• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Türkiye'yi sarsan depremle ilgili şok eden rakamlar

Yeniakit Publisher
2023-02-07 11:24:00 -
Türkiye'yi sarsan depremle ilgili şok eden rakamlar

Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, Prof. Dr. Tuncay Taymaz'ın Kahramanmaraş merkezli yıkıcı depremle ilgili “Gölcük depreminin fayı 20 km kadardı, bu ise 300 km’den fazla; 33 çarpı 33 katı büyüklükte. Eğer bu deprem Marmara’da yaşanmış olsaydı bir milyondan çok kişinin hayatına mal olurdu. Depremin merkezi dağlar ve bayırlarda, yerleşimin az olduğu yerler olduğu için bu denli büyük bir kayba neden olmadı. 26 Aralık 1939 Erzincan depremi kadar güçlü” sözlerini köşesine taşıdı.

Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, Prof. Dr. Tuncay Taymaz'ın Kahramanmaraş merkezli yıkıcı depremle ilgili “Gölcük depreminin fayı 20 km kadardı, bu ise 300 km’den fazla; 33 çarpı 33 katı büyüklükte. Eğer bu deprem Marmara’da yaşanmış olsaydı bir milyondan çok kişinin hayatına mal olurdu. Depremin merkezi dağlar ve bayırlarda, yerleşimin az olduğu yerler olduğu için bu denli büyük bir kayba neden olmadı. 26 Aralık 1939 Erzincan depremi kadar güçlü” sözlerini köşesine taşıdı. "Coğrafi olarak bu denli genişliğe sahip depremin bıraktığı hasarı ortadan kaldırmak da tabii ki kolay değil" diyen Sarıkaya, özetle şunları kaydetti:

"(...) Deprem olduğu andan itibaren o bölgedeki çalışmalara baktım.

MAKALELERDE KALAN DEPREM

O kadar çok makale yazılmış ki…

Bunların içinde en dikkat çeken ise bu boyutta bir depremin olma ihtimaline dikkat çeken bir önceki yıl yayınlanmış aralarında Türkiye’nin önde gelen bilim insanları Tuncay Taymaz, Seda Yolsal-Çevikbilen, Tuna Eken, Ceyhun Erman, Derya Keleş, Taylan Öcalan ile çok sayıda saygın yabancı deprem uzmanı akademisyenin de yer aldığı makale…

Tam da yerini işaret ediyor, hatta şiddetini de 7,8 ile 8,4 arasında bir yerde gösteriyor…

Türkiye- Arap hattı diye de tanımladığı bu fayın yılda 2-7 mm sıkıştığı ve 510 yıldır enerji biriktirdiğine dikkat çekiyor.

Kırılması ihtimaline vurgu yapıyor…

Yani yeri öngörülmüş, büyüklüğü de tahmin edilmiş…

Tek farkı, herkesin odaklandığı İstanbul’un popülaritesine sahip bölge olmaması ve olma ihtimali üzerinde söz söylenmiş olsa da hiç kimsenin aldırmaması…

Hem de öyle bir haritalanmış ki bugün yıkıp geçtiği 10 ilde en büyük etkilerini nerelerde göstereceğine, Suriye topraklarından İdlib’e kadar uzanan boyutunun da ciddi sorun üreteceğine vurgu yapılmış.

300 KİLOMETREDEN BÜYÜK

Kapsadığı alanın bu denli büyük olmasının nedenine ilişkin de makalede veriler de sıralanmış.

Akademik makalede yer alan isimlerden Prof. Dr. Tuncay Taymaz’a dün ulaşıp makalelerinde dile getirdikleri üzerinde sohbet ettim.

Prof. Dr. Taymaz, 1503 yılından bu yana farklı noktalarında kırılmaların olduğunu, dünkü depremin yaşandığı bölgede en son 1513’te depreme rastlandığını belirtti.

Makalesindeki haritasına da yansıttığı şekliyle 7.6 büyüklüğündeki ikinci depremin olduğu bölgede de 2 Mart 1893'te deprem olmuş.

Aktardığına göre fayın farklı yerlerinde yakın geçmişe kadar kırılmalar görülmüş.

Ancak uzunluğu 300 kilometreyi bulan dünkü depremdeki gibi uzun bir kırılma olmamış; bu uzun yıllar sonra ilk kez karşılaşılan bir durum.

GÖLCÜĞÜN 33x33 KATI

Bu aşamada şu cümlesi işin boyutunun anlaşılması açısından da önemliydi:

“Gölcük depreminin fayı 20 km kadardı, bu ise 300 km’den fazla; 33 çarpı 33 katı büyüklükte. Eğer bu deprem Marmara’da yaşanmış olsaydı bir milyondan çok kişinin hayatına mal olurdu. Depremin merkezi dağlar ve bayırlarda, yerleşimin az olduğu yerler olduğu için bu denli büyük bir kayba neden olmadı. 26 Aralık 1939 Erzincan depremi kadar güçlü…”

Coğrafi olarak bu denli genişliğe sahip depremin bıraktığı hasarı ortadan kaldırmak da tabii ki kolay değil… (...)"

 

 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Akşehirli

Tamam bilim var. Ama bilim yokken de deprem vardı değil mi? Haarp yokken de deprem vardı değil mi?! Her şeye tamam derim. Çünkü İslâm ve bilim zaten bir birine ters değil. Bilakis bilim yaşlandıkça İslâm gençleşiyor. Ama siz de şu tespite bi zahmet tamam deyin. Demezseniz de canınız sağ olsun çok da önemli değil. Zaten her şey olacağına varıyor. Allah (cc) kuluna yaranmamış kul mu kula yaranacak?! Allah (cc) ün dediğini tutmayan, kulun dediğini dinler mi?!?!? Ki Allah (cc) ün hiç bir kulunun hiç bir şeyine ne zerre muhtaçlığı olur ne de ihtiyacı olur. Zaten yaratan kendisi yaşatan kendisi. Bilakis her an ve her nefes bizler Allah (cc)'a muhtacız. Gelelim diyeceğim şeye, unutmayın """ Üç 'Z' vardır """ Bu üç 'Z'nin ikisi birbirini aşarsa üçüncü 'Z' onlara ulaşır. İki 'Z'nin birisi 'zina'dır diğeri de 'zulümdür'. Zina ve zulüm artınca üçüncü 'Z' devreye girer. O da 'zelzele'dir. Mülkün Sahib'i her şeyin beterinden korusun. NOT: unutmayın şer gördüğünüz de hayır olur da bilemezsiniz. Hayır gördüğünüz şer olur da onu da bilemezsiniz. Hiç bir şeye ne çok sevinin ne de çok üzülün. Fiemanillah.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23