Türkiye 31 Mart günü yerel seçimler için sandık başına gidecek. Siyaset tartışmalarından uzak yerel seçim tarihine bakmakta fayda var. Türkiye 2024 yılı itibari ile 180 yıllık bir yerel seçim geçmişine sahip. Köklü tarih demokrasi ve vatandaşların yönetime katılmasını sağlıyor. Gelin o tarihe kısa bir göz atalım.
SERDAR KILIÇ / İSTANBUL
31 Mart 2024. Bu tarihte yaklaşık 65 milyon seçmen sandık başına giderek yerel yönetimleri seçecek. 1 Ocak günü işlemeye başlayan yerel seçim takviminde artık sona gelindi. 3 Mart Pazar günü kesin aday listeleri il ve ilçe seçim kurullarında ilan edilecek. 21 Mart Perşembe günü seçim propagandası ve yasaklar başlayacak. 28 Mart’ta tutuklular ile taksirli suçlardan hükümlülere ilişkin listeler kesinleştirilecek.
Propaganda dönemi 30 Mart Cumartesi günü saat 18.00’de sona erecek ve 31 Mart’ta Türkiye sandık başına gidecek.
1840 yılında başlayan çok partili yerel seçim heyecanının günümüze dek uzanan hikâyesi aynı zamanda Türkiye’nin yakın tarihindeki önemli dönüm noktalarını da içinde bulunduruyor. Türkiye’de ilk yerel meclis seçimleri, Tanzimat fermanından bir yıl sonra, 1840 yılında yapılmıştı. O dönem Osmanlı’nın Müslüman ve gayrimüslim halkı seçimlerle sandık başına gitmişti, böylece aslında Osmanlı ve Türkiye tarihinde ilk demokrasi girişimi yerel seçimlerle birlikte yapılmış oldu.
Türkiye Cumhuriyeti’nin 1923 yılında kurulmasının ardından 1946 yılına kadar Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidarda olduğu tek parti rejimiyle yönetilen Türkiye Cumhuriyeti'nde ilk çok partili yerel seçim 1930'da yapıldı. 14 Mayıs 1950 yılındaki seçimlerde iktidar değişikliği aynı zamanda yerel seçimlere de yansıdı. 600 belediyeden 560 tanesini Demokrat Partililer aldı. İlk kadın Belediye başkanı bu seçimlerde Mersin’den seçilen Demokrat Partili Müfide İlhan olarak tarihe geçti.
Türkiye'de 1946 ve 1950 ve 1955 yıllarında yapılan yerel seçimlerden sonra 1960 Askeri Darbesi nedeniyle demokratik hayata darbe vuruldu. 1961 Anayasası'nın kabulüyle birlikte yerel yönetimlere dair seçim mevzuatı değişti. Değişiklik uyarınca, belediye başkanları halk tarafından doğrudan seçilmeye başladı. 1963 yılındaki belediye başkanlığı seçimleri ilk kez tek dereceli yapıldıktan sonra 1968, 1973 ve 1977 yıllarında da yerel seçimler yapıldı.
Yerel seçim, 2017’de, referandumla kabul edilen Başkanlık sisteminden sonraki ilk yerel seçimdir. Seçimler bu açıdan kırılma noktası taşıyor. Bu çerçevede Cumhur İttifakı ve Millet ittifakı içerisinde partiler ittifak yaparak seçimlere giriyorlar. İttifak yapan partiler, yöntem olarak, anlaştıkları yerlerde birbirlerinin adaylarını destek vererek girdi. Partilerin ittifak yapmalarının mümkün hale gelmesi demokratik bir tercihin yasak olmaktan çıkması açısından önemli oldu ancak bununla birlikte partilerin kendi ideoloji ve amblemleri ile ittifakı gerçekleştirememeleri, oy pusulasında yer alamamaları eksiklik getirdi.
Özellikle İstanbul, Ankara, Antalya gibi büyükşehir illeri ittifak yoluyla Hükümetin elinden alınabildi. Bundan sebeb; İktidar partisinin her seçimde kazanmak için çıtayı ve oyları yükseltmesi gerekiyor. AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, her seçimde olduğu gibi, bu seçimlerde de en fazla şehre giden, en fazla miting yapan, en fazla proje üreten lider olma özelliğini sürdürüyor. 2024 seçimleri ardından gelecek seçimsiz 4 yıl ve yeni anayasa tartışmaları için Ak parti ve Cumhur İttifakı’nın Büyükşehirleri alması gerekiyor.