Bu sene de kurban hac mevsimine denk geldi!?

11 Ağustos 2019 Pazar

Bayramınızı tebrik ediyorum.

Hac zengine farz, kurban imkanı olana vacib. Haccın mekanı Mekke-i Mükerreme olunca Müslümanların yaygın olarak ülkelerinde kendi mekanlarında bu ibadete katılıyor olması ve “Kurban” kelimesinin “İnsanı Allah’a yakınlaştıran bir eylem” olması sebebi ile bayrama adını veren bir ibadet. Gelenekte ve uygulamada Hz. İbrahim’in İsmail aleyhisselamı kurban etmek istemesi ile baba, anne ve çocuk arasında birtakım olaylar yaşanır ve sonunda Cebrail kurban edilmek üzere bir koç getirir ve imtihan başarı ile tamamlanır.

KurbanHz.Adem zamanında başladı ve olay Kabil’in Habil’i öldürmesi ile sonuçlandı. Olay bugünkü Şam’da gerçekleşti. Hz. İbrahim’den sonra Hz.Musa zamanında gerçekleşti. Deniz’in geçilmesi sonrası, İsrailoğullarının Cenab-ıAllah’ı görmek istemeleri öncesi kendilerinden kefaret olarak bir kurban kesmeleri istenir. Hz.Harun’un itirazlarına rağmen Samiri’nin bir sığırı kurban etmek yerine altın bir buzağıAllah’a takdime olarak sunmanın daha yerinde olacağı yorumu ile Allah’ın gazabını haketmişlerdi. Bakara suresinde bu olaydan uzun boylu bahsedilir ve bu olay bu sureye adını verir. Onun için Kur’an-ı Kerim’de Allah bize, “kestiğiniz hayvanın eti, kanı, derisi Allah’a ulaşacak değildir. Allah’a ulaşacak olan takvanızdır” der.

Bu bayramda birileri bu bayramın manası üzerinde durmak yerine, “acemi kasap”, “kaçan dana”, “hayvan hakları” üzerinde duracaktır. Media siyaseti ve tarihi magazinleştirdiği gibi dini de magazinleştirme çabasında olacaktır. “Kurban etinin nasıl pişirileceği” filan anlatılacaktır. Psikologlar, “çocukların kan görmesi”ni konu edinecektir. Ama konuyu birileri hep seküler açıdan görmeye çalışacaktır. Oysa bir ibadetten söz ediyoruz. Şüphesiz buna hiç değinen yok demiyorum, ama eleştirim genel yaklaşımlara yöneliktir. Aslında temel olarak kurban bir ibadettir. Elbette bunun psikolojisi, sosyolojisi, ekonomisi, felsefesi, mantığı olacaktır ama, hepsinin ötesinde bunun vahye ve nebevi geleneğe dayalı bir referansı olacak. Konunun fıkhi boyutu esas alınacaktır.

İsmailî bir boyutu olmayan kurban, kasaplık bir eylemden öte bir anlam taşımayacaktır. İşin içine insani yardımlaşma ve vijdanı da katabilirsiniz. Bunlar kötü bir şey olmasa da din değildir. Yardımlaşma ve vijdani sorumluluk dinden olsa da, din bunlardan ibaret değildir ve bir eylem Allah’a adanmamışsa dini bir değer taşımaz. Allah adı anılmadan kesilen bir hayvan bizim geleneğimizde murdardır. Kurban, hac ile birlikte “Allah’a yakınlaşma eylemi”dir. Tevbe ve bağışlanma zamanıdır. Ama aynı zamanda, bugünler ölümle ve kıyametle yüzleşme zamanıydı. Kurban deyince Ali Şeriati’nin Hac risalesindeki kurban tanımını hatırlamadan olmaz: Ve şimdi Mina’dasın, İbrahim’sin, İsmail’ini kurban yerine getirdin. Senin İsmail’in kimdir? Veya nedir? Makamın mı ? Onurun mu? Mevkiin mi? Statün mü? Mesleğin mi? Paran mı? Evin mi? Bağın mı? Otomobilin mi? Ma’sükun mu? Ailen mi? İlmin mi? Rütben mi? Sanat ve maharetin mi? Ruhaniyetin mi? Alimliğin mi? Elbisen mi? Adın mı? Nâmın mı? Şöhretin mi? Ruhun mu? Gençliğin mi? Güzelliğin mi?.. Ben nereden bileyim? Bunu sen kendin bilirsin. 

Her ne ve kim ise onu sen kendin Mana’ya getirmeli ve kurban için seçmelisin. Ben sadece onun alâmetlerini sana söyleyebilirim. Seni iman yolunda zayıflatan, “gitmek”te olan seni “kalma”ya çağıran, seni “sorumluluk” yolunda şüpheye düşüren, seni kendine bağlayan ve alıkoyan, gönül bağlılığı, mesaj, işitmene, hakikati, itiraf etmene izin vermeyen, seni firara çağıran, seni maslahatçı izah ve yorumlara sürükleyen ve aşkı, seni kör eden her şey... İbrahim›sin ve İsmail›i zaafın seni İblis›in oyuncağı haline getirebilir. Hayatında, şeref, saygınlık, iftihar ve faziletin doruklarında bir tek şey vardır ki onu elde etmek için zirveden inebilir onu kaybetmemek için bütün İbrahimî kazanımlarını yitirebilirsin: O, İsmail’indir. İsmail’inin, bir şahıs veya bir şey olması mümkündür; bir durum, bir konum, bir zaaf noktası, olması imkan dahilindedir! Fakat İbrahim’in İsmail’i, İbrahim’in oğlu idi!

Hani, şu Yasin’i hep okuyup duruyoruz ya, ölülerin arkasından okuyoruz, bir işin olması için okuyoruz da o ayetlerde neler anlatılıyor. Yasin suresinde anlatılan bir olayın coğrafyasının Hatay olduğunu biliyor muydunuz? Bu günümüze de ışık tutan şu ayetlerin meallerini buyurun beraber okuyalım: 7. Andolsun, onların çoğu üzerine o söz “azap” hak olmuştur. Artık onlar iman etmezler. (Kim onlar deseniz) 8. Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır. Bu sebeple kafaları yukarıya kalkık durumdadır. (Hani şu makamına gücüne, servetine mağrur olanlar var ya!) 9. Biz, onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çekip gözlerini perdeledik. Artık görmezler. 10. Onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar. (Onlara önlerinden de, arkalarında da, arkasından da ulaşamazsınız, onlar inatla bildikleri yoldan giderler) 11. Sen ancak Zikr’e “Kur’an’a” uyanı ve görmediği hâlde Rahmân’dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükâfatla müjdele. 12. Şüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta “Levh-i Mahfuz’da” bir bir kaydetmişizdir. 13. “Ey Muhammed!” Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti. 14. Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik. Onlar, “Şüphesiz biz size gönderilmiş elçileriz” dediler.(Bu kişiler, havarilerden Hz. Yahya / Yuhanna, Hz. Yunus ve Şemun-u safa. Dağdan koşarak gelen ve şehid edilen ise Habibünneccar)15. Onlar şöyle dediler: “Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahmân, hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.”16. (Elçiler ise) şöyle dediler: “Bizim gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu Rabbimiz biliyor.”17. “Bize düşen ancak apaçık bir tebliğdir.” 18. Dediler ki: “Şüphesiz biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer vazgeçmezseniz, sizi mutlaka taşlarız ve bizim tarafımızdan size elem dolu bir azap dokunur.”19. Elçiler de, “Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz?). Hayır, siz aşırı giden bir kavimsiniz” dediler. 20. Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve şöyle dedi: “Ey kavmim! Bu elçilere uyun.”21. “Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir.” 22. “Hem ben, ne diye beni yaratana kulluk etmeyeyim. Oysa siz de yalnızca O’na döndürüleceksiniz.”23. “O’nu bırakıp da başka ilâhlar mı edineyim? Eğer Rahmân bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar.”24. “O taktirde ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum.”25. “Şüphesiz ben sizin Rabbinize inandım. Gelin, beni dinleyin! “26,27. (Kavmi onu öldürdüğünde kendisine): “Cennete gir!” denildi. O da, “Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!” dedi. 28. Kendisinden sonra kavmi üzerine “onları cezalandırmak için” gökten hiçbir ordu indirmedik. İndirecek de değildik. 29. Sadece korkunç bir ses oldu. Bir anda sönüp gittiler.” Keşke helak saati gelmeden aklımızı başımıza toplayabilsek. Tek bir ses, bir damla su veya rüzgar, yerin kıpraşması, ya da tek başına bir sivrisinek, Allah’ın emri ile en güçlü imparatorlukları zelil etmeye yeter!

Keşke bu ayetleri okurken kendimizi düşünsek ve akledenlerden olsak. Önlerimizdeki ve arkalarımızdaki sedleri kaldırsak ve boynumuzdaki halkaları kırsak da görsek, duysak ve hissetsek de şehre gelenler ve dağdan koşarak şehre gelenlerle aramızdaki perdeleri kaldırabilsek! 

Ha! Habibunneccar’ın o şehre koşarak geldiği dağa, Hz. İsa’dan 50 yıl sonra Tarsuslu Saul/Pavlus geldi ve ilk kaya oyma kilisesini yaparak, katolikliğin temelini orada attı. Hz. İsa’yı “ilah” ilan etti, Teslisi ilan etti. Şeytanın yaptığı işi yaptı ve insanları Allah’la aldattı!

Tekrar bayramınız mübarek olsun. 

Selâm ve dua ile.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • NeslihanNeslihan1 ay önce
    Yazılarınızı her gün okuyan bir Adanalı olarak Şırdan’a Şirden demenizi biraz yadırgadım...
  • UmutUmut1 ay önce
    Abdürrahman Dilipak , bir “ müslüman” olarak içinde nasıl bir kin ve nefret biriktirmişsin ki 2016 yılında bu dünyadan göçüp gitmiş bir ilim adamına yazında hala saldırma ihtiyacı hissediyorsun. Y. Nuri Öztürk ömrünün hiçbir döneminde tavuktan , hindiden kurban olur dememiştir, yaşasaydı da demezdi , İslam dininde ölmüş bir kişinin ardından bu tip yakıştırmalar yapmak doğru mudur? Y. Nuri Öztürk ne kadar önemliymişki senin için hala dilinde , bu dil pak dil değil...
  • Abuzer Polat Abuzer Polat 1 ay önce
    Sen ne kadar Müslümansın dilipak utanmadan birde muslümanlık üzerine yazı yazıyorsun senin tütkiyeyi bitirmek icin kimlerle gizli toplantı lar yaptığını biliyoruz sen ancak bunları bilmeyen lere yedirirsin bunları onu bunu bırakın kaç kisi kurban kesebiliyor ona bakın avrupada bir günlük yövmiyesiyle bir koyun alip kesebiliyor sen türkiyenin alım gücüne bakdilibok senin gibi ler memleketi bu hale getirdi neyimiz eksik yüzölçümümüz almanyaya aynı diger Avrupa devletlerinin tamamı asagı yukarı bizim kadar Hollanda İsviçreKonya kadar insan gücü daha cok neyimiz eksik ama bizim senin gibi kahpelerimiz fazla hersey i İslama baglayan mantık bizleri bu hale getirdi İslam kul ile Allah arasında siyasi bir kalemin yalancı dolamcısın
  • HasanHasan1 ay önce
    Hocam yazilariniz super allah omrunuzu uzun hsyirli etsin
  • Tesadüfe bak be emin çööşarlar! Tesadüfe bak be emin çööşarlar! 1 ay önce
    Ben, kurbanın her yılhac mevsimine denk gelme olayını, geçimlerini çıplak karı resmi basarak sağlayan gavur gazetelerinin yazarlarından öğrendim. Öyleymiş meğerse kurban hep hacla aynı ana denk geliyormuş! Sonra dikkat ittim, ezanı da nedense hep namaz vakitlerinde okuyorlar; öyle denk geliyor hep; Allah, Allaaaahh!
  • TAVSİYECİTAVSİYECİ1 ay önce
    Eskiden ne kadar da güzeldi bayramlar. Herkes birbirini ne kadar da çok severdi. İnsanlar birbirini ne kadar da çok özlerdi. Kimse kimseye kolay kolay küsmezdi. Kimse kimsenin kalbini kırmazdı... Şehirde yaşayanlar köylerine gelirdi. Bayram gezmeleri, muhabbetler, sohbetler, şakalar...Zaman nasıl da akıp giderdi. En sonunda bayram bitipte herkes evine dönerken; herkesin içini bir buruluk, bir hüzün kaplardı. Herkes ağlamamak için kendini zor tutardı.İnsanlar bir sonraki bayramı iple çekerdi.Ah ah! Ne kadar da güzeldi o günler. Peki şimdi ne oldu bize? Birbirimizi niye sevmiyoruz? Birbirimizle niçin konuşmuyoruz? Akrabalar birbirini niye özlemiyor? Herkes birbirinden niçin kaçıyor? Misafiri neden sevmiyoruz? Herkes niçin kabuğuna çekilmiş...?Evet; bütün güzellikler seksenlerde kaldı. Şimdi ise filmini çekip onunla avunuyoruz. O günler tabi ki geri gelmeyecek. Hepsi kafamızın bir köşesinde tatlı bir hatıra olarak kalacak. Keşke o günlerin kıymetini daha çok bilseydik. Keşke o günleri dolu doluyaşasaydık. Ama olmadı. Ne yazıkki elimizden bir kuş gibi uçup gitti o günler. Evet, ne yazık ki geri gelmeyecekler. Çünkü şimdi, bizim en yakın dostlarımız telefonlarımız. Onlar bizim annemiz, babamız, emmimiz, dayımız, halamız, teyzemiz, dedemiz, ninemiz, en yakın akrabamız! Onları herkesten daha çok seviyoruz! Yazık, gerçekten çok yazık! Telefonların başında geçirdiğimiz zamana yazık! Geçen zaman geri gelmeyecek. Giden insanlarda geri gelmeyecek. Eğer Allah ömür verirde yaşarsak, bundan on sene, yirmi sene sonra neye üzüleceğiz biliyormusunuz? Telefonların başında geçirdiğimiz zamana, bu günleri dolu dolu yaşamadığımıza ve ailemize ve akrabalarımıza yeterince zaman ayırmadığımıza. Onun için; bir an önce kendimize bir çimdik atalım ve uyanalım! Sanal alemden gerçek hayata geçiş yapalım. Gerçekten, zaman çok hızlı geçiyor ve gerçekten, biz bunun farkında değiliz. Çok derin bir uykudayız. Bir an önce uyanmamız gerekiyor. Yoksa, yarın çok geç olabilir. (Allah'a emanet olun).
  • şenay doğanşenay doğan1 ay önce
    allah halifeliği hak ile yeksan etsin ve habibini kendisinden ahd aldıkları ile birlikte bize iade ve lutfetsin inşallah allaha emanet olun
  • şenay doğanşenay doğan1 ay önce
    kalu belada ruhlar adem asın vucudundan çıkarıldı huzuru ilahide ahd alındı o gün kıyamete kadar kimin yaratılacağı kimin neslinden geleceği belli idi bu asla değişmeyecek kendinizi yırtın parçalayın kalu belada allahın huzuruna toplananlardan ne bir eksiltebilir ne de bir artırabilirsiniz dünyanın nufusuyla oynayışlarınız hep boş çabalardır allaha emanet olun
  • İngiltere Kralicesi İngiltere Kralicesi 1 ay önce
    Halifelik takintisi olanlar, halifemiz yok diye üzülenlerebir not.Bir Halife var aslinda halen halifelik sistemi devam ediyor.Sadece el (ulke)degistirdi bizde halifeligin kaldirilmasindan çooook yillaronce, 1800'lerin sonları gibi. Lawrence'dan bu yanahalifelik Ingiltere'ye gecti ve şu an musluman alemin çoğunluğunun halifesi Kralice Elizabeth. Elizabeth'in bir emri olmadan yaprak kimildayamaz islam cografyasinin büyuk bölumunde. Halifeligi yeniden ele gecirmek için ise uçak motorunu, drone motorunu, füzeleri falan kendiniz üretiyor olmalısiniz. Benim gonlumun halifesi şudur demekle veya ben halifeyim demekle olmuyor ( keşke olsaydı ) .
  • Şanlıurfa Şanlıurfa 1 ay önce
    Allah razı olsun hocam
  • MahoMaho1 ay önce
    Yazıklar olsun şu aklını kullanmayan yorumculara kaç kişinin rıskını verdiniz şimdiye kadar iyiki azim ,güçlü ve merhametli ALLAHIM sizi rızıkla sorumlu görevli iyiki yapmamiş yoksa bizim anamızı ağlatırsınız ALLAH sizlere ve sizin gibilere fırsat vermesin siz hiç olümden bir mana çıkarmaz mısınız siz ölmeyecek gibi konuşuyorsunuz CENABI ALLAH bu dunyayı bir progman halinde yarattı siz hiç korkmayın RABBİM ALLAH çok cömerttir aç kalmazsınız geçen gün bir bilim adamı açıklama yapıyor bu dunya kırk milyar insani rahatlıkla besliyecek durumda şu an dunya nufuzu yedi milyar tabi buyük kıyamette yaklaştı herkes yeme içme derdinde veya keyfinde kimse demiyor ahiretimi kurtarayım.
  • CÜNEYTCÜNEYT1 ay önce
    Türkiye de adaletaramak,genelevdebakirearamayabenzer ......demiş NAZIMHİKMET.... YAŞADIĞIYILLARDAÖYLEYMİŞ.......
  • saygısaygı1 ay önce
    başlık güzel olmuş "BU SENEDE KURBAN HAC MEVSİMİNE DENK GELDİ" acizane hilal takip uzmanıyım elli yıldır hilali takip ederim SUUD HAİNLERİ KASITLI OLARAK SON ÜÇ YIL HARİÇ FARZ OLAN ARAFAT VAKFESİNİ BİR GÜN ÖNCE YAPTIRDILAR. BÖYLE BİR UMUTLA DÜNYA SIRA BEKLEYİP YEMEYİP İÇMEYİP BİR ÖMÜR PARA BİRİKTİRİP HAHACCAGİDENLER HACI OLMADAN GELDİLER. ÇÜNKÜ AREFE GÜNÜ VAKFEYİ YAPMADILAR.diyanete sorduğumuzda burada laik hükümetin orada suud hökümetinin emrinde olduklarını bu konuda inisiyatif ve yetki sahibi olmadıklarını açıkladılar. hilali takip etmediklerinden de alemi İslam bizi tanımıyor.Müslümanlar uyuşuk sürü psikolojisine girdiklerinden sorgulamadan bilinçsizce uydular.. gerçekten de diyanet dine değil hükümetlere bağlı çalışmak zorunda onun içinde atamayla geldiklerinden siyasi iktidarlar emirlerini yerine getirecekleri atarlar. Onun içinde zaman zaman din düşmanlarının emirlerine göre icraat ve fetvalar yaptılra kafaları karıştırdılar. ecevit 1300 yıldır 16 rekat kılınan cumayı iki rekate indirdi. demirel kuranın bazı ayetleri çıkarılsın dediği zaman diayanet emredersiniz dedi. ezan türkçe okunsun emrini diyanet çıkardı. kitaplara haşa "allah yoktur" yazısına diyanet itiraz etmedi. 1400 yıl önceki hükümlerle amel edilmez kuran güncellensin emrine diyanet itirazsız lebbeyk dedi. Bu yapıdaki diyanet din adına konuşamaz zatende konuşmuyor. Onun içinde diğer ülkeler bizi dikkate almıyor. hilafet olmadığı için müslümanlar başı bozuk ve hain misyonerlerin eline kalmış onlarda onlardan din ve imanı çıkarmak için din adına deyip her türlü entrikayı çeviriyor. Diyanet ve milli eğitim zaten özel ve gizli anlaşmalar gereği mason gizli kurallarca yönetilir. Allah adına hüküm veren hocalar görevden alınır sürgün edilir. Onun içinde yapılan ibadet ve dualarda kabul olmaz. İslam dünyasında da kan ve göz yaşı bitmez.
  • HacerHacer1 ay önce
    Sizin ve ailenizin de bayramı mübarek olsun.
  • Bu FETÖ gibisi var mı Abdurrahman Bey?Bu FETÖ gibisi var mı Abdurrahman Bey?1 ay önce
    Erzincan’da çiftliğinde yaşayan dünyaca ünlü yönetmen Kutluğ Ataman anlatıyor: “Bir ara çiftlik işlerine ara verip, biraz dinlenmek için İstanbul'a geldim. Ertesi gün çiftlikten aradılar.” "Kutluğ Bey kapınızdan anayola kadar birileri 450 tane kitap fırlatmış. Hepsi Fethullah Gülen kitabı" diye.Erzincan Üniversitesi'nden iki evli çift çıktı atanlar. Aranıyorlamış... Bana bunu yapabiliyorsa başkalarına neler yapılıyordur kim bilir!(Sabah11.08.2019)
  • NURAN DEVRES NURAN DEVRES 1 ay önce
    Abdülkadir ve Malkoç adlı yorumculara teșekkür ediyorum. Allahın bize sunduğu bütüm lûtufları, nimetleri, güzellikleri, doğayı, ağaçları, bitkileri, börtü böceği yok ediyoruz. Sonunda çorak, ot bitmez bir toprakla kalacağız. Ve evet, nüfus planlaması gerekli. Cahil halk nasıl bakıp büyüyeceğine, nasıl okutup yetiștireceğine bakmadan çiftleșiyor ve ürüyor. Șu Suriyelilerin haline bakın. Gelecekleri belirsiz, eğitimsiz, ülkeleri ateș altında, kendileri sığınmacı ama umurlarında değil, ha bire ürüyorlar. 80 milyonu așkın nüfusumuza yettik de bir de 5 milyon Suriyeliyi sırtladık. Bakın, tv de bir haber: Suriyeli bir aile, koca ișsiz. Bizim devletin yardımıyla zar zor geçiniyorlar. Ailenin büyük çocuğu SMA hastası. (5yașında) Bilinç yok, hareket yok, bașını tutamıyor, göbekten besleniyor. Ondan sonra doğan 2-3 yașında. Aynı hastalık onda da var. Ve kadın gene hamile. Doktorlar amniyo sıvı testi yapmıșlar, o çocuğun da aynı hastalığı tașıdığını söylemișler. Kadın diyor ki 'gúnah. Çocuğu aldırmam. Devlet bize yardım etsin" tedavi masraflarını istiyor. Bu hastalığın tedavisi yok. Ancak bir kaç yıl ömür uzuyor. Bunun için de her bir kürü yüz milyarlarca olan bir ilač gerekiyor. Bu kadın daha defalarca doğurur ve devlet bize yardım etsin der. Bilmem ki daha ne diyeyim.
  • AbdülkadirAbdülkadir1 ay önce
    Allah Kur'anında çokluğu hep eleştirmektedir. Bütün pisliklerin başı çokluğa dayanmaktadır.Dünya nüfusunun yarı yarıya düşmesi lazımdır.Aksi halde gelecek kıtlığa kaosa savaşlara katliamlara bitki ve hayvanların canlıların yok olmasına doğanın tahrip edilmesine neden olacaktır.Bunu görmeyen gözler kör demektir.Doğanlar değil ama bundan sonra hızlı ve etkin nüfus planlaması yapılmalıdır. Yoksa gelecek bugünün çocukları için çok karanlık olacağı şimdiden bellidir. Hala çoklukla övünüp duran bir sürü ahmak dolu dünyada özellikle islam denilen ülkelerde.Bakın bangladeş pakistan afganistan daha niceleri peri perişanlığı yaşamaktadır. Bunun asıl sebebi çokluktur.Zaten kıt kaynakları olan dünyada çokluk bu kaynakların adil dağılmasınında önünde bir engeldir. Bakın sisi gibi diktatörlerde çokluktan istifade etmektedirler.Halkın bir kısmını bir kısmına düşman edip bundan istifade eden bir sürü diktatör gelmiş ve hala bizim gibi üçüncü dünya ülkelerinde gelmeye devam etmektedir.Çin,hindistan abd pakistan,brezilya meksika mısır bangladeş endonezya vb gibi nüfusu çok olan ülkelere baskı yapılmalı ve etkin nüfus kontrollerinin yapılması sağlanmalıdır.Türkiyeninde nüfusunun 50 milyona düşürülüp orada sabitlenmelidir.Biz akıllı hayvan türüyüz.Bizi hayvanlardan ayıran tek özelliğimiz onlarda bulunmayan ruhumuzun olmasıdır.Bu ruh beşere bilinç verip onu insana çeviren kutsal bir cevherdir. Bunu artık anlamak gerekiyor.Bizler akıllı bir varlık olarak diğer hayvan türlerinden farklı olmalıyız.Bilinçi olarak çocuk yapmalıyız.
  • gerek yokgerek yok1 ay önce
    taa sumerlerden kalan cok cok eski bir adet.. Sumerler doneminde kadinlar krallara kurban verilirdicok sukur bu kalkti..
  • NurullahNurullah1 ay önce
    Bayramınız mübarek olsun. Ufuk açıcı bir yazıydı. Açana bizim ismail'imiz ne? Nelerden vazgeçebiliriz?? Kaleminize sağlık.
  • HarunHarun1 ay önce
    Sizden Allah razı olsun.Sizin muslumanliginiza şahitlik ederiz.Ama savcılıktan takipsizlik almış 30.000 kişiden biri olarak diğer müslümanlara hakkımızı helâl etmiyor hristiyan ve laiklerin adaletine muhtaç ettiğiniz içinşiddetle ve esefle kınıyoruz. Biz kenarda ölürken sizde kurban kesip Allaha yakinlasacaksiniz ve bunun adı da müslümanlıkolacak öylemi? Yehova şahitlerinin biraderligi sizin islam kardeşliğindendaha iyi .Başka sözümyok.
  • Abdullah ÖzAbdullah Öz1 ay önce
    Hocam, bayramın mübarek olsun. Selamlar.
  • AyhanAyhan1 ay önce
    Önce inananların Bayram'ı mübarek olsun! ... Kurban Bayram'ı hiç değişmeksizin Zilhicce ayında vuku bulup Hac mevsimine denk gelir. İsnisna mevzubahis değildir.
  • Malkoç Malkoç 1 ay önce
    Eskidenkeçisiormanagirenköylüyeağırcezaverilirdi.... Devlet vemillet , ormanlarıkorurdu.... Şimdi SİYANÜRE ,AĞIRİŞMAKİNELERİNEKARŞI , KÖYLÜKORUYORORMANLARI...KEÇİLERORMANITAMAMENYOKETMEZDİ.... SİYANÜR VEDOZERLERGİRİNCE, OT BİLE YETİŞMİYOR.... İNSAN DA, KUŞLAR, BÖCEKLER, BALIKLAR DA.... 50 ŞİRKETDAHAZENGİN OLACAKDİYE.... YECÜCMECÜCdediklerisizmisiniz.....????