--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Keneviri konuşmak

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
47

Her dönemin kendine özel krizleri ve çözümleri vardır. Büyük buhranların ardından büyük fikirler doğar.

Belki de böyle bir zamanın eşiğindeyiz. GENOM’u konuşuyoruz, bilişimi, yapay zekayı, maddenin 4. halini, depremi, uzayı, yeni enerji kaynaklarını konuşuyoruz. Ve keneviri konuşuyoruz.

Kenevir gelinen noktada insanlığın bugün ve gelecekteki muhtemel sorunları için, hatta bütün canlıların geleceği için hayati öneme sahip bir bitki.

Tek sorun, kenevirin dişisinin tepe filizlerinde esrar diye bilinen THC maddesinin bulunması. Bu madde de biyolojik açıdan şeker ya da sigara kadar zararlı değil. Tinerle kıyaslanmaz bile, tiner beyin, akciğer, karaciğer, böbrek, üst solunum yoluna kadar her şeyi tahrip ediyor. Esrar belli bir seviyeye kadar kullanıcı için kriminal risk oluşturmaz. Dinen yasaklanması aklı zail eden kullanım şekli ile ilgilidir. Ancak THC doğru kullanılırsa “afyon” örneğinde olduğu gibi tıbbi anlamda ve psikotrop ilaç kategorisinde tedavi edici bir şekilde de kullanılabilir.

Hırdavatçılarda ve boya satılan her yerde satılan tiner, kırtasiyede satılan yapıştırıcılar ya da eczanelerde satılan oje sökücü aseton esasen kötü kullanımla esrardan çok daha tehlikeli bir uyuşturucudur. Onlar niye ruhsata tabi değil!. Kaldı ki, kenevirin bir kötü kullanımı var o da yarımdır, binlerce doğru faydalı kullanım şekli var. Hemen belirtmek gerekir ki, su-i misal misal olmaz.

Esasen kenevirin THC içeren bölümü, SGK tarafından toplanıp yeniden yapılandırılarak bağımlılara doktor gözetiminde tedavi maksadı ile bedava verilir ve iş MAFİA’nın elinden alınırsa bu alanda temel sorun da çözülmüş olur.

Bakın kenevir yaprağından sigarayla kıyaslanamayacak kadar daha az zararlı, üstelik bağımlılık yapan uyuşturucu etkisi son derece sınırlandırılmış, tütün yerine ikame edilebilecek ürünler de sigara ile mücadele konusunda bir yöntem olarak değerlendirilebilir.

Yani esrar uyuşturucu olma özelliğinin ötesinde uyuşturucu ve ona götüren yollardan dönüş ve tedavi için çok daha fazla fonksiyonel bir ürün olarak değerlendirilebilir.

Kenevir konusunda sevindirici gelişmeler oluyor. Birçok üniversitede çalıştaylar düzenlendi, doktora ve yüksek lisans tezlerine konu ediliyor.

Valilerimiz, kaymakamlarımız, il-ilçe tarım müdürlükleri, jandarma ve polisin kontrol dışı-kötü amaçlı ekimlerle mücadele konusunda ele geçirilen kenevirin imhası konusunda bakanlıkların bilgilendirme yapması sağlık ve milli ekonomi için büyük önem taşıyor. Yakmak çözüm değil. Toprağın suçu ne?!. O duman çevreye yayılıyor, negatif etki bütün canlılar için zararlı. Olması gereken, valiliğin üniversite ile işbirliği yaparak ekili alanla ilgili tutanak tutup, ekili alanın yed-i emin ya da kayyım üzerinden değerlendirilmesi gerek.. Türkiye’nin tohuma ihtiyacı var. Bu bitkinin yaşaması gerek. Yine hukuk dışı ekim yapan, tarla sahibi hakkında hukuki işlem, idari işlem, yargı yolu devam edebilir. Hasat sonrası da durum yeniden değerlendirilir. Buradan işletmeci ve devlet kazançlı çıkar. Ben Kenevir Koop.la konuştum. Her yerde bu alanda kamu otoritesi ile işbirliğine hazır.

Bakın bu ekili alanlar öyle muhafaza edilse, sadece tohumu alınıp, bitki yerinde kullanılamaz hale getirilse o bile çevre sağlığı için hayati öneme sahip. Kaldı ki kenevir sıfır atık ve ıskarta ile ekonomiye kazandırılabilir.

Keneviri ekin, hasad da etmeyin, o tarla bir oksijen fabrikasına döner. Ormandan daha fazla oksijen üretir. Bu bile çok büyük bir nimet.

Radyasyonu emer. Dünyamız çok hızlı bir şekilde radyoaktif bir şekilde kirleniyor. Tüm canlılar için bu farklı frekanslardaki elektomanyetik şoklar gerçekten bir risk. Sadece bitki hali değil, yağı, tekstili, kağıdı, ahşabı da bu radyasyonu emiyor.

Keneviri tarlada bırakın topraktaki kimyasal kirlenmeyi temizler. Havayı, suyu, toprağı temizler. Zararlı bakterileri yaşatmaz, zararlı haşeratı uzaklaştırır. Kendi ne zirai ilaç ister, ne gübre. Bulunduğu yerdeki toprak, su ve iklim şartları ile çevresel etkilere göre kendini uydurur. Bu anlamda 2 m. ile 6 m. arasında, Kanada’dan Hindistan’a, Afrika’dan Rusya’ya kadar yayılan bir alanda 17.000 kenevir çeşidine rastlanmış. Bunun anlamı şu, bulunduğu ortama uyum sağlayan bir karakterde. Aslında bunun yaprağını öğütün ekmeğe katabilirsiniz. Ekmek gibi, hava gibi su gibi, karbonhidrat mı dersiniz, protein mi dersiniz, beslenmek için gereken birçok hayati maddeyi kenevirden elde etmek mümkün. Hastalıkta ve sağlıkta, bebek, genç, erişkin ya da yaşlı, herkes için kenevir hayati bir öneme sahip. Sağlıklı yaşama, hasta olmama için. Hasta oldu iseniz tedavi için bu bitkinin size sağlayacağı önemli bir imkan var. Bu kenevir denen bitki bu kadar çeşit ya, kiminin lifi kuvvetli, kiminin CBD’si, kiminin THC’si, kiminin selülozu çok, ama hepsi de kullanışlı. Tohumun yağını sık mazot diye kullan, Türkiye’nin en büyük bütçe sorunu olan petrol ve petro kimya maliyetini dışarıya göndermeye gerek kalmaz, yerli kaynaklardan çok büyük ölçüde karşılamış olursunuz. Ama bizim bürokratlar üreticiye kök söktürüyor. Ekim başvurusunda üretim gayesi, tohum, lif, yağ diye beyan isteniyor. Hasadı yapılan ekimin yağ ve tohum için ekilen bitkinin sapını gelip yakıyorlar. Abukluğun böylesi görülmemiştir. Bazı bürokratların kafası farklı çalışıyor!?

Bakın bu bitkiyi bal kovanlarının arasına birkaç kök ekin arı biti olmaz, balın kalitesi ve rekoltesi artar. Zeytin bahçelerinin arasına ekin, zeytin kurdu olmaz. Oksijen bütün hayvan ve bitkiler için önemli. Kenevir ekilen yere haşerat gelmez, zirai kimyasal mücadeleye gerek kalmaz. Köstebek de gelmez, domuz da, haşerat da gelmez. Tabii bunun için önce yasal engelin kalması gerek. Bütün dünyada bu yönde kararlar alınıyor ve kenevire inanılmaz teşvikler veriliyor.

Bundan tuğla da yapabilirsiniz mobilya da, sunta da yapabilirsiniz.

Bakın kenevir 700 derece alev alıyor. Kağıdı çok sağlam. Ağaç kesmeye gerek yok. Organik bazlı plastikle gıda ambalajlarındaki kimyasal atıkları yutmaktan kurtulabiliriz. Kompozit olarak, otomobil gövdelerini bundan yaparsanız çok daha dayanıklı olur. Bilgisayarlarda kullanırsanız radyasyon salınımını hapseder. Bunun suyunu için balıktan daha çok Omega var. Bunun soğuk sıkım yağını bir kaşık için kanser, alerji, şeker, alzheimer için son derece önemli bir şifa kaynağı. Hangisini sayayım ki. Doğumdan ölüme kadar kenevirin hayatımızda önemli bir yeri var.

Neyse anlatacak o kadar çok şey var ki, yazacaklarım bitmedi ama sayfa doldu. Şunu söyleyeyim, kenevirin nerede kullanıldığını değil, nerde kullanılmadığını yazmak herhalde daha kolay olurdu. Bana göre “Çok okunan kitabımız”ı da buna basmalıyız, cami halılarında da kenevir ipi kullanalım ki haşerat gelmesin ve bakteri oluşmasın, hem de daha dayanıklı. Para, hisse senedi ya da diplomaları da bu kağıda basalım ki, yanmasın ve mikrop barındırmasın, haşerat yemesin ve radyasyon emsin.

Neyse, bugünlük de bu kadar. Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(47)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Vatandaş

23 Ocak 2020 12:52

Kenevir bizzat amerikan petrol zengini Rockefeller ailesi tarafından 1930'lu yıllarda tüm dünyaya zorla yasaklatılmıştır. Bu yüzden insanlık petrol ürünlerine yönelmek zorunda kalarak dünyaya çok büyük kalıcı hasarlar vermiştir. Tüm bunların yanısıra kenevir Türk tarihinde her zaman var olmuş bir bitkidir. Bizzat Osmanlı padişahları tarafından kullanılmış, dünyaya tanıtılmıştır. Bir zenginin para hırsı yüzünden sayısız alanda sayısız faydası olan bir bitkinin yasaklatılması insanlık tarihine sürülmüş kara bir leke ve yapılmış emsalsiz bir ayıptır.

Cem karahan

24 Aralık 2019 22:11

Sayın Dilipak güzel söylüyorsunuz da bilmiyormusunuz ki bu ülkede bio dizel yasaktır. Devlet milleti sağma inek olarak görür. Öyle milli devlet nerdeeee. Lafı fazla uzatmadan Mehmet Şevket Eygi nin dediği gibi, bu işler gecekondu kültürü, köylü zihniyetiyle maalesef olmuyor. Daha bizim cook ekmek yememiz lazım.

orhan

22 Aralık 2019 12:58

Eskiden ottan börtü bocekten yerel tedavi yöntemlerinden bahsedildiginde kırmızı görmüş boğa gibi konuşan davranan kocakarı ilacı yobaz gerici isnadı yapan doktorlar siyasetçiler akademisyenler yazarlar ab ve abd de bu işin endüstrisi kurulduktan sonra ALTARNATIF TIP demeye başladı tüm aydınlarımız

yurdum insanı

22 Aralık 2019 12:49

Bu kenevirin tohum ilaç üretim işletim pazarlama kartellerini kuramamış bir ab bir abd bir israil bu na müsade edermi.

ali

22 Aralık 2019 12:44

Petrol lobisi birde kenevirden dolayı ambargolar koydurmasin türkiyeye ab abd tarafından

halim

22 Aralık 2019 12:42

Üniversitelerimiz ziraat muhendislerimiz kuraklığa dayanıklı bitkiler üzerinde çalışmalı 20-30 yıl sonrasını da düşünerek den

samet

22 Aralık 2019 12:39

Bana göre devletimiz otların erken baharda kurduğu iç ege iç anadolu doğu ve güneydoğu bozkirlarindaki tepe ve tümseklerdeki kıraç alanlara meralara yada meraklarını bir kısmına kesme pinar karahan sandal meşe deli armut deli erik benzeri ormanlar ekilerek hem yaban hayatına hem büyük/küçük baş hayvan otlak alanı oluşturabilir devletimiz. Hatta vadi yataklarına ceviz incir dut kestane de dikebilse iyi olur. Her yeri çam yaparsak yaban hayatida büyük ölçüde zarar görür.

Mesong

22 Aralık 2019 11:43

Müthiş bir yazı..

Azdüşünen

22 Aralık 2019 10:39

Sayiindilipak çok güzel yazıyorsun, fakat okuyan, duyan anlayan araştıran yok mu, bu ülkede. Hanı diyorlar kulakları var duymaz gözlerivarngörmezler V. s yeter kendilerinde görsün. İ. İnşallah

HAŞİM Özkan

22 Aralık 2019 07:58

Sayın dilipak ne artık iç siyaset bitti de sıra camii halılarına mı geldi.vur bir nalına bir mıhına sana yakışan da bu zaten BIRAK camii halıları ile uğraşmayı o işi de camii dernekleri yapsın sen iktidarın yaptığı MÜBAREK işleri eleştir örneğin istanbul sözleşmesini veya şu kanal istanbulu öv yaģla balla sonrara da haramlılığını yazarsın DUA VE SELAM olsun.

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle