--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

1961’de Menderes’in; akabinde nesillerimizin idamı devam ediyor!!?

Ahmet Maranki
Ahmet Maranki
6

 

Yıl 1961 İnebolu’nun şirin Çamlıca köyü. Amerikan “Marshall Yardımı” olarak yurda gelen sulandırılmış süt tozlarını içmek, asıl kara hâli değiştirilmiş ve kabuğu-kepeği alınmış “francala” katkılı beyaz ekmekler ve üzerine sürülecek margarinler için bütün talebeler olarak kuyruktayız! Her gün, Rusya’dan getirilen demir ve daha çok alüminyum maşrapamızla okula gidiyoruz! Tabi her gün birimiz de okulun odununu getiriyor..!

Kravatlı ve siyah elbiseli, traşlı bıyıksız devlet adamları, ilk defa okulda gördüğümüz rengârenk balonlarla gözümüzü boyarken bir cip arabayla kapı önüne iki teneke bırakıyor. Birinde süttozu var, birindeyse margarin! Bir de dışarıdan geldiği belli olan çimento torbası gibi bir çuvalda un! Saf niyet ve sevinçlerle, maalesef alüminyum çaydanlıktaki suya kattığımız süt tozunu ve beyaz ekmeğin üzerine sürülmüş margarini ilk defa tadıyoruz..!

OKUDUĞUM İBRETLİK BİR HATIRAYI 

PAYLAŞIYORUM!!?

“1960’larda ilkokuldaydım. Öğretmenimiz süt tozu paketleri dağıttı; ABD’den yardım olarak gelmiş! Bizim evde 100’e yakın keçi, 30’dan fazla büyükbaş vardı. Ekin, saman, harman için olmazsa olmazdı! Süt ve yoğurdu satma imkânımız yoktu ve bize yetecek kadar her türlü süt ürünümüz vardı. Ama ben cicili paketler içindeki süt tozu paketlerini sevine sevine eve getirdim.

Dedem sordu; “Elindeki nedir..? Bizim sütümüz var, götür onu geri ver, sütü olmayan çocuklara versinler.” Köyümüzde sütü olmayan ev yoktu, götürmek istemedim. Dedem; “Oğlum, bunlar bizim iyiliğimiz için bunu vermiyor, bizi zehirlemek için gönderiyor!” dedi. Ben okulda aldığım derslerden kendime güvenerek dedeme karşı geldim. Söylediklerini okumamış olmasına ve cehaletine yordum. Beni ikna edemeyince dedi ki; “Git, süt tozunu süte çevir getir.” Yapıp getirdim ve çok kuvvetli köpeğimizin kulübesinin önüne koydum. Yaladı, çekti, bırakıverdi; “Siz beni zehirlemek mi istiyorsunuz?!” gibi hırsla bize baktı!! Saldıracak gibiydi! Kabı aldık ve dedem suda yıkadı. Sonra bana “Git, bizim sütten getir.” dedi. Evden yarım kilo kadar sütü götürüp kaba koydum. Köpeğimiz ağzını koydu, bir nefes aldı ve iki içimde sütü bitirdi. Dedem hiç okula gitmemişti ama öğretmenimden ve o sütleri okulumuza gönderen yetkililerden daha çok şey biliyordu..!!“”

SÜT TOZLARINDAN SONRA TÜRKİYE’DE İLK 

DEFA ÇOCUK FELCİ VAKALARI GÖRÜLDÜ VE 

FELÇ SALGINI BAŞLADI!!!

Sonrasında da Amerika bize milyon dolarlar karşılığında çocuk felci aşılarını sattı..!! Yetmedi!! Tereyağı, neredeyse sözde bilim adamları tarafından yasaklandı! Margarinler reklâm edildi!

Bugün Devlet İstatistik Enstitüsü verilerine göre, ölümlerin yaklaşık % 40’ı kalp damar dolaşım bozukluğundan!!

Dün tereyağı yemeyin diyen doktorlar, bu kadar kayıptan sonra konuşmaya başladı..! Fakat olan oldu! Başta erkekler olmak üzere üç kişiden birinde kalp şikâyetleri oluştu! Hepsi yarım insan olarak yaşıyor; yaşamak denirse..! Aşk yok, heyecan yok, tatlı-kebap envaiçeşit yiyecek yasak! Genetik bozukluklarla, kalp ve damar bozukluklarıyla doğumlar başladı! Bizden sonrakilerse çok daha kötü olacak gibi görünüyor..!!

YETKİLİLERE SORUYORUZ?

Kabuğu, kepeği, rüşeymi “en değerli-faydalı maddeleri alınmış” posası çıkarılmış; üstüne içine yaklaşık 20 tür sentetik katkı maddesi katılarak, gıda kapsamından tamamen uzaklaştırılan bir madde, neden milyonlarca insana onlarca yıl yedirildi..!? Ve hâlâ yenilmeye devam ediyor..!

Bilimin zehir kategorisindeki bromürü, özellikle hayvanlardan elde edilen sistain-kıl maddesini ekmeğe katanlar hangi akılla, Şeytan’ın; “Tahılı, asılları, nesilleri bozacağım..!!!” kibrine esir oldu..?! Bu esareti halka, üç kuruşluk dünya makamı ve menfaat karşılığı satanlar, hâlâ mı susacaksınız..??!!

BU MİLLETİN GELECEĞİ OLAN ÇOCUKLARIMIZ İÇİN 60 YILDIR BİR KALEM OYNATILMADI!?

Bozuk-beyaz un, margarin, yıllardır her gün hâlâ reklâm edilen süt tozları ve kimyasal maddelerden yapılmış çocuk mamalarıyla gelecek neslimiz yok edildi! Hem de reklam giderlerini vergilerden düşerek..!?

Ey Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başındaki; bu ülkenin geleceğini ve çocuklarını düşünen, Allah’tan korkup âhirette hesap vereceğini düşünen, zerre kadar hayrın ve şehrin hesabının sorulacağına inanan yetkililer!

Bilinsin ki, 60 yıllık bu çarpık düzene dur deyip; düzeltenlere oylarımız fedadır! Bu necip milleti kurtarma mücadelesini verirken 57 soruşturma geçiren, 40 yıllık bir devlet adamı olarak bu mücadeledeki herkesi alkışlıyoruz! Bu düzene ve milletin 60 yıldır göz göre göre yok olmasına göz yumanlardan dünyada ve ahrette şikâyetçiyiz!!? Bütün bu haksızlıklara “görmedim duymadım işitmedim” deyip, gerekli kanunları çıkarmayan, “milletin oylarıyla iş başına gelip te tedbir almayanlar”a millet, 2023 seçimlerinde sandıkta hesap sormadan uyanın! Bütün yöneticilerimizden, siyasi partilerimizden, yazılı ve görsel medyadan, devletin en başından en sonuna kadar herkesin bu mücadeleye dâhil olmasını milletimiz adına talep ediyoruz!

ADNAN MENDERES’İ 61. ÖLÜM 

YILDÖNÜMÜNDE HAYIRLA YÂD EDİYORUZ!

Yetkilileri göreve davet ediyoruz!!! Tarihten ibret almadığımızdan, birkaç yıl önce aynı darbe teşebbüsünü-seçilmişlere müdahaleyi yaşadık! Artık hamasi nutuklar yerine; aldanmadan yanılmadan ehliyetli ve liyakatli, denenmemiş kadrolarla, havanda su dövmeyip radikal tedbirlerle, bütün antidemokratik tehlikelere göğsünü siper eden milletimize sahip çıkmanın vaktidir!

“Gıda güvenliği, ülke güvenliği kadar önemlidir!” diyen Sayın Cumhurbaşkanından millet, acilen ve daha da geç kalınmadan radikal tedbirler ve uygulamalar beklemektedir..! Devletimizin bekası için, iç-dış bağımsızlık yolunda mücadele verenlerin ruhları şâd olsun..? Âmin! Vesselâm.

WhatsApp İhbar Hattı: 530 200 00 96

 

Ahmet Maranki Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle