Ve Yuhanna Vahyi’nde tarihin sonu

23 Mayıs 2019 Perşembe

Aşağıda alıntıladıklarımı bilelim ki, Hristiyanların ellerindeki kitapta kendileri hakkında ya da dünyanın gidişatı hakkında ne yazıyor bilelim. Bilelim ki, nasıl tedbir alacağımıza ilişkin bir fikrimiz olsun..

İncil’in Yuhanna vahyi, dünyanın sonunu, kıyamete doğru giden günleri anlatır. İncil’in bu bölümünde anlatılanlar büyük ölçüde Ege bölgesindeki 7 kilise ile ilişkilendirilir. Yani bu olayların yaşanacağı kabul edilen coğrafya bizim merkezinde yer aldığımız coğrafyadır. Bu da, bu konunun ehemmiyetini artırıyor. Buyurun birlikte okuyalım:

“Yedi melek ellerindeki yedi borazanı çalmaya hazırlandı. Birinci melek borazanını çaldı. Kanla karışık dolu ve ateş oluştu, yeryüzüne yağdı. Yerin üçte biri, ağaçların üçte biri ve bütün yeşil otlar yandı. İkinci melek borazanını çaldı. Alev alev yanan, dağ gibi büyük bir kütle denize atıldı. Denizin üçte biri kana dönüştü. Denizdeki yaratıkların üçte biri öldü, gemilerin üçte biri yok oldu.
Üçüncü melek borazanını çaldı. Gökten meşale gibi yanan büyük bir yıldız ırmakların üçte biri üzerine ve su pınarlarının üzerine düştü.  Bu yıldızın adı Pelin’dir. Suların üçte biri pelin gibi acılaştı. Acılaşan sulardan içen birçok insan öldü. Dördüncü melek borazanını çaldı. Güneşin üçte biri, ayın üçte biri, yıldızların üçte biri vuruldu. Sonuç olarak ışıklarının üçte biri söndü, gündüzün ve gecenin üçte biri ışıksız kaldı.  Sonra göğün ortasında uçan bir kartal gördüm. Yüksek sesle şöyle bağırdığını işittim: “Borazanlarını çalacak olan öbür üç meleğin borazan seslerinden yeryüzünde yaşayanların vay, vay, vay haline!”

“Kuzu altıncı mührü açınca, büyük bir deprem olduğunu gördüm. Güneş keçi kılından yapılmış siyah bir çul gibi karardı. Ay baştan aşağı kan rengine döndü. İncir ağacı, güçlü bir rüzgarla sarsıldığında nasıl ham incirlerini dökerse, gökteki yıldızlar da öylece yeryüzüne düştü. Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı. Dünya kralları, büyükleri, komutanları, zenginleri, güçlüleri, özgürü kölesi herkes mağaralara, dağlardaki kayaların arasına gizlendiler. Dağlara, kayalara, ‘Üzerimize düşün!’ dediler, ‘Tahtta oturanın yüzünden ve Kuzu’nun gazabından saklayın bizi! Çünkü onların gazabının büyük günü geldi. Buna kim dayanabilir?”

“Ardından Tanrı’nın gökteki tapınağı açıldı, tapınakta O’nun Antlaşma Sandığı göründü. O anda şimşekler çaktı, uğultular, gök gürlemeleri işitildi. Yer sarsıldı, şiddetli bir dolu fırtınası koptu.”

“Kuyu’nun dumanından güneş ve hava karardı. Dumanın içinden yeryüzüne çekirgeler yağdı. Bunlara yeryüzündeki akreplerin gücüne benzer bir güç verilmişti. Çekirgelere yeryüzündeki otlara, herhangi bir bitki ya da ağaca değil de, yalnız alınlarında Tanrı’nın mührü bulunmayan insanlara zarar vermeleri söylendi. Bu insanları öldürmelerine değil, beş ay süreyle işkence etmelerine izin verildi. Yaptıkları işkence akrebin insanı soktuğu zaman verdiği acıya benziyordu. O günlerde insanlar ölümü arayacak, ama bulamayacaklar. Ölümü özleyecekler, ama ölüm onlardan kaçacak.”

 “Çekirgelerin görünümü, savaşa hazırlanmış atlara benziyordu. Başlarında altın taçlara benzer başlıklar vardı. Yüzleri insan yüzleri gibiydi. Saçları kadın saçına, dişleri aslan dişine benziyordu.  Demir zırhlara benzer göğüs zırhları vardı. Kanatlarının sesi savaşa koşan çok sayıda atlı arabanın sesine benziyordu. Akrebinkine benzer kuyrukları ve iğneleri vardı. Kuyruklarında, insanlara beş ay zarar verecek güce sahiptiler. Başlarında kral olarak dipsiz derinliklerin meleği vardı. Bu meleğin İbranice adı Avaddon, Grekçe adıysa Apolyon’dur.”

“Ses, elinde borazan olan altıncı meleğe, ‘Büyük Fırat Irmağı’nın yanında bağlı duran dört meleği çöz’ dedi. Tam o saat, o gün, o ay, o yıl için hazır tutulan dört melek, insanların üçte birini öldürmek üzere çözüldü. Atlı ordularının sayısı iki yüz milyondu, sayılarını duydum. Görümümde atları ve binicilerini gördüm. Ateş, gökyakut ve kükürt renginde göğüs zırhları kuşanmışlardı. Atların başları aslan başına benziyordu. Ağızlarından ateş, duman, kükürt fışkırıyordu. İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü. Atların gücü ağızlarında ve kuyruklarındadır. Yılanı andıran kuyruklarının başıyla zarar verirler. Geriye kalan insanlar, yani bu belalardan ölmemiş olanlar, kendi elleriyle yaptıkları putlardan dönüp tövbe etmediler. Cinlere ve göremeyen, işitemeyen, yürüyemeyen altın, gümüş, tunç, taş, tahta putlara tapmaktan vazgeçmediler. Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.”

“Sonra on boynuzlu, yedi başlı bir canavarın denizden çıktığını gördüm. Boynuzlarının üzerinde on taç vardı, başlarının üzerinde küfür niteliğinde adlar yazılıydı. Gördüğüm canavar parsa benziyordu. Ayakları ayı ayağı, ağzı aslan ağzı gibiydi. Ejderha canavara kendi gücü ve tahtıyla birlikte büyük yetki verdi. Canavarın başlarından biri ölümcül bir yara almışa benziyordu. Ne var ki, bu ölümcül yara iyileşmişti. Bütün dünya şaşkınlık içinde canavarın ardından gitti. İnsanlar canavara yetki veren ejderhaya taptılar. ‘Canavar gibisi var mı? Onunla kim savaşabilir?’ diyerek canavara da taptılar.
 Canavara, kurumlu sözler söyleyen, küfürler savuran bir ağız ve kırk iki ay süreyle kullanabileceği bir yetki verildi. Tanrı’ya küfretmek, O’nun adına ve konutuna, yani gökte yaşayanlara küfretmek için ağzını açtı. Kutsallarla savaşıp onları yenmesine izin verildi. Canavar her oymak, her halk, her dil, her ulus üzerinde yetkili kılındı. Yeryüzünde yaşayan ve dünya kurulalı beri boğazlanmış Kuzu’nun yaşam kitabına adı yazılmamış olan herkes ona tapacak. Kulağı olan işitsin!” 

“Bundan sonra başka bir canavar gördüm. Yerden çıkan bu canavarın kuzu gibi iki boynuzu vardı, ama ejderha gibi ses çıkarıyordu. İlk canavarın bütün yetkisini onun adına kullanıyor, yeryüzünü ve orada yaşayanları ölümcül yarası iyileşen ilk canavara tapmaya zorluyordu. İnsanların gözü önünde, gökten yere ateş yağdıracak kadar büyük belirtiler gerçekleştiriyordu. İlk canavarın adına gerçekleştirmesine izin verilen belirtiler sayesinde, yeryüzünde yaşayanları saptırdı. Onlara kılıçla yaralanan, ama sağ kalan canavarın onuruna bir heykel yapmalarını buyurdu. Canavarın heykeline yaşam soluğu vermesi için kendisine güç verildi. Öyle ki, heykel konuşabilsin ve kendisine tapmayan herkesi öldürebilsin. Küçük büyük, zengin yoksul, özgür köle, herkesin sağ eline ya da alnına bir işaret vurduruyordu. Öyle ki, bu işareti, yani canavarın adını ya da adını simgeleyen sayıyı taşımayan ne bir şey satın alabilsin, ne de satabilsin. Bu konu bilgelik gerektirir. Anlayabilen, canavara ait sayıyı hesaplasın. Çünkü bu sayı insanı simgeler. Sayısı 666’dır.”

Bakın, bunların öfkeleri ve ihtirasları kadar büyük bir korkuları var. Öfkeleri, ihtirasları ve korkuları gözlerini kör etmiş. Bunlar Kızılderilileri öldürüp, kara derilileri köleleştirdikleri gün de böyleydiler. Kendi aralarında 100 yıl savaştılar. Vahşette sınır tanımadılar, kendi kardeşlerini bile acımadan öldürdüler. “Vahşi Avrupalı” yeniden aslına rücu ediyor sanki! Gelecekleri varsa görecekleri de var!

Selâm ve dua ile. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • ŞaşkınŞaşkın1 ay önce
    Bir haber dolaşıyor: CB danışmanının danışmanı atandı gibi!.. Eee, Merve Kavakçı'nın Teksaslı yeni yemesini danışman seçersen ona da bir danışman atamaktan daha normal ne olabilir ki? Belli ki hepsi benzer, umuyoruz ki danışmanların danışmanları doğru seçilir!
  • XreyXrey1 ay önce
    Abdürrahman bey doğruları söylemesin mi yani? Bal bal demekle ağız tatlanmaz...
  • ArifArif1 ay önce
    "Hukuk, büyük sineklerin delip geçtiği, küçük sineklerin ise takıldığı bir ağdır." Viktor HügoBence sinek her halükarda mide bulandırıyor...Ama Enflasyon canavarı mı? Sinek mi? Tabiki önce canavarla mücadele...1 kg.tereyağ 42 TL
  • yanaryanar1 ay önce
    Vay hocam vay...Biz müslümanların vahşetini anlatmaya dilin varmıyor bir türlü...Harre vakasında sahabeleri katleden onların hanımlarına kızlarına tecavüz edenler müslümanlar değil miydi? vesaire...Siz böyle Yuhanna incilinden bahsederseniz onlarda Kurandan bulurlar çarpıcı cümleleri...
  • raşitraşit1 ay önce
    Bana göre köklü okul denen o yabancı dille eğitim yapılan okularda eğitim yapanlar istisnalar hariç makalede de geçtigi üzere birer özgür köledir kravatlı köledir çağdaş aydın mandacı birer sömürge valisi adayıdır.
  • necmunecmu1 ay önce
    Ramazan Kurtoğlunun Bülbül dağı satıldı sözünü duyanlar bu konuya elbette bir yorum getireceklerdir. Sahi bu konuda atatürkün partisinden oldugunu söyleyenler bu konuda destekmi köstekmi oldular
  • KazimKazim1 ay önce
    Hocam kurtar kendini bu akitten ,,bu derece kin nefret İslam diniyle nasil bagdastiriyorsun yada takiyye yapiyo bizi kandiriyosun ,,,gel imamoglu baskana hakkini teslim et kul,,hakki ,yeme hocam sen yapma gunaha saplanma hocam ,,bi kere gunah girdimi o kapi acilir ,,,hade hocam sevgi saygi ve Yuce İslam dini gercek din icin gel ,,seni aslinda cok seven bir nesil var orada kin bilmeyen gel hocam birask bu akitcilerkin nefretleri sarmis bunlarin islami kurtulusu zor imkansiz ,,
  • Mustafa Mustafa 1 ay önce
    Emeviler iktidar olmak için yaptıkları ortada. Abbasilerin iktidar olmak için yaptıkları belli. Osmanlı imparatorluğunun saltanat için ! Allah subhanehu ve teâlâ aşkına bu ülke ise sevdanız neden birlik olamıyorsunuz kavgalarınızın sonu çok sevdiğiniz ülkeye verdiğinizzararı kim telafi edecek.
  • Mustafa Mustafa 1 ay önce
    Zulum etmeyin zulum edilenlerden olursunuz. Zulum ile abad olunmaz.Bir kavme kızgınlığınız sizi adaletsizliğe sürüklemesin. Adil olun Allah cc adaleti sever (adaletli) olanı sever.
  • Mustafa Mustafa 1 ay önce
    Camiler de imamların okuduğu A/4 ekleme yapmak yok . HER CAMİDE diyanet islam Ansiklopedisi ayrı yazıyor A/4 ayrı . Ansiklopedi yi hazırlayan diyanet Prof ve docentleri Kuran a aykırı mı yorum yaptılar.Kadir gecesi hariç bütün dini günleri kandillerbidat yazdılar, kutlu doğum bidat , mevlitler bidat , cevşen bidat . Allah subhanehu ve teâlâ aşkınakim doğru aktif diyanet mi pasif diyanet mi . Mustafa Karataş hoca 7_8 yıl önce diyanetin bidat dediği herşeyi bidat dedi ve bende yeni öğrendim dedi bu şahıs Prof.
  • mvlütmvlüt1 ay önce
    bozulmuş tevratı ve bozulmuş incili okumaya karar verdim....
  • Varsa yerinVarsa yerin1 ay önce
    Kuranı anlatsana ne işin var incile
  • SelimSelim1 ay önce
    Hocam Doğu Akdeniz meselesine ne zaman geleceksiniz olaylar orda düşünceniz nedir
  • şenay doğan şenay doğan 1 ay önce
    ramazan beni çok kötü çarptı kafamı kaldıramıyorum ancak farzları ifa edebiliyorum bütün gün yatıyorum bugün ikindiyi kıldım kendimi kanepeye attım kardeşim televizyon seyrediyor televizyonda nuray hafiftaş yürü be haydarı söylüyor sevdalı gelinin kınasıyım ben dizesinde film koptu kendimi allahın huzurunda buldum bir saat yüreğim sökülürcesine ağladım ölümüne sevdalı olduğu kadınla veya erkekle evleneniz yok mu NEREDE ŞÜKKRÜNÜZ allaha emanet olun
  • Hans MollaogluHans Mollaoglu1 ay önce
    Önce "Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı" diyor sonra da "Dünya kralları, büyükleri, komutanları, zenginleri, güçlüleri, özgürü kölesi herkes mağaralara, dağlardaki kayaların arasına gizlendiler" Haaa haa haa haaaaaaa....Ya bu metinler Kuran da dahil hepsi maalesef yanlis bilgilerle, mantiksiz düsünce yapilariyla dolu, çünkü insandir onlari yazan, Allah yukaridan olan bitene öyle gülüyor ki...HAdi Akit, yayinla bunu, sana kocaman bir aferin ve helal olsun gelecek...
  • FeritFerit1 ay önce
    Buraya yorum yazanları biraz aydınlatayım. İncil 27 bölümdür. 1-Matta, 2-Markos, 3-Luka, 4-Yuhanna.......27-Vahiy. 4. Bölümü yazan Yuhanna'nın kim olduğunu kimse bilmez. Havariler arasında bir Yuhanna vardir ama okuma yazması yok. 27. Bölüm olan Vahiy bölümünü kimin yazdığını ise kimse bilmez. Kimi Paulus yazdı der kimi Yuhanna...
  • Aybars uw5fs76vczg......eAybars uw5fs76vczg......e1 ay önce
    Siz kimsiniz?
  • Abdullah ozdemirAbdullah ozdemir1 ay önce
    Abdurrahman abi bu sacmaliklari dindiye asirlardir yutturuyorlar su anlatilanlar hic Allah kelamina benziyormur mu yildizlar yeryuzune dusuyor bir yildiz dunyadan milyar kat buyuk biri borazan caliyor 3 te 1yok oluyorsacma sapan hezayanlar bunlarin din diye inandiklari sacmaliklara bakinca Elhamdululah musluman olarak dogdugumuza ne kadar sukretsek azdir
  • YÜCEL BACAKCIYÜCEL BACAKCI1 ay önce
    HOCAM ÇANAKKALE DEKİ İMAN DOLU MİLLET OLMASA BİLE YETER OLANLAR EVEL ALLAH.AMA MÜSLÜMAN GÖRÜNÜP TE OLMAYANLARLA NE KADAR YOLA ÇIKILIR BİLMEM.SAHİ YSK KARAR AÇIKLAMIŞ DAĞ FARE DOĞURMUŞ GİNE...
  • Aybars uw5fs76vczgAybars uw5fs76vczg1 ay önce
    Dogru veya yanliş da olsa okuyucunun algisindan uzak tespit tez iceren yorumlarin yayimini dogru bulmuyoz.Eeee neden yaziyon o zaman?
  • Mehmet Ay Mehmet Ay 1 ay önce
    Sayin dilipak, yazinizin bir yerinde diyorsunuz ki; gök sarsildigi ve yildizlarin yere düstügü, Hocam gökyüzündeki yildizlarin yere düsmesi Ne demek?Gökyüzündeki bir yildizin dünyada büyüklügü binlerce defa büyük.Bu düsme nasil olacak, bizi aydinlatirsaniz cok sevinirim.Sizin engin bilginize güvenerek aciklamanizi bekliyorum.Selam ve dua ile
  • uzman analistuzman analist1 ay önce
    hocam 3 gündür ne yazıyon israf sofraları çarpmış seni .özüne dön hoca..kuş sütlü sofralar falan yazıda değişti .emekl ikramiyesine zam neden yok mesela hoca onu anlat.eflasyon değmedimi ..akp partisi neden TC vatandaşı emekliye eflasyon zammını yapmadı .bankamatik yandaş kinsaş tarikaş dernekvatanlarındaki savaş varken sıvışan suriyeli kardşlerimiz falan filan bize su yok ..neden oca .. neden yok ..su yok yani..sen hala yuhan muhan falan hocam akşam açız aç hoca
  • Nuran devres...eNuran devres...e1 ay önce
    Cemalnur Sargut; Bir numaralı Fetö elemanıdır. Dini yumuşatmak ve değiştirmek en önemli gayesidir O NURsuzun. Devir değişmiş anlaşılan. Dinsizler, toplumun namusluları; dindarlar, aman onlardan uzak dur başımız belaya girmesin?
  • Aybars KutçaaAybars Kutçaa1 ay önce
    2000 li yillarin başinda gazetelerden biri incil dagitti.Hangi incil hatırlamıyorum(Luka/Yuhanna/Markos....).Bir sayfada soyledigini 3 sayfa sonra inkar ediyor.Hatta bu celiski o asamaya variyor ki ayni sayfanin farkli paragraflarinda bile yer yer mevcuttu.Hakkindaki dusuncelerimiz için baglanti adresi vardi 20 sayfadan fazla A4 bunlari tek tek ele alarak faxladim.Oylece kaldi cevapta gelmedi.Ama sizin kaleme aldiginiz icerikte bir yaziya rastlamadim.Incilden bazi cumleler olabilir icinde tek tuk orjinal ama cok masalsi ve kurgu filmi gibi.Ayricagelecekleri varsa gorecekleri var derken haç hilal karşitligina dukkat cekilmiş.Fakat bugun dunyada gizli bir imparatorluk var,Yahudiler....Iseviler de, tum insanlikta, gayrimusevi olan herkes hedefte ve düşman.Bence bu meseleyi isevi muhammedi konumuna cekerek musevileri aklamak saltanatina destek olmak manasina geliyor.Bence özde sonuçta, esasen indullah iki cephe vardir.Inanan inanmayan..Bir yorumcu diyanetin cemaatleribitirme planindan söz ediyor.Dun akşam google bu haber linkini açmadi.Birkac yil once kulak misafiri oldum sadece dinleyici olarak.Iktidar parti başa gelirken cemaatleri bitirecegine dair birilerine soz vermis.Soyleyenin yalancisiyim.Hep soylerim dunyadaki sinirlar aldatmacadir.Milli cizgiler yalandir.Ulusal kavramlar tabandakiler icin anlam tasir çok azi için.Tepedekiler bunlari 23 nisanda elinde bayrakla koşan coşan ilkokul cocuklari gibi göruyor.Dunyada yahudi imparatorlugu var,iseviler ardi sira sadrazam..Dunya baska acidan baska yukseltiden bakinca başka gorunur.Dolayisi ile bu tur planlari Turk devleti(yukardaki tez dahilinde be derece varlik arzediyorsa) yapmiyor.Hilafeti devirip yerine geçen ama gostermeyenler yapiyor.Sayet bunu Turkiye deki yetkililer yaoiyorsa onlarin ne Turk neMusluman olduguna peygamber gelse inandiramaz.Ben ,zatien milletime duskun olodugum kadar ,son noktaya kadar muminim.Bu donemde rakip tanimiyorum desem ,muminlik ve milliyetcilikte ukalalik,kibir, şirk olur mu bilmem.Bazan Turkiye deki dunyadaki tum ust makamlara karşi insanliga karşi tek başima oldugumu duşunuyirum.Bundan korku yerine haz aliyorum.
  • BahriBahri1 ay önce
    Hocam bide fırkai Naciye olan ehli sünnet velcemaatten bahsetseniz? Yunan mitolojisini tahrif edilmiş incili tevratı ve dahi şiayı bi bıraksanız. Selam ve dua ile.
  • REİSREİS1 ay önce
    Şehirleri geçtim; Köylerde...... YEMİNLENher hanede..... aldatma ve zina var..... YEMİNLEn SÖYLÜYORUM vallahiVAR....... En müslüman geçinen adamın dahi; karısı olmasa, mutlakaaaaaa kızı aşna fişna peşinde........ Bunları yazmayan yazarlar,el atmayan kurumlar, dinsizliği ve ahlâksızlığı savunan yasa koyucular, politikacılar, siyaset adamları(en namuslusu bile) VE tabiii bunların REİSleri........ Öbür dünyada Allah c.c yüzünüze bakmayı bırak; hesap dahi sormayacak SİZDEN. dİREKT CEHENNEMe... Muhatap dahi olunmayacak sizinle. YATIRIMLARINIZI zebanilere anlatırsınız artık. Hesap sadece müslümanlar için.(Artık Âlim de kalmamış dünyada. Bir hadisi şerif daha vuku buldu, bu ahir zamanda...) Herkesin derdi; geçim, siyaset, dışgüçler, REisler, zilletler, emekli aylığı, asgaari ücret, öğretmenlerin maaşları, kreşler, kadın hâkları...vb. olmuş. ULannnn O -tepeye o ÇİRKİN camiyi yaptıracağına şu köylere; 4-5 tane mescit yaptırsaydın ya. Millet yakın akrabasıyla zina yapmazdı belki de? Allahsızlar-kitapsızlar; bu ülkeye hâyırda mı bulunacaklar? ha ha ha...
  • BilalBilal1 ay önce
    Vahşi avrupalilar bizimkilerin eline su bile dökemezler. Seçim meydanlarinda kur-an sallayip halki kandirip oylari toplayan AKP devletin baeina geçer geçmez laikligin yılmaz savunucusu çıktı, Yemenden Suriyeye tum Musluman ulkeleri kan golune cevirip petrollerini çaldí. Milyonlarca multeci saga sola savruldu kimi fuhuş mafyasina kimi uyuşturucu kimi teror batagina kimi dilenci kimi köle oldular.
  • Recep Recep 1 ay önce
    Hocam yazılarınızı okuyoruz yazbee yide yazıların altında görmek istiyoruz
  • NURAN DEVRESNURAN DEVRES1 ay önce
    SAYIN DİLİPAK BUNLAR DOĞRU MUadlı yorumcuya: verdiğiniz bilgiler çok önemli. Söz konusu DİB raporunu nereden aldınız bilmiyorum ama herhalde ınternet ortamında yoktur. Yazıyı ben kendi bilgisayarıma aktardım. Başta Süleymancılar ve Menzilciler geleceğin fetosu gibi bir örgütlenme içinde görünüyor ve sanırım-inşallah yanılıyorumdur-iktidar bile (hatta muhalefet de)bunlardan çekiniyor gibi sanki. Benim anlamadığım siz DİB'in böyle bir rapor yazmasına karşı mısınız yoksa destekliyor musunuz! Raporda benim tuhafıma giden 2 husus: 1. Son derece gariban ve güçsüz olan İhsan Eliaçık grubu ile büyük güç sahibi oluşumların aynı torbaya konması. 2.Rifailer gibi kendi aralarında sohbet ve iletişimle yetinen, herhangi bir güç devşirme ihtirasında olmayan, bir plan çerçevesinde hareket etmeyen (örnek:Cemalnur Sargut) bir grubun Menzil ve Süleymancılar ile aynı kefede mütalaa edilmesi.
  • Bagiye Bagiye 1 ay önce
    Bu da yuhannayla bozmuş kafayı, biri bu dilipak ile ilgilensin,iyi görünmüyor,bakın benden söylemesi.
  • muharrem demirmuharrem demir1 ay önce
    kaleminize sağlık
  • ______________________________________1 ay önce
    "...Her seçim bir tür siyasi harptir. Bu kritik aşamada birilerinin ‘doğrucu Davut!’ rolünde özeleştiri kisvesine bürünmüş eleştiriler getirmesi SİYASETEN doğru değildir. Gün ne eleştiri günüdür ne de özeleştiri günü. Gün; LİDERMİZİN arkasında sadakatle durma günüdür. "MEHMET METİNER beyin fetvası, işte böyle.... KURAN'da; "Ey İnananlar! Kendiniz, ana babanız ve yakınlarınız aleyhlerine de olsa, Allah için şahit olarak adaleti gözetin; ister zengin, ister fakir olsun, Allah onlara daha yakındır(Allah; kullarını,sizden daha fazla kayırır.) Adaletiniz de heveslere uymayın. Eğer eğriltirseniz veya yüz çevirirseniz bilin ki, Allah işlediklerinizden şüphesiz haberdardır."NİSA 135. AYVAYı yediniz sayın parti holiganları. Allah'ı bırakıp yarattığınız evhama taptınız.(Editöre not: Bir çok yorumum ARTIK yayınlanmıyor. Ama bendeniz yine de adil şahit olmaya devam edecem inşallah.)iNŞALLAH MEHMET BEY ÖBÜR DÜNYADA YAKASINA YAPIŞMAZ SEVGİLİ LİDERİNİN.
  • güncegünce1 ay önce
    içimizdede kahinler çok yazık ekrem neyi gösteriyor makaryos heykelcisi daha ilkgünden veri kopyalarını alıp memleketini satmaya kalktı mesela bir belediye başkan adayı kıbrısa niye gider şu an için söylüyorum.Sayın dilipakdediğiniz gelekleri göreckleride var.En son 15Temmuzda darbesinde benzin, ekmek aramaya çıkanlar belli bizim gibi mücadele eden belli nasılolsa
  • Hayta Hayta 1 ay önce
    Sn yazar birde anlattığınız gibi öyle birşey yok geçmişte bizi yaradan geyet basit bir dünya kurmuş aslında iyi dürüst olursan zaten kazanırsın ve bunun dinden Allah'tan korkmaya gerek duymadan çünkü akıllı adam bunu kendisi için yapar zaten en büyük hediye insanlık için ölüm zira ölümü düşünmek ölümsüz olup ölümsüzlüğü düşünmekten daha kolay ölümsüzlüğü düşünmek bile akıl dışı bırakın milyar yıl yaşamayı 600 sene garanti ömrümüz olsa babamızın büyüğün eli öpülmez egoistliğin önüne geçilmez o ölümdür ki kutsal olan bizi iyiliğe sevkeden hep denir birisi katliam yağsa misal Sırp kasabı sonrada bir hastalık bulunca tanrı ceza verdi bende soruyorum o zaman keşke katliamdan önce bu ceza verilseydi birde zekat işi hocam bunun önemi çok vurgulanması lazım haç ve kabe gitmek biraz egoist çe geliyor iyilik ve zekat vurgulanması gerekir saygılar
  • Göksen MereyGöksen Merey1 ay önce
    Martin Luther için Hristiyanlıkta refom peşindeyken bu bölümü incilden çıkartmak istemiş ama başaramamış diye bir görüş duymuştum gerçi Yahudileşmiş manyak evangelistlerin Protestanlıktan devşirme olması ve bu vahye sapkınca takmasıda ayrı bir ironi olur bu durumda. bu vahyin yazıya döküldüğü kaleyi urfada halfeti tekne turunda görünce ya bu güzelim manzarada böyle bir şey nasıl yazılabilir diye merak etmiştim.
  • 1 ay önce
  • Rıfat Rıfat 1 ay önce
    Hocam kalemine sağlık, tabiki anlayana, hala Guadio Ekrem in peşinden giden büyük bir ahmak kitle var ne yazık ki ülkemde!...
  • HaylazHaylaz1 ay önce
    Sn yazar her yazısında kurandan ayetlerden örnekler verip Türkiye de kurnaz kesimin kullandığı işgüzarlığı kullanıyor güncel hayatımız bu şekil değil sn yazar ve bu şekil bütün din diyanet bildiğiniz için yazılarınız tutarlı olacak diye birşey de yok Birgün de sn cumhur başkanı yada ak parti yanlış birşey yapıyorsa Türkçe bir şekilde yazı verin sonuçta sözün nereye gittiğini anlıyoruz lakin gazetelerde çıkan yol bulmacası gibi hedefe ulaşıyoruz saygılar
  • NihalNihal1 ay önce
    Hocam ben Yuhannanın Vahiy ine inanmıyorum tamamen bilim kurgu filmi gibi Yunanlıların uydurması olarak görüyorum.Kutsal kitap bendede var ama bu kısıma gelince buda ne resmensaçmalamışlar demiştim yıllar öncesindeki kanaatim idi şimdide öyle inandırıcı değil!!!Tamamenhayal ürünü kurgu :)))))
  • iyildiziyildiz1 ay önce
    "MUHARREF" incil-tevrat dense daha doğru anlaşılır...
  • Haydar agaHaydar aga1 ay önce
    Kesinlikle gelecekleri varsa görecekleri var. Rabbim İslam aleminin birlik beraberliğini güçlendirsin. Küfre karşı tek millet olma vasfına erdirsin. Amin.
  • misafirmisafir1 ay önce
    Bunların niye bu kadar vahşi olduklarının sebebi anlaşıldı..
  • NuriNuri1 ay önce
    Yorumculardan bazıları öyle görünüyor ki cemaatleri kaşıma gayretinde.
  • samisami1 ay önce
    hoca bu hikayelerin cogu gilgamis destanindan alinmadir. sümer misir medeniyetinin hikayeleridir. nuh tufani birer bir alinmadi ve öyle bir su baskininin olmadigi carbon testleriyle ispatlanmistir. bosver hikayeyi nolacak bu memleketin hali ondan bahset
  • FerhatFerhat1 ay önce
    NEML SÜRESİ 82. Ayet„(Yer ve gökteki ayetler karşısında iman etmediklerinden) O söz (azap/kıyamrt günü) başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir dabbe (canlı) çıkarırız. O da insanların bizim ayetlerimize kesin bir bilgiyle inanmadıklarını onlara söyler“.Kısacası Kuranda zikredilen bu bilgiler ve incilden almış olduğunuz bazı bilgiler sanki birbiri ile kısmen örtüşmekte.Fakat kerim Kitabımız Kurán kesin bir dille hıristiyanların meryemoğlu Hz. İsa a.ş. Allah´ın oğlu yerine koydukları ve yahudilerinde aynı şekilde Hz. Zübeyir a.s. Rab edindikleri için ve onlara indirilmiş olan ayetleri değiştirerek kendi çıkar ve zevkleri doğruluşunda tefsir ettikleri için bunların yolundan gitmemiz gerektiğine dahil ikazda bulunulmuştur. Şüphesiz Gayb´i bilen sadece yrlerin ve gökyüzünün yaratıcisı yüce ALLAH ımızdır, fakatNeml süresinde geçen Debbetül arz da Kur´an da zikr edilen bir gerçektir.
  • Ahmet ÖzAhmet Öz1 ay önce
    ''Vahşi Avrupalı'' ülkemizdeki alacaklarının derdinde.Türkiye'nin helak olmasını elbette arzularlar ama işin ucunda ülkemizden tahsil etmeleri gereken alacakları var.T.C.'nin kurucu siyasetine dönmekten başka çaremiz yok.Hazinede para kalmadı ve dağlar gibi borcumuz var.Borçlu insan istiklalinden taviz vermek zorunda.Duyunu umumiye kapıda.Millet,ithalat olmazsa belki de aç kalacak.Çünkü tarım,hayvancılık yapılamıyor.Tarım girdi fiyatları çok yüksek.Büyükşehir yasasıyla köyleri mahalle yapmışız.Köylü,şehirli olmuş,sınıf atlamış ve belediyelerin yardım kolileri,kömürü ile hayatını idameye çalışıyor.Meclis işlevsiz ama 600 vekilimiz var.Maaşları bir hayli iyi.Siyasi iktidar mensuplarının geçim düzeyleri çokça iyi ki,çarşı pazardan etkilenmiyorlar.Etkilenen seçmenleri de görmezlikten geliyorlar.Ülke daha da fakirleşir,onların maaşlarında azaltmaya giderse,belki o zaman pahalılıktan dem vuracaklar.Toklar.Aç insanların hallerinden anlamıyorlar.Seçim yenilemeleri ile hem zaman,hem de para kaybediyoruz.İran ABD İsrail kıskacında.Bu konulara oldukça hakimsiniz.Daha iktidarın 4,5 senesi var.Sorunlarımızın çözümü için,muhalif liderlerin iktidarla birlikteBeştepe'de topluca fotoğraf çektirmesi,nostaljik bir anı olarak kalmamalı.Ortak irade ortaya konmalı.Devlet katındaki devasa israf harcamalarına son verilmeli.İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ndeki israf harcamaları eşelendikçe,bu harcamaların devasa boyutlarda olduğu açığa çıkıyor.Apar topar Ahmet Hakan-İmamoğlu söyleşisine son verilmesi,İmamoğlu'nun gerçekleri ekranlardan millete göstere göstere anlatmasının önüne geçmek içindi.Altını kirletmiş çocuğun önce altını temizlemek gerekir.Tulumbanın suyu bitmişse eğer,israf harcamalarına son vererek tulumbaya su sağlamak gerek.İktidar elitlerinin elinde 4,5 yıllık bir fırsat var.İsraf harcamaları durdurulduğu takdirde ülke nefes alır.
  • Zekeriya GÖKÇEZekeriya GÖKÇE1 ay önce
    hiroşima Nagazaki 6 ağustos şaban ayı ve 9 ağustos şişman adam ramazanın bir gün öncesi... doymayan insan aççç... ya kore savaşları. milyonlarca masum can... şimdi sıra Müslümanlar da öğle mi? sıra her zaman şişman adama yemek vermeyende. kan gözyaşı vahşet.ne dedi tramplazım olan parayı araplardan alacağım. vermezse...?
  • mehmet sarıçiçekmehmet sarıçiçek1 ay önce
    sayende hayatımda ilk defa incil okudum sayın yazar. 
  • Ahmet katoğluAhmet katoğlu1 ay önce
    Birden Hasan Mezarcı aklıma geldi nedense.
  • Mehmet Mehmet 1 ay önce
    Büyük bir savaşı göze alamayacak kadar parçalı bulutudur abd.Lakin insaf ve sınır tanjmaz
  • İLBEYHAN İLBEYHAN 1 ay önce
    Yanibizimanlayacağımız, dört kitabınvetürevlerinindediğinegöre durumumuziçaçıcı görünmüyoröylemi hocam.... AN İTİBARİYLE , CÜBBELİNİN YANMAYAN KEFENİNDEN ALMAZAMANIGELMİŞ görünüyor.... Fettoşun kirli çamaşırlarından, sümüklü mendilindenbirfayda görmediümmet...Doğrumuanladım , yerli ve milliNOSTRADAMUShocam.... Bir de DİYANET BAŞKANIGÜRCÜ ALİ,SİZ, FETOŞ , korohalindeüçgünde bir TEVRAT'I MUSA'yıanlatıyorsunuz.... Severizyahepimizşöyleyiz , hepimiz böyleyizdemeyiseveriz... HEPİMİZ MUSA'nınÇOCUKLARIYIZdeyipçıksak mıhocam... en azındanbu dünyada huzurakavuşuruz... Haa öbürtarafta gelbakalım derler, ayrı mesele....
  • senasena1 ay önce
    İncilin Yuhanna vahyi de ne ola?...…...
  • Ben Fransa'dan (Medine'de ölmek isteyen)Ben Fransa'dan (Medine'de ölmek isteyen)1 ay önce
    Bir rahip ve bir papaz tartışıyor: Papaz, rahibe "rüyamda cennetinizi ziyaret ettim. Hiçte güzel değildi, hertaraf gri, çirkin, üstelik kokuyordu, dağınıktı ve insanlarla doluydu" diyor. Papazda, rahibe "bende rüyamda cennetinizi ziyaret ettim. Çok güzeldi, yemyeşil çayırlar... Ama kimse yoktu"diyor-------Bir gece, fakir bir yahudinin evini hırsız basıyor "kımıldama yoksa ateş ederim, para aramaya geldim" diyor. Yahudide "Müsade ederseniz, sizinle birlikte bende aramak istiyorum" diyor. -------Yahudi bir anneye "çocuklarınız kaç yaşında" diye soruyorlar, yahudi annede "doktor 4üncü senesinde, avukatta 5inci senesinde" cevap veriyor. -------Birisi bir yahudiye soruyor "neden siz hep bir soruya başka bir soruyla cevap verirsiniz?" Yahudide cevap veriyor "neden olmasın?" --------Bir rahib bir papaza "lokantada bedava yeyip içmek için bir tekniğim var" diyor. "iyice kapaniş saatini bekliyorum, yiyorum içiyorum, garson gelince "ama ben adisiyonu şimdiki giden garsona vermiştim" diyorum, böylece para vermeden çıkıyorum". Rahib papaza "yarin bende seninle geliyorum" diyor. Aynen, son vakte kadar yeyip içiyorlar, garson geliyor, papaz adisiyonu giden garsona vermiştik diyor, rahibte "hem üstünü de vermeden gitti, paranın üstünü rica etsek" diyor.
  • erhanerhan1 ay önce
    adam, yine lafı birilerine getiriyor gibime geliyor
  • Hakkı GÖZETENHakkı GÖZETEN1 ay önce
    Sayın yazar. Bugün Türkiye'nin en hayati meselesi namuslu ( adam ) meselesidir. Türkiye'nin butün badirelerinin başında namussuzluk belası vardır. Saygılarımla,
  • Ben Fransa'dan (Medine'de ölmek isteyen)Ben Fransa'dan (Medine'de ölmek isteyen)1 ay önce
    Kendini on katlı bir binadan atmış olan bir adamın hikayesi. Her katta insanlar onun "Şimdiye kadar çok iyi" dediğini duydu. "Şimdiye kadar çok iyi. Şimdiye kadar çok iyi."-------Bu da, 50 katlı bir binadan düşen bir adamın hikayesi. Adam düştüğü zaman, kendisini güven altına almak için, her kat düşüşünde, sürekli olarak tekrar eder: "Şimdiye kadar çok iyi. Şimdiye kadar çok iyi. Şimdiye kadar çok iyi." Fakat önemli olan yerle bir olma anı değilmi!
  • Mehmet AliMehmet Ali1 ay önce
    Hocam kendi kendini gaza getirmişsin yine. Gelecekleri varsa görecekleri varmış falan. Bu nedir yav. Seküler yönetimler var batı dünyasında, 1. Dünya savaşından beri. Yuhanna falan kimsenin iplediği yok hocam. Rahat ol sen.
  • hasanhasan1 ay önce
    Kur'an a ne zaman sıra gelecek acaba ....
  • dahilekdahilek1 ay önce
    "İncil’in Yuhanna vahyi, "demişsiniz malumunuz mevcut dört kitap yuhanna dahil incil değil. güya incilin tefsirleri. isimleri de incil değil. yuhannaya göre incil. ..... incil vs diye geçer. yani şimdiki kurana karşı islam baskıcıyöneticilerinde olduğu gibi; devrin sapık hükümdarıasıl incildeki hükümler işine gelmediği için onu yok ettiripişine gelen nefsani isteklerini tatmin edici bir kitap yazılmasını istiyor. kendine itaat eden yağcı yalaka sahtekarlarda toplanıp kıralın sapık isteklerineuygun incili yorumlayıp kitap yazıyorlar. onun için bunlar incilin tefsiri konumunda ve ayet denilemez. hatta rahmetli Ahmed Didad incilden alıntı yapıp kes yapıştır yoluyla bir kitap hazırlayıp yayınlamak için güney afrikanın papazlar kuruluna sunuyor. derhal çok ahlak dışı ve porno içerikl, diye yayımına izin verilmiyor. halbuki tamamı incil denen bu kitaplardan alınma. bu kadar sapık abuk subuk şeylerle dolu. çünkü devrin hükümdar seks sapığı olduğu için bu kitaplar onu memnun edici bir şekildehazırlanmış. okuyan sapıtır. onun için papazların hergün bir sapık rezilliği çıkıyor. maalesef bizde de haşa " kuranın hükümleri bu asırda uygulanamaz geçerliliğini yitirmiş yeniden yazılmalı yeniden yorumlanmalı hatta 200 ayet kurandan çıkarılmalı" diyenler çıkmadı mı
  • mustafamustafa1 ay önce
    '' Yuhanna Vahyi '' kime göre vahiy ??? Değiştirilmiş,uydurulmuş,ilave ve eksiltmeler yapılmış kitaba'' Vahiy '' tabirini kullanmak önemli bir hata.Hele hele 'akademisyen '' adı altında ,güya ilmi araştırma adı altında ki nakiller evlere şenlik....Allah 'ın koruduğu '' Kitab '' ile muharref kaynaklardan gelen uydurulmuş metinleri kıyaslamak/ karşılaştırmak tam bir cinayettir.Batılı sömürgecilerin tuzağına düşmektir.Allah akıl fikir ve basiret versin .
  • Ahmedâ Ahmedâ 1 ay önce
    Sayın yazar gelecekleri varsa görecekleri de var demiş de, bu işler lafla ve içi kof hamasetle olmuyor. En iyisi gelmesinler çünkü bizim, onlara AVM'lerden ve Toki'nin ruhsuz beton yığınlarından başka göstereceğimiz bir şey yok.
  • ArifArif1 ay önce
    Önce ellerinde İncil sonra tüfekle geldiler ve gittikleri her canlıyı kendilerine köle ettiler... Medeniyetler çatışması istemesek bile olacak bir gerçekliktir...su anda Çin ile Amerika arasında teknoloji rekabeti ve pazar arayışları her ülkeyi bir taraf seçme zorunluluğu na götürecektir. Bu yaz sıcak ve yakıcı geçecek...
  • mvlütmvlüt1 ay önce
    modern geçinen batı tam manasıyla kafayı yemiş....bunlar insanın başına bela olur ancak...kafayı kırmışlar....
  • GolgeAdamGolgeAdam1 ay önce
    Bu makaleden sonra sumer tabletlerinin bir yorumunuda bekliyoruz sn Dilipak
  • Ali koyuncuAli koyuncu1 ay önce
    Laylom laylom laylomyapıyorsun chp ve avenelerine ve ysk gerekceli kararınana söyleyecek sözün yok galiba hemen akp yi kötüle işin ne sözcüye yaran laylom laylom
  • Sayın dilipak bunlar DOGRUMUSayın dilipak bunlar DOGRUMU1 ay önce
    Diyanet’in gizli raporu ve cemaatleri bitirme planıAli Ağcakulu 2019-05-22İçinden geçtiğimiz zifiri karanlıkların şahitleri olarak, ileride bu tarihi yazacaklara yol haritası olabilecek birinci elden kaynaklar bırakmanın, en önemli vazifelerimizden biri olduğunu düşünüyorum. Türkiye’de yaşananlar adeta “Elm Sokağında Kâbus” filmindeki gibi, karanlık bir zaman diliminden gerçekleşiyor.Başrolde karanlıklar prensi. O coğrafyamızı karanlıklara sürüklerken yalnız değildir. Bu yolculuğunda ona güç ve destek veren bileşenler vardır. Bu devranın sonunda o, tsunamiye maruz çürük bir bina gibi devrilirken, onun suç ortaklarını teşhir etmek ve onunla birlikte tarih sahnesinde yargılanmalarını sağlamak gerekiyor.Türkiye’de otoriter rejimin güvenliğini sağlama misyonu, birbiri ile rekabet halinde olan ve birbirinden haz etmeyen iki kuruma yüklenmiştir. Bunların ilki Türk Silahlı Kuvvetleri’dir (TSK). TSK’nın devletin ve rejimin güvenliğinin teminatı olması anlaşılır bir durumdur. Her devletin silahlı kuvvetleri benzer bir misyona sahiptir.Türkiye’de bu misyonu yüklenen ikinci kurum ise paradoksal olarak Diyanet İşleri Başkanlığı’dır (DİB). Her iki kurum rejim güvenliği için 3 Mart 1924’te bakanlıklardan bağımsız ve direk Başbakanlığa bağlı olarak kurulmuşlardır.Otoriter rejimin bekçileri olan askerler, 2000 yılına kadar periyodik olarak siyaset ve topluma sert müdahalelerde bulundukları için, toplum nezdinde itibarı ve meşruiyetleri tartışılır hale gelmişti.31 Mart 1909 Vakası’ndan sonra askerler tarafından tedavüle sokulan “irtica” ile 100 yıl mücadele eden TSK, bu mücadelede yıpranmış ve topluma müdahalede zorlanır hale gelmişti. Üstelik bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de din ve dindarlık yükselen bir değer olmuştu.Hal böyle olunca bütün zamanların en büyük hilesi devreye sokulmuş ve din adamları askerlerden rejimi koruma bayrağını devralmışlardı. Din adamlarının devreye girmesi ile rejimi muhafaza araçları ve yöntemi de değişmeye başlamıştı. Zaten rejim de Türkiye’nin değişen sosyal ve siyasal dokusunu kontrol edebilecek şekilde mutasyona uğramıştı.Din adamları, rejimi muhafaza etmek için dört basamaklı bir plan uyguladı: Planın ilk evresinde; konjonktüre uygun dindar görünümlü bir siyasi hareket oluşturularak halkın bu harekete destek vermeleri sağlanacaktı. Gerçekten de AKP’nin kuruluşunda din adamları aktif rol oynamışlardı.DİB Eski Başkanı Tayyar Altıkulaç hatırlarında, AKP’nin kuruluşundaki gayretlerini anlatır. Bu hatıralar aslında Erdoğan’ı bugünlere hazırlayanların kimler olduğu hakkında da bir fikir verir. Din adamları öyle ileri gittiler ki Erdoğan ve çevresinin yolsuzluklarına bir fetvalar verdiler. Yolsuzluklarla mücadele edenleri ise aforoz ettiler.Planın ikinci evresi ise daha önce askerlerin eylemlerine dayanak olan hukuki zeminin din adamları için hazırlanmasıdır. Bunun için 2010 yılında önemli kanun değişiklikleri yapıldı. Her şeyden evvel dindarları rahatsız eden “irtica” suç olmaktan çıkarıldı. DİB Kanunu değiştirilerek, Diyanet camiasının aktiviteleri için daha fazla alan açıldı.Gerçekten yapılan hukuki düzenlemelerden sonra, Diyanet mensupları yurt içinde ve yurt dışında birer ajan gibi çalışmaya başladılar. Öyle ki DİB’in yurtdışındaki çalışmaları casusluk kapsamına girdiğinden casusluk soruşturmalarına konu oldu. 28 Şubat Dönemi’nde askerlerin yaptığı fişlemeler şimdi imamlar ve müezzinler tarafından yapılıyordu.Daha evvel okullarda askerler tarafından verilen Milli Güvenlik dersleri kaldırılarak, imamların okullarda ders vermesini sağlayan düzenlemeler yapıldı. Diyanet’ten okullara “Gençlik Koordinatörleri” atanmaya başladı. Başka bir örnek daha vermek gerekirse, daha evvel askerlerin atandığı üniversite, üst kurul, yönetim kurul ve genel müdürlük kadrolarına diyanet camiasından atamalar yapıldı. Asker-din adamı rekabeti adeta bir karşı devrim gibi bütün kurumlarda gün yüzüne çıktı.Planın üçüncü evresi ise 15 Temmuz’da yaşandı. Diyanet camiası Cumhuriyet tarihinde ilk defa bir darbede aktif rol oynadı. İmamlar askerlere karşı halkı sokağa davet ederek, asker ile halkı karşı karşıya getirdiler. Bir iç savaşın fitilini ateşledirler. Eğer askerin sağduyusu olmasaydı, çok büyük katliamlar yaşanabilirdi. Köprüde askerlerin katliamına sebep olan din adamları, askerlerin gücünü kırmış ve iktidardaki konumlarını tahkim etmişlerdi. Zaman din adamlarının askerlerden daha zalim ve kan dökücü olduğunu herkese gösterdi.Daha evvel askeri diktatörlük yaşayan Türk toplumu şimdi din adamlarının diktatörlüğü ile tanışmış oldular. Öyle ki; kimi din adamları rejime muhalif olanlar için toplu katliam fetvası verirken, kimi din adamları ise muhaliflerin 1915’teki gibi toplu sürgün edilmesini tavsiye ediyordu. Kimi de muhaliflerin malları, karıları ve kızları sizlere helaldir, dilediğinizi alabilirsiniz, diyordu. Vahşette birbirleri ile yarışıyorlardı.15 Temmuz’dan sonra ise planın son evresi devreye sokulmuş durumda. Hatırlatmakta fayda görüyorum. DİB’in kuruluş amaçlarından biri de rejim için tehlike olan cemaat ve tarikatlarla mücadele etmektir. DİB’in tarikat ve cemaatlerle mücadelesi yeni değildir.DİB birçok din alimi ve lideri gibi Said Nursi’nin de aleyhine defalarca raporlar hazırlamış ve onun yargılanmasına sebep olmuştu. Dün olduğu gibi bugün de DİB cemaat ve tarikat mensuplarını fişleyerek, rejim için tehlikeli gördükleri grupların tasfiyesi için iktidara tavsiyelerde bulunmaktadır. Rejim değişmiş olsa bile, Diyanet’in rejim bekçiliği değişmemiştir.DİB 2017’de Gülen Grubu’nun sapıklığa giren ve İslam dairesinin dışına çıkan bir grup olduğunu iddia ederek toplumsal ve siyasal soykırımın zeminini hazırlamıştı. Meğer DİB’in cemaat ve tarikatları fişlemesi Gülen Cemaati ile sınırlı değilmiş. Yeni Asya Gazetesi ve Artı Gerçek’ten öğrendiğimize göre DİB, Türkiye’deki bütün cemaat ve tarikatları fişlemiş. Biz de DİB’in hazırladığı gizli rapora ulaştık. Rapor Türkiye’deki cemaat ve tarikatları 8 bölümde tasnif ediyor. Tasnife tabi tuttuğu cemaat ve tarikatlara eleştirilerini sıralıyor.“Kur’an İslamı” başlığında; Abdülaziz Bayındır, Ercüment Özkan, Haksöz/Özgürder, Mehmet Okuyan ve Mustafa İslamoğlu’nun faaliyetleri mercek altına alınmış.“Selefi Söylem” başlığında; Abdullah Yolcu, Alparslan Kuytul, Feyzullah Birışık, Halis Bayancuk, Kul Sadi Yüksel, Mehmet Balcıoğlu, Mehmet Emin Akın grupları fişlenmiş.“Mehdici ve Mesiyanik Söylem” bölümünde; Adnan Oktar, Ahmet Hulusi ve İskerder Evrenosoğlu fişlenmiş.“Gelenekçiler” olarak; İhsan Şenocak, Nurettin Yıldız ve Şahımerdan Sarı fişlenmiş.“Dini ve Siyasi Teşekküller” başlığında; Davet ve Kardeşlik Vakfı, Hizbu’t-Tahrir ve Hizbullah fişlenmiş.“Risale-i Nur Grupları” olarak; Kırkıncılar, Med-Zehra Grubu, Okuyucular, Tahşiyeciler, Yazıcılar, Yeni Asya ve Zehra grupları fişlenmiş.“Tarikatlar” bölümünde; Nakşiler olarak Erenköy, Hazneviler, Işıkçılar, İskenderpaşa, Somuncular, İsmailağa, Cübbeli, Menzil, Norşin, Ömer Öngüt, Süleymancılar, El-Cezeri ve Yahyalı cemaat ve grupları fişlenmiş. Ayrıca bu bölümde Halvetiler, Rifailer ve Kadiriler de fişlenmiş.Nurettin Şirin ve İhsan Eliaçık ise “Diğerleri” alt başlığında fişlenmiş.Raporun bana göre ilginç yanlarından biri de varlığını ve faaliyetlerini bildiğimiz bazı grupların herhangi bir değerlendirmeye tabi tutulmamasıdır. Kuvvetle muhtemeldir ki bu cemaat ve gruplar, yüzde yüz devletin kontrolünde ve devletin hedefleri doğrultusunda çalıştıklarından herhangi bir değerlendirmeye tabi tutulma gereği duyulmamış.Raporda, yukarıda isimleri zikredilen gruplar hakkında genellikle negatif değerlendirmeler yapılıp, bazı grupların devlet ve rejim için nasıl bir tehlike oluşturdukları anlatılırken, terör faaliyetlerinde bulunmuş ve ceza almış bazı isimlerden övgü ile bahsedilmektedir. Bu durum çok da şaşılacak bir şey değildir. Zira 2015 yılında “DAİŞ’in Temel Felsefesi ve Dini Referansları Raporu”nu hazırlayan DİB, bu kanlı örgütü açık ve net bir şekilde terörist bir örgüt olarak tanımlamamıştı.DİB’in İŞİD’e yaklaşımı bu raporda da kendini göstermektedir. Mesela 1997 yılında Gaziantep’te Kitap Fuarı’nda İncil dağıtan Müjde Yayınevi’ne bombalı saldırı düzenleyen ve bundan dolayı hapis yatan Şahımerdan Sarı hakkındaki şu değerlendirmeler son derece düşündürücüdür:“Sarı, dini düşünce ve yasayış olarak Ehl-i Sünnete tabidir ve Hanefi mezhebindendir. O; devletçi ve ümmetçidir. Konuşmalarında ve yayınlarında devlet aleyhine bir kayda rastlanmamıştır. Dinî bakımdan marjinal bir görüşü de tespit edilememiştir. Ayrıca, devlete karşı da herhangi bir söylem veya eylemi gözlemlenmemiştir. Bu haliyle mevcut oluşumun vasat bir yol izlediği müşahede edilmiştir.”Terör eylemlerinde bulunmuş bir kişiyi temize çıkarmak için söylenen bu ifadeler, aslında mevcut rejimin hüviyeti hakkında da bir fikir vermektedir. Yine El-Kaide ve İŞİD adına birçok eyleme katılan ve bundan dolayı tutuklanan Halis Bayuncuk hakkında herhangi negatif bir değerlendirme yapılmaması üzerinde durulması gereken bir diğer husustur.Müntesibi olan bir polis Rus Elçisi’ni öldürdüğü halde Nurettin Yıldız hakkında sadece üslup eleştirisi yapılmaktadır. Rapor, Türkiye’deki Hizbullah Örgütü’nü bir terör örgütü olarak tanımlamamaktadır. Hareketin terör eylemlerini ise geçici bir şiddet olarak tanımlayarak hafifleştirmektedir.Rapor bazı cemaat ve tarikatları devlet için bir terör tehdidi ve tehlike olarak değerlendirmektedir. Bu gruplardan ilki Alparslan Kuytul’un Furkan Vakfı’dır.“Kuytul'un, devlet karşıtlığı söylemi darbecileri savunmaya, bunun yanında birçok milli meselede Türkiye düşmanlarını tercih etmeye kadar ulaşmıştır. Öte yandan Hz. Peygamberin adını istismar ederek onun kendi mitinglerine katıldığını iddia etme noktasına gelmiştir.”Bütün Nurcu gruplarını, Said Nursi ve Risale-i Nur’a olan bağlılıklarından dolayı eleştiren rapor, Demokrat Parti’ye destek vermeleri ve AKP’ye muhalif olmalarından dolayı Yeni Asya Grubu’nu teröre yardım ile suçlamaktadır: “15Temmuz darbe girişiminin ardından hükûmete yönelik aşırı muhalif tutumları ile paralel olarak FETÖ’yü destekler mahiyette yayınlar yaptıkları bilinmektedir.”Erenköy Cemaati ise öğrenci sayılarına kadar fişlenmiş. Mesela yurtdışından Türkiye’ye 56 doktora, 255 master, 2200 lisans öğrencisi vs. getirdikleri rapora alınmış. Elbette başka rakamlar da var. Sonuç olarak iktidara yakın ama farklı siyasi yapılarla ilişkileri olduğu değerlendirilmiş. Farklı derken, AKP içindeki muhaliflerin kastedildiği aşikardır. “Geleneksel tarikat anlayışlarında görülen ve özgün dinî telakki ve uygulamalar açısından sakıncalı olarak değerlendirilebilecek bazı hususlar Erenköy Cemaatinde de bulunmaktadır.” denilerek rapor neticelendirilmiş.İsmailağa Cemaati de Diyanet’in eleştirilerinden nasibini almıştır: “… giyim-kuşam başta olmak üzere kendi bazı özel tercihlerini İslam’ın vazgeçilmez uygulamaları gibi sunmaktadırlar. Böyle bir yaklaşım Hz. Peygamberin sünnetini şekilciliğe indirgemek gibi bir imaj ortaya koymaktadır. Bu tür indirgemeci tercihler Müslümanları ayrıştırma riski taşımakta; birlik, beraberlik ve kardeşliğini de olumsuz etkileyebilmektedir.”Raporda, Menzil Grubu’nun hem fikirlerinin sakıncalı olduğu değerlendirilmiş hem de devlet için tehlikeli oldukları ifade edilmiştir:“Grubun yukarıda sıralanan görüşleri, sahih İslam anlayışıyla bağdaşmamaktadır. Aslında benzer tasavvufî oluşumlarda görülen bu sakıncalı telakkiler Menzil cemaatinde daha çok vurgulanmakta ve etki sahası daha çok sade halk tabakası olduğu için daha çok yaygınlaşmaktadır. Son zamanlarda Menzil Grubunun bürokraside teşkilatlandığı ve kamuda etkinliğini artırdığı yönünde kamuoyunda bir kanaat dillendirilmeye başlanmıştır. Doğru olması halinde bu tezahürün ülkemizde orta ve uzun vadede sıkıntılara yol açacağı değerlendirilmektedir.”Rapor’un Süleymancılar hakkındaki değerlendirmelerini okuyunca, Gülen cemaatinden sonra operasyon yapılacak büyük gruplardan biri, diye aklımdan geçti. Rapor resmen bu gruba savaş ilan ediyor. Aynen aktarıyorum:“Süleymancılar, alamet-i farika olarak kabul edilebilecek çeşitli simge ve imgeleri içinde barındıran bir yapıdır. Güçlü oldukları bölgelerde Diyanet İşleri Başkanlığı dahil, kendileri ile benzer faaliyet yürüten diğer kurum ve kuruluşlara karşı olumsuz bir bakışa sahip oldukları yukarıdaki bilgilerden anlaşılmaktadır. Öte yandan sahih İslam anlayışında yeri olmayan bazı fikir ve söylemlere sahip oldukları dikkati çekmektedir. Dünyanın pek çok ülkesinde faaliyet yürütüp örgütlenmiş olan Süleymancıların, faaliyetlerinin arka planındaki gücün, öğrenilmeye değer bir bilgi olduğu değerlendirilmektedir.Süleymancılarla ilgili olarak, onların, bir takım yabancı istihbarat örgütleriyle bağlantısı olduğu iddialarının ciddiye alınması ve yeni bir FETÖ ile karşılaşmamak için gerekli incelemelerin yapılması, üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Zira uzun yıllar cemaat bünyesinde çalışmış, içyüzlerine vakıf olduktan sonra onlardan ayrılmış olan ve cemaat içinde “Kozan İmamı” olarak bilinen Mustafa Akyıldız, oluşumun din anlayışı ve yapılanması ile ilgili oldukça ciddi iddialarda bulunmaktadır. Buna göre, cemaatin Türkiye genelinde bölgeler bazında "kolordu kumandanlığı” ismi altında yapılandıkları, kolordu kumandanlığı makamında olan kimselerin maddi açıdan özel imkânlarla donatıldığı öne sürülmektedir.Cemaatin devlet anlayışına ilişkin ciddi iddialar da gündeme gelmiştir. İki dönem Hatay milletvekilliği yapmış olan ve cemaatin güney illeri sorumlusu (kolordu kumandanı) iken daha sonra oluşumdan ayrılan Hilmi Türkmen’in iddialarına göre, “cemaat mensupları bir kısım müesseselerde, devleti ele geçirmek siyasi bakımdan hakimiyet kurmak maksadıyla çalışmaktadırlar. Öylesine gizlidirler ki kendi aralarında birbirlerine telkin ettikleri, Kur’an ve Hadise uymayan fikirleri kesinlikle dışarı açıklamazlar.”Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz. Devlet fişlediği bu grupların bir kısmını DİB’e bağlamak sureti ile kontrol altına almak, bağlayamadıklarını da terör ithamı ile yok etmeye karar vermiştir. Bu karar hem raporun sonuç bölümünde işlenmiş hem de devletin uygulamaları ile kendini göstermiştir.Fethullah Gülen grubundan sonra Alparslan Kuytul ve Adnan Oktar’a yapılan operasyonlara yenilerinin ekleneceğini beklemek bir kuruntu değildir. Henüz kısa bir süre önce İhsan Eliaçık’ın geleneksel yeryüzü iftarına, polisin sert müdahalesi, raporun eyleme geçirildiğinin işaretidir. Hele bir İstanbul seçimleri geçsin, hep beraber göreceğiz Saray’ın operasyonlarını. Kurt kuzuyu yemeye karar vermiş bir kere

Günün Özeti