Zorba Trump’ın son kurbanı: Küba! Turizm çöktü, gıda bitti, karanlık çöktü
ABD’nin haydutça ambargoları Küba’yı karanlığa mahkûm etti. Yakıt akışını kesen, gıdayı silah olarak kullanan Washington yönetimi, koca bir ülkeyi açlık ve sefaletle diz çöktürmeye çalışıyor. Havana sokakları çöp yığınlarına teslim olurken, dünya bu alışılagelmiş ‘modern soykırımı’ sadece izliyor!
Emperyalist Amerika’nın "arka bahçesi" olarak gördüğü coğrafyalara uyguladığı zorbalık, Küba’da tam bir insanlık dramına dönüştü. Trump yönetiminin Venezuela ve Meksika üzerinden kurduğu yakıt kumpası, ada ülkesini enerji krizinin eşiğine getirdi. Okulların kapandığı, hastanelerin hizmet veremez hale geldiği Küba’da halk, temel gıdaya erişmek için savaş dönemi şartlarını yaşıyor. ABD’nin "ekonomik eşkıyalığı" sadece petrolü değil, halkın ekmeğini ve geleceğini de hedef alıyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın "merkezi ekonomiyi açma" bahanesiyle başlattığı ekonomik savaş, Küba’da taş üstünde taş bırakmıyor. Jet yakıtından gıda nakliyesine kadar her alanı felç eden yaptırımlar, ada ekonomisini 1 milyar dolarlık devasa bir enkazın eşiğine getirdi. Dünyaca ünlü puro festivallerinin bile iptal edildiği, maden ocaklarının kapandığı ülkede, Washington’un dayattığı "rejim değişikliği" senaryosu için halk kurban ediliyor. Batı’nın özgürlük vaatlerinin yerini karanlık sokaklar ve boş pazar tezgahları alırken, Küba halkı
Küba ekonomisi, ABD'nin uyguladığı yoğun baskı ve yakıt ambargosu nedeniyle son on yılların en belirsiz dönemini yaşıyor.
Trump yönetiminin Venezuela'dan gelen petrol akışını kesmesi ve Meksika'ya yönelik gümrük vergisi tehditleri, ada ülkesini derin bir enerji krizine sürükledi. Yakıtın tükenmesiyle birlikte ulaşım, üretim ve turizm faaliyetleri durma noktasına geldi.
ENERJİ KESİNTİLERİ VE AKSAYAN KAMU HİZMETLERİ
Ülke genelinde elektrik kesintileri günlük hayatın bir parçası haline gelirken, başkent Havana geceleri karanlığa gömülüyor. Enerji tasarrufu amacıyla birçok okulda eğitime ara verildi ve işçiler zorunlu izne çıkarıldı.
Krizin etkileri sadece enerjiyle sınırlı kalmıyor:
Devlet hastaneleri hizmetlerini kısıtlamak zorunda kaldı.
Yakıt yetersizliği ve bozulan çöp kamyonları nedeniyle sokaklarda çöp yığınları oluşmaya başladı.
Jet yakıtı eksikliği sebebiyle Rusya ve Kanada'dan yapılan uluslararası uçuşlar iptal edildi.
TURİZM VE SANAYİ AĞIR DARBE ALDI
Bir dönem Will Smith ve Rihanna gibi dünyaca ünlü isimleri ağırlayan Küba turizmi, hem yakıt yokluğu hem de seyahat uyarıları nedeniyle çökmüş durumda.
İngiltere ve Kanada, vatandaşlarına Küba'ya zorunlu olmayan seyahatlerden kaçınmalarını tavsiye etti.
Ekonomik kayıplar diğer sektörlere de sıçradı. Her yıl milyonlarca dolar gelir getiren geleneksel Habanos puro festivali iptal edilirken, Sherrit International şirketi yakıt sıkıntısı nedeniyle nikel ve kobalt madenciliği faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı.
GIDA GÜVENLİĞİ VE İNSANİ KRİZ RİSKİ
Onlarca yıldır süregelen tarım politikaları nedeniyle gıda ihtiyacının çoğunu ithalatla karşılayan Küba'da, nakliye sorunları kıtlık riskini artırıyor.
ABD'den gıda ithal eden bazı özel şirketler, günlük elektrik kesintileri sırasında ürünlerini soğutamadıkları için operasyonlarını askıya aldı.
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, halkı "yaratıcı bir şekilde direnmeye" ve savaş dönemi zihniyetini benimsemeye çağırdı.
Ancak pazar yerlerindeki satıcılar, taşradan şehre ürün getirmenin maliyetinin iki üç katına çıktığını ve yakında satacak bir şey bulamayacaklarını belirtiyor.
SİYASİ BASKI VE BELİRSİZ GELECEK
ABD Başkanı Donald Trump, Küba hükümetinin merkezi ekonomiyi açması gerektiğini savunurken, Dışişleri Bakanı Marco Rubio liderliğindeki müzakerelerin odak noktasının yönetimin devri olduğu ifade ediliyor.
Küba asıllı Amerikalı bazı politikacılar ise yardım ve döviz akışının tamamen kesilmesi çağrısında bulunuyor.
Yaşanan bu ağır ekonomik tablo, Mandy Pruna gibi yıllardır turizmle geçinen Kübalıları göç yollarını aramaya itiyor.
Geleceğin belirsiz olduğu adada, halk temel ihtiyaçlara erişmekte her geçen gün daha fazla zorlanıyor.