--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kim kimdir?

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
46

At izi, it izine karıştı derler ya, işte öyle bir durumla karşı karşıyayız.

Geçen gün Emre Erciş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’le ilgili ilginç iddialar gündeme getirdi. Masonluk, Sabataylık iddiası yanında bir de geçmişi ile ilgili cinayetten söz ediyor.

Kişi doğduğu ana babayı kendi seçmez. O Allah’ın takdiridir. Suç varsa, suçlu o suçun tek muhatabıdır. Suç soyla ilişkilendirilmez. Bugünkü İncil’de denildiği gibi, “Babalar koruk yediklerinde oğullarının dişleri kamaşmaz”..

Aslında anlatılan hikaye ülkemizde kim kimdir bilmek için ilginç bir örnek. Hemen belirteyim, ben iddiaların iddiacısı değilim. Soya dayalı yorum yapan yazarlar var. Onlar bu işi daha iyi bilirler.

Erciş diyor ki, “CHP’li başkan (Yakubi, Karakaş ve Kapancı) Soyer’in akrabalık ilişkileri, gizemli ve bir o kadar da düşündürücü bir cinayet hikayesiyle başlıyor. Hikayenin baş rolündeki iki aile, Orbay ve başta İngiliz general Townshend olmak üzere 13 bin İngiliz askerini esir alan Halil Kut Paşa’nın torunları ve ailesi.” Halil Kut hani şu televizyon dizisi olan Kut’ul Ammare kahramanı! Adam aynı zamanda İttihatçı!

Unutmadan Kut’ul Ammare’nin bir de 2’ncisi var ve onu kaybettik. Abdulhamid dizisinde aşağılanan İttihatçılar, bu dizilerde Kut’ul Ammare’de dolaylı olarak da olsa aklanmış olmuyorlar mı?

Erciş anlatıyor: Halil Kut Paşa, meşhur Enver Paşa’nın kendisiyle aynı yaşta olan amcasıdır. Halil Kut Paşa’nın en tanınmış torunuysa, 1943 yılında İstanbul’da doğan Kaya Paşakay dır. H.Kut Paşa’nın torunu Paşakay, “Üstadı Azam” olarak adlandırılan Masonluğun en üst mertebesinde olan bir isimdi. Paşakay, Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası Genel Sekreteri Koray Darga ve Sayman Ali S. Sevgener, 2006’da yolsuzluk gerekçesiyle Büyük Loca’dan ihraç edildiler. Ailenin büyük bölümünün mezarlığı İstanbul’daki Sabatay mezarlığı olan Bülbülderesinde!

Devam edelim: Demet Şener’in birinci, Gamze Saygı’nın ikinci, Kayahan’ın kızı Beste Açar’ın üçüncü olduğu, Defne Samyeli ve Tarık Tarcan’ın sunuculuğunu yaptığı Miss Turkey 1995’in dördüncü seçilen güzeli Ahu Paşakay, H. Kut Paşa’nın torunu Mason Üstad-ı Azamı Kaya Paşakay’ın kızıdır. Ne var bunda, M. Ali Erbil de, Menemen’de şehid edilen Erdebili Hazretlerinin torunu değil mi! Olur böyle vakalar.

Ahu Paşakay, 20 Ekim 2002’de babasıyla birlikte yaşadığı Arnavutköy’deki Halil Paşa Yalısı’nda kendisini elbise dolabına asarak intihar etti ve yaşamına son verdi. Ahu Paşakay’ın hayatına son verdiği dönemde sevgilisi, “Duman Grubu”nun solisti, Kaan Tangöze’ydi. Tangöze, Sabatayistlerin ünlü mektebi olarak bilinen Şişli Terakki mezunu. Tangöze, aynı zamanda Şam Kumandanı Ziver Paşa’nın torunu ve “Bülbülderesi Aile Mezarlığı”na defnedilmiş olan Reşat Tangöze’nin torunu.

Kut Paşa’nın akrabaları, 2 vakaya daha tanıklık yaptı. Vakalarından ilki, Kut Paşa’nın yeğeni Enver Paşa’nın eniştesi, Selanik Merkez Kumandanı Nazım bey hadisesi. Selanik Merkez Kumandanı Nazım bey, Sultan Abdulhamid’e olan sadakatini, İkinci Meşrutiyet’in ilanından hemen önce, İttihat ve Terakki Cemiyetine üye İsmail Canbolat tarafından gerçekleştirilen saldırıyla ödüyor. Vur emrini veren ise kayınçosu Enver Paşa. Enver Paşa’nın vur emri verdiği eniştesi Nazım Bey, Hasene Hanım ile evliydi ve bu evlilikten ünlü rejisörlerden Faruk Kenç dünyaya geldi. Cağaloğlu Yeni Lise’den mezun olan Kenç, eğitimini Almanya’da tamamladı. Kenç, Yeşilçam starlarından Belgin Doruk’un ilk eşiydi. Halil Kut Paşa’nın yeğeni Enver Paşa’nın diğer kız kardeşi Mediha hanım ise, Kurucu Meclis ile Senato Milli Savunma Konseyi Başkanlığı görevlerinde bulunan, Türkiye Cumhuriyeti’nin 2. Genelkurmay Başkanı olan Org. Kazım Orbay ile evliydi.

Halil Kut Paşa’nın ailesi ve akrabalarının tanıklık ettiği ikinci vakanın başrolünde olan Orbay ailesinin cinayet hikayesi, 16 Ekim 1945 günü Ankara, Ulus, Samanpazarı, Dr. Neşet Naci Arzan’ın muayenehanesinde yaşanıyor. “Ankara Cinayeti” olarak adlandırılan bu olay, bir aile ferdinin intiharına gerçek katilin ortaya çıkmasının ardından bir aile ferdinin cezaevine girmesine ve ailenin reisi Kazım Orbay’ın ise Genelkurmay Başkanlığı görevinden alınmasına neden oldu. Dr. Neşet Naci Arzan, 16 Ekim 1945’te Kazım Orbay’ın oğlu Haşmet Orbay tarafından öldürülmüş, Haşmet Orbay, Sabatayların diğer bir önemli okulu Robert Koleji’nden arkadaşı olan dönemin Ankara Valisi Nevzat Tandoğan tarafından korunmuştu. Tandoğan, Arzan cinayeti esnasında Haşmet Orbay ile birlikte olan Reşit Mercan’nın cinayeti zorla üstlenmesini sağlamış, baskılara dayanamayan Mercan, Tandoğan görüşmesinden 1 gün sonra karakola teslim olmuştu. Yapılan yargılamanın ardından Tandoğan’ın baskıları sonucu cinayeti üstlenen Mercan’a 20 yıl, Mercan’a silah temin ettiği gerekçesiyle Haşmet Orbay’a da 1 yıl hapis cezası verildi. Fakat ortada birçok soru cevapsız kalmış, medya, olayın üzerine gitmeye devam etmişti. Kamuoyunda oluşan baskıya Yargıtay dayanamadı ve mahkemenin kararını bozmak zorunda kaldı. Bozma kararıyla birlikte Ankara’da görülen dava Bolu’ya alındı. Kararın bozulmasında en önemli rolü ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Fahrettin Karaoğlan oynadı. Savcı Karaoğlan’ın yoğun çabası sonucu Yargıtay’ın davanın yeniden görülmesine yönelik kararından kısa süre sonra, 16 Haziran 1946 tarihinde Savcı Karaoğlan, hususi aracının içinde ölü olarak bulundu.

Yeniden yargılanma sürecinin Bolu’da başlamasının ardından mahkeme, gerçek katilin Haşmet Orbay olduğu, dönemin Ankara Valisi Nevzat Tandoğan’ın ise cinayeti kasten örtbas ettiğini ortaya çıkardı ve sanıklara cezalar bu yeni duruma göre verildi. Ortaya çıkan bu yeni durum yeni bir olayı daha tetikledi. Ankara’nın 17 yıllık valisi, belediye başkanı ve aynı zamanda CHP Ankara İl Başkanı olan Tandoğan, Savcı Karaoğlan’ın vefatında 23 gün sonra, 9 Temmuz 1946’da intihar ederek hayatına son verdi.

İntihar ederek hayatına son veren Nevzat Tandoğan’ın eşi Fahriye Tandoğan, Trablusgarp Valisi ve İstanbul eski Belediye Başkanı Ahmet Rasim Paşa’nın torunu, Rasim Paşa’nın eski Şam Valisi olan oğlu Mehmet Kamil beyin kızıdır. Fahriye Tandoğan’ın kardeşi Zübeyde hanım, ilk evliliğini Türkiye’ye “Süper Bakan” olarak gönderilen Kemal Derviş’in amcası Cemal Derviş ile ikinci evliliğini de ablasının eşi Nevzat Tandoğan’ın amcasının oğlu Dr. Esad Durusoy ile yapmıştır.

Sahi, insanlar doğdukları ana-babayı, doğduğu toprağı, zamanı, derilerinin rengini ve cinsiyetlerini kendileri mi seçiyorlar. Onun için bunlar kavga, tartışma, suçlama sebebi olmamalı. Kim olursa olsun, onlar kendi yaptıkları ve söyledikleri ile neyseler, odurlar.

Bu konu burada bitmeyecek. Yarın da devam edelim.

Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(46)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Suleyman ferah

17 Aralık 2019 13:49

Yahu dilipak senki yillarca karakocla beraber yazarlik yaptin bir gun onun yerine kendini koy ve yaz akp nin reisin yanlislarini turkiyede zengin olmayan muhafazakarlarin siyasi iktidarin her seyinden nefret ettigini bozuk saat gibisin haftada bir dogruyu yaziyorsun diyecem oda yok yazar gibi yapiyorsun ismet ozel gibi cik deki simdiki muslumanlar kul hakki yemekten sol elle yemek yemek kadar korkmuyor 

Süha

17 Aralık 2019 00:17

Üstadım yazıda Haşmetin Nevzat Tandoğanla okul arkadaşı olduğu belirtilmiş. Haşmetle okul arkadaşı olan Nevzat Tandoğanın oğlu Haldun'dur. Selam ve saygılarımla.

Vicdan

16 Aralık 2019 15:52

Asıl Uşakizadeleri yazın.

a.d

16 Aralık 2019 11:28

Abi adamlar müslümanları çepeçevre sarmışlar. Allah bizi korusun. Sn.Cumhurbaşkanım işin çok zor Allah senin daima koruyucu ve kolayıcın olsun. Amin.

Celal Menteş

16 Aralık 2019 10:31

Murat Ülker'in babası Sabri Ülker'in asıl soyadı BERKSAN idi. Neden ÜLKER olarak değiştirdi? Murat Ülker, Ahmet Davutoğlu'nun lise ve üniversiteden arkadaşı. O Başbakan iken Murat Ülker'in ablasının oğlu Ahmet Davutoğlu'nun kızı ile evli idi. Ahmet Davutoğlu Başbakan iken milyarlık devlet arazisini bedelsiz olarak, Murat Ülker'in sahibi olduğu Şehir Üniversitesine hibe etmişti. Murat Ülker de Ahmet Davutoğlu da Ali Babacan da Kırımlı ve KARAİM YAHUDİSİ. Bu ilişkiler tesadüf mü? Bir gün bunları da yazacak mısınız? Murat Ülker 2007'de cirosu 300 milyon$ olan Godiva'yı 450 milyon$'a yani cironun 1.5 katına satın alınca herkes neden bu kadar yüksek fiyat verdin dediğinde Murat Ülker "Godiva benim için Kaşıkçı Elması'dır" demişti. Aynı Murat Ülker 17-25 Aralık 2013'de FETÖ'den yana tavır aldı. Ama hayalleri boşa çıkınca Kasım 2014'de, Ahmet Davutoğlu Başbakan iken, cirosu 350 milyon$ olan ve sürekli zarar eden, cirosu kadar borcu olan United Biscuits adlı şirketi CİROSUNUN TAM 10 KATI FİYATA, 3.2 MİLYAR$'A SATINALDI (!). Kimse neden bu kadar para ödedin, Rothschildlerin bankası HSBC'den nasıl tek kalemde 3 milyar$ kredi alabildin diye sormadı. Bu şirkete fazladan ödediğin 2.5 milyar$ yurtdışına kaçırdığın kendi paran diyen olmadı. Neden acaba ? O zaman Başbakan olan ve Murat Ülker gibi Ali Babacan gibi bir Karaim Yahudisi olan Ahmet Davutoğlu yüzünden mi?

Celal Menteş

16 Aralık 2019 10:29

(Talebiniz yerine getirilmiştir.)

Mal- Çok

16 Aralık 2019 00:14

Seka' yı sen alsaydın ya madem, kağıt üretir dururdun. Bayram da külah yapıp içine şeker koyarak bebelere dağıtmak iyi fikirdi.

Memo

15 Aralık 2019 22:55

Abi geçmişimiz berbat, durumu ne güzel özetlediniz. 

yusuf

15 Aralık 2019 21:24

Bu konuda Yalçın Küçük elinde dosya ile kanal kanal mezarlık mezarlık geziyordu ama ona ideolojisinden dolayı olsa gerek kimse sen ırkçılık yapıyorsun yahudi düşmanlığı yapıyorsun demiyordu. Ama Rauf Atilla Polat için kimse öyle demiyordu

Ferhat

15 Aralık 2019 20:40

Meşrutiyet , tanzimat, inkilap, AB reformları kim ve kimlerin çıkarı için uygulamaya konuldu? Liberalizm kimin kurup kontrol ettiği bir düzen?

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle