• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Can Karahasanoğlu
Ahmet Can Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Çekim yasası şeyhi

18 Ekim 2025
A


Ahmet Can Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Çekim yasası şeyhi

Ahmet Can Karahasanoğlu

İstanbul’un Avrupa yakasında, caddelerin kaldırım taşları parlak ayakkabılar kadar kaygan, mağaza vitrinleri sonsuz bir rüya gibi parıldıyor. 

Nişantaşı’nda bir kafenin köşesinde oturuyor Çekim Yasası Şeyhi. Kartvizitinde başka bir isim yazıyor elbette: Yaşam Koçu, Enerji Mentoru, Secret Ustası.

Ama ben onun gerçek adını duydum: Umutsuzluk taciri.

Paralı ama mutsuz kadınlar geliyor yanına. Kafelerde kahveler soğurken avuçlarına tarot kartları dağıtıyor. Çakralardan, kuantum frekanslardan, evrene gönderilen siparişlerden bahsediyor. İnci küpeli kadın ağlamaklı sesle soruyor:

“Peki o geri döner mi?”


Şeyh, dudaklarında yarım bir tebessümle başını sallıyor:

“Evren sen ne istersen onu verir, yeter ki gerçekten iste.”

“Vay canına yandığımın dünyası,” diyorum; zengin kadınları kandırmak için iyi çene var şu frekans şeyhinde. Aslında dert keder yoksa, insan başını belaya sokacak bir bahane arıyor.

Kadın giderken masaya danışmanlık ücretini bırakıyor. Şeyh kahve fincanını çeviriyor, fincanın dibinde bir boşluk kalıyor: Para kadar derin bir boşluk.


Geceleri, bu adam küçük bir odada tek başına oturur. Sosyal medya hesaplarını açar. Paylaşımlar hazırlar: “Frekansını yükselt, aşkı çek.” Bir sonraki randevu böyle dolacak işte. Bir sonraki umut satışı tamamlanacak.

Kimsenin bilmediği gerçek, bu adam ne evrene sipariş gönderdi ne de bir siparişi teslim aldı. O sadece insanın içindeki deliklere parlak etiketler yapıştırdı: Secret, Kuantum, Manifesting.

Nişantaşı’nda insanlar hep şık, hep telaşlı. Kimse kimseye uzun uzun bakmıyor. Bu yüzden Şeyh’in gözlerinin ardında çürüyen boşluğu kimse fark edemiyor. Bir kadının kalbini kırmış. Başka bir kadına kader bağını açmak vaadiyle boş umut satmış. Sonra başka bir kafede başka bir fincana kahve koyuyor. O bir dolandırıcı. Ama kurbanları suçlu değil. Çünkü insanlar böyle yalanları, gerçeğin sessizliğine tercih eder.

Bir gece, onu Teşvikiye’nin arka sokaklarından birinde gördüm. Sokak lambalarının altındaydı, elinde dizili kartvizitler. Her biri yeni bir randevu, yeni bir hayal kırıklığı.

Göz göze geldik. Gülümsedi:

“İnanıyor musun?” dedi.


“Bilmiyorum” diyebildim ama bilmek istiyordum. Anlamak istiyordum; oysa hayat tahminimden daha komik ve aynı zamanda hüzünle sırıtıyordu.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Kemal

Güzel Inan bana yazar bu tipler yalniz Nisantasinda degil Pariste Londro da NYorkta Münihte her yerde varlar Zaten ordan kaptilar bizimkiler Yalniz birsey var bazen sifa oluyorlar Insanlara masallarini anlatarak Yoksa Nefret Hakaret Kavga ihanet Bölücülük Iftira hep ayni Hikaye Varsin anlatsinlar Tesekkürler bu güzel ve hayata dokunan yazilarin icin !
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23