--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Müslüman ülkede neden olimpiyat olmaz, olmamalı da

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
14

2024 Paris Olimpiyatları, geride yaşanan skandal olaylar ve görüntüleriyle hatırlanacak.

Organizasyonun sorumluları öyle istediği için, spor bahane edilerek sistematik olarak birçok ‘çirkin’ ve ‘çirkeflikler’ yaşandı.

Açılışta sergilenen cinsiyetsizlik sempatizanlığı ve dini inançlara karşı saygısızlıktan öte ‘savaş’ açılması,  olimpiyatların kuruluş ve tarihsel işleyiş amacını ortaya koymaya yetiyor.

1896 yılında ‘olimpiyatlar’ adı altında Atina’daki Hera tapınağından fitili ateşlenen ‘meşale’ bugünlere taşındı. Paris, 33. kez düzenlenen bu organizasyona 3. Kez (1900-1924-2024) ev sahipliği yaptı.

Bugüne kadar hiçbir Müslüman ülkesinin ev sahipliği yapmadığı bu etkinliğe Paris’in yanı sıra Londra 3’er kez (1998-1948-2012) ev sahipliği yaparken, Tokyo (1964-2020), Atina (1896-2004) ve Los Angeles (1932-1984)   ikişer kez organizasyona ev sahipliği yaptığı görülmektedir.

Sporun ‘organizasyonunu’ almanız için, nüfus çoğunluğunun Müslüman olmaması gerekiyor. Öyle olmasa, 2012 Avrupa Spor Başkenti yapma başarısı gösteren İstanbul’a verilemez miydi! 

Organizasyonlar tarihine bir göz gezdirdiğimizde, Müslüman olarak ilk aday olan ülkenin 1916 yılında Mısır (İskenderiye) olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin (İstanbul) ise 2000, 2004, 2008, 2012 ve 2020 tarihlerindeki adaylık sürecinde, ‘ideolojik’ tabuları yıkmayı başaramadı.

Aynı şekilde, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan İskenderiye, Kahire, Kuala Lumpur, Taşkent, Bakü ve Doha gibi şehirlerin adaylık başvuru sürelerinden bir neticeden alınmadığını görüyoruz.   

Bugün uluslararası spor organizasyonlarının (IOC, FIFA, UEFA) hangi anlayışın ‘kontrolünde’ olduğunu görmek zor değil.

Hatırlayın Avrupa Şampiyonasında Milli Takımımız oyuncusu Merih Demiral’a, sevinç gösterisinden dolayı verilen, tarihte görülmemiş art niyetli cezayı.

Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC) olimpiyat öncesi ve esnasında, sporla bağdaşmayan uygulamalarını. Bu uygulamaların ne denli ölçüsüz ve seviyesiz olduğunu, birçok kez bu satırlarda anlatmaya çalıştık.

IOC’nin uygulamalarındaki ayırımcılık sadece bugüne ait değil tarihinde de benzer durumlar yaşandığını, sporun tarihinde okuyor ve görüyoruz. 

Fransızlar kendi içerisinde ‘bataktan’ çıkmak için debelenirken, Paris’in 3. kez oyunlara ev sahipliği yapması, ırkçı ve sömürgeci batılı anlayışların geldiği noktanın yansıması. 

Paris Advanced Research Center (PARC) direktörü  Dr. Nevzat Çelik’in Anadolu Ajansında (AA) yer alan ve ‘Fransa’nın 2024 Paris olimpiyatları fiyaskosu’ başlığını taşıyan makalesinde şu ifadeler yer alıyor; 

“Paris’in farklı yerlerinde yaşam mücadelesi veren binlerce göçmenin ve evsizin köprü altlarında ve sokaklarda çok kötü şartlarda yaşam savaşı verdiği durumu gizlemek ve Fransa’nın imajına zarar vermemek adına onları başka yerlere nakledildi.

Fransızlar, Olimpiyat Oyunları'nda dini değerler dahil her şeyin hiciv edilmesini özgürlük olarak görseler de aynı özgürlüğün başörtülü bir Fransız sporcu için laiklik adı altında geçerli olamayacağını da gösterdiler…” 

IOC’nin organizasyon verdiği Fransa’nın son durumu, pislikten dolayı sporcuların antrenman yapmadığı, nehre girenlerin ‘mikrop’ kaptığı Ren nehriyle benzerlik gösteriyor.

Rusya’nın sporcularının ülkeleri adına yarışlara katılmasını yasaklayan, İsrail’in Filistin’de sergilediği soykırımı görmezden gelerek, soykırımcıları temsilen organizasyona katılmasına sesini çıkarmayan bir Uluslararası Olimpiyat Komitesi, diğer yanda sporcusunun başörtüsüyle yarışlara katılmasına engel olan Fransa. 

Dünyanın göbeğinde gerçekleşen bu organizasyonun, kimler için ne manaya geldiğini gözler önüne sermesi fazla söze hacet bırakmıyor, aslında. 

Dikkat edilmesi gereken, uluslararası spor organizatörlerin ülkemizdeki uzantıları.

Olimpiyat ve benzeri spor organizasyonlar (buna İslam oyunları dahil)  dini değerlerden uzaklaştırma ve cinsiyetsizleştirme propagandası içeriyor. Bu tehlikeyi görmemezlikten gelerek bertaraf etmemek, ülkenin çocuk ve gençlerine, geleceğine en büyük ihanettir!

Milli ve manevi değerlerimizin temeline spor aracılığıyla adeta ‘dinamit’ koyan, gücünü hak olmayan batıl inançlardan alan bu tür anlayışlara karşı, topyekûn karşı koymak zorundayız. Aksi takdirde, son pişmanlık fayda etmiyor.  

   

 

 

Yorumlar

(14)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bahçekapılı

19 Ağustos 2024 08:22

Spor ve spor organizasyonları güçlü ülkelerin tekelinde olmasın dan dolayı bu tür serzenişler olmakta. Önce bilim ve yaşam kalitesinde güçlü olmak gerek.

ersan

18 Ağustos 2024 19:24

sen kendini ne zannediyorsun merak ettim

Kanber

18 Ağustos 2024 16:50

Selamlar Allah Celle Celalühü kur'an-ı Kerim'de Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem de hadis-i şeriflerinde kafirleri dost edinmeyin onlardan size Dostlar olmaz ta ki siz onların diline dönmedikçe diye buyurulmaktadır. Onlardan asla Müslümanlara dost olmaz. insanlara da asla hayırları dokunmaz. Onlar soykırımcıdır. emperyalistdir. sömürgecidir. hukukun üstünlüğüne değil, gücün hukukunu savunan uygulayan zorbacılardır.

Abdullah Kaan

18 Ağustos 2024 15:27

Olimpiyatlar ve spor, felsefesi, ideolojisi, sosyoloji, ekonomi ve subliminal mesajları ile küresel logonun bir parçası olmuştur. Bu manada tespitleriniz çok isabetlidir.

YORUM

18 Ağustos 2024 14:29

Selamlar. Bu tür organizasyonlara verilen emeğe, boşa geçirilen zamana, yapılan masraflara yazık. Dediğiniz gibi ahlaksızlık da cabası. İslâm âleminin bu tür organizasyonlara ihtiyacı yoktur. Bir özenti , Avrupa'ya şirin görünme, güya Medeni!!! olmak saplantısı almış başını gidiyor. Yazık, insanlık nereye gidiyor bilen varsa söylesin.

Hasan

18 Ağustos 2024 13:26

Musluman ulkede, spor olmaz,sanat olmaz, bilim olmaz,,,fitratiniza uygun tek şey cehalet

gercek

18 Ağustos 2024 10:00

Siz oule dusunun gelecegin olimpiyati Katar ya da Suudi Arabistanda olacak.

Kur an in ve peygamberin muhatabı devletler değil bireylerdir

18 Ağustos 2024 08:32

Müslüman.an ülke olmaz, müslüman birey olur. Devletin dini adalettir, bizzat hz Alinin sözüdür.

Muzo

18 Ağustos 2024 08:25

Abiciğim ülke laik bir ülke, sadece halkının çoğunluğu müslüman. Karıştırma.

ata

18 Ağustos 2024 08:07

bu hadise orijinalinde çıplak yapılır... şimdikiler de çıplaktan hallice... uzak olsun... mesela cimnastik. kol tamamen kapalı. kıç dona kadar açık... anlayan var mı mantığını... popo göstermekten başka nedir ki???? koşuyor kadın avreti açıldı açılacak. ulan bi don giyin... erkeğin koşusu farklımı ki??? erkek niye açmamış dibine kadar..

Ufuk

18 Ağustos 2024 10:01

Bakma o zaman

Höt

18 Ağustos 2024 14:29

Verse koşa koşa gidersin ama ...

ata

21 Ağustos 2024 07:52

kabalıktan başka mantıklı bir izahat yok değil mi? siyonizm insanlığı böyle bitiriyor, masum spor, suçlu porno... ama kaynak aynı...

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle