--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

NATO 70 yaşında

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
15

 

NATO’da bir zirve daha geride kaldı. Sürpriz yok. Herkes pot kırmama konusunda dikkatliydi. Bir tartışma, bir kriz; NATO için korkulan kötü sonun başlangıcı olabilirdi. Söyleyen de bunun sorumlusu olurdu. Dünyanın bu kadar derdi, bu kadar tartışma konusu varken, buna bir yenisini daha eklememek konusunda herkes dikkatli idi. En çok konuşulan konu Rusya değil, Çin’di.

NATO 70 yaşında. Benden daha genç.  Bir insan ömrü kadar bile bir geçmişe sahip olmayan ve dağılmanın eşiğindeki bir örgütten söz ediyoruz.

Doğu Akdeniz’deki oldu-bitti çabaları Türkiye ile Libya arasındaki anlaşmayla suya düşen Yunanistan, Meis üzerinden misilleme peşinde. Yunanistan’ın Meis Adası üzerinden Mısır ile “Münhasır Ekonomik Bölge” anlaşması imzalama çabaları hukuki bir temele dayanmıyor. Çünkü adalar üzerinden MEB uygulamak “Uluslararası Deniz Hukuku”na aykırı.

Bir Demokrat, bir Cumhuriyetçi senatörün, Trump’a S-400 bahanesiyle Türkiye’ye yaptırım uygulanmasını talep eden mektupları zamanlama ve muhteva bakımından ilginç. 

NATO 70. Yıldönümünü kutlarken ittifakın geleceği de tartışma konusu oldu. Fransa gibi üyeler ittifakın “beyin ölümünün” gerçekleştiğini savunurken bazı ülkeler siber tehditler ve terörizmle mücadelede daha fazla inisiyatif almasını istiyor. ABD, Fransa ve Almanya arasındaki anlaşmazlıklar ile Türkiye’nin eleştirileri de NATO’nun serüvenini belirleyecek.

ABD ile Fransa arasında birçok sorun bulunuyor. Fransa ABD teknoloji şirketlerine dijital hizmet vergisi getirince, ABD’de misilleme yaparak, Fransa’dan ithal edilen 2,4 milyar dolar değerindeki ürüne yüzde 100’e varan gümrük vergisi getirmeye hazırlanıyor.

NATO zirvesi başlarken, NATO ülkelerinin güya terör örgütü saydıkları PKK’lılar sokaklardaydı. Bu gösteri ve yürüyüşleri düzenleyenlere polis göz yumuyor.

NATO’da ve AB’de Türkiye’yi görmek istemeyenler de var, isteyenler de. Eski Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, “birliğin Türkiye’yi yalnız bırakmaması gerektiğini” söyledi ve “NATO’nun Türkiye’ye sırtını dönmesi tarihi bir hata olur” dedi. 

AB Komisyonu eski Başkanı Jean Claude Juncker dönemini ağır hasarla atlatan AB, yeni başkan Alman siyasetçi Ursula von der Leyen dönemine, geçmişe göre etkisi azalmış, İngiltere’siz ve Fransız-Alman çekişmesi ile başlıyor. Yaşanan son olaylar AB’ye büyük oranda güç kaybettirdi. Halbuki daha dün, tarihin sonuna kadar devam edecek bir demokratik düzenden söz ediliyordu. AB; dünyada refahın, uzlaşının, barışın ve demokrasinin sembolü; Birlik içerisinde yer almak ise ayrıcalıklı bir konum olarak görülüyordu. Yorumcular “Terör olayları, sığınmacı akını, 2008’de başlayan küresel ekonomik kriz ve yansımaları, aşırı sağ akımların yükselişi, üye ülkelerin iç siyasetlerinde yaşanan gel-gitler gibi birçok gelişme, Avrupa Birliği’nin güç kaybetmesine neden olduğu” görüşünde.  Yeni komisyonun oluşmasında Fransa-Almanya çekişmesi damgasını vururken, İtalya ile Almanya Fransa’ya karşı birlik oldu. AB’nin kendi güvenlik sistemini kurması ise NATO’nun içini boşaltacağı için ABD’yi rahatsız eden bir konu.

Kuzey Kore’nin ABD işlerinden sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Ri Thae Song’in “ABD’nin Noel hediyesi olarak ne alacağına kendisi karar verecek” açıklaması işin tuzu biberi oldu.

Donald Trump’ın Londra’da yine şirinliği üstündeydi. İngiliz basını, bir yandan Kraliçe sonrasını konuşurken ve Prens Andrew’in skandalları ile uğraşırken, bir yandan NATO toplantısında ABD, AB ve Türkiye ile ilgili açıklamalara odaklanmıştı. Trump’ın Türkiye ile ilgili açıklaması gündem oldu.  «Türkiye›yi seviyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilişkilerimiz iyi. Türkiye çok iyi bir NATO üyesi» dedi. NATO Genel Sekreteri Stoltenberg de “Türkiye askeri operasyonunu durdurdu. Şiddette ciddi bir azalma var. Bundan sonra siyasi çözüm için çabalamalıyız” dedi. Bundan sonra ne olacağını hep birlikte göreceğiz. Görünen o ki, birileri yeni tartışma başlıkları açmaktan çekinerek, bu zirveyi kazasız belasız atlatmak istiyor. Ama şu da var ki, NATO içinde derin görüş ayrılıkları devam ediyor. Bir uzlaşma yok, ama kimse varolan krizi bu noktadan bir ileri noktaya da taşımak istemiyor.

Ev sahibi ülke devlet Radyo-Tv’si BBC’nin Türkçe servisi haberi şöyle verdi: “İngiltere›de düzenlenen zirvenin sonucunda, Erdoğan›ın, ‘YPG terör örgütü kabul edilmezse, veto edeceğini’ açıkladığı Baltık ülkeleri savunma planı onaylandı.” Zirve kapsamında Erdoğan ve Trump da ikili görüşme yaptı. Zirvede üye ülkelerden, olası bir Rus saldırısı karşısında Polonya, Litvanya, Letonya ve Estonya’nın savunulması amacıyla hazırlanan askeri plana destek vermeleri isteniyordu. Türkiye ise YPG’nin ittifaka üye ülkeler tarafından “terör örgütü” olarak nitelendirilmemesi halinde bu planı veto edeceğini söylüyordu. Sözler güzel, ama bakalım bu sözler tutulacak mı? 

Ortak bildiride Ankara’nın ısrarcı olduğu “Terörizmin her türü, hepimize yönelik bir tehdit olmaya devam etmektedir” ifadesi yer alsa da ne FETÖ, ne PKK ne de PYD’den söz edilmedi.

NATO zirvesinin sonunda 9 maddelik ortak bildiri yayınlandı. Bildirinin 3. maddesinde “Rusya’nın agresif adımları Avrupa-Atlantik güvenliğine tehdit oluşturmaktadır; terörizmin her türü, hepimize yönelik bir tehdit olmaya devam etmektedir. Devletler ve devlet-dışı aktörler kurallara dayalı uluslararası düzeni bozmaktadır. Sınırlarımızın ötesindeki istikrarsızlık da düzensiz göçü artırmaktadır” ifadeleri yer aldı. Bildiride, “Rusya mümkün kıldığı takdirde Rusya’yla diyaloğa ve yapıcı bir ilişki geliştirmeye açığız” ifadeleri yer aldı. Bildiride ayrıca, Çin’in büyüyen etkisinin farkında oldukları ve bu konuyu ittifak olarak ele alacakları belirtildi. Londra Deklarasyonu’nda, Washington Anlaşması’nın “bir müttefike yönelik saldırı hepimize yapılmış sayılır” diyen 5. maddesine olan bağlılık yinelendi. Bu da Türkiye’nin talep ettiği bir husustu. Ancak tabii bunların sahada nasıl karşılık bulacağını göreceğiz. Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(15)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

ferit

7 Aralık 2019 13:11

Fransadaki olaylar almanya kaynaklı mı ingiltere kaynaklı mı abd kaynaklı mı rusya kaynaklı mı dır.

Medyanın tek demokrat gazetesi akit ,de ler

6 Aralık 2019 22:01

Açıkça alenen akit gazetesine ,bilinçli saldırı algı operasyonu yapılyor? Yoksa bi insan kendi görüşünde olmadığı,sevmediği yazarları hergün takip edip okurmu,ve her yoruma aynı tepkiyi hakaretimi yazar? Yaw her yorumu,eleştiyi,iftirayı,hakareti yazdığınız halde hepside yayınlanıyor,varmı Türkiye’de başka bi medya ajans,bu kadar karşı yorumu,hakareti yayımlıyacak yazar gazete? Bu bile başlı başına ,burda halen demokrasiden bahsetmenizin samiyisetsiliğinizin kanıtıdır? Anlamadığım akitin halen ,ne manada burada yazdıklarını bildikleri halde,yayınlamaya devam etirmeside tuhaf. Yorumların %80 ni akitin duruşuna,görüşüne karşı,hepside iktidar düşmanı,hem dinden ,hem demokrasiden yazıp ,öbür partileri eleştirmiyorlar.

Arsen

6 Aralık 2019 14:15

İşin özü: Kendine Müslümanim diyenler, ABD ve Batı ( batıldan) korkdüğü kadar ALLAH cc koksa, herşey düzelir. Vesselam.

Rabia

6 Aralık 2019 12:51

EuzubillahimineseydanirraciymbismillahirrahmanirrahiymAllah, bütün göklerin ve yerin nûrudur. O'nun nûru, içinde kandil bulunan bir oyuğa benzer. O kandil cam fânûs içindedir. O fânûs, inci gibi parıldayan bir yıldızdır. Ve o kandil, ışığını doğuda da olmayan batıda da olmayan mubarek bir zeytin ağacından alır. Ve o ağacın yağı, öyle arı duru öyle parlak ki, neredeyse yakılmadığı halde de ışık verecek, nûr üstüne nûr. Allah nuruna erişmek isteyeni dilediği şekilde nûruna eriştirir. İşte bunun için Allah insanlara örnekler vermektedir. Çünkü herşeyi bütün boyutlarıyla, yalnızca Allah bilir.nur süresi 35.ayet.elhamdulillah.sayin Dilipak etrafimiz imansız insanlarla dolmuş.Allahin dilemedigi zararı kimse bize veremez.Allahin dilediği zararı da kimse bizden gideremez.o başımıza gelecektir.biz Allah'a iman ettik.Allahim ayaklarımızı dininde sabit kılsın.ben müslümanlardanim.Sayin Dilipak silivri.4 cezaevinde gardiyan lar eziyet ler ediyorlarmis.mahkumlara.basin açıklaması yapanlara tazyikli su sıkılmış bu havada.bunlar kim.kim kimdir bilmiyoruz.fitnenin önlenmesini sizin araciliginizla dileriz.saygilar selam ve dua ile Allah'a emanet olun.tesekkurler.hasbinallahu ve nimel vekil deriz.aciklarsaniz seviniriz.saygilar

Adsız

6 Aralık 2019 12:11

İslamsız yorumcular gerçek inandığınız dini yazarsanız memnun olurum çünkü uygur türkü kan ağlıyor kılınız kıpırdamıyor

Çok şükür sizden değilim...

6 Aralık 2019 12:06

Ben her kesim medyayı ve okuyucuların yorumlarını okuyan siyasetsiz birisiyim okuduklarıma göre ülkeyi "bizimkiler dediğiniz "kişiler yönetiyor.Sizin medyaya ve okuyucu yorumlarına göre sizinkilerin dünyaya bakış açısı-ABD bütün kötülüklerin babası (ama en büyük müttefiğiniz ve dostunuz)-NATO emperyalist güçlerin çıkarları için kurduğu bir örgüt diyorsunuz ve biz üyesiyiz ( öyle de kalmak istiyorsunuz)-AB bir haçlı projesi diyorsunuz(bizi almıyorlar diye kızıyorsunuz,adamların teknolojisini kullanıp hacca gidiyorsunuz)-İsrail terörün ve fitnenin anası(ama piyasada ki yediğimiz, içtiğimiz kullandığımız ürünlerin çoğu onların)-Arab birliği zaten İngiliz uşakları(siz onların kurtarıcısısınız)-Rusya kominist onlara güvenilmez(ama parasını verip silahlarını alıyorsunuz)-İran zaten İslam'dan sapmış (o yüzden sizden hiç değil)-Türk devletleri ümmetten sayılmaz-Ülkenin vatandaşının çoğu zillete düşmüş, terörist olmuş-Eskiden dost ve kardeş dedikleriniz hain olmuş.Yani bir siz doğrusunuz haa bir de şimdilik Katar

Rabia

6 Aralık 2019 11:14

Euzubillahimineseydanirraciymbismillahirrahmanirrahiym 104 Onlara: "Allah'ın indirdiğine ve peygambere gelin" denildiğinde, "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter" derler. (Peki,) Ya ataları bir şey bilmiyor ve hidayete ermiyor idilerse?.105 Ey iman edenler, üzerinizdeki (yükümlülük) kendi nefislerinizdir. Siz doğru yola erişirseniz, sapan size zarar veremez.Tümünüzün dönüşü Allah'adır. O, size yapmakta olduklarınızı haber verecektir. Bu ayetin anlamı, kişi yalnızca kendi kurtuluşunu düşünsün ve başkalarını düzeltmeyi bir yana bıraksın demek değildir. Hz. Ebu Bekir Sıddîk (r.a) bir hutbesinde bu anlayışı reddetmiş ve şöyle demişti: "Ey insanlar! Siz bu ayeti okuyor ve ona yanlış bir anlam giydiriyorsunuz. Bizzat ben kendim Hz. Peygamber'den (s.a) şunu işittim: İnsanlar münkeri görüp de onu ortadan kaldırmaya boş verdikleri, zalim bir kişinin zulmünü görüp de bunu önlemedikleri zaman Allah hepsini cezalandırabilir. Allah'a yemin ederim ki, marufu emredip münkerden nehyetmek üzerinize borçtur. Eğer bunu ihmal ederseniz Allah en kötü insanları üzerinize salar ve size zararlar verirler. Sonra iyileriniz dua eder de, Allah dualarını kabul etmez."tefhimul kuran tefsiri.Sayin Dilipak gündem çok hızlı haberlerle değişti.Ayasofya camisinde yüreğimiz ezildi.insaallah en kısa zamanda yetkililerce çalışmalar tamamlanarak ecdadımızın cami mirasına sahip çıkarız.bir Çamlıca camisi ve Ayasofya camii su İstanbul a çok yakışırdi.cok kilisede var istanbul'da.fakat Allah'ın nurunun tarif edildiği nur suresi 35.ayet yazılı kubbenin altında uygunsuz laubalilikler hiç yakışmamış.bir inşaat alanı vardı.insaallah orayada Atatürk heykeli dikilmez deriz.kilicdarogluna bakmayın siz o dinden, teröristlerin eşlerini şehit ettiği kadınların derdinden anlamaz.yetimleri hissetmez.hem cami hemde zemine ayakkabı ile basarak geçmek beni çok üzdü.insanlar kahkahalarla gülüyorlar.Allah nurunu tamamlayacaktır.ve bu nurumuzun tamamlanmasindada, eksiklerimizin tamamlanmasindada Allah'tan yardım istiyoruz amin.

Rabia

6 Aralık 2019 10:36

Euzubillahimineseydanirraciymbismillahirrahmanirrahiym104 Onlara: "Allah'ın indirdiğine ve peygambere gelin" denildiğinde, "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter" derler. (Peki,) Ya ataları bir şey bilmiyor ve hidayete ermiyor idilerse?. 105 Ey iman edenler, üzerinizdeki (yükümlülük) kendi nefislerinizdir. Siz doğru yola erişirseniz, sapan size zarar veremez. Tümünüzün dönüşü Allah'adır. O, size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.maide süresi.elhamdulillah.Bu ayetin anlamı, kişi yalnızca kendi kurtuluşunu düşünsün ve başkalarını düzeltmeyi bir yana bıraksın demek değildir. Hz. Ebu Bekir Sıddîk (r.a) bir hutbesinde bu anlayışı reddetmiş ve şöyle demişti: "Ey insanlar! Siz bu ayeti okuyor ve ona yanlış bir anlam giydiriyorsunuz. Bizzat ben kendim Hz. Peygamber'den (s.a) şunu işittim: İnsanlar münkeri görüp de onu ortadan kaldırmaya boş verdikleri, zalim bir kişinin zulmünü görüp de bunu önlemedikleri zaman Allah hepsini cezalandırabilir. Allah'a yemin ederim ki, marufu emredip münkerden nehyetmek üzerinize borçtur. Eğer bunu ihmal ederseniz Allah en kötü insanları üzerinize salar ve size zararlar verirler. Sonra iyileriniz dua eder de, Allah dualarını kabul etmez."der tefhimul kuran tefsiri.Sayin Dilipak gündem çok hızlı haberlerle değişiyor.yazinizda etkili bir yazı olmuş.dun Ayasofya camii ni gezdim.belki namaza yetisirim dedim.fakat namaz kılınmıyor dediler.halısız,tozlu, bakımsız, putperest bir ortam hâkim.nur 35. Ayetli kubbe altında kahkalar

SOKAĞIN SESİ

6 Aralık 2019 10:35

FETÖ YÜ DESTEKLEYEN DE NATO.!!! SOYLU NUN SÖYLEDİĞİ BÜYÜK FETÖ OPERASYONU OLDU MU, OLACAK MI??? TSK DA ZATEN HER GÜN OLUYOR!!! BÜYÜK DEDİĞİ BÜTÜN KURUMLARI KAPSAYACAK HERHALDE! MESELA ÜNİVERSİTELER, SİYASİLER, ÖZEL SEKTÖR, .......GİBİ. YOKSA BÜYÜK LAFI FOS ÇIKAR.

BAYBARS

6 Aralık 2019 09:56

KAFANIZI MAZERETE DEĞİL, MAHARETE YORUN Bali şimdiki gençlerin zekalarını gereğinden fazla önemsediğini ama antrenman yapmadıklarını, hayatın zekilerden çok disiplinlileri, sebat edenleri, süreklilik gösterenleri ödüllendirdiğini söyledi. Bali gençler konusunda bir tespitte daha bulundu. “Bu jenerasyon fark yaratmadan, fark görmek istiyor.” Bali mazeret yaratanları da “Türk toplumu kadar mazeret yaratan toplum yoktur. Kafanızı mazerete değil, maharete yorun” sözleriyle eleştirdi. SOSYAL MEDYA CANCİĞER OLACAK İNSANLARI, SEÇİLMİŞ KONULAR ÜZERİNDEN KIŞKIRTIYOR Sosyal medyanın normalde canciğer olacak insanları, seçilmiş konular üzerinden kışkırttığını ve düşman haline getirdiğini söyledi. “Aşırı politize, sloganvari bir dünyanın esiri olmayın. Kendi kişisel gelişiminizi tamamlamadan dünyayı kurtarmaya çalışmayın. Sonra siz de kurtarılacaklar arasına girersiniz” dedi. Bu ŞEYHLERİN , HAZRETLERİN, KAİNAT İMAMLARININ HER İKİ DÜNYAYI DA İHYA EDECEK MARİFETLERİ , KERAMETLERİ VARSA SİZE NE İHTİYAÇLARI VAR.... BIRAKIN KURTARSIN LAR, SİZ DE KENDİNİZİ KURTARIN, İNSAN OLUN SONRA DA İSTEYEN MÜSLÜMAN İSTEYEN BAŞKA BİŞEY OLSUN...

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle