Ali Saydam, Türkiye'nin adalet sistemi üzerindeki olumsuz algıyı değerlendirdi. Adalet sisteminin iletişim konusunda yetersiz kaldığını vurgulayan Saydam, bu durumun güven krizine yol açtığını ifade etti. Saydam, adaletin algısını düzeltmek için iletişim stratejilerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. İşte Ali Saydam'ın Yeni Şafak gazetesindeki yazısı:
Ali Saydam, Türkiye'nin adalet sistemi üzerindeki olumsuz algıyı değerlendirdi. Adalet sisteminin iletişim konusunda yetersiz kaldığını vurgulayan Saydam, bu durumun güven krizine yol açtığını ifade etti. Saydam, adaletin algısını düzeltmek için iletişim stratejilerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. İşte Ali Saydam'ın Yeni Şafak gazetesindeki yazısı:
"Herhâlde hakimlerimiz, savcılarımız kafalarına göre takılmıyorlardır...
Ancak Türkiye ile ilgili ‘adalet’ ve ‘hukukun üstünlüğü’ konusunda ülkemizde ve yurt dışında son derece olumsuz bir kanı var. Bu, ülke içinde, vatandaşlar arasında bir ‘güven krizi’ olarak tezahür ediyor.
Dilan Polat’ın serbest bırakılmasının, Ali Koç’u iterek yere düşüren ve futbol camiasında büyük infiale neden olan Göztepesporlu görevlinin ev hapsine alınmasının mutlaka hukuki, yasalarla uyumlu bir açıklaması vardır...
Öte yandan bunun gibi ikircikli sayılabilecek izahata muhtaç, toplum vicdanında olumsuz algılanan pek çok yasal uygulamadan söz edilebilir... Söz konusu durumun ortadan kaldırılmasının ise tek bir yolu vardır: Adalet sisteminin; iletişimini, ülke düzeyinde ve uluslararası çapta, layıkıyla yönetebilmesi... Bunun gerçekleştiğinden söz etmek mümkün müdür?
Hayır!
Adalet Bakanımız, kamuoyunda hareketlenmeye neden olan uygulamaların yasalar doğrultusunda yürütüldüğünü anlatmaktadır, doğru. Peki, bunu kanun maddelerini sıralayarak yapmak gerekli midir? Evet... Yeterli midir? Asla!..
Şimdi ülkemizin adalet konusundaki algılanmasına bir göz atalım...
Uluslararası Demokrasi ve Seçim Yardımı Enstitüsü’nün (International IDEA) 2023 “Demokrasinin Küresel Durumu” raporuna göre; Türkiye, 173 ülke içinde hukukun üstünlüğü alanında 148. sırada yer alıyormuş.
KONDA’nın 2022 yılında yayınlanan bir araştırmasında “Türkiye’deki adalet sistemine güveniyor musunuz?’’ sorusuna “Güvenmiyorum’’ diyenlerin oranı yüzde 69 olarak saptanmış.
Dünya Adalet Projesi’nin (World Justice Project) “Hukukun Üstünlüğü Endeksi” 2023 sonuçlarına göre; Türkiye, aldığı 0,41 puanla 142 ülke arasında 117. sırada yer alarak bölgesel ve küresel ortalamaların altında kalmış. Aynı kuruluşun 2021 (116) ve 2022 (117) endekslerinde de sıralama neredeyse aynıymış...
Çalışmalarının ciddiyetine ve sonuçlarına itibar ettiğimiz AREDA Survey’in rakamları da ‘adil bir sisteme sahip olduğumuz’ algılamasının hak ettiği yerde olmadığına işaret ediyor.
Gelelim tekrar çözüme...
1 Siyasi iletişimin tamamını sadece Cumhurbaşkanı’na bırakmak, ara sıra teknokratik açıklamalar yapmakla yetinmek artık yetmemekte... Bakanlar mutlaka siyasi sorumluluğu paylaştıklarını ‘algılatacak’ şekilde sahne almalılar...
2 Adalet bürokrasisinin üst kademesinin belli bir stratejik iletişim modeli çerçevesinde (belki İletişim Başkanlığı koordinasyonunda) konuşmasına mutlaka izin verilmeli... Sözcüler eğitilmeli, denetlenmeli, geliştirilmeli...
3 Her vakaya özel bir iletişim planı çalışılmalı, uygulanmalı, etkisi ölçümlenmeli. Ölçümleme sonuçlarına göre yeniden planlanmalı...
Güven, her türden vaadin önünü açan en önemli dinamiklerin başında gelir... Güvensizlik ise ‘tam tersine’ çalışır. Bu durumda ne vaat ederseniz edin, gerekli ikna düzeyine asla ulaşamazsınız..."