--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yeniden düşünmek

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
55

Bazı şeyleri yeniden düşünmenin zamanı gelmedi mi?!

Yeniden iman etmekten başlayarak, mezhebimizi, ideolojimizi, siyasi tercihimiz, aklınıza gelen ne varsa.

Ve tabii, okuyarak, düşünerek, istişare ve şura ile.

Mesela toplum olarak genel anlamda “atalarımızın dini ya da gelenek” hâkim aklımıza. Dini pratiklerimiz dar bir ilmihal bilgisi ile sınırlı. 29, 30, 32, 54 farz gibi mesela. Akaid temelli bir itikadımız yok. Okumadan imzaladığımız bir sözleşme metni gibi. Artık “Galu bela zamanı” diye bir zaman da gençleri “interesting” bulmuyor. “New age” moda akımlar, “yaşam tarzları” daha çok ilgilerini çekiyor sanki.

Kur’an’ın meali, hacim olarak “Çalıkuşu” romanı kadar, ama çoğu kimse zahmet edip, zaman ayırıp okumuyor. Evinde, işyerinde Kur’an-ı Kerim olmayanların oranı % 33. Üç evden birinde Kur’an-ı Kerim yok, bırakın meali.. Yokluğu da boşluk oluşturmuyor zihinlerde(!?). Hiç meal yüzü görmemiş yurttaş sayısı % 60+ bir de cevapsız: % 23. Meal okuyan sayısı % 17, Kur’an kursuna giden, İmam-Hatiplisi, ilahiyatçısı, cami cemaati, meraklısı dahil.

Bakın, memleketimizde evinde Kur’a-ı Kerim olup da okuyan düzenli okuyan insan sayısı % 25, zaman zaman okuyan % 32, evinde Kur’an-ı Kerim olmayan % 33, % 10’da cevapsız.

% 33’lük kesim büyük ölçüde sol-sosyalist, kendini Laik-Atatürkçü diye tanımlayan kesim. Ateist, agnostik, fuhuş, uyuşturucu, kriminal risk grubu kesimler bir de.

Bu insanlara ulaşamıyoruz ve hayatımızla onlara güzel örnek olamıyoruz bir de. İdeolojik-politik tartışmalarla sürekli uzaklaşıyoruz birbirimizden. Tehditkâr, aşağılayıcı, dışlayıcı bir dil, sadece siyaset ve ideoloji le sınırlı kalmıyor, futbola kadar gidiyor. Etnik, mezhebi, hemşericilik gibi alt başlıklara kadar gidiyor bu iş. Bir türlü Taif’e giden peygamber gibi olamıyoruz. Güzel söz ve hikmetle hakkı tebliğ konusunda ciddi sorunumuz var. Bu dili akraba ve komşuluk ilişkilerinin de ötesi aile içinde bile belli bir seviyede tutamıyoruz. Şimdi, siyaset, bürokrasi, iş dünyası, medya ortamında da bol bol herkes karşısındakilere haddini bildiriyor. Gücü yeten yetene. Ya bendensin ya da düşmanımsın. Zaten Allah’ın emrine uymazsan haram işlemiş olursunuz. Peygamberin sünnetine uymazsanız mekruh olur. Birileri gibi düşünmezseniz dinden çıkarsınız ya da kelle koparırlar. Bu âlemde herkes sahip olduğu imkân ve güçle birbirini yola getirmeye, satın almaya boyun eğdirmeye çalışıyorlar. Her biri modern bir put sanki. Aslında İlahlık ve Rab’lik taslıyorlar. Firavun da öyle yapıyordu.

Mesela Riyazüssalihin isimli hadis kitabının hacmi Harry Potter kadardır. Ama bu hadis kitabını okuyan çok azdır. İlahiyat, Kur’an kursu ve İmam-Hatiplilere sorun, ders kitabı ve ödev olarak verilen dışında siyer okumuşlar mı?

İslam’ı doğru-düzgün anlamak için, Akaid, Kelam, Usul-ü Tefsir, Usul-ü Hadis, Usul-ü Fıkıh, eş zamanlı olarak Tefsir destekli Meal, Hadis ve Fıkıh okumamız gerek. Bir İslam tarihi, bir de peygamberler tarihi okumamız gerek. Ondan sonra Mezhep, Tarikat seçilir. 

Kitap bize “Bilmediğiniz şeyin peşine düşmeyin” der. İşte o zaman “Şeytan bizi Allah’la aldatıyor”(!?) ve gidip FETÖ’nün peşine takılıyoruz. Kalkancı gibilerin peşlerine takılıyoruz. Birileri de bize kızıp gidip BÇG’ci oluyor.

Ya hu, çocuklarınızı “Allah’ın emri, peygamberin kavli” üzerine evlendiriyorsunuz da, söz gelişi, evlilikle ilgili Allah’ın emrini, Peygamberin sözünü bilen mi var.

Cenaze namazı kılıyoruz, “er kişi niyetine”, kim o bilmiyoruz. “Hakkını helal eder misin?” Hakkım var mı bilmiyorum ki, bakalım helal edecek miyim, etmeyecek miyim, ölenin adı bile söylenmiyor. Ritüel, seremoni, ikonalar, gelenek, geçiştiriyoruz işleri.

İstişare ve Şura zaten hak getire! Kim kime ne danışacak. Herkes her şeyi biliyor. Kimi haşa Cebrail’e de gerek görmüyor Allah’la konuşuyor. Kimi Peygamberle konuşuyor. Kimi Mehdi ile Mesih ile birileri de bunlara inanıyor. Kimileri 3’ler, 7’ler, 40’lar meclisi ile işi bitiriyor. Kimi cinler, kimi şeytanlardan aldıkları ile yetiniyor, kimi istihbarat kaynaklarını kullanıyor ve herkes “benim dediğim doğru” diyor. Şura için zaten halkı adam yerine koyan mı var. Peygamber danışıyor, halkla konuşuyor, onları dinliyor. Hz. Ömer’i hutbede konuşurken susturabilirsiniz ama bir siyasi ya da bürokrata laf söylemek haddinize mi! Hesap sorarlar.

Deist filan diyoruz da, “Allah’ın varlığı”na inananların sayısı % 86. Buna Yahudi, Hristiyan, Müslüman, Deist dâhil. Vahiy’e inanan % 76.

Cemaat ya da tarikata bağlı olanların oranı % 15.

İlginç bir detay, siyasi tercihte dindar insan tercihi % 51.

Evleneceği kişinin dindar olmasını tercih ediyor gençler büyük ölçüde.

Halifeliğe evet diyenler % 54, Hayır % 40, Kararsız % 6.

Günahına pişmanlık duyan % 90. İşte asıl damar bu.

Gusül abdesti alan % 65.

Evet, her şeyi yeniden gözden geçirmemiz gerek. Dinimizi vahiy, siret ve sünnetle tashih edelim. Yoksa halimiz yaman!

Selam ve dua ile.

 

Yorumlar

(55)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Heç

1 Kasım 2019 14:43

Onu begenmiyon bunu begenmiyon sen kimsin peki

Ünal

1 Kasım 2019 09:02

Kendi devrim arabasını üretip almanya ya satmak VARKEN almanya nin TURKIYEDE volksvagen araba fabrikası kurmasını zafer olarak gören ve almana bey değilde köle olmayı düşünen beyinler için kültür emperyalizmine ne gerek var zaten teslim etmis herşeyini koleligide kabul ediyor peki köle olacaktikta kurtuluş savaşını niye verdik lozanda ıngiliz diplomatın dediği bugün zafer kazandığınizi sanacaksiniz yarın bizi kendi ellerinizle cagiracaksiniz sözü cuk oturuyor hatta eğer avrupa pasaport ve vatandaşlık verse türkiye gibi ülkelerde insan kalırım merak ediyorum ege ve akdeniz deki durumlara bakinca insanlar öyle çaresiz duruma getirmiski islam devletleri insanlar emperyalist ülkelere gidip en alt tabaka insan olmayı bile kurtuluş sayiyor

hira

1 Kasım 2019 01:41

Allah diyen yorulmaz akan sular durulmaz,mevlam görelim neyler neylerse güzel eyler,bizlere düşen iman edip sabretmek dua edip tevekkül edip tefekkür edip Rabbimizin Rahmetini beklemek Rabbim bizlerede ölmüşlerimi zede Rahmet eylesin Amin...

Musa aras

31 Ekim 2019 23:40

Abi yıllardır sizi takip ediyorum. Son zamanlarda gazetenizin sayfası android uygulamada düzgün çalışmıyor. Ekranı kaydırırken biyerde kitleniyor. Bi güncelleme yaptırsanız. Saygılarımla.

Aziz Arıçam

31 Ekim 2019 23:33

Birde çok İlahiyat Ve İHL si açmak insanları dindar yapmıyor.Bilakis kaliteyi düşürüyor.ANKARA İLAHİYAT F.si gibi bazı Üniversitelere de değinirseniz memnun oluruz.Çünkü dindar gönderdiğimiz çocuklar İlahiyatlardan dinsiz ve din düşmanı olarak çıkıyor.Ankara Ilahiyatçilarda özel dinsizlestirme çabası var.Bu gerçeği görün.Selamlar

ÜZÜLÜ YORUM

31 Ekim 2019 22:50

100 yıllık emek sonucu dönüştük... Artık özümüze dönme şansımız yok. Allah'tan ümit kesilmese de... Bugün İngiliz belgeleri ortaya çıksa... Bizim bir plan dahilinde bugün ki halimize geldiğimiz açıklansa... En az yüzde 60'ımız, halimizden memnunuz, iyi ki bizi bu hale getirmişsiniz, teşekkür ederiz, der... Biz bittik, mankurt olduk...

Aziz Arıçam

31 Ekim 2019 22:08

Meal okuyanın %17 Düzenli Kuran okuyanın %25olduğu kesinlikle yanlış.İmamlarda bile meal okuyan %17 yok.Diger tarafı siz düşünün.Sayın hocam "Yeniden İman etmekten bahsediyorsunuz.Bu geldiğiniz nokta çok geç olmadı mı?"Asrımızın en büyük problemi iman meselesidir"diyen Bediuzzaman i senelerce hor ve hakir görme gafletine daldınız.Halbuki müslümanlar birlikte hareket edip problemlerine çare bulmalılardı.Eleştirmek yok saymak yerine kucaklaşıp güçlerini manen birlestirmelilerdi.Birbirlerine destek olmalılardı.

hülya

31 Ekim 2019 21:56

Merak etmeyin, laik çağdaş kemalistlerde "Atatürk"diye yırtınırlar ama Atatürk ile ilgili kitap okumazlar, gerek duymazlar çünkü onlar doğuştan herşeyi bilirler.

Ender

31 Ekim 2019 21:52

Sayın dilipak. Sizi zaman zaman okurum. Bugün ku yazınızda Kemalist Lıbaral kesimde ( %33 ) oranda kişilerde evlerinde kuranı kerim olmadıgını veya okumadığını yazmışsin. öncelikle muhafazakar kesim, laik kesimi tam tanımadıgını anlatmak isterim. Be şahsen laik ve Atatürk cüyüm. Kurani kerımı defalarca hatim etim, en az iki defada mealini okudum. Ibadetlerimide eksiksiz yapmaya çalışıyoru. Benim gittigim cami cematınin %40 da benim gibi...biz hep hatim indirme yarışı değilde , meâli ögrenmsi tarafındayız...siden rıcam toplumu daha fazla ayrıştımayalım. Selamlar.

safi6171

31 Ekim 2019 20:57

Bütün alemlerin Rabb-i olan Allah'ım Müslümanları, şeytan lanetlisinin tasallut ve tasarrufundan muhafaza eyle.

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle