--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Devlet’miş!

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
60

Devleti gözümüzde çok mu büyüttük!. Hatta “hükümet”le “devlet”i de birbirine karıştırıyoruz. Devlet, halk, toprak ve bir düzenden ibarettir. Devletin bir bayrağı vardır ve bir de düzeni kuran ve yöneten bir irade. Bu iradenin tecelli makamı “yasama”dır. Bir de hükümet var. Ona “yürütme” diyoruz. Onun yanında bir de “yargı” var, yasama ile yürütmenin yanında. Devlet bu sacayağının üzerinde durur. Ortasında millet, toprak ve bir iradenin ortaya koyduğu nizam, “Hukuk düzeni” vardır. Bayrak da onu temsil eder. Devlet kutsal değil, “Made in Human”, “Seküler” bir siyasi organdır.  “Baki” de olamaz. “Adil” olabildiği gibi “zalim” de olabilir.

Metodik Kemalistler devleti ele geçirecek ve toplumu dönüştürecekti. Biz de bu hülyaya daldık! Devlet çok büyük bir dönüştürücü güçtü. Para onda, yargı onun elinde, mektep de öyle. “Tanrının elinden, bilgi, güç ve ekmeği bir çaldık mı!..” olacaktı bu iş. Ama olmadı. Promete’ye döndük. İktidar dönüştürücü bir güçtü, evet, ama, o güç önce bizi dönüştürdü. Mitolojide anlatıldığı gibi Pandora’nın Kutusunu kendi ellerimizle açtık sonunda. Şeytan her zaman olduğu gibi yine bize yalan söylemiş ve bizi kandırmıştı! Hep Şeytanı suçluyoruz da, insan bazan Şeytanı da kıskandırır. İnsanın da Şeytanı vardır. Ve dünya zevklerinin, zenginliklerinin pırıltıları arasına gizlenmiş bize gülümseyen (sevgilimiz, aşkımız olan) Şeytan çoğumuzun nefsine taht kurmuş oturuyor ve damarlarımızda dolaşıyor.

Diyorlar ki, “hep dinden söz ediyorsun!” Bu ikazlardan sıkılan varsa, kendi haline baksın!  Bir Müslümanın din dışı bir hayatı olabilir mi! Bu dünya bizim için bir imtihan yeri değil mi. Her işe “Euzu..” diye başlamayacak mıydık, “Bismillah” diye başladığımız her iş “Allah”a adanmış bir eylem” değil mi idi!

“Devleti ele geçirmek” için ne çok çabalamıştık oysa. Biz devleti düzeltelim derken, devlet bizi kendine benzetti. Zannettik ki, devleti ele geçirince toplumu düzeltiriz. Sanki Peygamberler devleti ele geçirdiklerinde her şey süt-liman oldu. Biz devleti ele geçirince, Peygamberlerin bile sahip olmadıkları bir güce sahip olacağımızı zannettik. Yanıldık! Aslında kitapta bunlar tek tek yazıyordu. Her topluluk layık olduğu gibi idare olunacaktı. Allah servet ve iktidarı halklar ve ülkeler arasında evirip çevirecekti, bizleri mallarımız, canlarımız, sevdiklerimizle, kimi zaman artırarak, kimi zaman eksilterek ve korku ile imtihan edecekti. Biz Karun gibi başarı ve kazanımların kendi akıl çaba ve becerilerimizin tabii ve zorunlu sonucu olduğunu zannettik ve insanlara bu anlamda vaadlerde bulunduk ve bulunmaya devam ediyoruz.

Kendi yetki ve tasarrufunuzda olmayan bir şeyi nasıl vaad edersiniz. Aslında insan kendini değiştirecek ve devlet de o insanlara göre şekil alacaktı. Devlet toplumun aynadaki görüntüsü idi.

İçimizden bir topluluk Hakka ve hayra çağıracak ve diğer insanlar da onlara destek verirse işler yoluna girecekti. Onlara karşı düşmanlık gösterirlerse, iyiler ya direnecekler, mücadele edecekler ya da o beldeyi terk edecekler, Allah da onları cezalandıracak, direnenleri ya da hicret edenleri mükafatlandıracaktı. Tebliğ et güzel örnek ol, sabret, şükret, diren ya da hicret et! Yol bu! Tebliğ ederken de “Taife giden Peygamber” gibi olacaktık. “Halka sert davranmayacaktık, onlardan biri olarak onlarla konuşacaktık, kibirlenmeyecektik, çünkü o zaman korkar, etrafımızdan dağılır giderlerdi”. Hz. Musa’ya emredildiği gibi “Firavuna bile güzel sözle ve hikmetle Hakkı tebliğ edecektik”. Hz. İbrahim’in babasına anlattığı gibi!

Ne tebliğ ediyoruz ve ne de güzel örneğiz!. Her şeyi devletten bekliyoruz. Siyasiler karar veriyor ve bürokrat eli ile uygulanıyor. Bu yolla insanların kalplerine dokunulamaz.. Biz değişelim ki, Allah’ın da bizim hakkımızdaki hükmü ona göre tecelli etsin. Hem kendimizi değiştireceğiz, hem de kul yapımı olan devleti değiştireceğiz, ıslah edeceğiz.  Bakın itaat edeceğiz ulul emr “Bizden olan”dır. Yetkisini bizden alan ve bize hesap veren. Bizimle istişare ve şûra yapan, işi ehline veren, mal, can, namus, akıl-inanç ve nesli-fıtratı koruyan, adaletten ayrılmayan, masiyeti maslahat gibi sunmayan devlet! Halkla inatlaşmayan, onlara İlahlık ve Rablik taslamayan! Kendini kutsamayan, La yüs’el bir havaya girmeyen! Kocakarının azarladığı, veresetül enbiya, adil Ömer’in devleti gibi bir devlet.

Devlet önemli bir aygıt, ama işin başı devlet değil. Nasıl ki, hukuka uygun olmayan yasa suç aletidir, Adaletten uzaklaşan devlet de suç aletine döner. Allah hiç kimsenin hanımını beyinin, beyini hanımının başına bela etmesin. Devlet de öyle, devlet meşruiyetini kaybeder ve milletin başına bela olursa, o milletin düşmana ve başka belaya ihtiyacı yoktur. Bazı devlet yöneticileri işgalcilerden daha zalim de olabilir.. Ne istiyorsak, hayırlısını isteyelim.  Bazan bir şeyi muhafaza etmek, onu elde etmekten daha zordur. İsterseniz asrı saadet, 4 halife dönemi ve sonrasına bakın.. Devleti ele geçirince insanlar kibir bataklığına saplanıyorlar. Sonra israf, gösteriş, zevk-ü sefa alemleri, ardından yolun sonu belli. Oysa insanlar o makama gelirken ne hayaller kurmuşlardı. Sanırım bizim şimdi bu işleri yeniden düşünmemiz gerek. Evdeki hesaplar her zaman çarşıya uymayabiliyor.

Biz önce şahsiyetli kişiler olacağız. Sonra din, ahlak ve hukuk temelinde bir araya geleceğiz, adabı muaşeret içinde farklılıklarımıza rağmen barış içinde bir arada yaşayan bir hukuk toplumu oluşturacağız. İşte bu süreçte devlet siyaset, maslahat eşzamanlı olarak kendiliğinden oluşur. İyi bir devlet, Allah’ın nimetidir. Devlet peşindekileri aynı hızla cennete ve cehenneme götürür. Burada tek fark istikamet.  Nefsinin, heva ve heveslerinin esiri olanların vay haline.. “Kibir, israf ve gösteriş peşinde koşan gafiller yakın bir gelecekte nasıl bir yıkılışla yıkılacaklarını göreceklerdir” der kitap! Aman ha! Allah’a kul olmayanlar, sonunda Şeytanın ve nefsinin kulu-kölesi oluyor.

Devlet bir rahmet vesilesi olabileceği gibi Gazab aracına da dönüşebilir.

Bu konuda neyin ne olduğunu anlamak istiyorsanız, kişisel olarak Allah’ın sizi neyle meşgul ettiğine bakın. Siyasetteki istikametinizi anlamak istiyorsanız, bakın bakalım çevrenizdekileri Allah neyle meşgul ediyor. Devletinizin gittiği yer, karar vericilerin ve uygulayıcıların gittiği yerdir, paranızı harcadığınız yerdir, adaletinizin seviyesinin gösterdiği istikamettir.

Birlikte yola çıktıklarınız ve yolda bulduklarınızla, kendilerine güç ve servet verdiklerinizle birlikte gittiğimiz yeri hep birlikte yeniden gözden geçirmenin tam vaktidir. Münafıklar, fasıklar, müfsitlerden uzak durun. Bakın bakalım makam verdiğiniz siyasiler, memleketlerinde kimlerle birlikte birlik olup neler yapıyorlar. Halkın hakkını koruyorlar mı yoksa kamu mallarını kendi yandaşlarına mı yönlendiriyorlar. Biraz dikkatlice bakın görürsünüz, kulaklarınızı açın duyarsınız. Bu konuda, tedbir almak için yarın çok geç olabilir. Bakın bakalım “sıratı müstakim üzere miyiz”. Aslında “Devlet” derken burada hükümeti, siyasi otorite ve yönetici erki kasdediyorum. Yoksa toprağın ne suçu var tabii ki. Ya da her toplulukta her türlü insan vardır! Yoksa, ülke de millet de devletin tahtında müstetirdir. 

Sonuçta siyaset de bir imtihandır. Bu dünyada yapıp yapmadıklarımızla, para verip, para aldıklarımız, dostluk kurduklarımızla, makam verdiklerimiz ve makam aldıklarımızla birlikte haşrolacağız. O gün ya kendi cennetine sırtında tuğla taşıyanlardan ya da kendi cehennemine sırtında odun taşıyanlardan olacağız. İmtihanı en zor olanlar, kul hakkı sebebi ile başkalarının sorumluluklarını üstlerinde taşıdıkları halde görevini yapmayanların imtihanı olacaktır. Bunlar için siyaset aslında “ateşten gömlek”tir. Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(60)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Fırat kögüstün

11 Kasım 2019 20:34

Devlet çok önemlidir kutsaldır heleki Türklerde her kurulmuş Türk Devletleri gibi biri diğerinin BAKİyesidir!!!

Dilipak hele şuna bi bak !

10 Kasım 2019 23:24

Sen kime neye göre müselmansın.

Hakkı

10 Kasım 2019 18:06

Atatürkçü, kemalist geçinen zavallılar. Kuranı kerime haşa çöl bedevisinin uydurmaları diyen (ebu cehilde aynı şeyi diyordu) 1932 ye kadar çıkarılan resmi tarih kitaplarında dinimize etmedigi hakareti bırakmayan bir adam bir müslüman olarak saygı da duymuyoruz sevmiyoruz da açın biraz araştırın bakalım dinimize nasıl hakaretler yagdırdığını. Ben bir müslümanım, eger bir müslüman bu adamı seviyor, dua ediyorsa ya ahmaktır, yada çıkarcı bir münafıktır. Müslümasanız kuranı kerime çöl bedevisinin uydurmaları diyen birine (ebu cehil, lehepte aynı şeyi diyordu) sevemesdinizde, saygıda duyamassınız. 

Mazlum Aslan

10 Kasım 2019 15:15

İbrahim kültürünü kitap okuyarak biraz arttır. O zaman promete, metodik Kemalizm vs anlarsın.

İbrahim

10 Kasım 2019 12:52

Hocam Allah rızası için biraz anlaşılır yaz metodik kemalist ne demekse, promete ne demekse,

Dadaş 25

10 Kasım 2019 11:51

Yerinde bir yazı kalemine sağlık .istediginiz kadar yazin Dunya heveslileri çok. Kibir riya kul hakki almìs gidiyor.Huzuri mahşerde bulusmak uzere. ......

Ünal

10 Kasım 2019 11:51

Latife hanımın ataturk e ne yazdığı beni ilgilendirmez onlar toprak olalı seksen kusur sene geçmiş asıl önemli olan amerikan başkanının cumhurbaşkanına yazdığı mektup tur o mektupta trump neler yazmış birde ısmail kardes nerde yaşamak istersin diye yazmış herhalde ege ve akdeniz deki tekneleri görmüyor veya avrupada hiristiyan ekmeği yiyip hiristiyan kılıcı kusanan on milyonlarca türkü görmüyor avrupa sınırlarını kapatmisken böyle ya kapıkule açık olsa Türkiyede ne kadar insan kalır düşündüm mu avrupalılar TURKIYEYE sefahat sürmeye gelirken türkler avrupaya hizmetkarliga gidiyor büyüklük taslamakla büyük olunsaydi bugün avrupalılar turkiyeye çalışmaya gelirdi

Osman

10 Kasım 2019 11:45

Dediklerinizin hepsini Akp hökümeti vahşice yapıyor farkındasınız değilmi

ŞUAYİP BİŞKİN

10 Kasım 2019 01:43

ALLAHU-AEKBER ALLAH CC ATATÜRK DEDEM HUSİ İSE SİLAH ARKADAŞLARI VE TÜM ŞEHİTLERİMİZE ANNE BABALARIMIZA GEÇMIŞLERIMIZE RAHMET EYLESİN MAKAMLARI CENNET OLSUN YÜCE RABBİM ONLARDAN RAZI OLSUN AMİN AMİN AMİN KAHRAMANLAR CAN VERIR DEVLET EBED MÜDDET IÇIN. YA DEVLET BAŞA YA KUZGUN LEŞE. KIZIL ELMAYA KIZIL ELMAYA ALLAH CC YAVRULARIMIZI ORDUMUZU VATAN DEVLET MİLLET BAYRAK ÜMMETİMİZİ BAŞARILI KILSIN BAĞIŞLASIN MUHAFAZA BUYURSUN AMİN BU KUTLU DAVADA HAK HAKIKATI ISLAMI BÜYÜK TÜRKIYEMIZI YÜKSELTME DAVAMIZDA HEP SENINLEYIZ REIS CUMHUR BAŞKANIMIZ BAŞKOMUTANIMIZ RTE KARDEŞIM DEVLET HOCAM. BARIŞ PINARI HAREKÂTI BAŞARILI OLACAK INŞALLAH AMIN. TÜRK ORDUSU TÜRKIYEMIZ NEREYE GITTIYSE ORAYA BARIŞ HUZUR BEREKET BOLLUK GÖTÜRMÜŞTÜR. BOSNA HERSEK AFGANISTAN SOMALI ve HERYERDE. TÜRK KÜRT ARAP KARDEŞTIR. SYONIST MASON NEOCON KAPITALIST GAVUR ING ABD AB ISRAEL VE UŞAKLARI KRIPTO FETÖCÜ TERÖR ÖRGÜTÜ PYD YPG PKK KÜRTLERI HIRISTIYAN ATEIST GAVURLAŞTIRMAYA ÇALIŞAN TERÖR ÖRGÜTLERI KALLEŞ HAINLERDIR. TÜRKIYE TÜM TÜRKIYE CUMHURIYETI VATANDAŞLARININ DEVLETIDIR. (TÜRK KÜRT ARAP LAZ ÇERKEZ AZERI ... ERMENI YAHUDI.. ALEVI SUNNI HEPSININ DEVLETI VE VATANIDIR.) TÜRK ORDUSU SURIYEDEKI TÜM MILLETLERIN HALKLARIN IYILIĞI IÇIN ORDADIR. Hz. Ömer (R.A) halife olduğu dönemde deprem olmuş,halk çok korkmuştu. Hz. Ömer halkı topladı ve minbere çıkıp hutbe okudu. Hutbede şu hadisi şerifi nakletti: “Yerin zelzelesi iki şeyden olur. “ 1. Zinanın yaygınlaşmasından. 2. Zulmün artmasından. ULAN KRIPTO FETÖCÜ TERÖR ÖRGÜTÜ HAINLERI CHDPKKIYSD DHKPC hainleri hep pisliksiniz ALÇAK ŞEREFSIZsiniz Depremde BARIŞ PINARI HAREKÂTINDA bile ALGI YAP OYUNUNU OYNA HEYKEL YAP ÇAL ÇIRP OYU KAP ÇAMURA YAT Chp musibet cenabet SARHOŞ BERDUŞ CUMHUR BAŞKANI adayları Genel BAŞKANLARI bile zinakar çiçek sulayıcı kasetci LGBT ci dolu bu zihniyet her geldiğinde Istanbulda Deprem oluyor???!!!! ÇOCUKLARIN KORKMADIĞI TEK ORDU TÜRK ORDUSU BÜYÜK TÜRKIYEMIZDIR ASIL DAVAYI VATANI DEVLETİ SIRTINDA TAŞIYANLAR HALA ORGANİZE DEĞİL VE BİRBİRİNİ KORUYAMIYORLAR. O PUŞT SİYASETÇİLER MİLLETİN SIRTINA BİNENLER TÜM PARTİLERE HAKİMLER. GENEL BAŞKANLARI AVUÇLARINDA OYNATIYORLAR KRIPTOLAR Ne yazık ki İYİLER SİYASETE GİRMEDİKÇE, hep böyle devam edecek gibi. Çünkü o birilerinin sırtına binenler. Her alevere dalevereyi yapıyorlar ve birbirlerini acayip KORUYORLAR.???!!! TEK ŞANSIMIZ KURANI BAKIŞ PEYGAMBERI YAŞAYIŞ ILE YÖNETILMEK VE YÖNETMEK ILE KARDEŞ BÜYÜK TÜRKIYE ÜMMET OLMAKTAN GEÇER DOSTLAR Şuayip Bişkin ESK BAŞUZMAN REIS CUMHUR BAŞKANIMIZ BAŞKOMUTANIMIZ RTE VATAN MILLET DEVLET ÜMMET BAYRAK BÜYÜK TÜRKIYE HÖH GÖNULLÜSÜ

Haso

10 Kasım 2019 01:02

Vaybe nasıl yazı. Dilipak ... olmuş.

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle