• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Uluslararası İlişkiler Uzmanı'ndan çarpıcı analiz: Koronalizasyon

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Mürsel Doğrul, dünyayı esir alan koronavirüs üzerine çarpıcı tespitlerde bulundu. Genç akademisyen, Çin’de ortaya çıkıp hızla dünyaya yayılan virüsü derinlemesine araştırdı ve ilginç sonuçlara ulaştı.

Yeniakit Publisher
2020-03-30 16:16:00 - 2020-04-02 15:11:03
Uluslararası İlişkiler Uzmanı'ndan çarpıcı analiz: Koronalizasyon

Taha Emre ÖZDEMİR  yeniakit.com.tr

Milyarlarca insanı evinden çıkartmayan, insan ırkını tehdit eden koronavirüs, küresel bir salgına dönüştü. Kaygıların her geçen gün arttığı salgın ile birlikte ortaya çıkan manzara, dünyanın daha da belirsiz bir hal alacağını gözler önüne serdi. Milli Savunma Üniversitesi’nde akademik çalışmalarda bulunan, Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Görevlisi Mürsel Doğrul ise 'Koronalizasyon' başlıklı çalışmasında birbirinden ilginç saptamalara yer verdi.

Akademisyen Mürsel Doğrul tarafından kaleme alınan 'Koronalizasyon' başlıklı makalede şu ifadeler yer alıyor:

‘Koronavirüsün yarasalarla ilişkisi bilimsel olarak kanıtlandı’

“2002 yılında Sars Korona virüsünün yarasalardan kedilere, kedilerden de insana, 2012 yılında ise Mers Korona virüsünün yarasalardan develere, develerden de insana bulaştığının fark edilmesi sonucunda bu virüslerin yarasalarla olan ilişkisi bilimsel olarak kanıtlanmıştır. 2019 yılının son aylarında Çin’in Wuhan şehrinden gelen haberlerle birlikte uzun süreliğine gündeme yerleşen Koronavirüs (Covid-19) bulaşıcı hastalığının da benzer şekilde yayıldığı iddiası şu ana geçerliliğini korumaktadır. Nitekim başta Nature dergisi olmak üzere birçok bilimsel platformlarda çıkan yazılarda da bu virüsün laboratuvar ürünü olmadığı ifade edilmiştir.”

“Sosyal hayatta karşılaşılan durumlar, anlamları içeren kavramlar ile adlandırılırlar. Nitekim Covid-19 ile ilgili benzer bir süreç işlemeye başlamış ve ‘Koronalizasyon’ kavramı literatürde yerini almıştır. Bu kavram zaman zaman Covid-19’un nedenlerinden zaman zaman ise sonuçlarından yola çıkarak bir sürecin başladığını ve Covid-19’un tüm dünyaya yayılmasının siyasi etkileri olacağını ilan etmektedir.”

‘Koronalizasyon’ nedir?’

“Öncelikle Çin merkezli olması minvalinde senaryoların izahına başlamak yerinde olacaktır. Çin’in başta cerrahi maske sektörü olmak üzere, antibiyotiklerin ve gerekli ilaç etkin maddelerinin büyük çoğunluğunun üreticisi olmasından yola çıkılarak Çin’in tıbbi ekipmanlar üzerinden yeni bir dış politika ürettiği yorumu yapılmıştır. Alibaba sitesinin kurucu ortağı JackMa’nın, ABD’ye büyük miktarlarda test kiti ve maske, 54 Afrika ülkesinin her birine yaklaşık 20.000 test kiti ile 100.000 civarında maske gönderme sözü, bu tezi doğrular niteliktedir. Ayrıca Pekin yönetimi, virüsle mücadele konusunda kendisinin başarılı bir örnek olduğu iddiasında bulunmuş, ABD ordusunu Covid-19 virüsünü Wuhan kentinde yaymakla suçlamış ve Washington’daki ‘sözde siyasi elitlerin’ bu ana kadar virüsle mücadele konusunda sorumsuzca davranıp beceriksiz kaldıklarını, farklı dillerde hazırlanmış tweetler ve toplu mesajlarla ısrarla yayma çabasına girişmiştir. Bu süreçte, bazıları kendileri ayrılsa bile çok sayıda yabancı Çin’den atılmış, bu durum ise Çin’den dış dünyaya olan veri akışını daha da tıkamıştır. Ayrıca Çin’in şeffaf bir şekilde virüse ilişkin diğer ülkeleri bilgilendirmemesi, soyunmakta olduğu küresel liderlik iddiasına en büyük meydan okumalar olarak yorumlanmıştır.”

‘ABD bu buhranı en son 1929’da yaşadı’

“Çin üzerinden başlanılan Koronalizasyon analizine, dünyanın en büyük ekonomisi ABD’nin Covid-19 pandemisine karşı yaptığı hamlelerle devam etmek yerindedir. 19 Şubat-13 Mart arasında küresel borsalardan 16 trilyon doların buharlaşması üzerine, 13 Mart tarihinde FED piyasaları rahatlatmak için önümüzdeki ay boyunca 5 trilyon doların üzerinde likidite sağlama kararı almıştır. Diğer yandan ise ABD ekonomisi üzerine yapılan bir tahmine göre, Covid-19 süreci ile beraber %13 daralma, %20 işsizlik beklenmektedir. ABD, bu kadar yüksek işsizlik oranı ile en son 1929 Buhranı döneminde işsizliğin %25’lere kadar yükselmesiyle karşı karşıya kalmıştır. 2008-2009 Krizi sırasında bile işsizlik oranların en fazla %10’a çıktığı bilinmektedir.”

‘Çin’in ABD antibiyotik pazarındaki payı %95’in üstünde’

“Fakat ABD gibi bir küresel güç için asıl tehlike vatandaşlarının hayatının olumsuz etkilenmesi ve eksi yönlü ekonomik veriler değildir. ABD için Koronalizasyon süreci, ABD’de siyasetinde etkin aktörlerin doğru zamanda gerekli politikayı gerçekleştirememesi durumunda, Birleşik Krallık’ın küresel bir güç hâkimiyetinin sonuna işaret eden 1956 Süveyş Bunalımı’na benzer bir hal alabilir. ABD’nin en önemli asimetrisi; salgınla mücadelede ihtiyaç duyulan ABD Ulusal Stratejik Merkezinde mevcut bulunan maske ve respiratörlerin yetersizliği ve Çin’in ABD antibiyotik pazarındaki payının %95’in üstünde olmasıdır. Washington, krizin başlarında Çin ve diğer ülkelere yardım teklifinde bulunmuştur. Ancak gelinen noktada ABD’nin kendi ihtiyacından dolayı bu seçenek mümkün görünmemektedir.”

‘Coin (Sanal Para) sistemine geçiş mi başladı?’

“Diğer yandan Koronalizasyon sürecinin insan davranışları üzerindeki etkilerine bakılacak olursa; paraya dokunmanın, tarihin hiçbir anında bu kadar korku uyandırmadığı gerçektir. Birilerinin ifade ettiği gibi Coin sistemini geçiş başlamış mıdır? Uluslararası ticaret çerçevesinde ülke ekonomilerini alt-üst etme potansiyeli bulunduğu iddia edilen güven vermez doların yerine geçecek kadar sanal paralar insanoğlunun güvenini kazanmış mıdır? Her şeyin merkezinde insan sağlığının yer aldığı şu günlerden anlaşılacağı üzere, bu sorulara verilecek cevaplar, ileriki süreçlerde yürütülecek tartışmaların merkezinde yer alacaktır. Ancak dolar değer kazanmaya devam ederken ve ABD emtiaları halen en güçlü limanken, sanal para birimine geçilmesi durumunda bile söz konusu yeni sistemin referans para biriminin yine dolar olacağı açıktır. Bu sürecin yadsınamaz bir gerçeği ise kapitalist sistemin önemli sınavlar veriyor olmasıdır. Burada sorun; kaybedilen insan sayısı yanında virüsün ülkeleri ve sistemi getirmiş olduğu nokta ve yüzleştirdiği çıkmazlardır.”

‘Hiper küreselleşme dönemi başladı’

Dünyanın önde gelen sosyal bilimcilerinin Covid-19 salgını sonrası yaptıkları yorumlar, koronalizasyon sürecine dair önemli referansları bizlere sunmuştur. Stephen M. Walt'a göre; ulus-devletin güçleneceğini bir Hiper-küreselleşme dönemi başlamıştır. Robin Niblett ise COVID-19’un hükümetleri, şirketleri ve toplumları uzun süreli ekonomik izolasyon dönemiyle baş başa bırakacağını söylemiştir. Kishorme Mahbubani, Çin merkezli bir küreselleşmenin sinyallerine dikkat çekmiştir. G. John Ikenberry’nindemokrasiler kabuklarından çıkacaktır vurgusu önemlidir. Shannon K. O’Neil, kârlılığın düşeceği ve arz istikrarının artacağı bir dönemi işaret etmiştir. Shivshannar Menon daha kapsayıcı bir çıkarımla; eğer pandemi bizim karşı karşıya olduğumuz küresel meselelerde çok taraflı işbirliği yapma konusundaki çıkarlarımızı fark etmemize sağlarsa, faydalı bir amaca hizmet etmiş olacaktır yorumunda bulunmuştur. Joseph S. Nye ise, ABD’nin şu ana kadar ki yürüttüğü COVID-19 stratejisi üzerinden bu yeni dünyada onun artık büyük bir güç olmaya yetmediğine dikkati çekmiştir. John Allen, COVID-19'un tarihi galip devletler tarafından yazılacaktır çıkarımını yapmıştır. Laurie Garrett, küresel kapitalizmde tedarik zincirlerinin ülkelerin kendi sınırları içine yaklaştığı yeni bir sürece işaret etmiştir. Richard N. Haass’ın Koronavirüs krizi ile başarısız devletler daha da yaygınlaşacağı şeklindeki analizini, Kori Schake’nin ABD liderlik testinde başarısız olduğu ve Nicholas Burns’un, dünyada hegemon devletlerin yerini insan ruhu ve iradesi devralmaktadır şeklindeki çıkarımlar takip etmiştir.”

‘Eğer salgını atlatırsak ekonomik fırsatlar aralanacak’

“Son olarak korkulanın ve dillendirilenin aksine bu zamana COVID-19 ile mücadelesinde önemli başarılara imzala atmış ülkemiz özelinde Koronalizasyon sürecine değinilirse; ülkemizde bu badirenin hızlı bir şekilde atlatıldığı taktirde, çok büyük ekonomik fırsatların kapısının aralanabileceğine yönelik analizler yapılması önemlidir. Ülkemizde dolara karşı duygusal bir nefret hali mevcutken ve TCMB 159 tonla geçen yıl dünyada en çok altın alan merkez bankası olmuşken, doların durdurulamaz yükselişi, bizlere yeni ekonomik sınavlar karşısında daha güçlü reaksiyonlar gösterme konusunda telkinler vermektir.

Ezcümle, Çin’in insani temelde sürdüğü politikaları, ABD’nin II. Dünya Savaşı sırasında Avrupalı devletlerinin birbirlerine kırmasına mesafeli durup savaş sonrasında Marshall Fonu gibi programlar ile Avrupa ülkelerinin yardımlarına koşmasını anımsatmaktadır. Ancak ‘Koronalizasyon’ kavramı halen devam eden bir sürece işaret etmektedir. İtalya gibi önemli bir Avrupa ülkesine bu kadar kayıp verdiren bir virüsün Çin'de milyonların hayatına mâl olabileceğini kestirmek zor değildir. Nitekim Çinli Epidemiyolog ve Hepatolog Prof. Li Lanjuan’ın‘ülkesinin yeni bir salgın dalgası ile karşı karşıya kalabileceğini belirttiğini akıllarda tutmakda fayda vardır.”

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ercan m16

Kesinlikle katılıyorum. Mürsel beyin görüşlerine kulak verilmeli. Sesi daha gür çıkmalı. Çok ince düşünüp, iyi analiz yapmışa benziyor
  • Yanıtla

Bu cok onemli makale sadece YeniAkit'de !!

Bu kadar degerli ve onemli bir arastirmanin sadece ve sadece Akit gazetesinde ve onun seckin okuyucu kitlesine hitap etmesi beni cok uzdu .. Aslinda butun uluslararasi yayin organlarinda yer almaliydi .. Vesselam Selam ve dua ile
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı