İsrail, umutsuz vak’a!

26 Ağustos 2019 Pazartesi

İsrail, Ermenistan, Kıbrıs, Keşmir.. bunlar tabii, olağan devletler değil. Kriz çözmek için de üretilmediler, aksine kriz çıkarmak üzere üretildiler. Mesela batılı ülkeler off shore’larını, kendi sorunlarını çözmek, kirli çamaşırlarını aklamak için ürettiler..

Bunların en kanlı, trajik olanı İsrail’dir. Batı, İsrail konusunda başından beri ikili oynadı. Ermenistan konusunda da öyle. “Tavşana kaç, tazıya tut” dediler. Ermeni tehcirinde de onlar vardı, Ermenilere vatan vaad edenler de onlardı!

Yahudi katliamını, sürgününü kim yaptı ve daha sonra İsrail’i kim kurdu?.

İsrail’in de, Ermenistan’ın da kuruluşunda hem din istismarı vardır, hem de işin içinde siyasetin dışında “ulus” ve resmi ideoloji vardır. Yani işin bir de “Megalo idea” yanı vardır. Dini motivasyonun dışında kalanlar, ideoloji ve ulus bilinci ile “motive” edildiler. İsrail’in Siyonizm’i vardı. Ermenistan’ın ASALA’sı, Kıbrıs Rumlarının EOKA’sı. EOKA Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakını, ENOSİS’i savunuyordu. Bu hareketlerin sağ ve sol uzantıları vardı. 

Bu işlerin içinde İngiltere ve ABD olmadan olmaz. Sonra Fransa, Almanya, İtalya ve Vatikan da katılır sürece.. Almanya zaten ABD, İngiltere ve Fransa’nın kirli işlerini örgütledikleri bir üs gibi kullanılır, 2. Dünya savaşından bu yana.. Bunlar varsa Rusya da, eski SSCB de katılır kervana bir şekilde.. Tez ve antitez kontrol altına alınır. Sağ da sol da el altında tutulur.

Bu sun’i devletlerin en trajik olanı İsrail’dir. Aslında batılılar da İsrail devletini, devlet olarak ciddiye almazlar. İsrail, batının Truva atı, “tarassut kulesi”, sıçrama tahtası, ileri karakol, istihbarat merkezi gibi bir şeydir. O toprakların kontrol altına tutulması için askeri bir kamp, üs gibi kullanılır. Falaşalar, Arap Yahudileri, Rus Yahudileri, Balkanlar’dan gelen, Yahudi olmadıkları halde, Yahudilerden daha fazla Yahudici geçinerek “iş” becerenler, sağcısı, solcusu, dindarı, liberali, milliyetçisi, dinsizi birkaç milyon insan yaşar orada. Zengin Yahudiler Avrupa’da, Amerika’da ya da dünyanın başka yerlerinde yaşarlar. O ülkelerin ekonomisi, siyaseti, mediası, istihbarat örgütleri, finans sektörü ile içli dışlıdırlar. Asıl güç onlardadır aslında. İsrail’i de onlar ayakta tutar. İsrail onlar için paratoner görevi görür aslında. ABD’nin “Yüzyılın projesi” dediği, Abbas’a göre “Yüzyılın şamarı” olan bir proje ile “Süleyman Mabedi”nin inşası için düğmeye basmaya hazırlanıyordu ama olmadı. Dahlan senaryosu çerçevesinde Arap ülkeleri önemli bir ölçüde sisteme eklemlendi. Kushner de bu oyunun ABD’deki koordinatörü. Kushner Türkiye’den kendine bir “partner” arıyor. ABD ve İngiltere’nin de “partner” arayışı var. Türkiye’yi yeniden BOP sürecine dahil etmek için gerekirse FETÖ ya da PKK’yı feda edebilirler. Türkiye’nin ekonomik krizinin çözümüne de destek olabilirler. Yeter ki, Türkiye ABD’nin bölgedeki varlığına ve Kudüs’ün statüsü ile ilgili değişikliğe ses çıkarmasın.

Sonra bir yolunu bulur, toplumsal öfkeyi arkalarına alıp, yeni müttefiklerinin kafasına sıkarlar. 

Onlar da biliyorlar ki, Erdoğan giderse AK Parti biter. PKK’nın intikamını da Soylu’dan almak isteyebilirler mesela. O zaman da bütün taşlar yerinden oynar. Ölümü gösterip, hastalığa razı edecekleri siyasi bir denge kurarlar daha sonra. Erdoğan sonrası senaryolarını şimdiden konuşmaya başlamadılar mı! Sağda solda yeni oluşumlar için düğmeye basıldı. Tabii onların bir senaryosu varsa Allah’ın da bir hükmü var. Kaderimiz ve onun bir parçası olan ecelimiz Allah’ın iradesine tabi. Ama onların niyetini bilelim. Onların bizim hakkında öfkeleri ağzından taşıyor. 

ABD, İsrail’i İngiltere’den alıp kendi yönetmek ve bu şekilde “Ortadoğu” adını verdikleri bölgeyi, hani şu Arap Baharına konu edilen 22 ülkenin sınır, rejim ve iktidar yapılarını yeniden dizayn etmek istiyor. Trump, İsrail’in alagözüne hayran değil. Bu Truva atını kendi kullanmak istiyor. Bir de ufukta seçim var. Süleyman mabedi projesi ile Semitik Hristiyan Evanjeliklerin oyunu alarak seçimi garantilemek istiyor. Bu senaryoda Kushner Trump’ı, Trump da Kushner’i kullanıyor.

İsrail’de 17 Eylül’de seçim var. 22. Knesset’in 120 üyesi seçilecek. Netanyahu, İsrail tarihinde ilk kez yasal sürede hükümeti kuramadı ve erken seçim kararı alındı. Netanyahu bu seçimde daha şanslı konuma geçmek için Filistinlilerin kurdukları partilerin seçime katılmalarını engellemek için yargıyı harekete geçirmeye çalışıyor bu arada. “Belki bu durumda kritik eşiği aşabilirim” düşüncesinde!

Erken seçim kararı sağcı 6 parti ile İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partilerin evet oyu verdiği yasa tasarısıyla 45 hayır oyuna karşılık 74 evet oyuyla alınmıştı. 9 Nisan’da yapılan erken genel seçimlerde hiçbir parti 120 sandalyeli mecliste tek başına iktidara gelmek için gerekli 61 milletvekiline ulaşamamıştı. Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin, seçimden az farkla birinci çıkan Başbakan Netanyahu’ya geçen ay koalisyonu kurma görevi vermişti. Seçime doğru Netanyahu ve Liberman bu durumdan birbirilerini suçlamaya devam ediyorlar. Ve en önemli tartışma konularından biri de Netanyahu ve ailesi ile ilgili yolsuzluk iddiaları. 

Daha önce, İsrail’deki 6 milyon 300 bini aşkın kayıtlı seçmenden sadece % 64,65’i sandık başına gitti. İsrailler, 2015’teki seçime % 71,8 oranında katılım göstermişti. Eylül ayında katılımın ne olacağını göreceğiz. Bu arada ABD, İsrail’de son duruma göre, şartların oluşmasını beklemeden kendisi yeni bir süreç başlatabilir.. Bu konuda hem Filistin yönetimi hem Gazze, hem Mescidi Aksa konusu doğrudan gündeme gelebilir. Bu süreç demokratik sürecin dışında askeri bir sürece de dönüşebilir. Çünkü sürekli ertelenen işler, Arap yarımadasındaki yönetimler açısından da giderek daha da riskli hale geliyor. Yani birilerinin elini çabuk tutması gerekiyor.

Rivlin ‘in görevi vermesinin ardından son seçimde 35 sandalye kazanan Netanyahu, meclise girmeyi başaran 5 sağ parti ile koalisyon hükümeti kurmak için görüşmelere başlamıştı. Ancak, mecliste 5 milletvekiline sahip olan Liberman liderliğindeki İsrail Evimiz Partisi, Netanyahu liderliğindeki sağcı hükümete katılmak için Ultra-Ortodoks “Haredi” Yahudilerin de askerlik görevini yapmasını zorunlu hale getiren yasa tasarısının meclisten geçmesini şart koşmuştu. Yasa tasarısına koalisyonda yer almayı kabul eden Ultra-Ortodoks Yahudileri temsil eden 8’er milletvekiline sahip “Şas” ile “Yahudi Birleşik Tevrat Partisi”nin karşı çıkması nedeniyle Liberman koalisyon hükümetine katılmayı reddetmişti. Bu nedenle Netanyahu’nun partisinin başı çektiği 5 sağ partinin sandalye sayısı 60’ta kalarak güvenoyu için gerekli 61 milletvekiline ulaşamadığı için hükümet kurulamadı. İsrail’de yeni seçimde tek parti iktidarı beklenmiyor. Nasıl bir koalisyon bunun cevabı da net değil.

Teokratlar hariç geniş tabanlı bir “Milli Birlik Koalisyonu”ndan yana olan Liberman son seçim kampanyasında “Alaha devleti’ne karşıyım” diye bir çıkış yaptı. Yani bizdeki “Şeriat Devleti” gibi bir anlama geliyor bu. Bu çıkışı ile 5 milletvekili sayısını ikiye katlamayı umud ediyor. Liberman Yahudi Teokrasisine karşı olduğu gibi “revizyonist Siyonizm”den uzaklaşan LİKUD partisine sert eleştirilen yönelten bir politikacı. Netanyahu ise ancak dindarların oyu ile bir yere gelmeyi hayal ediyor. Bu arada İsrail’de sağ partiler kendi arasında bir ittifak kurarken sağda da ayrı bir iittifak oluşturuldu. Bu arada sağ ve sol partiler yakınlaşırken bunların ortak hedefi Netanyahu oldu. İsrail’de siyaset her zaman askerle iç içedir. İstihbaratın da siyaset üzerinde belirleyici bir rolü var. 

İsrail ile Türkiye, ABD’nin ajandasında aynı dosyada. Ne olacağını önümüzdeki günlerde daha net göreceğiz. 

Selâm ve dua ile..

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • YusufYusuf15 gün önce
    Dilipak bey. Israilde bundan birkac ay evvel yapilan secimler ertesindeki hukumet kurma faaliyetlerini, Liberman'in dusuncelerini ,hukumetin kurulamamasini naklettiniz okuyucusunu guncel olaylar konusunda aydinlatan bir gazeteci olarak gorevinizi yaptiniz. Oysa.Okurlariniza Israili (israil halkini) kotu bireyler olarak tanitmanizi ,Turkiyeye Turk halkina sizin kendinize hic bir zararlari olmadigi halde ,dunya ulkelerinin buyuk cogunlugu tarafindan saygin ulke ve halk olarakgoruldukleri halde ,asagilayici bir tonda kelimeler kullanmanizi okurlarinizi provoke etme amacli oldugunu dusunuyor ve sizi protesto ediyorum.
  • ZekiZeki19 gün önce
    Allah bu milletin elindenkendisine layık olunmadığıiçin Tayyip beyi alacak, Dilipakında, milletinde gözüne Bi gözükür var
  • A KamilA Kamil19 gün önce
    Yazar bi nala vuruyor birde mıha. Dönekliği reisden öğrenmiş demekki. Akp proje parti diyordun. Yazındada bu proje oluşumu savunuyorsun. Keşke bu millet erbakana kulak verseydi. Bu projeye destek vermeseydi memleketimiz bu hale gelmezdi
  • ethem kalkavanethem kalkavan20 gün önce
    vah zavalli yahudiler vah. nasil da masum rolu veriyorlar. oysa dunyanin huzura kavusmasi icin siyonizmin bitmesi lazim. bunu anlatmak lazim.
  • Ekrem KayraEkrem Kayra20 gün önce
    Ayhan Bey ,A. Rahman Dilipak Bey"in yazılarına yorum yazmamızın sebebi , muhalefetten değil , doğruları yazmasındandır.Erdoğan'ın bütün doğrularını alkışladık . Yanlışlarını da önce biz söylemeliyiz .Kol kırılır yen içinde diye diye bugüne geldik .Hocanın her sözüne doğru mu diyelim ? Selam.
  • Ayhan Ayhan 20 gün önce
    Abdurrahman abi,senin yazılarını 15 senedir okurum ama şu son 1-2 senedir ak partiyi eleştirmenide tastiklerim ama bu eleştirileri geçti? Yorumcuların bi hayli artı ve %80 ni akp karşıtı ,bunlarımı memnun etmek istiyorsun? Eleştirmene akp nin içinde dönen sahtekarları,hırsızları,yancıları açıkla bende arkandayım?Ama öyle bi eleştiriyorsinki ? Türkiye’yi kaosa sürükleyecek nerden emir aldıkları belli olan şu millet ittifakını bile güzelemediğiniz kaldı? Eleştirirken yanında lütfen muhalefet partilerin ne mallar götürdüğünü,ne hainlikler yaptığını bir yazın millet herşey güzel olacak diye malı ,ağacı,götürdüğünü bilsin?Ha bir bildiğinmi var akpartide hainlik ,yaz.ama o dört partininde baştan hainliğini de yaz.malesef fetöcü yazıları gibi gelmeye başladı bana.hani doğruları söylemekle mükellefiz ya.yaz.ama tek yere yazma yoksa zerre insancılığın kalmadı
  • Ekrem KayraEkrem Kayra20 gün önce
    Yahudilere hayret ediyorum . Herkesi düşman bildikleri halde, nasıl milli birlik ve beraberlik demiyorlar . Oysa , kurulduğu günden beri Türkiye ile çok samimi idiler . Hatta, bir zamanlar ortak tatbikat yapıyorlardı . İsrail'de ne varsa Türkiye'de de aynısı oluyordu . Demek ki kafaları sadece paraya çalışıyor ... Bir de Rumlara . 10 milyonluk Yunanistan nasıl batar ?Onlar da sefadan mı anlıyor ...
  • Kafalar binbeşyüzKafalar binbeşyüz20 gün önce
    Ulan birgünde reisin arkasında durun da adam ,tüm Türkiye arkamda ben İsrail’e,ABD ye,ab ye diklendiğimin 10 mislini yapıyım,ne yaptıysa bitirdiniz adamı,aman İsrail’e kafa tutma,aman Almanlara ,Fransa’ya kafa tutma ,ABD kim sen kim? 18 sene hiç bir ülke bu saldırılara karşı koyamazdı? İsrail’e kafa tutma dediniz 18 sene öyle anlam şanlım bi bok yapamadı,ab ye almana kafa tutu onlar hiç bi bok yapamadı? Hani sözde papaz buronsonu verdi deyip küçüm sediniz ya laaa adam 4 senedir esirimizdi.sonra ABD kafa göstermeye başladı dolar 5-6-7-8 gene bırakmadı ama siz ezikler hepiniz saldırdınız iktidar suçlu diye ?sonra patates soğan iktidar hadi istifa .sizle bırakın savaşı alışverişe bile gidilmez.satılmışlar
  • Ahmet DumanAhmet Duman20 gün önce
    Yanlış. Yanlış. Kudüs işgalcisi, korsan siyonist şey, AB veya ABD'nin değil, bu ülke yönetimleri işgal devletinin taşeron'udur. Başta zenci Obama olmak üzere ülkelerin başlarına getirdikleri maşa'lar başlarında kippa'ları ile bu yüzden ağlama duvarında sıraya girerler.Tayyip Bey'in bu işgal devletinin kurucusunun mezarını ziyaret görüntüleri de bu cümleden olmalı.Ya da maşa/köpek konumundaki bu şey'ler niye birinci önceliklerinin korsan devlet'in güvenliği olduğunu ilan ederler, kendi ülkelerinin güvenliği yerine?
  • selim yavuzselim yavuz20 gün önce
    (PKK’nın intikamını da Soylu’dan almak isteyebilirler mesela.) Cok komik olmadımı sayın yazar.Dagda 2 goruntu ile PPk leşler Savaş uçaklarıyla vuruldu haberi.Hadi doğru diyelim bunu bence Sayın MSB Akar hesabıba geçin. Ülke içinde nekadar Terörist gruplar ve Uyuşturucu Baronları topluca Türk genclerini katlediyorlar senin bakanın ve polisin 3 maymun oynuyor çıkmışın PKK soyludan intikam alacak diyorsun bizim aklımızla dalgamı geçiyorsun tam tersi gelecekte AKP başına getirmek için elbirliğiyle çalışıyorlar. Uyan uyankardeşim
  • ORHAN İNANORHAN İNAN20 gün önce
    ELLERİNİZE SAĞLIK.ÇOK ÖNEMLİ,UYARICI VE GÜZEL BİR YAZI OLMUŞ..TESPİTLERİNİZİN TAMAMI DOĞRU VE YERİNDE..YÜCE ALLAH(CC) KÜFÜR EHLİ HEGEMONYACILARIN BÜTÜN ŞER HESAPLARINI BOŞA ÇIKARSIN İNŞALLAH..MİLLETİMİZE DE BİR AN EVVEL YAKIN TEHLİKENİN FARKINA VARABİLMEYİ VE BUNLARA KARŞI TEK VÜCUD OLABİLMEYİ NASİP ETSİN.
  • NihalNihal21 gün önce
    İsrailin ve Ermenistan hangi dinin mensupları ne Tevrat Nede İncil ile ilgilerini görmedim ama Şeytana taptıklarına çooookkkk kez şahit olduk.Halbuki Tevrat ve İncil Allahın kitapları idi.Allahın ayetlerinde insalığa şiddet yoktur,Terörizm yoktur.Hatta onlar Bozgunculuk yapıp biz sadece ıslah edenlerdeniz derler ABD gibi maşalrıda İsrail Ermrnistan gibi kuklalar.Bozgunculuk fitne Şeytanın işleridir
  • abdullahabdullah21 gün önce
    heyyy mehmet-musa vs gibi yorumcu ismi kullanarak tarihinde ilk defa aleme nizam veren onurlu devlet politikaları ile abd/nato/israil yanaşması vesayet politikalarına dur diyen kahramanlara iftiraya kalkan görme ve düşünme özürlü moşelere: one minute! go home coni!
  • İLBEYHANİLBEYHAN21 gün önce
    SÜMEYYEERDOĞAN,BİLALERDOĞAN EĞİTİMVE ÖĞRENCİYURTLARIİŞİNEEL ATMIŞLAR .....TÜRGEV VAKFI ,TÜGVAVAKFI , OKÇULARVAKFIVS VS DAHA DAHA KADEM VS .... FETOŞUNDERSANELERİNDEN, OKULLARINDAN,IŞIKEVLERİNDENKURTULDUK ,EĞİTİMÖĞRETİMBARINMAİŞLERİNİMİLLİEĞİTİMBAKANLIĞIVEGENÇLİKSPORBAKANLIĞIYAPACAKARTIKDİYE.....SEVİNMİŞTİK..... EĞERHEPBAŞKALARI EĞİTİMİŞLERİNİ YAPACAKSABUİKİBAKANLIĞIKAPATINGİTSİN.....
  • Mertürk Mertürk 21 gün önce
    Sn Dilipak, Türkiye deki ekonomik kriz şartlarının oluşturulması zaten bop projesinin bir parçasıydı. Bu kadar ekonomi cahili olamazsınız. Dünyada ,çevremizde ,bu kadargüç savaşları varken ,Türkiye nın ekonomik alanda rahat bırakılmasını düşünmek saflıktır. 1999IMF vekemal derviş ve politikaları olan ,dalgalı kur rejimi denen ,ucube bir sistem ile 2002 den sonra ,ülke ucuz bol dövize boğularak ,2003-2015 yılları arası uygulanan düşük kur politikaları ile ,ülkeekonomisinde ,ÜRETİMSİZ LEŞTİRME VE SANAYİSİZ LEŞTİRME operasyonu yapılmıştır. Bu sayede ülke, finansal açıdan, aramalar ve hammadde bakımından aşırı dışa bağımlı hale getirilip, ülke ekonomisi dışardan gelecek, borç ve sıcak paraya mahkum hale sokulup ,ekonomik sabotajlara açıkhalegetirilmiştir. Bugün yıllık yaptığımız 150 milyar dolar ihtrcatın ,100 milyar dolardan fazlası ,ithal aramal ve hammadde kaynaklıdır. Üretmek ve ihracat yapmak için bile büyük oranda aşırı dışa bağımlı bir ülke olduk. Bugün üretim için ithal aramal ve hammadde de,dışabağımlılık oranı 70-80% civarıdır, bu oran 2000 li yılların başında 30-40% civarıydı. Ekonomide ,her alanda ,özellikle finansal açıdan bu kadar aşırı dışa bağımlı iken ,adamlar ,ekonomik sabotajlarla sana istedikleri herşeyi yaptırırlar. Her yıl kamu+özel 180 milyar dolar dış borç çevirmek zorundayız. Ülkede buborcu döndürmek için ,yeterli sanayi üretim altyapısı olmadığı için,bu borcu tefeci faizi ile yeniden dış borç ile çevirmek zorundayız. Tekrar söylüyorum ,Türkiye ye bop projesi ekonomik sabotajlar üzerinden yapılacaktır. Dolar ,döviz operasyonları ile kur zıplamaları ileekonomi çökertilerek ,insanlar aç ve işsiz bırakılarak , provokasyonlar ileiç karışıklık çıkarılarak ,ülke yumuşak lokma yapılacaktır. Son yirmi yıldır , dış borç üzetinden asfalt-beton ekonomisi ağırlıklı yanlış ekonomi politikaları, onlara bu fırsatı altın tepside sunmuştur. Elbette asfaltta lazım beton işleri de lazım ,amasanayi ,üretim ve ihracat üzerinden ,gelir tassaruf elde etmeden ,dış borç üzerinden ,döviz geliri getirmeyen ,ölü yatırım dediğimiz asfalt, beton işlerine destursuz şekilde dalarsanız , varacacağımız yer , istenilen hedef değildir. İlkönce ,gerekirse hibe teşvikler ilegelir getirici, başta aramal ve hammadde üretimi için fabrika yatırımları sonra ,harcama gerektiren hizmet yatırımları, akıl,mantık mü,min feraseti bunu gerektirir. Biz hala 0.99% aylık faizle zararına konut kredisi vererek ,elimizde kalmış olan son paraları da müteahitlere aktarıyoruz, işte asıl bop projesi budur. Müteahhitler, elde kalmış arz fazlası konutları satıp büyük ihtimalle ,dövize çevirip bir yerlerde stoklayıp ,ülkenin elinde kalmış son dövizleri de heba edecekler. Ülkenin etrafının ateş çemberine döndüğü bu zamanda , aşırı döviz ihtiyacımız varken , ülke parasının döviz geliri getirici yatırımlara yönelmesi gerekirken , bu şekilde heba edilmesi, bop projesinin bir parçasımı acaba
  • İhsan İhsan 21 gün önce
    Tüm İslam coğrafyasın da uydurulan Muhammedi bir din hakim. Mekkeli müşrikler bozulmuş tahrif edilmiş İbrahimi bir din ile amel ediyordu, kuran bozulmuş İbrahimi dini yaşayanlara müşrik ismi ile hitap ediyor. Bozulmuş tahrif edilmiş bidat ameller doldurulmuş Muhammedi bir din üzere yaşayanlara kuran ne der. Kuranda olmayan bukadar bidat üzere yaşayanlara Allah cc Yahudileri musallat etmiş.
  • Mehmet Mehmet 21 gün önce
    Görülen abd ve israile en fazla tavizin verildiği dönem ak parti dönemi.Suriyede pkk yani ikinci israilin kurulmasında abd ile ak parti ortak haraket etmedi mi.Bop bush un bize verdiği görev değil mi.Peki esed için biz neden 900 km sinirimizi abd ye teslim ettik.Dilipak dış siyasette ve iv siyasette ben bir başarı göremiyorum.Urfada ABD askerinin işi ne.10 yıl sonra bunların sonuçlarını gorecegiz
  • MülayimMülayim21 gün önce
    Yerel seçimler öncesi Akit TV'den ayrılmayan Murat Bahadır Akkoyunlu nerelerde? Çok ateşli konuşuyordu, bayağıdır göremiyoruz.
  • KızılelmaKızılelma21 gün önce
    Haklının hakkını vermediğin sürece bela başından eksik olmaz.adaleti gözetmediğin zaman başıma bunlar niye geliyor diye söylenmeye çeksin. Çünkü Allah'ın hükmü kesindir.erdemlilik yanlıştan dönmeyi gerektirir.o zaman dua alırsın .işletim rast gider .yeterli milletin dertleriyle dertlenama mutlaka milleti dinle akıl hocaları her zaman doğruyu söylemiyor.bu şekilde devam ederse 2023 koskoca hayel olarak kalır tarihte senle beraber .etrafındaki yalakar başkaları oluverir.eyvahlar fayda vermez.birde ahirette kul hakkı.yine o akıllılar seni suçlar.
  • Malkoç Malkoç 21 gün önce
    YOLLARINSONU..... GELDİKYOLUN SONUNA.....DEVLETYÖNETMEK MüteahhİT'lik ten İBARET DEĞİLDİR....BETONLOBİSİYLEBURAYAKADAR..... FABRİKALAR,BANKALAR,STRATEJİKTESİSLER,KAĞIT, ALUMİNYUM, ŞEKER, ÇİMENTO VS FABRİKALARNE VAR NE YOKSA KÜFFARIN!!! ELİNDE.... DIŞBORÇ500.000.000.000 MİLYAR DOLAR....500.000.000.000milyardoları oyunzannediyorlar....Hele bir500dolarkazanınbakalım.... Kolaymıymış.....ŞukadarakıllarıylahemABD'yihem de RUSYA'yı idareedeceklerini sananlaryakında görürler..... 2 milyon dahaİDLİB DEN YOLAÇIKTI.... İÇLERİNDE IŞİDCİ, EL KAİDECİ VS BİR ALAYSAPIK..... BİR GÜN ÖNCESURİYEDEVLETİYLE GÖRÜŞÜLMELİ..... AMERİKABİZEDEĞİL, BÜYÜKİSRAİLEHİZMETEDER....
  • KocasolakKocasolak21 gün önce
    Hocsm isrsil de bizde esed canisine düşmanız, esed cani, bunda şüpe yok. Abd ve rusya mı daha cani, yoksa esed mi? Ehveni şer seçeceksek hangisiyle masaya otururuz? Bence ihvanı müslime GERÇEKTEN desdek olmak istiyorsak, bu esed ve sisi katiller ile bir şekilde masaya oturmalıyız. Biz vampir batı ve cani rusya ve çin ile masalara oturmak için KIRK TAKLA atıyoruz da ne oluyor? Kişisel husumetlerle dış politika NEREYE KADAR...........Mavi marmara şehitlerinin kanı üzerinde terör devleti israil ile masaya oturduk biz.Esed rejimi bir tarafta israil diğer taraftan MÜTTEFİKİMİZ öso saldırılarına karşı koyuyor. Bu öso israil ZIMNİ ortaklığı kim, nasıl sağladı?Esed ile masada, Öso tarafına bir şekilde STATÜ kazandırabilseydik eğer çok kazançlı çıkmış olurduk. Peki şimdi ne oldu? İdlip de adım adım rejimin eline geçiyor, öso kaybediyor.Rusya, iran ve rejim karşısında öso ile biz, bu NE KADAR dengeli olabilir? Nitekim netice ortada. Abd bizi bir ileri bir geri adım desdekliyerek OYALIYOR. Kendisi ASIL ORTAĞI pkk ve israil çıkarlarını RAHATÇA uyguluyor. Kafası karışık olan ne abd ne rusta nede iran ve rejim, kafası karışık olan ve kaybeden Türkiye.
  • BilalBilal21 gün önce
    Büyük ihtimalle israil'e de bizimkiler akıl vermiştir. Eyy israil laiklik çok da kötü degil, sizde laiklik ile ulkenizi yonetin goreceksiniz cok daha guzel. Mısır'a ve diger Musluman ulkelere laiklik tavsiye ettikleri gibi. Tabii ki şeriatta kerhane yok meyhane yok içki yok kumar yok faiz yok rüşvet yok yolsuzluk yok torpil yok adam kayirma yok saraylarda lüx icinde yaşamak yok halk sogan kuyrugunda iken en lux makam araclari en lux son model ucaklarla batili dostlarla bir resim cekmek icin trilyon masraf etmek yok en kucuk kamu ihalesinde 40 akrabaya yetecek kadar haram parayi cebe indirmek yok, ABD'nin bir telefonu ile tum komşularimiza savaş ilan etmek yok, al şu milyar dolarları 40 akraba saraylarda lux icinde yiyin yeter ki multeciler batiya kacmasin demek yok. İşte islam'i yani Allah'in istedigi yonetim şeklini işte bu yuzden istemiyorlar.
  • ahmetahmet21 gün önce
    Sayın Dİlipak, yazılarınızı ve analizlerinizi beğenerek takip ediyorum, Allah güç ve istikamet versin. Sürahi ne kadar ağzına kadar dolu da olsa, bardak kendi hacmi kadar su alır ... demokrasi, akledebilme, düşünce özgürlüğü vs konusunda ileri gidemeyen toplum ve özelde insanların tek yolu farklı düşüncelerin dile getirilmesini önleme, susturma yani faşizmdir. Allahtan Türkiyede, her türlü siyasi/dini görüşten insanlarımızda ve özelilikle muhafazakarlar arasın böyleleri yok:)
  • yakupyakup21 gün önce
    Türk adı ile Tüklüğe hakaret,Müslüman adı ile İslâma hücum moda oldu.Kendi gazetelerinde yorumlara kısıtlama getirenlerin müridleri buradan ve fırsat bulduğu her yerden hücuma geçiyor.Bunların illâki yabancı olmaları da şart değil.Senelerce yıkanıp ,pompalanan fikirler ile doğru düşünmelerini beklemek mümkün değildir.Neymiş efendim:Sn Yazarın yazdığı ,batılmış,insanlar kandırılıyormuş.Neden orman yangınları yazılmıyormuş meselâ....Sn Dilipak'ın yazısında yanlış varsa yazarsınız.Dış konuların ,iç problemlerin çok önüne geçtiği herkesin malumu iken sen efendilerimize laf söyleme demeye getirmeye ne demeli?SN DİLİPAK TEŞEKKÜLER...
  • mustafamustafa21 gün önce
    Yeni ve ilginç bir niteleme İSRAİL SİYONİST TERÖR-OFF SHORE! ...bunlar devlet değili, ne insanlık kurallarını/insan haklarını, ne uluslarlararası devletler hukuku kuralları tanımayan vemerkezi ABD/İNGİLTERE ve KÜRESEL SİYONİST SERMAYENİN OLDUĞU HER YER!
  • FerhatFerhat21 gün önce
    Birinci Dünya harbinden sonra dizayn edilen bütün Liberalizm Merkezli ulus devletlerin aslinda tamamen siyonizmn iradesine hizmet eden ve siyonizmin vesayeti altinda olan devletciklerden ibaret olduğunu anlamak herhalde feraset sahibi bir mümin için pek güç olmamali galiba. Zira bunlar merkez bankaları ile, serbest piyasalı ekonomileri ile , egitim müfredatları ile, hukuk sistemleri ile, iletişim sektörleri ile medya ve basın araçları ile tamamen bu sapkinlarin vesayetinin altinda olduğunu söyleyebiliriz. En can alıcı nokta ise Avrupa merkez bankasinin ve türkiye merkez bankasinin banknot basma yetkikerinin olmayışı ve bu yetkinin FED i ve Abd deki Merkez Bankasini yöneten Rotschield gibi dünyayi yöneten siyonist derin güçlerde bulunması. Kisacasi adamlar banknot basma yetkisini ellerinden tutarak dünyaya yön verebilme imkanina sahipler. Zira istedikleri zaman A4 kağıdına milyonlarca doları basarak sizi ekonimik olarak rahatlatabilirler, isteseler bir ülkenin ekonomisini rahatlikla manipule edebilirler. Aslında Mussolini, Hitler, Stalin, Ataşirk ve Lenin gibi tarihe yön verdiğini zannettiğimiz şahsiyetler tamamen Rotschild hanedanliğinin emelleri dogrultusunda hizmet eden mason sahsiyetlerden ibaretler idi. Soğuk savaş dönemindeki Kommunizm ve Liberalizm odakli Kapitalizm felsefe ve ideoljilerinin mimarlarının arkasinda aslinda gine ayni siyonist hanedanliklar bulunmakta.Kabalist mezhebine sahip bu masonik siyonist derin güçlerin yegane hedefi ALLAH'ın yeryüzündeki dinini yok ederek yerine Deccaliyet düzeni olarak nitelendirdiğimiz NEW WORLD ORDER i inşa etmek. Nitekim bunu büyük bir oranda başardılar, zira ilk evrede Anayasalarinı dahi kendilerinin yazdıkları Liberalizm merkezli düzenleri kurarak başarı elde ettiler ve bu düzenler hukuki ve ekonomik ve de askeri olarak tamamen bunlarin vesayeti altinda olan devletciklerden ibaretler. Tabiki insan kendine soruyor bunu nasıl başardıklarını ve nasıl insanlari bu denli narkoz altinda tutabildiklerini. Kisacasi Deccaliyet sistemini ayakta tutabilmeleri için HEGELE DİALEKTİK olarak nitelendirdiğimiz bir strateji ile mühkem bir vaziyette çalışmaktalar. HEGELE DIALEKTIK ademoğullarının şuurunu gasp edebilmek için geliştirilmiş olan bir komplo stratejisi. Nasil mı işliyor? Kısa bir örnek.Önce Tez olusturuyorsunuz, sonra Antitez ve son olarak Sentez. Bu stratejiyide iblisin yeryüzündeki varisleri soğuk savaş döneminde kontrollü bir şekilde devreye sokuyorlar idi. Kısacası bilinçli sekilde dünyamizi cephelere ayırarak kutuplaşma sağlamaktalar. Mesela TEZ olarak Kommunizm, ANTi TEZ olarak Liberalizm, SENTEZ olarak bunlarin arasinda arabuluculuk görevi üstlenmiş olan merkez partileri. Sonuçta bu sistem hala cok güzel islemekte, zira Abd yi de Rusya yı da ve hatta Turkiye yi de yöneten derin güçlerin aslinda ayni güçler olduğunu söyleyebiliriz. Yeryüzündeki Iblisin varisleri masonik derin güçlerin tek gayeleri Allah'in yeryüzündeki dinini ortadan kaldirip KABALIST inancinda önemli bir yeri olan Süleyman mabedini inşaa ederek DECCALIYET düzenini kurmak. Simdi Liberalizm merkezli partilerin, gerek ılımlı siyasal islamciların, gerek milliyetçi ve kavmiyetçi, gerek sosyalist partilerin toplumu ifsad edici sapkin reformlara neden ve kimin iradesi dogrultusunda onay verdiklerini anladiniz mi? Zira bunlarin hepsinin kabloları birbirlerine bağlı ve aynı gayeye hizmet etmekteler. Itrailden sonra ortadoğuda siyonizmin en güçlü müttefiki malesef Türkiye, zira Türkiyemizi incirlik üssü ve kürecikteki radar sistemi ile askeri anlamda bir siçrama noktası olarak kullanmaktalar. Kısacası birinci dünya savaşından sonra topraklarimizda kurulan LIBERALIZM merkezli düzen adete 2. bir itrail ve onun bölgedeki vizyonlarina misyonerlik yapmak ile görevlendirilmiş.
  • Erdem KAYAErdem KAYA21 gün önce
    Sn Dilipak! “Batıl/Yanlış şeyleri söyleyerek insanlara nasihat eden, konuşan şeytandır. Hakkı söylemekten sakınan ise dilsiz şeytandır.” Bu yazdıklarınızla insanları kandırmanın ve kafalarını karıştırmanın vebalini nasıl ödeyeceksiniz! Rabbim hidayete erdirsin inşallah sizi.
  • FerhatFerhat21 gün önce
    Birinci Dünya harbinden sonra dizayn bütün Liberalizm Merkezli ulus devletli aslinda tamamen siyinizmin irade vesayeti altinda olan devletciklerden ibaret. Zira bunlar merkez bankaları ile, serbest piyasalı ekonomileri ile ile, egitim müfredatları ile, hukuk sistemleri ile, iletişim sektörleri ile medya ve basın araçları ile tamamen bu sapkinlarin vesayetinaltinda olduğunu söyleyebiliriz. En can alici nokta ise Avrupa merkez bankasinin ve türkiye merkez bankasinin banknot basma yetkikerinin olmayışı ve bu yetkinin FED i ve Abd deki Merkez Bankasini yöneten Rotschield gibi dünyayi yöneten siyonist derin güçlerde bulunması. Kisacasi adamlar banknot basma yetkisini ellerinden tutarak dünyaya yön verebilme imkanina sahipler. Zira istedikleri zaman A4 kağıdına milyonlarca doları basarak sizi ekonimik olarak rahatlatabilirler, isteseler bir ülkenin ekonomisini rahatlikla manipule edebilirler. Aslında Mussolini, Hitler, Stalin, Ataşirk ve Lenin gibi tarihe yön verdiğini zannettiğimiz şahsiyetler tamamen Rotschild hanedanliğinin emelleri dogrultusunda hizmet eden mason sahsiyetlerden ibaretler idi. Soğuk savaş dönemindeki Kommunizm ve Liberalizm odakli Kapitalizm felsefe ve ideoljilerinin mimarlarının arkasinda aslinda gine ayni siyonist hanedanlikları bulunmakta idi. Bu kabalist mezhebine sahip masonik siyonist derin güçlerin yegane hedefi ALLAH'ın yeryüzündeki dinini yok ederek yerine Deccaliyet düzeni olarak nitelendirdigimiz NEW WORLD ORDER i inşa etmek. Nitekim bunu büyük bir oranda başardılar, zira ilk evrede Anayasalarinı dahi kendilerinin yazdıkları Liberalizm merkezli düzenleri kurarak başarı elde ettiler ve bu düzenler hukuki ve ekonomik ve de askeri olarak tamamen bunlarin kontrolü altina girmiş oldu. Tabiki insan kendine soruyor bunu nasıl başardıklarını ve nasıl insanlari bu denli narkoz altinda tutabildiklerini. Kisacasi Deccaliyet sistemini ayakta tutabilmeleri için HEGELE DİALEKTİK olarak nitelendirdigimiz bir strateji ile mühkem bir vaziyette çalışmaktalar. HEGELE DIALEKTIK ademoğullarının şuurunu gasp edebilmek için geliştirilmiş olan bir komplo stratejisi. Nasil mı işliyor? Kisa bir örnek.Önce Tez olusturuyorsunuz, sonra Antitez ve son olarak Sentez. Bu stratejiyide iblisin yeryüzündeki varisleri soğuk savaş döneminde kontrollü bir şekilde devreye sokuyorlar idi. Kısacası bilincli sekilde dünyamizi cephelere ayırarak kutuplaşma saglaniyor idi. Mesela TEZ olarak Kommunizm, ANTI TEZ olarak Liberalizm, SENTEZ olarak bunlarin arasinda arabuluculukngörevini üstlenen merkez partileri. Sinucta bu sistem hala cok güzel islemekte, zira Abd yi de Rusya yida ve hatta Turkiye yide yöneten derin güclerin aslinda ayni gücler olduğunu görebilirsiniz. Iblusin varisleri derin güclerin tek Gayeleri Allah'in yeryüzündeki dinini ortadan kaldirip KABALIST inancinda önemli bir yeri olan Süleyman mabedini inşaa ederek DECCALIYET düzenini kurmak. Simdi Liberalizm merkezli partilerin, gerek ılımlı siyasal islamciların, gerek milliyetçi ve kavmiyetçi, gerek sosyalist partilerin toplumu ifsad edici sapkin reformlara onay verdiklerini anladiniz mi? Zira bunlarin hepsinin kabloları birbirlerine bağlı ve aynı gayeye hizmet etmekteler. Itrailden sonra ortadoğuda siyonizmin en güçlü müttefiki malesef Türkiye, zira Türkiyemizi incirlik üssü ve kürecikteki radar sistemi ile askeri anlamda bir sicrama noktası olarak kullanmaktalar. Kısacası birinci dünya savasindan sonra topraklarimizda kurulan LIBERALIZM merkezli düzen adete 2. bir itrail ve onun bölgedeki vizyonlarina misyonerlik yapmakta. Birilerinin neden şimdi suriyenin isgaline zemin hazirlayarak şam da emevi camisinde namaz kilmak istedigini halen anlamayanlara yaziklar olsun.
  • Hakkı GÖZETENHakkı GÖZETEN21 gün önce
    Sayın yazar. Bir düşünün bakalım; yılbaşından bu yana yabancı devletler ile bağlantılı ne kadar, kendi ülke sorunlarımıza odaklı ne kadar makale yazdınız. Okurlarınızın büyük bir çoğunluğu memleketteki insan manzaralarına da eğilmenizi öneriyor. Mesela son günlerdeki orman yangınları ve eli öpülesi kadınlarımıza yapılan alçaklıklara da değinmenizi özellikle rica ediyor. Ümmeti olmaktan övünç duyduğumuz peygamberimizin kadına bakışı ne güzeldir. Cennet anaların ayağı altındadır dememişmiy di?Kadın demek; bu ülkenin omurgası demek, gelecek neslimizi hayata hazırlayan insan demek, ana demek, eş demek, kardeş demek, öğretmen demek. Mağdur olan bu vatandaşlarımıza devlet olarak daha iyi hizmet nasıl götürebilirizin peşinde koşacağımıza, SİZ tutmuş Trump'ın damadının ajandasına ulaşmaya çalışıyorsunuz. Bu toprağın insanı kendisine yamuk yapan YAVŞAK devletlerin hepsinin adını teker teker hafızasına kayıt etmiş merak buyurmayın. Nerede ve ne zaman derseniz; Çanakkale ile başlayıp, 30 Ağustos ve hatta 15 Temmuz'a gelene kadar ki süre zarfını örnek gösteririm size. Ama ısrarla yukarıda değindiğim kulvara girmiyorsunuz. Ülkemizin en çok takip edilen yazarlarının başında geliyorsunuz. Okurunuz haliyle sizden aldığı bilgileri yakınları ile paylaşacak belki de. Niçin mahrum bırakırsınız anlamak mümkün değil. Bırakınız İsrail'in arkasında kim var kim yok. Şu dijital ortamda bir tuşla her bilgiye anında ulaşıyorsunuz. Okurunuzun eleştirilerine biraz daha ilgi göstermenizi rica ediyorum. Allah'a emanet olun. Saygılarımla,

Günün Özeti