--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Cenevre üstü az Washington

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
19

Ve sonunda 150 saat de doldu. Cumhuriyet Bayramını da kutladık. Şimdi sıra Cenevre’de. Daha sonra, 13 Kasım’da Erdoğan’ın Washington ziyareti var, tabii bir aksilik olmazsa. Ankara’dan yapılan açıklamalara göre “Mazlum Kobani” kod adlı, kırmızı bültenle aradığımız bir teröristi isteyeceğiz, F. Gülen ve darbeci örgüt üyeleri gündemde olacak ve bir de “Trump’a 9 Ekim’de gönderdiği mektup birinci elden iade” edilecek. Biliyorsunuz, Trump mektubunda Erdoğan’a “Mazlum Kobani” kod adlı Ferhat Abdi Şahin ile masaya oturarak süreci müzakere etmesini istemişti.

Tabii önce Cenevre’yi görmek gerek.

Bakalım Cenevre sonrası masada kimler olacak ve bölge güvenliğinin sağlanmasında Türkiye ve Rusya nasıl bir iş bölümü yapacak! PYD ile temas konusunda nasıl bir uzlaşma sağlanacak ya da bir uzlaşma olup olmayacağını göreceğiz. Çünkü ABD’nin de Rusya’nın da, AB ve NATO ülkeleri ve İsrail’in, Şam yönetiminin PKK ve PYD ile köklü, geçmişe dayalı, yakın ve sıcak ilişkileri var.. Rusya Türkiye, İran ve Suriye ile ilişkisini nasıl dengeleyecek, Membiç ve Kobani çevresindeki belirsizlik nasıl çözülecek?.

Cevabını arayan o kadar çok soru var ki!

BM’nin Cenevre’deki binasının önünde, Konferans öncesi Suriyeli bir Kürd’ün kendini ateşe verdiği bildirildi. Eyleminin nedeni henüz bilinmeyen şahıs, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Bunun anlamı şu, bizi orada kolay bir toplantı beklemiyor. Batı siyasası, STK’sı ve Mediası, PKK’sı, FETÖ’sü ile karşımızda olacak. 

Bu arada Joker aramızda. Lübnan, Irak, Pakistan derken sıra kimde dersiniz!. Ekim başında vizyona giren filmin sponsoru kimdi? Sakın celladımızın bıçağını biliyor olmayalım.

Ferhat Abdi Şahin isimli kırmızı bültenle aranan terörist Türkiye ile ABD arasında yeni bir kriz başlığı oluşturuyor. Trump ise, PYD’liler geri çekilirken ateş açılması durumunda ambargo konusunun yeniden gündeme geleceğini söyledi. Erdoğan Trump’ın gönderdiği mektubu alıp, 13 Kasım’da ABD’ye gitmeye hazırlanıyor. Bu ara Ruslar da PYD ile dirsek teması içinde.

Sahi, biz ABD’ye “Stratejik ortağız” diyoruz da, ABD, PKK ve PYD ile FETÖ ile BÇG ile iç içe. ABD’yi bunların terörist ve darbeci olduklarını iknaya çalışıyoruz!  Ya hu, bunlar ABD’nin örgütlediği, eğittiği, donattığı yapılar değil mi! Ankara SMO’yu ne kadar tanıyorsa, Washington bunları daha fazla tanıyor.

Bunlar siyasi Mafia. Mafia babası ile konuşup, tetikçisine karşı onu ikna etmeye çalışıyoruz! Harika bir fikir değil mi!

Bu arada 20 aylık müzakerelerin ardından kurulan Anayasa komitesi, ilk toplantısını bugün yapıyor.. Bu toplantıda masada kimler olacağı kadar PYD, PKK ya da SDG temsil edilecek mi, onu görmemiz gerek? Masada Suriye Milli Ordusu temsil edilecek mi? Daha önceki Özgür Suriye Ordusu bir muhalefet koalisyonu idi. Bu birleşik bir komutanlık şeklinde güçlü bir ordu.

ABD PYD’yi, ABD adına petrol bölgelerinin korunmasından sorumlu paralı asker gibi kullanmak istiyor. Bunun için bölgeye yeni bir takviye güç gönderecek. ABD, petrol bölgelerini kontrol edenin bölgenin tümünü kontrol edeceğini biliyor. Ona göre yeni bir plan yapıyor.   

Soçi üstü Cenevre’de ne olacağını nasıl çözüm olacağını ya da çözümsüzlükle sonuçlanacağını göreceğiz.

Avrupa da ABD de, çözüm istemiyor aslında. Birileri orada var olmak istiyorsa onlar için çözümsüzlük “çözümün tâ kendisi”. Ama bir yandan da “dostlar alışverişte görsün” kabilinden süreci canlı tutmaları ve masada olmaları gerekiyor. Batılıların tek kaygısı göç dalgasının kendi sınırlarını vurması ihtimali. Yoksa kimsenin ne Esed’i, ne Suriye’yi ne de Suriyelileri ya da Kürtleri düşündüğü yok.

Batılıların sürekli bize söyledikleri şu: Bölgedeki terör örgütlerini silahlandıranlar da, bölge devletlerini silaha boğanlar ve onları birbirine karşı kışkırtanlar da kendileri ama bir yandan sürekli olarak bize şunu diyorlar: “Suriye’deki savaş silahlarla sonlandırılamaz”. Yani “Biz ‘bitti’ demeden bitmez” demeye getiriyorlar.

Yapılan açıklamalara göre Cenevre’deki toplantının seyri şöyle olacak: “Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, ‘Suriye Anayasa Komitesi’nin oluşturulmasını memnuniyetle karşıladıklarını’ söyledi.. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Morgan Ortagus da ‘ABD, Suriye hükümeti ile Suriye Müzakere Komisyonu arasında Anayasa Komitesi’nin kurulması için yapılan anlaşma duyurusunu memnuniyetle karşılıyor’ derken, İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, ‘8 yıllık korkunç çatışmadan sonra bu, Suriye halkının ihtiyaç duyduğu barışa doğru memnuniyet verici ilk adımdır’ dedi.. Suriye’nin geleceğini yazacak Anayasa Komitesi’nin çalışma prensibi ve çerçevesi kamuoyu ile paylaşıldı. Ayrıntılar, Birleşmiş Milletler tarafından paylaşıldı. Buna göre, Anayasa Komitesi’nde eş başkanlık sistemi uygulanacak. Başkanlardan biri Suriye hükümetinden biri de Suriye muhalefetinden olacak. Komite ise 50’şer kişilik üç gruptan oluşacak. Bu gruplar; Suriye hükümeti, Suriye muhalefeti ve iki tarafla da bağlantısı olmayan Suriyeli sivil toplum örgütü temsilcilerinden toplamda 150 kişi olacak. Komite, büyük ve küçük olmak üzere iki yapıdan oluşacak. 45 kişilik küçük grup, anayasa yazım komitesi olacak. Bu grubun hazırladığı tasarılar, büyük grupta ele alınacak. Maddeler için karar yeterlilik oranı ise yüzde 75 çoğunluk olarak açıklandı. Buna göre, Anayasa Komitesi›nin görev tanımı henüz net değil. Yani, yeni bir anayasa mı yazılacak, yoksa 2012 yılında Esad yönetiminin hazırladığı ve referanduma sunduğu anayasa mı revize edilecek bu kesinlik kazanmadı.”

Herkesin bir hesabı var, Allah’ın ise bir hükmü. Galib olacak olan Allah’ın hükmüdür.

Görelim Mevlam neyler, neylerse güzel eyler! Selâm ve dua ile..

 

Yorumlar

(19)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mikail okuroğlu

30 Ekim 2019 21:50

Adem kıral benim babam biiirrr dir atam da adem aleyhisselam dır dedenin ismini yazsanaaa 

davinci

30 Ekim 2019 19:51

sayın dilipak.suriyeliler türkçe öğrenmek istemiyorlar.sizce neden.bu davranış iyi niyetli mi.bu niyetin arkasında hangi amaç var.savaştan kaçtık mağduruz misafiriz diyenler bugün biz gitmeyiz buradan diyorlar neden.on yıl sonrası için tahmin ve yorum yapar mısınız.ben neler olacağını biliyorum ancak yazmıyorum

Yılmaz

30 Ekim 2019 19:30

Adem Kıral,Lozan'ı tersten mi okudun sen.Osmanlı imparatorluğunun borçları Türkiye'ye ödetilmedi,İmparatorluk dağılmadan önce sınırlara dahil olan,dağıldıktan sonra ise bağımsızlık kazanan devletlere taksim edildi,borçlar bölümünde var.Ülkeyi yakıp yıkan Yunan'a verilen savaş tazminatından feragat edildi,sebep ? Sebep Yunanistan'ın kötü olan mali durumuymuş ! Çanakkale Arıburnu İngiliz toprağı olarak tanındı,Osmanlının parasını ödeyip sipariş verdiği gemilerden feraga edildi,Batı Trakya istenilmedi,hatta İsmet paşa Yunanlılardan alarak Bulgarlara vermek isteyince komisyondakilerin devrelerini yaktı ! Musul ve Kerkük'den feragat ettik,Adalardan yine öyle,Cumhurbaşkanlığı genel sekreterliği yapmış Tevfik BIYIKLIOĞLU'nun zabıtlara geçmeyi unutması ile Çanakkale boğazına yakın Limni adasından olduk,Osmanlının üs olarak kiraya verdiği Kıbrıs'dan feragat ettik,bunların tamamının maddesi var.Sen asıl şuna cevap ver,Galip olan bir devlet olarak anlaşma yapmak için neden mağlup olanların ayağına gittik,galip devlet olarak neden bizim dilimiz kullanılmadı?

Tr 31

30 Ekim 2019 18:55

islam dünyası teknolojide geri kalmasina kaldı ama bari islamı yaşasaydık. rüşvet , yalan , torpil , zina olmasaydı.Bizi rabbimiz teknolojiden sorumlu tutmayacaktır. fakir ama dindar olsaydık.sahabelere benzeseydik ama hurma dallarindan mescitlerimiz, kerpicten evlerimiz olsaydı...

Ufuk k

30 Ekim 2019 18:33

Peki bay yazar,deydimi bunca sene ab uyum yasaları vb konuları hunharca uyguladı hükümet ne geçti ellerine,batıya yaranabildimi İstanbul sözleşmesi ,feminizm gibi aile yıkan genç nesli bitiren yasaları zorla uygulayarak batıya içerdeki tuhaf insanlara yaranmak için olmadık takla attı hükümet ,ne oldu ne geçti elinize ocaklara ateş düşündünüz birilerine şirin görünmek için ,bugün geldiniz noktada onlar son darbeyi vuruyor .Yazık keşke başından beri dik durup hakkın ve halkın rızasını alsaydınız.

Mantık ters ama böyle işte

30 Ekim 2019 18:28

BM içindeki bütün ülkeler birbirlerinin dostu mu? ABD ve Rusya mesela, en azından konsept olarak! Dolayısıyla NATO dahilinde olmak bu ülkelerin bize dost olmaları anlamına gelmiyor; tüm NATO ülkeleri bizim düşmanımızdır; ancak ayrılırsak 5 kat daha fazla düşmanlık yaparlar ve şu an bunun üstesinden de gelebilecek durunda değiliz.

O.U.

30 Ekim 2019 17:57

Kaleminize yüreğinize sağlık .yazınızdada belirttiğiniz gibi kim ne yaparsa yapsın hüküm sahibi Allah'tır hüküm Allahındır biz tedbirimizi alacağız gayretimizi göstereceğiz takdir cenabı hakkındır .

Göktürk

30 Ekim 2019 16:25

Abdurrahman Bey yazılarınızı hemen hemen her gün okuyorum. Yazılarınızda sürekli bir netlik yok. Şöyle ki, her konuda şu da olabilir, öylede olabilir, ya öyle değilse, ya celladımıza hizmet ediyorsak, yok iyi niyet taşları filan. Taman da bu yazılar insanları uyarmaktan ziyade moral bozmaktan öteye geçmiyor diye düşünüyorum. hep şüpheler ve acabalar üstüne kurulu yazılar. Sizin işiniz bu araştırıp doğrusu neyse onu yazın lütfen. Akit Tv de de izliyorum orada da öyle. Hocam kısa öz ve tekrardan kaçınarak yazarsanız daha iyi olacağını düşünüyorum. Bir önceki yazının nedeyse çoğu yine aynı yazıda yer alıyor.

turgut ertav

30 Ekim 2019 15:57

Aşağıda aktardığım ayet ve tefsiri,29 ekim 2019 tarihli mesajımda unutarak yazmadığım kısımdır.Dua ve ibadette şirk:Ve Allah dışında, sana fayda ve zarar veremeyecek şeylere perestiş etme (tapma)! Eğer bunu yaparsan o zaman hiç şüphesiz sen kendine zulmedenlerden olursun! (Yunus suresi,106.ayet. Bu ayetin Ömer Nasuhi Bilmen Tefsiri: (Ve) Ey Yüce Peygamber!. Sen yani: Ey Muhammed ümmeti!. (Allah’tan başka) onun gayrısına (ne sana ne kendisine , fâide veya zarar veremeyecekleri ; putlara, insanlara veşâir mahlûklara) ibâdet etme. Onlara tapınmak gibi bir harekette bulunma (şayet) onlara böyle bir ibâdet edecek olursan; şüphe yok ki, öyle mâbutluk sıfatına sahip olmayan fâni şeylere tapınmış olduğun surette (zalimlerden olmuş) kendi nefsine zulm etmiş olursun. Çünki, o takdirde; ibâdet, yerine konulmuş olmaz.Âciz, menfaat vermeğen ,kudretsiz bir şeye boş yere ibâdette bulunulmuş olur ki;bu, en büyük bir zulmdur ve Allah’ın hukukuna bir saldırıdır.

adem kıral

30 Ekim 2019 14:54

sabah isimli yorumcu lozanda me olmuş iyi oku birazda yaradandan utan iftira atma lozano iyi öğren oku uu kurtuluş savaşı bitmiş ne varmış hiç bir şey yok osmanlıdan kalan cokkk borç var müthiş bir büyüme sigara imiş biraz vicdanlı olun silah mühimmat ağır silah fabrikaları 30 kişi çalışırken şimdi iki bin ancak nato da veto yetkisi var yunanistan natoya girerken bize yalvardılar yoksa giremeyeceklerdi atatürk nefreti kalbinizi mühürlemiş günahıyla sevabıyla türkün babasıdır 

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle