--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Fenerbahçe mi büyük, Jose Mourinho mu?

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
10

 

Türk futbolu idari ve mali yönden alçak ‘sürünme’ olarak tanımlanan bir süreç yaşıyor. Toplumumuz spor adı altında ‘futbolla’ oyalanırken, görülmesi gerekenleri ‘görmek’, sorunların üstesinden gelinmesi gerekiyor. Çünkü birisi bitmeden diğeri başlıyor, sorunlar aşılması güçleşen ‘yığın’ haline geliyor. Düşünme ve oyalanma dediğimizde, gündem oluşturup kafaları karıştıran en son örnek Jose Mourinho’nun Fenerbahçe’ye gelişi. Geliş şekline bakar mısınız! Başkan adayı Aziz Yıldırım 29 Mayıs tarihinde genel kurul üyelerine diyor ki, “Mourinho’yla ben ve Önder Bey 2 saat konuştuk. Şartlarda anlaştık gelmesi yönünde… Tam biterse, önümüzdeki hafta Mourinho’yu İstanbul’a getireceğim.” Bu konuşmanın iki gün sonrasında Sayın Yıldırım’dan “Bana da sordu öbür taraf, ‘Gerekirse imzalayın’ dedim çünkü onlar yetkili, şu anda bizim yetkimiz yok. Onlar da galiba Mourinho’ya talip olmuşlar, iyi bir haber” şeklinde bir açıklama geldi. Yıldırım’a göre Fenerbahçe menfaatleri ön plana çıkınca, Portekizli teknik adamı Ali getirmiş, Aziz getirmiş o kadar da önemli mi!.. 

 Sarı-lacivertli cephede tüm bunlar yaşanırken Beşiktaş cephesi, kulübün ikinci başkanı Hüseyin Yücel’den, Jose Mourinho ile görüştüklerini, ancak anlaşma sağlayamadıklarını yönünde bir açıklama geliyor. Türk futbolunun iki güzide takımı aynı isim üzerine yarışıyor ise, haklı olarak da vatandaş soruyor; “Sahi, Mourinho gelecek de ne olacak?” Biz de, kendi insanımızın bu sorusuna belki cevap olur düşüncesiyle yazımıza devam edelim…

Yeni dönem için Fenerbahçe’ye başkan adayı olan isimler yabancı olmadığı gibi, tavırları oldukça ilginç ve kafa karıştırır özelliğe sahip. Bir yanda 20 yıl başkanlık yapan ve kendi açıklamasına göre 3 yıl daha şans isteyen Aziz Yıldırım, diğer yanda başkanlık döneminde sportif başarı yönünden sınıfta kalan ve ocak ayında aday olmayacağını açıklamasına rağmen, geri adım atan Ali Koç. Bu ilginçliğin bir başka düşündürücü olduğu kadar derslik ‘komedisi’, Jose Mourinho ile yaşanıyor. Bir teknik direktör düşünün, seçime bir hafta kala aynı takımın iki başkanıyla masaya oturup pazarlık yapıyor. Bu teknik adam yabancı olunca, elbette ki alacağı parayı düşünür. Nasıl yani? Devam edelim…

Adı kupa koleksiyoncusuna çıkan 61 yaşındaki teknik adam kariyerinde Inter ve Porto ile UEFA Şampiyonlar Ligi, Manchester United ile UEFA Avrupa Ligi, Roma ile UEFA Avrupa Konferans Ligi’ni kazandığını okuyoruz. Tüm bunları dillendirirken, Portekizli teknik adamın çalıştırdığı isimlere dikkat kesiliyoruz. Bu takımların müzesi ulusal ve uluslararası kupalarla dolu. Bu kupaları Jose Mourinho’suz da kazandığı gerçeği var. Küçümsemekten ziyade, gerçeği görebilme adına söylüyorum; Fenerbahçe dahil futbolumuzda kaç takım Avrupa Kupalarında bu denli başarı gösterebilmiş! Madem futbol takım oyunu,  mücadele ve başarı ekip işi olduğu gerçeğiyle yüzleşme zorunluluğu var. Öyle olmasa Jose Mourinho 117 yıllık Fenerbahçe tarihinde, 41’i yabancı olmak üzere 78. teknik direktör olur muydu?

Jose Mourinho için, Fenerbahçe’de Ali Koç döneminin 5. yabancı teknik direktörü olması, dikkat çeken bir başka ayrıntı. Bakın tüm bunları söylerken Portekizli çalıştırıcının alacağı para ve Fenerbahçe’nin içinde yer aldığı ekonomik ‘darboğazdan’ hiç bahsetmedik. Bu konuda sözü başkanlık yarışındaki iki adayı, Aziz Yıldırım’ın Ali Koç hakkında sarf ettiği sözlere bırakalım; “‘Borcu 317 milyon avroya düşürdük’ diyor. Halbuki verdiği kitapta 12 milyar gözüküyor. 350 milyon avro borç gözüküyor…” Bir yandan Mourinho, diğer yandan Fenerbahçe’yi bu hale getiren iki başkan adayı Yıldırım ve Koç’a bakıyorum! O nedenle, süreçten dersler çıkarılması adına yazımızın başlığını garipsemek yerine, önemsiyorum.

 

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bahçekapılı

5 Haziran 2024 23:07

Futbol bir gösteri sporu . Böyle olunca iş gösteriyi en iyi yapanı avantajlı yapar. Ya sonra...

ersan

5 Haziran 2024 21:13

onun derdi spor değil onun tek derdi ibbspordan kesilen ekmek parasi

sedat

5 Haziran 2024 15:33

SANA NE FENERBAHCEDEN ....117 YILLIK BIR KULÜBE AKIL VERMEK SANAMI KALDI ...

Egemen

5 Haziran 2024 14:04

Futboldan anlamayan futbol yazarı Bay Ahmet

Sadece stat maliyeti 110miln.$,,, 3.3 milyar

5 Haziran 2024 11:18

Koç geçen sene devletimize 97 mil, vergi vermenin onurunu yaşıyoruz dedi, bjk başkanı vergisini 16 mil. na indiren lere teşekkür etti senin militan derecesinde savunduğun ts ve gs açıklama bile yapmadı,,,gs, fb nin kapalı spor salonundan az büyük devletin stadı alisamiyeni devlete sattı 55 bin kişilik stat ve etrafındaki halkın arazilerinden, 4. 5 sene önce 1 milyar haram kazandı,, Akdeniz oyunlarının 41 altınını 27 si fb li sporcuların,, Avrupa boks şampiyonasındaki 3 altın 2 bronz madalyanın, 1 bronz hariç hepsi fb li sporcuların,,,, beynin kavradıysa,,,,, yukarıdaki rakamları sizin 22 yıla yay ve faizlerle tersini hesapla.... Fb nin bırak borcu kasasında nakdi olur,,, SENİN, saçı bitmedik yetim varlıklarıyla şişinenlerin kapısında iflas kilidi olur,,, SENİN gibi haram methedicileride hiç bir yerde olmamalı........ Üstelik sanane, senin gibi megolamanlık derecesinde fener dişmanının fenerbahçe ile neişi var..

Mehmet KARAKA

5 Haziran 2024 10:54

Şimdilik Mourinho büyük. Muhtemelen Ali Koç u kurtaracak. Ama çok para verdiler büyük kumar oynadılar.

ersan

5 Haziran 2024 08:30

2 Side buyuk ama sen değilsin.bu arada Ebrar ABD deki smaclarinin acısı mi turkiye deki yobazlardan cikiyor

Milletler liginin gelmiş geçmiş en fazla sayıya ulaşan bayan voleybol usu olmuş...

5 Haziran 2024 12:14

Smaçlarıda çok sert,,, suratlarını sadece morartmamış çürütmüştür,,, gerçi onlarda suratda yokya... Mor olsa nolur çürüse nolur.

Ufuk

5 Haziran 2024 08:28

C hicbiri. Tek buyuk GALATASARAY.

H.Y.E

5 Haziran 2024 06:19

İstanbul'un ve ülkemizin üç büyük futbol takımını herkes biliyor. Çocuklarımız da bu üç takımdan birisini tutuyor. Hele Anadolu'daki herhangi bir kulüpte futbol oynayan bir genç için bu üç kulüpten birinde oynamak sonra da Avrupa'daki herhangi bir kulübe transfer olmak böylece hem şöhret ve hem de zengin olmak hayali ve hulyasi taşımayı hedeflemektedir. Ancak bu üç kulübü yönetmeye de talip olanlar bir başka gaye peşindedirler. Sanki bir ülkeyi yönetiyor havasındalar. Onlar spor bilgi ve becerileri ile değil paraları ve mevkiileri ile öne çıkan kimseler. Gel gelelim, bu kimseler bu kulüpleri hiçbir zaman şirketlerini yönettikleri gibi yönetmiyorlar.

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle