• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
TÜM YAZILARI

Asimetrik savaş

23 Mayıs 2021


Abdurrahman Dilipak İletişim: [email protected]

Soylu, Türkiye’ye karşı asimetrik bir savaştan söz etti TRT Haber’deki röportajında. BAE ve Dahlan’ın 15 Temmuz’daki rolüne atıfta bulundu.

Bu iddialar ilk kez gündeme gelmiyor. Bu herkesin bildiği bir gerçek. Ve soğuk savaş sürecinde bu hep böyle oldu. Yakın planda baktığınızda, DHKP-C’yi, KOMKAR’ı, Rızgari’yi, PKK’yı kim niçin kur(dur)du görürsünüz. Bunlar soğuk savaş döneminin kontrollü bunalım stratejisi çerçevesinde yapılan işler. Bu işlerin derin gerçeğini görmeden, Media, Mafia, Sermaye, Siyaset, Bürokrasi, STK, Akademi, Emniyet, İstihbarat, Yargı, sanat dünyası ve spor aleminde kim kimdir anlayamazsınız. Hatta Cemaat yapılarına bakın bakalım, orada ne göreceksiniz! Bu alem melek maskeli Şeytanlar ve Şeytan olduğu söylenen meleklerle dolu bir dünya. Ne Kalkancı’yı anladık, ne Adnan Oktar’ı. 

Ne Muhsin Yazıcıoğlu cinayetini, ne Hırant Dink, Uğur Mumcu, Hablemitoğlu; ne Eşref Bitlis, Cem Ersever’in nasıl öldü(rüldü)ğünü anlarız.

JİTEM var mıydı, yok muydu! Sonra ne oldu!?

Ders de almıyoruz.

Özal’ı kim niçin vurdu! Özal öldü mü, öldürüldü mü?

Aynı soruyu Mustafa Kemal için sorun.. Cevap yok! İsmet İnönü, Celal Bayar, Adnan Menderes… kim bunlar, gerçekten yeteri kadar tanıyor muyuz.

Merkez Bankasının ortaklarını bile bilemeyiz. Hangi birini sayayım ki.

Birçok iktidar geldi-geçti, kimse “bu ifritten suail”in cevabını bulamadı. Gerçekler 40. Odada gizli ve o odanın anahtarı kayıp!?

Her gördüğünüz gazeteci sadece gazeteci değildir. İşadamı işadamı değildir, politikacı politikacı değildir. Ya da Mafia sadece Mafia olmayabilir. Herkesin her yerde birtakım adamlarının olması sürpriz değil.

28 Şubat’ın “5’li Çete”sini hatırlayın, DİSK, TİSK, Türk-İş, TOBB, TESK, eksik var mı?

Türkiye İşverenler Sendikası Konfederasyonu (TİSK), Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK- İŞ) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK)’ten 5’li Çete’nin üyeleri Refik Baydur, Derviş Günday, Fuat Miras, Bayram Meral ve Rıdvan Budak! O dönem sivil görünümlü bu kişiler askerlerin emrinde darbenin ‘sivil’ ayağını oluşturuyordu.

Sosyalist devrimcisi, Sağcısı, Sermayesi,  Esnafı, Meslek odalarının çatı örgütü, hepsi emir komuta zincirine dahil olmuştu. Peki böyle oldu da ne oldu? Hiiiç..

Ya hu, anlasanıza, bugünkü Arap ülkelerinin hemen hepsinin sınır, rejim ve iktidar yapılarını İngilizler ve Fransızlar çizdi. Sadece Arapların mı, Türkiye’nin sınır, rejim ve iktidar yapıları nasıl belirlendi? İngilizler Şerif Hüseyin’i Halife ilan edeceklerdi, sonra vazgeçtiler, Hicaz bölgesi “Haşimi”lerden alınıp Suudi “Şeyh” ailesine verildi.

15 Temmuz’da başarsalardı, Fetullah Gülen Amerikano Mehdimiz olmak üzereydi.

Sermaye, Siyaset, Bürokrasi arasında bir Şeytan üçgeni oluşturulursa, o alemin kıralı Şeytan olur. Bu yapının çatısı altında mutlaka bir Media, Mafia, Hukukçu, Bankacı, STK olur. Bu altyapı olunca, din, mezhep ideolojik kimliğe bağlı olarak, yerli - yabancı istihbarat örgütleri damlar. Kimi futbola merak salar mesela. Hedeflerinize göre, akademi, sanat camiasından, cemaat grublarından birileri gelir. Siz onları da bulabilirsiniz, onlar da sizi bulacaktır.

Mesela bu yapıda Mafia dediğiniz de aslında işadamıdır. Ortak hareket ederler. Herkes kendi işini yapar ve payını alır. Aslında bu alemde yeri gelir bir işadamı ya da bürokrat, bir gazeteci o Mafia dediğinizden daha tehlikeli olabilir. Aslında hepsi aynı Şeytani planın bir parçasıdırlar.  Hepsi birbirini kullanır. Bu çark böyle döner.

Bakın bu kirli ve kanlı oyunda aslında herkes kurbandır. Hepsi haindir, ama hepsi birbirini kahraman ilan ederler, ta ki, menfaatleri onları karşı karşıya getirdiğinde ya da işler tersine dönüp, biri kurban edilmesi gerektiğinde hepsi birbirinin muhbiri olur. Dostlukların yerini düşmanlıklar alır.

Aslında her topluluk layık olduğu gibi idare olunur. Bizi kendimizi değiştirmeden, Allah da bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecektir. Aslında bu yapıları sadece merkezde yer alan yamyamlar üretmiyor. Toplum üretiyor. Şeytan bizi bize kırdırıyor sonuçta.

Bakın bu “Mafya düzeni”nde yapı matruşka gibi büyür. Mahalle düzeyinde çeteler oluşur, onlar ilçeye yükselir, sonra ile, daha sonra bölge, ardından ülke seviyesine yükselir. Zaten bölge seviyesinde iken uluslararası genişleme yönünde talepler giderek artar.

Daha önce küçük hedefleri olan hareketler, zaman içinde büyük hedeflere yönelirler. Lobiler oluştururlar. Kara para, uyuşturucu, silah, finansal operasyonlar, borsa manipülasyonları, kaçakçılık gibi işlere girerler. Havacılık, Gemicilik, Kara nakliyatı önemlidir onlar için. Daha ulusal sınırlar içindeyken hayır işlerine merak salarlar. Ödüller alırlar, ödüller verirler. Toplumun itibar ettiği işlerle ilgili sponsor olurlar.

Bazı Mafya babaları çok naziktir. Resim koleksiyonu yapabilir. Ya da sanatsal faaliyetlerle ilgilenebilirler.

Diktatörler siyaset mafyasıdır bana göre. Baron her zaman kıraliyet unvanı değildir. DSÖ, FDA mesela çok mu masum! Ya da CIA, Strafor! Cinayetin üzerine siyaset şalı örtünce meşru olmaz ki! Media tetikçiliği ile mafya tetikçiliği arasında çok da fark yok aslında. Yapanın asker, polis, sivil, siyasal, dindar ya da gayrimüslim olması bir şey değiştirmez. Ya da mahkeme salonunda yapılması aynı işin, bir polis operasyonu sonucu gerçekleştirilmiş olması neyi değiştirir ki, eğer yapılan iş gayrimeşru ise. Zulüm zalimin makamı, rütbesi, sıfatı, statüsü ile ilgili değildir, olamaz. Bir iş Mafia etiketi ile yapıldığı için kötü değildir. O iş kötü ise kötüdür, onu yapan devlet, ya da dini, ideolojik, ya da politik bir topluluk olması bir şey değiştirmez. Meşru bir gaye de cinayeti meşrulaştırmaz. Kem alat ile kemalat olmaz. Zulüm kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun aynı şeydir.

Kural şu: Haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, mazlumdan yana zalime karşı olacağız. Adil şahidler olacağız. Haksızlıklar karşısında susanlar dilsiz şeytanlardır ve cehennemin yolları iyi niyet taşları ile döşelidir. Bir kavme olan düşmanlığımız bile bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevk etmemelidir. Selâm ve dua ile.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Dzdece Laf 2

Demirel siyasetçiydi bazı şeyleri söylemek istemezdi anlarız ama Dilipak gazeteci neden yazmıyorsun bildiklerini?
  • Yanıtla

Mehmet şerif

Değerli hocam olaylara ne kadar uzun bir zaman süreci ve bütüne yasalar çerçevesinde bakarsak saptamalarımız o kadar tutarlı ve doğru olur. Son günlerde malum herkesin konuştuğu mafya ve onların ilişkileri. Beni ilgilendiren neden bunların bugün gündemde olduğu. Filmi isterseniz biraz geri saralım Rus ucağının düşürülmesi Rus büyük elcisine yapılan suikast sanki bir el ısrarla Türkiyenin birileriyle çatıştırılması için çabalıyor gibiydi ve Türkiye de böyle bir durumdan kendini sakındırıyordu. Hele gecen yıl suriyede olanlar... Normalde Avrupa'daki buna benzer olaylarda itidal çağrıları yapan AB ve ABD nedense o gün bize müttefik olduklarını söyleyip duruyorlardı En son ABD nin Ermeni tasarısını kabul etmeleri bu da adeta direncimizi kırmak icin yapılmış gibiydi. Şimdi de bu mafya meseleleri...Olaylar bizim yerli dizilerdeki gibi birbirinden kopuk ve anlamsız olamaz. Büyük resim sadece bizim kusursuz olmadığımız değil. Asıl şeytan dünyanın efendilerinin dilinden neler fısıldıyor kulaklara. Ya biz yüce Allahın kurandan yükselen sesini duyabilecek miyiz? Selametle kalın.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23