. Davamızın muvaffak olması için pek çok maddi ve manevi destekleri olmuştur. Allah kendilerinden razı olsun. Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsın. Çok derin, şuurlu, çok imanlı, çok muhterem bir şahsiyetti. Davamız daima ondan güç almıştır” diyerek Mehmet Fevzi abiden aldığı feyzlerle o karanlık yılları milli manevi değerlerle “Türklük gurur ve şuuru İslam’ın ahlak ve fazileti” noktasında terakki ederek bugünlere gelinmiş ve Cumhur İttifakı hükümeti kurulmuştur!!
Yüzyıldaki Stratejik araştırmalar kitabımda da tarihe kayıt düşüp başbakanlık, genelkurmay ve devlet arşivlerinden yaptığımız çalışmalarla Türkiye’de Türk vatanı, milleti, bayrağı, devleti, mukaddesatı için gayret eden pek çok lider davalarının uğruna şehit edilmişlerdir!
Türk milliyetçiliğinde ülkücü hareketin lideri ve başbuğ olan Alparslan Türkeş, Muhsin Yazıcıoğlu, Turgut Özal, Necmettin Erbakan, gibi liderler yanında rahmetli Gün Sazak, Adnan Kahveci gibi bakanlar da karanlık güçler tarafından bugün bu karanlık günlerde cinayete kurban giderek şehit olmuşlardır..!
Ruhları şad olsun!
Türk milletinin siyasi liderlerden beklentisi!
Siyasetin kızgınlaştı bugünlerde milletin siyasi partilerden; denenmiş insanların tekrardan bu milletin başına musallat edilmemesi yanında; en çok talep edilen dürüst, namuslu, helal harama ayırt edebilen ahlaklı insanların seçilerek milletin karşısına getirilme talebidir!
Hele hele milletin vekaletini isteyenlerin seçim çalışmalarında milyonlarca lira harcıyarak seçilmek isteyenleri yarın vekil olduklarında neler yapabileceklerini bir kere daha düşünmelidirler!..
Bunları listelere koyduğunda artık milletin “sinek küçük ama mide bulandırır” noktasında tercihler yapacağı unutulmamalıdır..!
En önemli bir ayrıntı da “milletin yöresinde sevilmeyen, dün eşeği yokken; bugün uçağa binen” milletvekilinin mal varlıkları Karun hazinelerine dönen hiçbir kişi ve kuruluşu listelerde görmek istememektedir!!
Bunu yapan siyasi liderler kendi iplerini kendileri çekmiş olacaklardır..!
WhatsApp bilgi ve ihbar hattı 0530 20000 96







