16 Türk devletinde ihanet hep içeriden olmuştur...
Büyük dağın dumanı büyük olur. Allah’ın nasibi varsa dostları da çok olur. “Tarih tekerrür ediyor” son kitabımızda yazdık. 1000 yıl önce ve 100 yıl önce ile bugün olanlar aynen tekrar ediyor. İbret alınsaydı, başların ferasetli yardımcıları olsaydı «tekerrür etmezdi». Ertuğrul dizisinde Sultanın en yakınları hain çıkıyor, sultanlarını zehirliyor. Ama Sultanların İbni Arabileri vardı. Allah’a yakın, habibine ümmettiler. Davaları ilahi Kelimetullah davası olduğu için unvan umurlarında değildi.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin milli ve yerli duruşunun tekrar hayat bulması için “Örtülü desteklerle milli olmayan tarihimizi değiştirilmemesi adına” mücadelesini herkes görüyor. TRT’de radikal kararlar aldı ve medyaya neşter attı. Bu aldığı kararla birazda “örtülü” olarak destek yaptı, dizilerin önünü açarak tarihin millet tarafından anlaşılmasını sağladı. Sakın bunu tesadüf sanmayın. Bu dizilerin, programların, liderine sahip çıkmasında, milli ve yerli insanlarla sahaya inmelerindeki tek sebebi olduğunu belirtmek isteriz.
“Ahmet Maranki” masa başında ahkâm kesen biri değil. Türkiye›nin bütün il ve ilçelerin tek tek dolaşmış, gelen yorumlardan yola çıkarak size sesleniyor. Sakın Ankara›da bir bürokratın veya bir danışmanın sözleri gibi düşünmeyin. “Biz halkız” milletiz, halkın içindeki sesi duyuruyoruz.
Diriliş Ertuğrul’da “Sultan”, Payitaht dizisinde Abdülhamit yakınları tarafından zehirleniyor. “Düşman hep sarayda” Bugün de aynı şeyler. Son kitabımızda yazdık. “Adnan Menderes”i, “Turgut Özal”ı, “Alparslan Türkeş”i zehirlediklerini artık bilmeyen yok. Bence “Mustafa Kemal”i de ağır ağır zehirleyerek öldürdüler.
“Muhsin Yazıcıoğlu”na, “Muhsin başkan senin iki kazada kemiklerinin hepsinin kırılması tesadüf değil gel bu helikoptere binme” demiştik. Burada da bir zehirlenme var. “Necmettin Erbakan” “milli görüş”ün lideriydi. Altınoluk’ta ölüm döşeğinde kendisine şifa sunduk. “hocayı dinleyin mutlaka” dediği halde, geride kalanlar bizi dinlemediler. Bana göre oda ağır ağır zehirlendi. “Bülent Ecevit” de zehirlendi, öldürülmek istendi. Kitabımda yazdım, bu ülkede lider vasıflı kişiler hep öldürüldü. “ZEHİRLENEREK” derken sadece siyanürle değil, beyin yıkayarak da zehirliyorlar. Çünkü onlar sarayın içindeler. Dünyaya adalet dağıtan 16 Türk devleti yıkılmadı, yenileri kuruldu. Abdülhamit uçuruma giden İslam’ın bayrağını 33 yıl durdurabildi. Ama “içeridekilerden” gelen tehdit amacına ulaştı.
“Acizane bizim de bu yola çıkarken yedi düvele savaşımızda manevi koruyucularımız var. Yedi düvelin açtığı mahkemelerde Allah’ın izni ile hepsinin sırtlarını yere getirdik. Tabi bu milyonlarca kişiye ulaşmamız, onlara şifa olmamız ve onların duasından başka bir şey değil. Biz kendimizde üstünlük görmüyoruz. Rabbimin lütfu diyelim.”
Bugün de saray çok daha büyük bir tehlike altında. Başkanın en yakınında olanlar hain çıkmadı mı? Düşman bugün de sarayın içinde. Zaten Sayın Cumhurbaşkanı “Ben yalnızım, benim kimsem yok yanımda. Sadece sözcüm benim adıma konuşabilir” demedi mi? Demek sayın danışman ve başdanışmanlardan yaptığı açıklamalardan bana göre de yaptığı uygulamalarda bir sıkıntı var. Rahmetli Erbakan Hoca’dan hocam niye konuşturmuyorsunuz milletvekillerini, danışmanlarınızı dediğimde “evladım konuşmadan halimiz böyle bir de bunlar konuşsalar herhalde idam edilirdik” dediğini hiç unutmam!
Sayın cumhurbaşkanının bahsettiği “Sözcü” “İbrahim Kalın”. Tanırım aldığı eğitimden farklı, bir “fenomen”! unvanının üstünde her yerde ve ülkenin mukadderatı ile ilgili işlerle ilgileniyor. Her zaman “liderinin yanında” ama 1-11-111 olmak lazım. Yani aynı görüşte birler bir arada olmalı. Sayın cumhurbaşkanım “yalnızım” diyor. Sayın cumhurbaşkanım “yalnız değilsiniz”, Anadolu’nun necip evlatları milli ve yerli torunlar sizin yanınızda. Sizin yanınızda derken, sarayınızda değiller sadece!
İnşallah ders alırız da “tarih tekerrür etmez” çünkü bu “zehirlenme” hadisesi çok önemli. Tehlike hep sarayın içinden geliyor da!!
Ahmet Maranki 15 yıl önce bunları söylediğinde deli-fenomendediler. Ama hep haklı çıktım. Milletin ata mirasına sahip çıkmasına yönelen lider en yakınları tarafından bertaraf edilmişlerdir.15 Temmuz’un başarılı olamayacağını görebilen Allah dostları yüksek enerjili insanlar; 2017 yılı içinde büyük bir tehlikenin olacağını ben de bir kere daha tarih tekerrür etmesin diye buraya yazayım dedim. Şimdilik bu kadarla yetinelim. Geçen akşam Diriliş dizisinde, payitaht dizisinde “saray” içindeki hainlerin oyunlarını görünce bir kere daha hatırlatayım dedim vesselam.
Bu anlattıklarım aysbergin görünen tarafı altını bilen biliyor zaten. Bilmemeleri için yok ediliyorlar, yıkılıyorlar!
Türk devletlerinin yıkılışı da hep içeriden “saray”dan olmuştur...
WhatsApp ihbar ve irtibat hattı:
0 530 200 00 96







